﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Osmanlı-Rus Harbi &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/osmanli-rus-harbi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Fri, 01 Jul 2022 09:16:06 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.7</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Osmanlı-Rus Harbi &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Lozan’da İngiltere’ye Bıraktığımız Bahşiş: Hân-ı Yağma Kıbrıs</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/lozanda-ingiltereye-biraktigimiz-bahsis-han-i-yagma-kibris/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Muhammed Mahmut Bakır]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Jul 2022 09:16:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Ayastefanos Muahedesi]]></category>
		<category><![CDATA[Cihan Harbi]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet-i Aliyye]]></category>
		<category><![CDATA[II. Abdülhamid]]></category>
		<category><![CDATA[İngiliz]]></category>
		<category><![CDATA[Meclis-i Vükela]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı-Rus Harbi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=8302</guid>

					<description><![CDATA[Tarihe 93 Harbi olarak geçen Osmanlı-Rus Harbi’ndeki mağlubiyet Devlet-i Aliyye için ödenmesi oldukça zor maddi ve manevî bir fatura ile karşılaşmak demekti. Yaşanan meşum kayıplardan anlaşılan; yakın bir gelecekte, kâh harbin galibi Rusya’nın kâh “Osmanlı’yı korumak” klişesine sığınan Avrupalı güçlerin, hasta adam olarak gördükleri imparatorluğu emsali kayıplara uğratmak için zorlayacaklarıydı. Bu bahiste “maslahat” vakte/konjonktüre uymuş, henüz mağlubiyetin şokunu atlatamayan Osmanlı’nın Doğu’dan gelecek bir Rus saldırısına karşı oluşan emniyetsizliği, İngiltere’nin Kıbrıs’ı elde etme arzusu ile aynı aynı skalaya oturmuştu. İngilizler Kıbrıs’ı ya işgal edecekler ya da Kars, Ardahan, Batum havalisinden gelmesi muhtemel bir Rus saldırısına karşı Osmanlı’yı korumak şartıyla Kıbrıs kendilerine&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tarihe 93 Harbi olarak geçen Osmanlı-Rus Harbi’ndeki mağlubiyet Devlet-i Aliyye için ödenmesi oldukça zor maddi ve manevî bir fatura ile karşılaşmak demekti. Yaşanan meşum kayıplardan anlaşılan; yakın bir gelecekte, kâh harbin galibi Rusya’nın kâh “Osmanlı’yı korumak” klişesine sığınan Avrupalı güçlerin, hasta adam olarak gördükleri imparatorluğu emsali kayıplara uğratmak için zorlayacaklarıydı. Bu bahiste “maslahat” vakte/konjonktüre uymuş, henüz mağlubiyetin şokunu atlatamayan Osmanlı’nın Doğu’dan gelecek bir Rus saldırısına karşı oluşan emniyetsizliği, İngiltere’nin Kıbrıs’ı elde etme arzusu ile aynı aynı skalaya oturmuştu.</p>
<p>İngilizler Kıbrıs’ı ya işgal edecekler ya da Kars, Ardahan, Batum havalisinden gelmesi muhtemel bir Rus saldırısına karşı Osmanlı’yı korumak şartıyla Kıbrıs kendilerine tahsis edilecekti. Ayastefanos Muahedesi’nin (3 Mart 1878) ağır şartlarından kurtulmanın çaresini arayan Devlet-i Aliyye hem muahedeyi hafifletmek hem de Rusya’ya karşı yanına destek almak endişesiyle Kıbrıs’ın idaresini İngilizlere vermeyi kararlaştırmıştı. Her ne kadar Sultan II. Abdülhamid, İngilizlerin sözlerinde durmadıklarına ve Kıbrıs’ın idaresinin onlara verilmesinde çok mahzurlar bulunduğuna kani idiyse de1 işi havale ettiği Meclis-i Vükela’dan çıkan karar İngiltere ile tedafüî ittifak (müdafaa ittifakı) yapılması yönünde olmuştu (4 Haziran 1878).2 İttifak metninin3 tasdiki huzuruna gelen Sultan II. Abdülhamid, “Hukuk-ı şâhâneme asla halel gelmemek şartıyla muâhedenâmeyi tasdik ederim. 3 Temmuz [12]94 &#8211; Abdülhamid” yazarak, Kıbrıs’ın Osmanlı’ya aidiyeti hususunu garantiye almak istemişti. İngiliz Sefiri Sir Layard’dan ittifakı tasdik şartı olarak bu minvalde bir senet de alınmıştı.4  Kıbrıs’ın Osmanlı’ya aidiyetinin bir diğer veçhesi de vergi gelirleri, şer’î mahkemelerin idaresi vb. hususlarda Osmanlı’nın söz sahibi olmasıydı.</p>
<p>Cihan Harbi patlak verene kadar bu minvalde seyreden ahval, harbin başlaması ile birlikte yeniden civcivlenmişti. Muharip olduğu devletlerle yaptığı antlaşmaları fesheden Osmanlı için Kıbrıs “de facto” bir işgal ile karşı karşıyaydı. Üstelik harbin son demlerinde, Mondros Mütarekesi (30 Ekim 1918) ile silah bırakan Devlet-i Aliyye için Kıbrıs’ı savunmak bir kenara, payitaht dahi artık tehlike altındaydı. Bu konjonktürde Millî Mücadele (1919-22), Osmanlı’nın tarih sahnesinden tasfiyesi (1 Kasım 1922) ve Cumhuriyet Türkiye’sine geçiş (29 Ekim 1923) vetiresi yaşanmış ve yakın tarihimizin en mühim antlaşmalarından olan Lozan Muahedesi imzalanmıştı (24 Temmuz 1923).</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-temmuz-2022">Derin Tarih Temmuz Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ali Satan “Türkiye ‘Artık KKTC Vaktidir’ Demeli”</title>
		<link>https://www.derintarih.com/ozel-dosya/ali-satan-turkiye-artik-kktc-vaktidir-demeli/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Olcay Can Kaplan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Jul 2018 13:03:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Özel Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[Akdeniz'de Yunan devleti]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı-Rus Harbi]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşilköy Antlaşması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=3551</guid>

					<description><![CDATA[Yunanistan’ın bağımsızlığı ile Kıbrıs arasındaki bağlantı hakkında bilgi verir misiniz? 20 Ekim 1827’de herhangi bir savaş durumu olmaksızın Rus-İngiliz ve Fransız donanmaları Navarin’deki Osmanlı-Mısır donanmasına baskın yaparak yaktılar. Bu olay Yunan devletinin yolunu açtı. Bunun çok iyi anlaşılması gerektiğini düşünüyorum. Devrin büyük devletleri Osmanlı Devleti’ne karşı hem Mora yarımadasında, hem de Akdeniz’de bir Yunan devleti inşasına giriştiler. Mora’da tertip edilen isyanların benzeri Kıbrıs’taki Ortodoks Rum cemaat tarafından denendiyse de etkili olmadı. İngiltere 1877-78 Osmanlı-Rus Harbi neticesinde imzalanan Yeşilköy Antlaşması’nın değiştirilmesi için tavassutta bulundu ve Kıbrıs’ı geçici olarak Osmanlı Devleti’nden talep etti. Ancak sözünde durmayıp Berlin Kongresi’nde Osmanlı Devleti’ne yardım etmek&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Yunanistan’ın bağımsızlığı ile Kıbrıs arasındaki bağlantı hakkında bilgi verir misiniz?</strong></em></p>
<p>20 Ekim 1827’de herhangi bir savaş durumu olmaksızın Rus-İngiliz ve Fransız donanmaları Navarin’deki Osmanlı-Mısır donanmasına baskın yaparak yaktılar. Bu olay Yunan devletinin yolunu açtı. Bunun çok iyi anlaşılması gerektiğini düşünüyorum. Devrin büyük devletleri Osmanlı Devleti’ne karşı hem Mora yarımadasında, hem de Akdeniz’de bir Yunan devleti inşasına giriştiler. Mora’da tertip edilen isyanların benzeri Kıbrıs’taki Ortodoks Rum cemaat tarafından denendiyse de etkili olmadı. İngiltere 1877-78 Osmanlı-Rus Harbi neticesinde imzalanan Yeşilköy Antlaşması’nın değiştirilmesi için tavassutta bulundu ve Kıbrıs’ı geçici olarak Osmanlı Devleti’nden talep etti. Ancak sözünde durmayıp Berlin Kongresi’nde Osmanlı Devleti’ne yardım etmek yerine Rusya ile gizlice anlaştı. Her ne kadar bu durumu tespit etse de Osmanlı Devleti Ruslarla harp hali devam ederken İngiltere’yi karşısına almayı doğru bulmayacak ve “geçici” olarak adayı İngiltere’ye “kiraya” verecekti. Padişahın “hukuk-i şahanem” dediği Osmanlı hukuku uygulanmaya devam etmek şartıyla İngilizler adaya geldi. Bugün bazı çevrelerin iddia ettiği gibi Kıbrıs’ın satılması söz konusu değil. Rusya’nın Kars, Ardahan bölgesini iade etmesi halinde İngiltere de Kıbrıs’ı bize iade edecekti.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-temmuz-2018">Derin Tarih Temmuz Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Niyet Ettim Osmanlı’ya Savaş Açmaya</title>
		<link>https://www.derintarih.com/yakin-tarih/niyet-ettim-osmanliya-savas-acmaya/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Saro Dadyan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 Sep 2017 21:34:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yakın Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Bal­kanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı İmparatorlu­ğu]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı-Rus Harbi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=2765</guid>

					<description><![CDATA[Tarih boyunca gerek coğrafi şartlar, gerekse barındırdı­ğı farklı milletlerin itilafla­rı, emel zıtlıkları, mücadeleleri, din ve mezhep farklılıkları nede­niyle Balkanlar Avrupa’da çatış­maların en çok yaşandığı bölge oldu. Zamanla Osmanlı hâkimi­yetine giren bu coğrafyada ilk başlarda Osmanlı’nın kati tutu­mu sayesinde sükûn sağlanabil­di fakat devletin zayıflamasıyla birlikte bu düzen de kayboldu. 1770’te Rus donanmasının Mora açıklarında görünmesiyle birlik­te önce Rumlar, sonrasında da di­ğer halklar zamanla ayaklanma­ya ve millî emellerle Osmanlı’ya isyan etmeye başladılar. 19. yüzyıla gelindiğinde Bal­kanlar Osmanlı İmparatorlu­ğu’nun başlıca sorunu haline gel­di. Buradaki hemen tüm halklar çatışma halinde oldukları gibi yi­ne hemen hepsi ırksal yahut din­sel yakınlık duydukları bir büyük hami devlet&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tarih boyunca gerek coğrafi şartlar, gerekse barındırdı­ğı farklı milletlerin itilafla­rı, emel zıtlıkları, mücadeleleri, din ve mezhep farklılıkları nede­niyle Balkanlar Avrupa’da çatış­maların en çok yaşandığı bölge oldu. Zamanla Osmanlı hâkimi­yetine giren bu coğrafyada ilk başlarda Osmanlı’nın kati tutu­mu sayesinde sükûn sağlanabil­di fakat devletin zayıflamasıyla birlikte bu düzen de kayboldu. 1770’te Rus donanmasının Mora açıklarında görünmesiyle birlik­te önce Rumlar, sonrasında da di­ğer halklar zamanla ayaklanma­ya ve millî emellerle Osmanlı’ya isyan etmeye başladılar. 19. yüzyıla gelindiğinde Bal­kanlar Osmanlı İmparatorlu­ğu’nun başlıca sorunu haline gel­di. Buradaki hemen tüm halklar çatışma halinde oldukları gibi yi­ne hemen hepsi ırksal yahut din­sel yakınlık duydukları bir büyük hami devlet edinmişlerdi. Bu du­rum, Osmanlı’nın Balkanlardaki sorunlarının hiçbir zaman bir iç mesele olarak halledilememesini ve bu sorunların büyük devletle­rin müdahalesi ile büyük diplo­matik problemlere dönüşmesine yol açıyordu.</p>
<p>1829’da Yunanistan, 1858’de Karadağlılar ve Sırplar, 1862’de Eflak ve Boğdan tek tek özerk­lik kazanmışlar yahut tamamıy­la imparatorluktan kopmuşlar­dı. Özellikle 1877-78 Osmanlı-Rus Harbi’nde (93 Harbi) Osmanlı’nın mağlup olması ve Rus ordusunun Yeşilköy’e kadar ilerlemesi Bal­kan devletlerinde büyük umutlar doğurdu. Osmanlı’nın artık sona erdiği ve başta Bulgaristan olmak üzere tüm Balkan devletlerinin bağımsızlıklarını kazanacağı dü­şünülüyordu.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derintarih-ekim2017">Derin Tarih Ekim Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
