﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Nakşibendi-Hâlidi &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/naksibendi-halidi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Tue, 08 Mar 2022 13:10:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Nakşibendi-Hâlidi &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kitaplari Önce Yağmaladilar Sonra “Kurtardik” Diye Sergilediler</title>
		<link>https://www.derintarih.com/kesifler/kitaplari-once-yagmaladilar-sonra-kurtardik-diye-sergilediler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Canan Aytaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Feb 2022 05:00:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Keşifler]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmed Ziyâeddin]]></category>
		<category><![CDATA[Gümüşhânevî]]></category>
		<category><![CDATA[Nakşibendi-Hâlidi]]></category>
		<category><![CDATA[Nikolai Yudenich]]></category>
		<category><![CDATA[Ziyâiye Kütüphanesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=7839</guid>

					<description><![CDATA[Kurtarmak, muhtemel bir zararı önlemek iken; yağmalamak, bir malı, bir eşyayı zor kullanarak alıp kaçırmak yahut kullanılamaz hale getirmek anlamına geliyor. Aradaki fark çok net ayırt ediliyor olmalı. Bu kavramlar bize mahsus olmayıp farklı dil ve kültürlerde de karşılık buluyor. Aklıselim her insanın ayırt edebileceği bu iki kelimeye, yazının sonunda tekrar müracaat edeceğiz. Tarih boyunca birçok medeniyete beşiklik eden Bayburt, Cumhuriyet’in ilk yıllarına kadar savaş ve çatışmalara sahne oldu. Bu hengâmede defalarca baskın gördü; kadınlar ve çocuklar ahlaka mugayir muamelelere maruz kaldı, evlerden eşyalar kaçırıldı, insanların üzerlerinden değerli eşyaları sökülüp alındı. Kaçamayacak halde olup yakalanan köylüler ise muhtemel işkencelerden korumak&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kurtarmak, muhtemel bir zararı önlemek iken; yağmalamak, bir malı, bir eşyayı zor kullanarak alıp kaçırmak yahut kullanılamaz hale getirmek anlamına geliyor. Aradaki fark çok net ayırt ediliyor olmalı. Bu kavramlar bize mahsus olmayıp farklı dil ve kültürlerde de karşılık buluyor. Aklıselim her insanın ayırt edebileceği bu iki kelimeye, yazının sonunda tekrar müracaat edeceğiz.</p>
<p>Tarih boyunca birçok medeniyete beşiklik eden Bayburt, Cumhuriyet’in ilk yıllarına kadar savaş ve çatışmalara sahne oldu. Bu hengâmede defalarca baskın gördü; kadınlar ve çocuklar ahlaka mugayir muamelelere maruz kaldı, evlerden eşyalar kaçırıldı, insanların üzerlerinden değerli eşyaları sökülüp alındı. Kaçamayacak halde olup yakalanan köylüler ise muhtemel işkencelerden korumak için kadınları ve çocukları gizli odalara yahut ahırlara kilitlemek zorunda kaldılar. Ahval böyle iken şehre ve tarihî yapılara zarar verilmesi neredeyse kaçınılmazdı.</p>
<p>Nakşibendî-Hâlidî şeyhlerinden, âlim ve mutasavvıf Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî ilme beşiklik etmesi için Bayburt, Of, Rize ve İstanbul’da kütüphaneler tahsis etmişti. Dergâh mensupları arasında toplanan yardımlarla kurulan matbaada basılan kitaplar diğer kütüphanelerle birlikte 1871’de kurulan Bayburt Ziyâiye Kütüphanesine vakfedildi. 1900 yılına ait <em>Maarif Salnamesi</em>’ne göre bugünkü Yakutiye Camii yanında yer alan kütüphanede büyük bir kısmı dinî kitaplardan oluşmak üzere toplam 876 adet kitap bulunmaktaydı.</p>
<p>1. Dünya Savaşı’nda, tarihe İkinci Plevne olarak geçen Kop Savunması’nda General Nikolai Yudenich komutasındaki Rus ordusu Bayburt’u işgal etmiş; köyler, kasabalar ve şehir merkezindeki pek çok tarihî mekân yağmalanmış ve yakılmıştı. Ziyâiye Kütüphanesi de durumdan nasibini alacaktı. Bayburt tarihine ilişkin önemli belgelerin, dinî ve tarihî elyazması kitapların muhafaza edildiği kütüphaneden pek çok eser çalındı, kütüphane binası ise insafsızca yakıldı.</p>
<p>Neyse ki çok geçmeden eserlerin ehemmiyetinin farkına varıldı ve sırra kadem basmadan geri alınmaları için harekete geçildi. O dönemde Bayburt, Rize ve Of’ta bulunan vakıf kütüphanelerinin mütevelliliği görevini üstlenen Ferşat Efendi duruma müdahil olup Şark Orduları Kumandanı Kâzım Karabekir Paşa’ya mektup yazarak kaçırılan kitapların ahvalini anlattı. Tiflis’e sürülen kitapların bir an önce geri getirilmesi talebinde bulunulmuşsa da müspet bir netice elde edilemedi ne yazık ki.</p>
<p>Eserlerin Rusya’ya götürüldüğü biliniyor lakin resmî olarak net bir adrese ulaşılamıyordu. Sonunda yıllardır saklanan eserler 2020’de Moskova’da, Rusya Şark Devlet Müzesi’nde “Sınırsız Tasavvuf: Nakşibendi Şeyhi Ahmed Gümüşhânevî (1813-1893) ve Elyazmaları” isimli sergide gün yüzüne çıktı.</p>
<p>Rusya ile Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin 100. yıldönümü münasebetiyle açılan sergide 1918’de sırra kadem basan Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî’ye ait 30 elyazması eser teşhir ediliyordu.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-subat-2022">Derin Tarih Şubat Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Trabzon Of’taki Osmanlı Mirası Hikmet Yurdu</title>
		<link>https://www.derintarih.com/oteki-osmanli/trabzon-oftaki-osmanli-mirasi-hikmet-yurdu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Canan Aytaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Nov 2021 07:19:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öteki Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî]]></category>
		<category><![CDATA[Cami-i Kebir]]></category>
		<category><![CDATA[Çifaruksa Köy Medresesi]]></category>
		<category><![CDATA[kitâbe]]></category>
		<category><![CDATA[Nakşibendi-Hâlidi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=7568</guid>

					<description><![CDATA[“Söz uçar, yazı kalır”. Ecdadımız bildiklerini ve kendilerinden sonra bilinmesini istediklerini kaleme ve kâğıda emanet etmişti. Kültür birikimine sahip çıkmanın en iyi yollarından biriydi bu. Bana “bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum” düsturunca birçok kitâbe ve elyazması ile matbu eser günümüze ulaştırılabildi. İçtimai ihtiyaçların giderilmesi için kültürel birikimin, bilgi ve tecrübelerin aynı çatı altında toplanarak arz edilmesi, bir millete nasip olan en kıymetli hizmetlerden biri olmalı. İşte bu uğurda emek sarf eden isimlerden biri Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî Hazretleri’dir (1813-1893). Trabzon’un Of ilçesine bağlı Çifaruksa (Uğurlu) Mahallesi’nde 1284 (1868) yılında Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî tarafından kurulan Gümüşhanevî Kütüphanesi bugün sapasağlam ayakta.&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“Söz uçar, yazı kalır”. Ecdadımız bildiklerini ve kendilerinden sonra bilinmesini istediklerini kaleme ve kâğıda emanet etmişti. Kültür birikimine sahip çıkmanın en iyi yollarından biriydi bu. Bana “bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum” düsturunca birçok kitâbe ve elyazması ile matbu eser günümüze ulaştırılabildi.</p>
<p>İçtimai ihtiyaçların giderilmesi için kültürel birikimin, bilgi ve tecrübelerin aynı çatı altında toplanarak arz edilmesi, bir millete nasip olan en kıymetli hizmetlerden biri olmalı. İşte bu uğurda emek sarf eden isimlerden biri Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî Hazretleri’dir (1813-1893).</p>
<p>Trabzon’un Of ilçesine bağlı Çifaruksa (Uğurlu) Mahallesi’nde 1284 (1868) yılında Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî tarafından kurulan Gümüşhanevî Kütüphanesi bugün sapasağlam ayakta. Merkez Camii’nin ve birçok âlim, vaiz, hoca ve hafızın yetişmesine vesile olmuş 63 yıllık ahşap medresenin yakınında, 200 küsur yaşında olduğu söylenen çınarın gölgesinde tek katlı, küçük pencereli, ahşap işleme tavana sahip kütüphane, bugün kapısı kilitli olsa da 153 yıldır bir hikmet yuvası olmanın vakarını taşıyor.</p>
<p>Nakşibendî-Hâlidî şeyhlerinden, âlim ve mutasavvıf Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî zâhirî ilimlerin tahsiline eğilmiş, ücretsiz dağıtılmasını sağladığı eserlerinde ahlak, fıkıh, hadis ve tasavvuf konularına ağırlık vermişti. İlmî birikiminin yanı sıra tekkelerdeki yozlaşmayı önlemek için ulemâ ve meşâyih arasındaki anlaşmazlıkları gidermek üzere uzlaştırıcı yaklaşımıyla öne çıkmış; dinî ilimleri öğrenilmesi ve sünnete uyulması hususunda hassasiyet göstererek talebelerini bu düstur üzere yetiştirmiştir. Eğitimini tamamladığı Çifaruksa Köy Medresesi’nden İstiklâl Harbi sırasında cepheye gitmek için ayrılıp geri dönemese de, vefasının bir nişanesi olarak bölgede emsaline az rastlanan nitelikteki kütüphaneyi Oflulara hediye eder. Câmi-i Kebîr’in yanında, halkın desteğiyle inşa edilmiş olan kütüphaneye vakıf yazma ve matbu eserlerle çeşitli risâleleri muhtevî 200 cilt kitap vakfetmiş; böylece kütüphane, bu güzel Karadeniz kasabasında, ilim beşiği misali binlerce talebe ve okuru büyütmüş, yetiştirmiştir.</p>
<p>Burada en dikkat çeken örneklerinden birini verdiğimiz, içtimai varlığımızın banisi hüviyetindeki bu kültürel varlıkların tahribatına şahit oluyoruz ne yazık ki. Bu tahribatın bir kısmı tabii nedenlerle gerçekleşirken, büyük bir kısmı da insan eliyle verilen hasar neticesinde vuku buluyor. Bu kültürel tahribata mani olmaya çalışan zatlardan biri de, Çifaruksa’da yetişmiş olan son dönem kıraat âlimi Mehmet Rüştü Âşıkkutlu’dur (1901-1980). Âşıkkutlu Hoca, sahasında pek çok talebe yetiştirmesi ve eserler kaleme almasının yanı sıra, Gümüşhânevî Hazretleri’nin miras bıraktığı kütüphanedeki elyazması ve matbu eserlerin muhafaza edilmesinde gösterdiği üstün gayretleriyle de bilinir. İlmi, bilgi birikimi ve hocalığının yanı sıra sağlam şahsiyeti ve sebatkâr duruşuyla da çevresindeki hoca ve âlimlerin takdirini kazanmıştır.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-kasim-2021">Derin Tarih Kasım Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
