﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Nizam-ı Cedid &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/nizam-i-cedid/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Wed, 07 Sep 2022 10:43:09 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Nizam-ı Cedid &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Cesedi Çukura Atilan Alemdar Mustafa Paşa’ya İade-İ İtibar</title>
		<link>https://www.derintarih.com/sifir-noktasi/cesedi-cukura-atilan-alemdar-mustafa-pasaya-iade-i-itibar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Oktay Türkoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 Sep 2022 10:34:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sıfır Noktası]]></category>
		<category><![CDATA[II. Mahmud]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Paşa]]></category>
		<category><![CDATA[Nizam-ı Cedid]]></category>
		<category><![CDATA[Sultan III. Selim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=8500</guid>

					<description><![CDATA[Nizâm-ı Cedîd birliklerinin kurulması başta olmak üzere orduda yapılan ıslahatlar yeniçeriyi kızdırmış, bunun sonucunda Sultan III. Selim tahttan indirilerek, halefinin emriyle katledilmişti. Askerleriyle İstanbul’a gelen Alemdar Mustafa Paşa, tahta II. Mahmud’un çıkmasını sağladı. Sadrazamlık makamına yerleşen Mustafa Paşa da yeniçerilerin hışmına uğrayacaktı. Adamlarıyla birlikte öldürülerek cesedi bir çukura atıldı ve ancak 20 yıl sonra bir mezarı olabildi&#8230; &#160; Devamı Derin Tarih Eylül Sayısında…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nizâm-ı Cedîd birliklerinin kurulması başta olmak üzere orduda yapılan ıslahatlar yeniçeriyi kızdırmış, bunun sonucunda Sultan III. Selim tahttan indirilerek, halefinin emriyle katledilmişti. Askerleriyle İstanbul’a gelen Alemdar Mustafa Paşa, tahta II. Mahmud’un çıkmasını sağladı. Sadrazamlık makamına yerleşen Mustafa Paşa da yeniçerilerin hışmına uğrayacaktı. Adamlarıyla birlikte öldürülerek cesedi bir çukura atıldı ve ancak 20 yıl sonra bir mezarı olabildi&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-eylul-2022">Derin Tarih Eylül Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Askerî Okul İmtihan Kâğıdındaki Yunanistan Sorusu Bize Ne Söylüyor?</title>
		<link>https://www.derintarih.com/kesifler/askeri-okul-imtihan-kagidindaki-yunanistan-sorusu-bize-ne-soyluyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif Emre Gündüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Jul 2022 08:09:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Keşifler]]></category>
		<category><![CDATA[Fatih Sultan Mehmed]]></category>
		<category><![CDATA[Gelibolu]]></category>
		<category><![CDATA[Nizam-ı Cedid]]></category>
		<category><![CDATA[Orhan Gazi]]></category>
		<category><![CDATA[osmanli]]></category>
		<category><![CDATA[Sultan I. Murad]]></category>
		<category><![CDATA[Yeniçeri Ocağı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=8261</guid>

					<description><![CDATA[Osmanlılar beylik olarak tarih sahnesine çıktıkları ilk yıllarda düzenli bir orduya sahip değillerdi. Zamanla fetih hareketleri artınca düzenli ve kalıcı birliklere ihtiyaç duyuldu. İlk düzenli ordu Orhan Gazi zamanında kurulmuştur. Yaya ve müsellem olarak adlandırılan atlı birliklerden oluşan düzenli ordunun askerleri, sadece savaş zamanında maaş alır; barış vaktinde sivil halde kendi işlerini yaparak geçimlerini sağlarlardı. Birlikler 1.000’er kişiden oluşurdu. Osmanlıların ilk kalıcı askerî teşkilatı olan Yeniçeri Ocağı’nın da kuruluşu Orhan Gazi zamanına kadar geriye götürülebilir. Bu teşkilat savaş esirlerinden meydana getirilen bir ordu olarak ortaya çıkmıştır. Yeniçeriler, sadece savaş zamanında değil, barış zamanında da asker olarak görev yaparlardı. İlk kurulduğu&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Osmanlılar beylik olarak tarih sahnesine çıktıkları ilk yıllarda düzenli bir orduya sahip değillerdi. Zamanla fetih hareketleri artınca düzenli ve kalıcı birliklere ihtiyaç duyuldu. İlk düzenli ordu Orhan Gazi zamanında kurulmuştur. Yaya ve müsellem olarak adlandırılan atlı birliklerden oluşan düzenli ordunun askerleri, sadece savaş zamanında maaş alır; barış vaktinde sivil halde kendi işlerini yaparak geçimlerini sağlarlardı. Birlikler 1.000’er kişiden oluşurdu.</p>
<p>Osmanlıların ilk kalıcı askerî teşkilatı olan Yeniçeri Ocağı’nın da kuruluşu Orhan Gazi zamanına kadar geriye götürülebilir. Bu teşkilat savaş esirlerinden meydana getirilen bir ordu olarak ortaya çıkmıştır. Yeniçeriler, sadece savaş zamanında değil, barış zamanında da asker olarak görev yaparlardı. İlk kurulduğu sıralarda Yeniçeri Ocağı mensuplarının yaklaşık 1.000 kişi olduğu tahmin edilmektedir. Sultan I. Murad’ın Gelibolu’da kurduğu Acemi Ocağı da ilk askerî okul olarak kayıtlara geçmiştir. Burada sadece yeniçeriler değil, kapıkulu askerleri de yetiştiriliyordu.</p>
<p>İlk Yeniçeri Ocağı Sultan I. Murad tarafından Edirne’de açtırılmıştır. Zamanla Yeniçeri Ocaklarına Hıristiyan ailelerinin çocukları devşirme usulüyle alınmaya başlanmıştır. Bunlar ordunun ana omurgalarından birini oluşturuyordu. Yavuz Sultan Selim döneminden itibaren Müslüman ailelerin çocukları da devşirilerek orduya alınmıştır. 16. ve 17. yüzyıllarda yeniçerilerin sayısı 10 bin-60 bin arasında değişmiştir. Osmanlı ordusunun bir diğer birimi ise Topçu Ocağı’ydı. Fatih Sultan Mehmed tarafından Tophane’de kurulan bu askerî birimin vazifesi topları imal etmek ve kullanmaktı. Osmanlı ordusunun askerî kuvvetlerinin asıl büyük kısmını ise eyaletlerden toplanan tımarlı sipahiler oluşturmaktaydı. Sultan III. Selim döneminde askerî alanda önemli bir ıslahat yapılarak Nizam-ı Cedid ordusu kuruldu. Bu ordunun teşekkülünde Avrupa’daki askerî düzen örnek alınmıştır. Sultan II. Mahmud döneminde Sadrazam Alemdar Mustafa Paşa öncülüğünde Nizam-ı Cedid’in isim değiştirmiş hali olan Sekban-ı Cedid ordusu kurulmuştur. Bir ara Sultan II. Mahmud tarafından Eşkinci Ocağı adıyla bir ordu kurulmaya çalışılsa da başarılı olunamadı. Nihayet aynı sultan tarafından 15 Haziran 1826 tarihinde Yeniçeri Ocağı kaldırılınca, yerine Asakir-i Mansure-i Muhammediye kuruldu. Böylece günümüze kadar gelen yeni ordu sisteminin ilk hali hayata geçirilmiş oluyordu.</p>
<p>Yeni ordunun subay ihtiyacını karşılamak üzere 1834’te Harbiye Mektebi açıldı. Daha önceden açılmış olan Mühendishâne-i Bahrî-i Hümâyun ile Mühendishâne-i Berrî-i Hümâyun ise kara ve deniz mühendisliği sahasında teknik eleman yetiştiriyordu. Modern tıp eğitimi vermek ve tabip yetiştirmek üzere 1827’de Mekteb-i Tıbbiye açıldı. 1840’lara gelindiğinde, harbiye öncesi ortaöğretim seviyesinde eğitim vermek amacıyla Emin Paşa’nın öncülüğünde idâdîler kuruldu. Süleyman Hüsnü Paşa’nın harbiye mektebi nazırlığı sırasında ise idâdîlerden önce eğitim vermek üzere ortaokul seviyesinde rüştiyeler açılmıştır (1874-75). Rüştiyelerin açılması ile birlikte Osmanlı Devleti’nde askerî eğitimin son şekline büründüğü görülür. Böylece klasik dönemden sonra Avrupa’dan etkilenen ve yeni dünya standartlarına ulaşan bir eğitim sistemi, Osmanlı anlayışıyla ortaya çıkmış oluyordu.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-temmuz-2022">Derin Tarih Temmuz Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beylikçi İzzet’in Hazin Sonu</title>
		<link>https://www.derintarih.com/yakin-tarih/beylikci-izzetin-hazin-sonu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Muhammed Mahmut Bakır]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 02 May 2020 10:46:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yakın Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[de facto]]></category>
		<category><![CDATA[III. Selim]]></category>
		<category><![CDATA[Nizam-ı Cedid]]></category>
		<category><![CDATA[Vehbali]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=5887</guid>

					<description><![CDATA[Vehhabîlerin kutsal toprakların idaresini “de facto” olarak ele geçirmesinden bir sene sonra (1806), Nizam-ı Cedid’in Rumeli’de uygulanması kastıyla Kadı Abdurrahman Paşa kumandasındaki yeni ordunun Çorlu ve havalisinde karşılaştığı muhalefet, tarihe II. Edirne Vakası olarak geçmişti. Akabinde İngiliz filosu İstanbul önlerine kadar gelmiş (1807) ve yaşanan gelişmeler, III. Selim’in hal’ine doğru giden “meşruiyet krizi”nin ana sebeplerini oluşturmuştu. İşbu buhranın ayyuka çıkması, III. Selim’in uzun zamandır mesai sarf ettiği Nizam-ı Cedid projesinin kendisiyle birlikte tarihe karışmasına sebep olmuş ve IV. Mustafa’yı tahta çıkaran (29 Mayıs 1807) iktidar şerikleri, müttefikleri olan yeniçeriler sayesinde oluşturdukları “devr-i sabık”tan kalma şahıs, müessese ve uygulamaları kendi ikballeri&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Vehhabîlerin kutsal toprakların idaresini “de facto” olarak ele geçirmesinden bir sene sonra (1806), Nizam-ı Cedid’in Rumeli’de uygulanması kastıyla Kadı Abdurrahman Paşa kumandasındaki yeni ordunun Çorlu ve havalisinde karşılaştığı muhalefet, tarihe II. Edirne Vakası olarak geçmişti. Akabinde İngiliz filosu İstanbul önlerine kadar gelmiş (1807) ve yaşanan gelişmeler, III. Selim’in hal’ine doğru giden “meşruiyet krizi”nin ana sebeplerini oluşturmuştu. İşbu buhranın ayyuka çıkması, III. Selim’in uzun zamandır mesai sarf ettiği Nizam-ı Cedid projesinin kendisiyle birlikte tarihe karışmasına sebep olmuş ve IV. Mustafa’yı tahta çıkaran (29 Mayıs 1807) iktidar şerikleri, müttefikleri olan yeniçeriler sayesinde oluşturdukları “devr-i sabık”tan kalma şahıs, müessese ve uygulamaları kendi ikballeri uğruna hâk ile yeksan etmişti. Darbeci ekibin siyasî, sosyal ve iktisadî menfaat şebekesini muhafaza gayesiyle giriştikleri ihtilâl, zahirî olarak III. Selim’in şahsına yönelikti fakat esas olarak Nizam-ı Cedid Projesi’ni ve ona dair pratikleri hedef alıyordu. 1807-1808 yılları, yeniçeriliğin ilgasına (15 Haziran 1826) değin sürecek olan ‘terror ala Turca’nın bilfiil baş gösterdiği yıllar olarak tarihe geçti.</p>
<p>Söz konusu devir, devletin ‘erkân-ı erbaası’nın (ilmiye, seyfiye, kalemiye, ehl-i ticaret) varlıklarını idame ettirmek için giriştikleri çeşitli koalisyonlara sahne olmuş ve teorik olarak meriyette olan hukuk pratikte çok kez askıya alınmıştı. Carl Schmitt’in kavramsallaştırmasıyla söylenecek olursa, 1807-1808 yılları istisna hâlinin her yönüyle cari olmaya başladığı bir devirdi. IV. Mustafa’yı tahta çıkaran ekibe karşı, “devr-i sabık” ricâlinden hayatta kalmayı başaranlar da kendi menfaat ve ikbâllerini berdevam kılma kaygısıyla bu sefer evvelde olduğu gibi merkezin (sultanın) değil, çevrenin (ayanların) kudretini dizayn etmeye başlamışlardı. Bu minvâlde Rusçuk yaranı, Alemdar Mustafa Paşa, onun kesesine bakan Sarraf Manuk Mirzayan ve Fransa ile Rusya devletlerinin baskıları gibi çok yönlü tesir ve mücbir sebeplerle IV. Mustafa iktidarı devrilmişti.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-mayis-2020">Derin Tarih Mayıs Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
