﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ömer Muhtar &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/omer-muhtar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Thu, 27 Jul 2023 13:05:34 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Ömer Muhtar &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Dengeyi Bulmak</title>
		<link>https://www.derintarih.com/editorden/dengeyi-bulmak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Taha Kılınç]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Nov 2022 12:23:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Editörden]]></category>
		<category><![CDATA[Dağıstan]]></category>
		<category><![CDATA[Gimri]]></category>
		<category><![CDATA[Ömer Muhtar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=8780</guid>

					<description><![CDATA[Dağıstan’ın Gimri köyüne, uzun ve zorlu bir yolculuğun ardından ulaşmıştık. İmam Şâmil’in doğduğu, çocukluğunu geçirdiği ve havasını soluduğu topraklardaydık nihayet. İlk izlenimlerim, hakkında okuduklarımı teyit ediyordu: İmam’ın çelik gibi karakterini ve işgale karşı direniş azmini, köyü çepeçevre kuşatan yalçın kayalıklarla örülü sarp dağlar şekillendirmişti. Gimri, coğrafyanın fıtrata tesirini en keskin biçimde hissettiğim yerlerden biri oldu. Öğle namazını İmam Şâmil’in dünyaya geldiği evin hemen yanındaki camide kıldık, belki de onun secde ettiği yerlere alnımızı koyarak. Yaşları bir asra yaklaşan Gimrili pîr-i fânilerle yan yana saf tutmak heyecan vericiydi. Kafkasların yakın tarihinde kim bilir hangi dönüm noktalarına şahitlik etmişlerdi? Yukarıdaki fotoğrafı, onların&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dağıstan’ın Gimri köyüne, uzun ve zorlu bir yolculuğun ardından ulaşmıştık. İmam Şâmil’in doğduğu, çocukluğunu geçirdiği ve havasını soluduğu topraklardaydık nihayet. İlk izlenimlerim, hakkında okuduklarımı teyit ediyordu: İmam’ın çelik gibi karakterini ve işgale karşı direniş azmini, köyü çepeçevre kuşatan yalçın kayalıklarla örülü sarp dağlar şekillendirmişti. Gimri, coğrafyanın fıtrata tesirini en keskin biçimde hissettiğim yerlerden biri oldu.</p>
<p>Öğle namazını İmam Şâmil’in dünyaya geldiği evin hemen yanındaki camide kıldık, belki de onun secde ettiği yerlere alnımızı koyarak. Yaşları bir asra yaklaşan Gimrili pîr-i fânilerle yan yana saf tutmak heyecan vericiydi. Kafkasların yakın tarihinde kim bilir hangi dönüm noktalarına şahitlik etmişlerdi? Yukarıdaki fotoğrafı, onların sekînet ve sükûnetini sürekli hatırlayabilmek için çektim.</p>
<p>Derin Tarih’in Kasım sayısıyla sizleri selamlarken, kapak konumuz olan “Sömürgeciliğe Karşı Sûfî Direniş”e İmam Şâmil’le giriş yapmak istedim. Onun serüveni, cihad ruhunu koruma sadedinde tasavvufa dair olumsuz genellemelerde bulunabilecek herkes için, çarpıcı bir istisna teşkil ediyor çünkü. Üstelik Şâmil listede yalnız değil: Ömer Muhtâr’lar, Ahmed Senûsîler, Emir Abdulkâdir’ler ve daha niceleri birer yıldız misali parlıyor. Meseleye insafla bakmak ve dengeyi bulmak niyetinde olanlar için, elde yeterince öykü mevcut.</p>
<p>Dosyamızı hazırlarken, her zaman olduğu gibi, İslâm coğrafyasının dört bir yanını titizlikle taradık. Alanında uzman isimlerin kıymetli katkılarıyla, kalıcı bir sayıya daha imza attığımızı düşünüyorum. Elbette bu konuda söylenmesi gereken her şeyi söylediğimiz iddiasında değilim, ancak manzaranın ana hatlarını ortaya koyduk, zannediyorum.</p>
<p>Yeniden buluşuncaya kadar, hayırla kalınız.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-kasim-2022">Derin Tarih Kasım Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ömer Muhtar</title>
		<link>https://www.derintarih.com/abide-sahsiyetler/omer-muhtar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İbrahim Bozbeşparmak]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Sep 2021 04:20:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Abide Şahsiyetler]]></category>
		<category><![CDATA[Cebelülahdar]]></category>
		<category><![CDATA[Menife]]></category>
		<category><![CDATA[Ömer Muhtar]]></category>
		<category><![CDATA[Senûsilik]]></category>
		<category><![CDATA[Seyyid Hüseyin Garyani]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=7358</guid>

					<description><![CDATA[Tarihin akışı içinde kimi insanlar daha doğuştan liderdir. Bir hükümdarın, bir beyin ya da kabile reisinin çocuğu oldukları için lider olarak doğar, öyle yetişir ve kendilerini bekleyen tahtlara, koltuklara otururlar. Kimisi dişiyle, tırnağıyla kazıya kazıya kazanır liderliği. Kimisi de vardır ki şartlar onu lider olmaya zorlar. Ne bir hükümdar soyundan gelmiştir ne de siyasî ihtirası vardır. Sadece dönemin şartları zorladığından dolayı, ateşten gömlek misali liderliği üstlenmek mecburiyetinde kalır. Talihin, İtalyan işgaline karşı, Libyalı Müslümanların kaderini avuçlarına bıraktığı yürekli kahraman Ömer Muhtar’ın hikâyesi de tam bu noktada başlar. Ömer Muhtar 20 Ağustos 1858’de, Libya’nın adını yeşilliğinden alan dağlık bölgesi Cebelülahdar’da dünyaya&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tarihin akışı içinde kimi insanlar daha doğuştan liderdir. Bir hükümdarın, bir beyin ya da kabile reisinin çocuğu oldukları için lider olarak doğar, öyle yetişir ve kendilerini bekleyen tahtlara, koltuklara otururlar. Kimisi dişiyle, tırnağıyla kazıya kazıya kazanır liderliği. Kimisi de vardır ki şartlar onu lider olmaya zorlar. Ne bir hükümdar soyundan gelmiştir ne de siyasî ihtirası vardır. Sadece dönemin şartları zorladığından dolayı, ateşten gömlek misali liderliği üstlenmek mecburiyetinde kalır. Talihin, İtalyan işgaline karşı, Libyalı Müslümanların kaderini avuçlarına bıraktığı yürekli kahraman Ömer Muhtar’ın hikâyesi de tam bu noktada başlar.</p>
<p>Ömer Muhtar 20 Ağustos 1858’de, Libya’nın adını yeşilliğinden alan dağlık bölgesi Cebelülahdar’da dünyaya gözlerini açtı. Ailesi Libya’nın en kalabalık Arap kabilelerinden olan Menife’den geliyordu. Baba Muhtar, mensubu olduğu Senûsilik hareketine uygun olarak ilmî temeli sağlam, savaşçı ve cesur bir insandı. Ömer ilk eğitimini babasından aldı. Bu eğitim, Muhtar’ın hac yolunda hastalanarak vefat etmesi nedeniyle kısa sürdü. Babası onu, hac yolculuğuna beraber çıktığı Senûsilerin Cenzur Zaviyesi’nin şeyhi olan arkadaşı Seyyid Hüseyin Garyani’ye emanet etmişti. Seyyid Hüseyin hacdan döner dönmez Ömer’i himayesi altına aldı. Artık Ömer’in yeni ailesi, ömrünün sonuna kadar bağlı kalacağı Senûsilerdi.  Cenzur’da Senûsilerin geleneği doğrultusunda Kur’an ve sünnet üzere sağlam bir eğitim alan küçük Ömer Muhtar daha sonra tahsilini ikmal için Cağbub yollarına düştü.</p>
<p>Cağbub, Senûsilik hareketinin kurucusu Muhammed b. Ali’nin vefatından hemen önce tesis ettiği, Osmanlı’ya bağlı Bingazi sancağının güneyinde, küçük bir yerleşimdi. Burası kısa sürede Senûsilerin ihyası ile büyümüş, ilmî ve stratejik açıdan önemli bir merkez olmuştu. Ömer Muhtar’ın Cağbub’a geldiği dönemde, Senûsilerin liderliğini hareketin ikinci şeyhi Mehdi Muhammed üstlenmişti. Cağbub’da 8 yıl boyunca kaldığı zaviyede İslâmî-tasavvufî bir eğitimden geçen Muhtar, zekâsı ve çalışkanlığıyla Mehdi’nin dikkatini çekmişti. Mehdi, Senûsiliği hem Orta Afrika içlerine yaymak hem de bölgede Fransız yayılmacılığını önlemek amacıyla merkezini 1895’te Cağbub’dan bugünkü Libya-Çad sınırındaki Kufra’ya kaydırdı. Mehdi’yle beraber Kufra’ya geçen Ömer Muhtar burada seyr-i sülûkunu tamamladı ve şeyhlik icazetini aldı.</p>
<p>1897’de Cebelülahdar’da, civarında genellikle Osmanlı’ya itaatte problem çıkaran kabilelerin olduğu Kasur Zaviyesi’ne şeyh olarak tayin edildi. Buradaki irşadı ile bölge Müslümanlarını Osmanlı’ya yaklaştırdı. Eli silah tutan insanları cihada hazır olacak şekilde eğitimden geçirdi. Çocuklara İslâmî şuur aşıladı, bölgede yaşayan fakirlere ve yolculara ikramlarda bulundu. Müntesiplerinin günlük işlerine kadar yardımcı oldu. Bunun neticesinde Ömer Muhtar isminin şöhreti hızla yayıldı. Çevresindeki kalabalık günden güne arttı.</p>
<p>Mehdi merkezini Kufra’dan daha da güneydeki, bugün Çad sınırları içinde bulunan Garu’ya taşımaya karar verdiğinde, çok sevdiği müridi Ömer Muhtar da ona eşlik etti ve burada Fransız işgaline karşı yapılan seferlere katıldı. Aynı zamanda bölgedeki bir zaviyede şeyhlik vazifesini de yürütüyordu. 1902’de Mehdi’nin vefatı ve Fransızlara karşı direnişin kırılması bölgede Senûsiliğe büyük darbe vurdu. Bir süre daha vazifesine devam eden Ömer Muhtar, 1903’de Cebelülahdar’daki kendi zaviyesine döndü, irşad faaliyetlerine burada devam etti.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-eylul-2021">Derin Tarih Eylül Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
