﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Mücevher &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/mucevher/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Tue, 04 May 2021 07:56:05 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.3</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Mücevher &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Haremin Mücevherden Okunan Işıltılı Yüzü</title>
		<link>https://www.derintarih.com/ozel-dosya/haremin-mucevherden-okunan-isiltili-yuzu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derin Tarih]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 May 2021 07:48:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Özel Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Gül İrepoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[İrepoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Mahzun]]></category>
		<category><![CDATA[Mücevher]]></category>
		<category><![CDATA[zihgir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=7043</guid>

					<description><![CDATA[Osmanlı tarihini bir mataradan, aynadan, yelpazeden ya da miğferden dinlemek ister misiniz? O halde sizi mimar, sanat tarihçisi ve yazar Prof. Dr. Gül İrepoğlu’nun 16 yıllık emeğinin mahsulü olan Osmanlı Saray Mücevheri &#8211; Mücevher Üzerinden Tarihi Okumak isimli kitabına davet ediyoruz. Bilkent Kültür Girişimi (BKG) Yayınları’ndan 2012 yılında çıkan kitapta bu kez mücevherler Osmanlı tarihini anlatıyor, biz dinliyoruz. Gül İrepoğlu ise mücevherlerin o tılsımlı dilini çözmüş bir aracı olarak rehberimiz oluyor. Elmas bir yüzük padişahın sırlarını fısıldıyor kulağımıza ilkin. Tam onun kuyusuna sermest ü şeydâ dalmışken az ötede görkemli bir sorguç yolumuzu kesiyor ve “Sultanın başı üstünde yeri olan beni&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Osmanlı tarihini bir mataradan, aynadan, yelpazeden ya da miğferden dinlemek ister misiniz? O halde sizi mimar, sanat tarihçisi ve yazar Prof. Dr. Gül İrepoğlu’nun 16 yıllık emeğinin mahsulü olan <em>Osmanlı Saray Mücevheri &#8211; Mücevher Üzerinden Tarihi Okumak</em> isimli kitabına davet ediyoruz. Bilkent Kültür Girişimi (BKG) Yayınları’ndan 2012 yılında çıkan kitapta bu kez mücevherler Osmanlı tarihini anlatıyor, biz dinliyoruz. Gül İrepoğlu ise mücevherlerin o tılsımlı dilini çözmüş bir aracı olarak rehberimiz oluyor.</p>
<p>Elmas bir yüzük padişahın sırlarını fısıldıyor kulağımıza ilkin. Tam onun kuyusuna sermest ü şeydâ dalmışken az ötede görkemli bir sorguç yolumuzu kesiyor ve “Sultanın başı üstünde yeri olan beni dinlemeden geçemezsiniz” diye kafa tutuyor. Boyun eğmemek ne mümkün! Kulak veriyoruz, bilemezsiniz neler diyor. Derken bir gül bahçesinde buluyoruz kendimizi. Elmastan, zümrütten, yakuttan ve zebercetten dizi dizi güllerle bezeli altın kaplama bir beşik bu. Kapısından adım attığımızda kim bilir hangi şehzadenin incecik sesiyle ağlayışını işitiyoruz. Mahzun bir ninni teskin ediyor onu. Oradan bir arpa boyu uzakta az önceki şehzade muzaffer bir sultan olmuş selamlıyor bizi; elinde armudî biçimli altın kaplama dilimli bir topuz. Topuzun başı ve sapında altın çiçek yuvalar içinde yakut, zümrüt ve firuzeler, çiçek motifli zemin üzerine yayılıyorlar. Savaşın ürpertici soluğu bu mücevherle bir sanat eserinin mukaddes ışıltısına dönüşüyor o anda. Ve biz şaşkınlık içinde kitabın sayfalarında ilerlemeye devam ediyoruz.</p>
<p>Gül İrepoğlu’nun deyimiyle “tarihin öyküsü içinde can verilmiş mücevherler tarihleri, ayrıntıları, kullanımları ve belgeleriyle dizili sayfalarda”. Kitabın kurgusuna bir mimar olarak yaklaştığını belirten İrepoğlu, içeriği bir yapının planlama prensiplerini, önceliklerini gözeterek hazırlamış. Konuları ayırma, bilgileri derleyip yorumlamada sanat tarihçisi kimliği imdadına koşmuş. En can alıcı kısmı, yani muhteşem mücevherlere tarihin öyküsü içinde can verme, onların kendi ışıltılarını soluk bırakacak denli parlak hikâyelerini okura aktarma işlemini ise bir romancı hassasiyetiyle yapmış.</p>
<p>Arşiv belgeleri, mücevherlerin kullanım detayları, taşların anlamları ve göz kamaştıran parçaların coşkulu ve efsunlu hikâyelerinin yanında yolu Osmanlı sarayına düşen Avrupalı gezginlerin tanıklıkları da unutulmamış.</p>
<p>Kalkandan leğen-ibriğe, dürbünden sünnet takımına, ok ve yay kesesinden yüzük ve zihgire Osmanlı saray mücevherlerinin dilinden tarihi yeniden okumak için elimizde zengin bir kaynak var artık.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-mayis-2021">Derin Tarih Mayıs Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MARTYN DOWNER: SULTAN III.SELİM’İN AMİRAL NELSON’A HEDİYE ETTİĞİ MÜCEVHER AVRU-PA’DA ALATURKA MODASI BAŞLATMIŞTI</title>
		<link>https://www.derintarih.com/soylesi/martyn-downer-sultan-iii-selimin-amiral-nelsona-hediye-ettigi-mucevher-avru-pada-alaturka-modasi-baslatmisti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Martyn Downer]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Jan 2021 05:38:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[Amiral Horatio Nelson]]></category>
		<category><![CDATA[Hindistan]]></category>
		<category><![CDATA[Mısır]]></category>
		<category><![CDATA[Mücevher]]></category>
		<category><![CDATA[Napolyon Bonapart]]></category>
		<category><![CDATA[Nil Muharebesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=6650</guid>

					<description><![CDATA[KONUŞAN: ÖZLEM KOCUKELİ ÖZBAY Sultan’ın Kayıp Mücevheri hakikaten titiz bir araştırmanın mahsulü, mücevherin kendisi gibi göz alıcı bir kitap. Amiral Nelson’ı Osmanlı İmparatorluğu tarafından böyle anlamlı bir hediyeyle onurlandırılacak kadar önemli kılan neydi? O muhteşem Çelenk’i (sorguç), üzerinden iki asrı aşkın süre geçmesine rağmen bugün bir röportajın başkahramanı yapan nedir sizce? 1 Ağustos 1798 tarihinde Amiral Horatio Nelson, Nil Muharebesi’nde Fransızların işgali altındaki Mısır açıklarında demir atmış olan Fransız donanmasını yok etti. Napolyon Bonapart komutasındaki Fransız ordusu Temmuz ayında İngilizlerin elindeki Hindistan’a ulaşma arzusuyla Osmanlı hakimiyetindeki Mısır’ı işgal etmişti. Nelson’ın zaferi Fransızları Mısır’da tuzağa düşürerek, Suriye üzerinden karadan bir kaçış&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KONUŞAN: ÖZLEM KOCUKELİ ÖZBAY</strong></p>
<p><strong>Sultan’ın Kayıp Mücevheri hakikaten titiz bir araştırmanın mahsulü, mücevherin kendisi gibi göz alıcı bir kitap. Amiral Nelson’ı Osmanlı İmparatorluğu tarafından böyle anlamlı bir hediyeyle onurlandırılacak kadar önemli kılan neydi? O muhteşem Çelenk’i (sorguç), üzerinden iki asrı aşkın süre geçmesine rağmen bugün bir röportajın başkahramanı yapan nedir sizce?</strong></p>
<p>1 Ağustos 1798 tarihinde Amiral Horatio Nelson, Nil Muharebesi’nde Fransızların işgali altındaki Mısır açıklarında demir atmış olan Fransız donanmasını yok etti. Napolyon Bonapart komutasındaki Fransız ordusu Temmuz ayında İngilizlerin elindeki Hindistan’a ulaşma arzusuyla Osmanlı hakimiyetindeki Mısır’ı işgal etmişti. Nelson’ın zaferi Fransızları Mısır’da tuzağa düşürerek, Suriye üzerinden karadan bir kaçış rotası aramak zorunda bıraktı. İşgalden önce Fransızlar Türkiye ile İngilizlerden daha iyi dostluk ilişkilerine sahipti. Hatta Bonapart, Osmanlı padişahı Sultan III. Selim’i Mısır’daki isyancı Memlûk kabilelerini bastırmaya yardım ettiğine inandırmaya bile çalışmıştı. Ancak Sultan ve Türk halkı, topraklarının işgal edilmesine öfkelendi ve intikam yemini ederek, Fransızları yenmek için bir ordu gönderdi. Sultan zaferinden dolayı Nelson’a şaşaalı bir armağan vermek istemişti. Türkiye’de kahraman askerlere Çelenk adı verilen sade sarık sorguçları vermek kadim bir gelenekti. Ancak Sultan Selim, Nelson için olağandışı bir jest olarak imparatorluk hazinesinden bir elmas sorguç mücevherini seçti. Çok iyi yetişmiş ve romantik fikirli biri olan Sultan, savaşçılara ve kahramanlara hayrandı. Mücevher Sultan Selim’in şahsî zevkinin bir sembolü olmakla birlikte, aynı zamanda Türkiye ile İngiltere arasında 200 yıl sonra bile süren kalıcı bir dostluğun da sembolü oldu. 2018 yılı gibi yakın bir tarihte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İngiltere’de York Dükü ve dönemin Dışişleri Bakanı Boris Johnson’ın katıldığı bir etkinlikte Çelenk’i tam da bu ifadelerle takdim etti.</p>
<p><strong>Çelenk nasıl oldu da dünyanın ve İngiliz tarihinin en ikonik elmaslarından biri, Nelson’un alâmet-i farikası haline geldi?</strong></p>
<p>Horatio Nelson Nil Muharebesi sonrası kazandığı uluslararası şöhretin tadını çıkarmakla birlikte, onu iyi de değerlendirdi. Kendisine para, madalyalar ve unvanlar verilmişti; ancak o, Sultan’ın paha biçilmez armağanıyla özellikle gururlanıyordu. Kral III. George tarafından Lord yapılan Nelson, yeni armasına Çelenk’in bir çiziminin de dâhil edilmesini sağladı. Böylece Çelenk geniş çevrelerce tanındı. Kendisinin de beklediği gibi, mücevher kısa sürede onun cesaretinin ikonik ve emsalsiz bir sembolü, şöhretini yansıtmanın da aracı haline geldi.</p>
<p><strong>Bildiğimiz kadarıyla Amiral Nelson Osmanlı geleneklerine aşina değildi. Doğrusu armağanı nasıl karşıladığını merak ediyoruz. Mesela bugün bizim heyecanlandığımız kadar heyecanlanmış mıydı?</strong></p>
<p>Sultan, Çelenk’i Nelson’ın Nil Muharebesi sonrası gittiği (ve Emma, yani Leydi Hamilton ile meşhur gönül ilişkisinin başladığı) Napoli’ye deniz yoluyla göndermişti. Mücevheri Türk elçiler, 1798 yılı Aralık’ında, Napoli Fransızlar tarafından işgal edilmeden hemen önce, İngiliz Büyükelçiliği’ndeki aceleye getirilmiş bir törenle takdim ettiler. Nelson hemen Sultan’a bu paha biçilmez armağan için minnettarlığını bildiren bir mektup yazdı; ancak Çelenk’i diğer İngiliz madalyalarının yanına takmasına izin verilip verilmeyeceğinden emin değildi. İngiltere kralından yabancı bir hükümetin verdiği madalyayı takmak için izin alması gerekiyordu. Sonunda Çelenk’i bir sarık mücevherini taklit ederek amiral şapkasına taktı.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-ocak-2021">Derin Tarih Ocak Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
