﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Osmanlı tarihi &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/osmanli-tarihi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Wed, 01 Jul 2020 11:48:46 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Osmanlı tarihi &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Anadolu’da Alevi Katliamı Bir Efsaneden İbarettir</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/anadoluda-alevi-katliami-bir-efsaneden-ibarettir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Feridun Emecen]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Jul 2020 11:48:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Ebulfazl Mehmed Çelebi]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Safeviye]]></category>
		<category><![CDATA[Selimnâme]]></category>
		<category><![CDATA[Selimşahnâme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=6156</guid>

					<description><![CDATA[16. yüzyılın ikinci yarısında kaleme alınmış Osmanlı tarihlerinde yapılan teftişler sonucu 40.000 kişinin tespit edilip bunların bütünüyle imha edildikleri veya bir bölümünün sürgüne gönderildiği bilgisi bulunur. Bu bilgiler zamanla Anadolu’da yapılan bu teftişler sonucu “40.000 Alevinin Yavuz Sultan Selim tarafından katledildiği” şeklinde nerdeyse tartışılmaz bir kabule dönüşen bilgi haline gelerek bugün sosyal ve siyasî vesilelerle sık sık tekrarlanan bir “paradigma” olmuştur. (…) Öncelikle bu konudaki ilk bilgilerin dönemin kaynakları olan Selimnâme literatüründe geçmediği tespit edilmektedir. Konuyu açık şekilde ve bazı ayrıntılar vererek izah eden ilk kaynak İdris-i Bitlisî’nin Selimşahnâme adlı kitabıdır. I. Selim’in yanında bulunmuş ve önemli hizmetler görmüş olan&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>16. yüzyılın ikinci yarısında kaleme alınmış Osmanlı tarihlerinde yapılan teftişler sonucu 40.000 kişinin tespit edilip bunların bütünüyle imha edildikleri veya bir bölümünün sürgüne gönderildiği bilgisi bulunur. Bu bilgiler zamanla Anadolu’da yapılan bu teftişler sonucu “40.000 Alevinin Yavuz Sultan Selim tarafından katledildiği” şeklinde nerdeyse tartışılmaz bir kabule dönüşen bilgi haline gelerek bugün sosyal ve siyasî vesilelerle sık sık tekrarlanan bir “paradigma” olmuştur. (…)</p>
<p>Öncelikle bu konudaki ilk bilgilerin dönemin kaynakları olan Selimnâme literatüründe geçmediği tespit edilmektedir. Konuyu açık şekilde ve bazı ayrıntılar vererek izah eden ilk kaynak İdris-i Bitlisî’nin Selimşahnâme adlı kitabıdır. I. Selim’in yanında bulunmuş ve önemli hizmetler görmüş olan İdris-i Bitlisî, II. Bayezid döneminin bir bölümünü içine alan Heşt Bihişt adlı sekiz ciltten oluşan Farsça bir Osmanlı tarihi kaleme almış, daha sonra I. Selim dönemiyle ilgili bilgileri de toplamış, fakat ölümü sebebiyle bunları temize çekme ve düzenleme imkânı bulamamıştı. Daha sonra oğlu Ebulfazl Mehmed Çelebi babasının notlarını düzenleyerek ve kendi edindiği bilgilerle de eklemeler yaparak Selimşahnâme adlı eseri tamamlamıştı. İste bu eserde Çaldıran Seferi’ne çıkmadan önce Edirne’de hazırlık yaparken I. Selim’in “Kızılbaş taifesinin kökünü kazımak için” memleketteki idarecilere bir hüküm yolladığı belirtilerek şöyle emrettiği belirtilir:</p>
<p>“Hiç beklemeksizin her yörede Kızılbaş taifesinden her kim varsa ve nerede oturuyorsa, üç atasına dek bu Safeviye şeyhlerinin üç tabakasına (Şah İsmail ve atalarını kastediyor) inanan müritlerden iseler, her halükarda ‘imânı inkâr ile değiştiren şüphesiz doğru yoklan sapmış olur’ ayeti gereğince köklerinin kazınmasını ve tebdil ile cezalandırılmayı hak etmişlerdir; kaçınılmaz olarak Rum (Anadolu) beldelerinde oturan ve yolculuk (konargöçer demek istiyor) hâlinde bulunan bu taifenin yediden yetmişe hepsini yazsınlar ve kadılar arz etsinler.”</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-temmuz-2020">Derin Tarih Temmuz Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İhmâl Edilen Padişahın Hatt-I Hümayunu</title>
		<link>https://www.derintarih.com/mercek/ihmal-edilen-padisahin-hatt-i-humayunu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Muhammed Mahmut Bakır]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 Aug 2019 07:15:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Mercek]]></category>
		<category><![CDATA[Abdülhamid]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Sultan V. Murad]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=4782</guid>

					<description><![CDATA[Belki de en mühim yıldır 1876; üç padişah yılı, bir darbenin ve katlin yılı. Osmanlı tarihinin en kısa soluklu hükümdarlığının yılı. Anayasa’nın, meclisin ve Abdülhamid’in yılı. 1876 denilince en az bilinen, üç-beş cümle ile hemen geçiştirilen, oldukça sınırlı fakat kesin ve bir o kadar da peşin hükümlerle değerlendirilen V. Murad ve kısa saltanatı… Bugüne değin özne olamamış, ne yazık ki hep nesne olmuştur V. Murad. Ya Sultan Abdülaziz ile Abdülhamid arası bir geçiş ya da darbecilerin gölgesi altında bir iktidar. Ya olanlara dayanamayıp tecennün eden/deliren bir padişah, ya masonluğa iltisak eden tek sultan. Bu değerlendirmelerin haricinde Sultan Murad merkezli bir&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Belki de en mühim yıldır 1876; üç padişah yılı, bir darbenin ve katlin yılı. Osmanlı tarihinin en kısa soluklu hükümdarlığının yılı. Anayasa’nın, meclisin ve Abdülhamid’in yılı. 1876 denilince en az bilinen, üç-beş cümle ile hemen geçiştirilen, oldukça sınırlı fakat kesin ve bir o kadar da peşin hükümlerle değerlendirilen V. Murad ve kısa saltanatı… Bugüne değin özne olamamış, ne yazık ki hep nesne olmuştur V. Murad. Ya Sultan Abdülaziz ile Abdülhamid arası bir geçiş ya da darbecilerin gölgesi altında bir iktidar. Ya olanlara dayanamayıp tecennün eden/deliren bir padişah, ya masonluğa iltisak eden tek sultan. Bu değerlendirmelerin haricinde Sultan Murad merkezli bir anlatıya ulaşmak oldukça zor olsa gerektir. Perdenin arkasından yüzünü göstermeyen “tarih”e rağmen biteviye nesneleştirilen Sultan Murad’ı, bu sefer özne mevkiine getirip ona kulak verelim. Cülusunu müteakip beyaz üzerine yazdığı hatt-ı hümayununda, benzerine rastlanılması oldukça zor olan “bi’l-cümle tebamızın icma ve arzusu üzere” tahta çıktığını belirtmesi, istihkak, irs ve kader ile tahta çıktığını söyleyen evvelki padişahlara mukayeseten keskin bir izan farklılığına işaret etmektedir. Ayrıca “usûl-i idâre-i devletin bir esâs-ı metîn ve sahih üzerine te’sisi” yani devletin idare usulünün sağlam ve sahih bir “esas” üzerine tesisi onun devamlı aklındadır.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Son Osmanlı Göçtü</title>
		<link>https://www.derintarih.com/editorden/son-osmanli/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derin Tarih]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 May 2019 23:48:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editörden]]></category>
		<category><![CDATA[Kadir Mısıroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlıca]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=4636</guid>

					<description><![CDATA[Acı haberi aldığımızda takvimler Ramazan-ı Şerif’in ilk gününü gösteriyordu. Hastanede yoğun bakımdaydı gerçi ama iyileşeceğinden her daim ümitliydik. “Kadir Mısıroğlu vefat etti” haberine gözlerimi ve aklımı uyuşturmadan inanmam bu yüzden kabil olmadı. Kafasında gel-gitler yoktu. Fikir ve kanaatlerinde son derece netti. İslama dost olanlar onun dostu, düşman olanlar ise düşmanıydı. Sevdiğini canı gibi sever, sevmediğinden ölümüne nefret ederdi. Yakın tarihteki hadiseleri onun kadar zihninde diri tutan, bağlantıları onun kadar iyi kuran ikinci bir kişiye rastlamadım. Nutuk’u ve Lozan zabıtlarını (ve daha pek çok tarihî eseri) Osmanlıcalarından okuyup değerlendiren son kalemdi. Sadece tarih yazdığı için hapse atılmış, bu millete tarihini hatalardan&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="justify"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">Acı haberi aldığımızda takvimler Ramazan-ı Şerif’in ilk gününü gösteriyordu. Hastanede yoğun bakımdaydı gerçi ama iyileşeceğinden her daim ümitliydik. “Kadir Mısıroğlu vefat etti” haberine gözlerimi ve aklımı uyuşturmadan inanmam bu yüzden kabil olmadı.</span></span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">Kafasında gel-gitler yoktu.</span></span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">Fikir ve kanaatlerinde son derece netti.</span></span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">İslama dost olanlar onun dostu, düşman olanlar ise düşmanıydı.</span></span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">Sevdiğini canı gibi sever, sevmediğinden ölümüne nefret ederdi.</span></span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">Yakın tarihteki hadiseleri onun kadar zihninde diri tutan, bağlantıları onun kadar iyi kuran ikinci bir kişiye rastlamadım.</span></span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;"><i>Nutuk</i>’u ve Lozan zabıtlarını (ve daha pek çok tarihî eseri) Osmanlıcalarından okuyup değerlendiren son kalemdi. Sadece tarih yazdığı için hapse atılmış, bu millete tarihini hatalardan arındırarak anlatmanın bedelini fazlasıyla ödemişti.</span></span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">Dergimize ve şahsıma açılan davayı tezekkür etmek için yanına gittiğimde ilk sözü “Senin davan benim davam demektir” olmuştu. İlk tanıştığımızda <i>Osmanlı Tarihi</i> adlı kitabını “Aziz dava arkadaşım” diye imzalamıştı.</span></span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">Ne yazık… Dava adamları birer birer firar ediyor dünyamızdan.</span></span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">Haddizatında davasız kalmak, en büyük cezadır milletin evlatlarına.</span></span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">Nasıl yaparız da onların damarlarına dava şuurunu diriltici bir iksir gibi zerkederiz?</span></span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">Tarihle bir ömür boyu uğraşması da diyar diyar gezip intibah konferansları vermesi de hepimizin uyanmasında hisse sahibi olan <i>Sebil</i> mecmuası ve yayınlarını ısrarla çıkarması da bundandı.</span></span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">Aksi halde yaşarken ölüyordu gençler.</span></span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">Kendisine yapılan hücum, sataşma ve tarizler de “mezardan gelen sesler” değil miydi?</span></span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">Kadir Mısıroğlu hakkında bir dosya yapmak Derin Tarih’in aslî vazifelerinden birini ifâ etmek demek. Sevenleri olabileceği gibi kızanlar da olabilir. Ancak sevmenin veya kızmanın ötesinde ne yaptığını anlamaya çalışmak gerekmez mi? Biz de bunu yapmaya çalıştık.</span></span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">Üstadın ahirete irtihalinin ardından yükümüzün ağırlaştığını hissediyor ve daha çok çalışmak gerektiğine inanıyoruz.</span></span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">İnşallah bu meşale yere düşmeyecek… Bu tekerlek tümseklerde takılıp kalmayacaktır&#8230;</span></span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">Yarın elbet bizim, elbet bizimdir Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir.</span></span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">Yeni sayılarda buluşmak ümidiyle&#8230;</span></span></span></p>
<p><strong><em>Mustafa Armağan</em></strong></p>
<p align="justify"><!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:paragraph --></p>
<p><strong><em>Derin Tarih Dergisi Genel Yayın Yönetmeni</em></strong></p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>19 Mayıs’ın Fikrî Zemini Nasıl İnşa Edilebilir?</title>
		<link>https://www.derintarih.com/kapak-dosyasi/19-mayisin-fikri-zemini-nasil-insa-edilebilir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Metin Hülagü]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Apr 2019 21:59:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kapak Dosyası]]></category>
		<category><![CDATA[19 Mayıs]]></category>
		<category><![CDATA[Filistin]]></category>
		<category><![CDATA[Hilafet]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[petrol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=4484</guid>

					<description><![CDATA[Her bilimin kendine özgü çetrefil konuları vardır. Bu konuları nihai çözüme ulaştırmak bazen oldukça uzun zamanın geçmesini gerektirebilir. Matematikte bazı soruların çözümü için bazen bir asırdan daha fazla bir zamanı beklemek gerektiği gibi diğer sahalardaki birtakım soruların cevaplanması için de belki biraz sabırlı olmak gerekecektir. Tabii ki bütün sosyal bilimlerin bütün şubeleri ile yakın bir ilgi içinde olan ve özellikle siyaset ve uluslararası ilişkiler ile bütünüyle ve ayrılmaz surette bir birliktelik oluşturan tarih biliminin de kendine özgü çetrefil konuları vardır. Tarihin bu türden konularını çözmek matematikteki çözümsüz gözüken soruları çözmekten galiba çok daha zordur. Çünkü tarihi inşa edenler fanidir. Hadiselerin&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="justify"><span style="font-family: Times New Roman, serif;">Her bilimin kendine özgü çetrefil konuları vardır. Bu konuları nihai çözüme ulaştırmak bazen oldukça uzun zamanın geçmesini gerektirebilir. Matematikte bazı soruların çözümü için bazen bir asırdan daha fazla bir zamanı beklemek gerektiği gibi diğer sahalardaki birtakım soruların cevaplanması için de belki biraz sabırlı olmak gerekecektir. Tabii ki bütün sosyal bilimlerin bütün şubeleri ile yakın bir ilgi içinde olan ve özellikle siyaset ve uluslararası ilişkiler ile bütünüyle ve ayrılmaz surette bir birliktelik oluşturan tarih biliminin de kendine özgü çetrefil konuları vardır. Tarihin bu türden konularını çözmek matematikteki çözümsüz gözüken soruları çözmekten galiba çok daha zordur. </span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Times New Roman, serif;">Çünkü tarihi inşa edenler fanidir. Hadiselerin çözümü için gerekli olan vesikalar ise telafisi mümkün olamayacak bir surette yok olmaya ve yok edilmeye her zaman ve zeminde müsaittir. Son dönem Osmanlı tarihi azami derecede karmaşık olduğu kadar, olayları ve uygulamaları ile günümüzdeki yapının ortaya çıkma sürecinin de ilk evresini oluşturmaktadır. Yakın dönem Osmanlı Devleti’nin temelde meşgul olmak zorunda kaldığı en önemli siyasî meselelerden bazıları Hilafet, petrol ve Filistin konularıydı.</span></p>
<p align="justify"><strong>Devamı <a href="http://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-mayis-2019">Derin Tarih Mayıs Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İstanbul ve İstanbulluluk</title>
		<link>https://www.derintarih.com/sehir-tarihi/istanbul-ve-istanbulluluk/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmed Fatih Can]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Apr 2019 07:17:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şehir Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı gibi Müslüman]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=4357</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Osmanlı Dünyasını Anlamak İçin</title>
		<link>https://www.derintarih.com/derin-kitap/osmanli-dunyasini-anlamak-icin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Halil Solak]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 30 Apr 2017 21:31:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Derin Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[kütüphaneler]]></category>
		<category><![CDATA[makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=2376</guid>

					<description><![CDATA[Bir araştırmacının makaleleri iki kapak arasında girmemişse yapı­lacak tek bir şey vardır: Yazıları yayınlandıkları dergilerden tek tek bu­lup fotokopilerini almak. Ancak bu iş­lem, yazdığım kadar kolay olmuyor ge­nellikle. Baştan söyleyelim: Maalesef başlan­gıcından günümüze bütün süreli ya­yınları ihtiva eden bir kütüphanemiz yok. Mesela aradığınız derginin bir sa­yısı İstanbul’daki bir kütüphanede, di­ğer bir sayısı Ankara’da olabilir. Hatta aradığınız süreli yayını Türkiye’deki hiçbir kütüphanede bulamayabilirsi­niz. Buna da hazırlıklı olmalısınız. Fakat en kötüsü ne biliyor musu­nuz? Aradığınız derginin bütün sayıla­rının olup da sizin aradığınız o sayının olmaması. Bu hissi ancak yaşayarak öğrenebilirsiniz. Üzülmeyin, nasibiniz varsa bir sahafta rastlayabilirsiniz. Devamı Derin Tarih Mayıs Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bir araştırmacının makaleleri iki kapak arasında girmemişse yapı­lacak tek bir şey vardır: Yazıları yayınlandıkları dergilerden tek tek bu­lup fotokopilerini almak. Ancak bu iş­lem, yazdığım kadar kolay olmuyor ge­nellikle.</p>
<p>Baştan söyleyelim: Maalesef başlan­gıcından günümüze bütün süreli ya­yınları ihtiva eden bir kütüphanemiz yok. Mesela aradığınız derginin bir sa­yısı İstanbul’daki bir kütüphanede, di­ğer bir sayısı Ankara’da olabilir. Hatta aradığınız süreli yayını Türkiye’deki hiçbir kütüphanede bulamayabilirsi­niz. Buna da hazırlıklı olmalısınız.</p>
<p>Fakat en kötüsü ne biliyor musu­nuz? Aradığınız derginin bütün sayıla­rının olup da sizin aradığınız o sayının olmaması. Bu hissi ancak yaşayarak öğrenebilirsiniz. Üzülmeyin, nasibiniz varsa bir sahafta rastlayabilirsiniz.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derintarih-mayis2017">Derin Tarih Mayıs Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beş Yıllık Hasbihal</title>
		<link>https://www.derintarih.com/editorden/bes-yillik-hasbihal/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derin Tarih]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Feb 2017 22:01:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editörden]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=2104</guid>

					<description><![CDATA[İnsan inanamıyor. 60 ay olmuş yola çıkalı. 60 ayrı kapak, 60 ayrı dünya demek… Nisan 2012’de tarih alanında bu ‘derin’ yolculuğa “Vira bismillah” diyerek çıktığımızda ektiğimiz tohumun bu kadar bereketli bir harmana dönüşeceğini doğrusu tahmin etmiyorduk. 10 bin sayfayı aşkın bir koleksiyon var artık karşımızda ve 1,5 milyona yaklaşan bir tiraj…. Onlarca kitap, poster, ilave. Ve binlerce, onbinlerce dost… Bize düşmanlıkla ömür geçirenlerle işimiz yok. Bizim işimiz Hakikat ile. İlk sayımızın kapağına çıkardığımız Kâzım Karabekir’in sözüyle anlatırsak “Kuvvet sistir kalkar, hakikat güneştir doğar.” Hakikat güneşinin yüzünü sıvamaya kimsenin kudreti yetmeyecektir, gördük. Artık yeni bir Türkiye’nin eşiğindeyiz. İnşaallah 5 yıllık dergicilik&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnsan inanamıyor. 60 ay olmuş yola çıkalı. 60 ayrı kapak, 60 ayrı dünya demek…</p>
<p>Nisan 2012’de tarih alanında bu ‘derin’ yolculuğa “Vira bismillah” diyerek çıktığımızda ektiğimiz tohumun bu kadar bereketli bir harmana dönüşeceğini doğrusu tahmin etmiyorduk.</p>
<p>10 bin sayfayı aşkın bir koleksiyon var artık karşımızda ve 1,5 milyona yaklaşan bir tiraj…. Onlarca kitap, poster, ilave. Ve binlerce, onbinlerce dost… Bize düşmanlıkla ömür geçirenlerle işimiz yok. Bizim işimiz Hakikat ile.</p>
<p>İlk sayımızın kapağına çıkardığımız Kâzım Karabekir’in sözüyle anlatırsak “Kuvvet sistir kalkar, hakikat güneştir doğar.” Hakikat güneşinin yüzünü sıvamaya kimsenin kudreti yetmeyecektir, gördük.</p>
<p>Artık yeni bir Türkiye’nin eşiğindeyiz. İnşaallah 5 yıllık dergicilik serüvenimizde binlerce sayfada dile getirdiğimiz tarihî gerçekler referandumdan sonra Türkiye’nin öz hakikati olarak yalan sislerini dağıtacak ve bu ülkenin çocuklarına yıllardır okutulan yalan yanlış bilgilerden kurtuluşun da ferahlatıcı müjdesini verecektir.</p>
<p>Her fırsatta ve her mecrada vermiş olduğunuz destek ve iltifat sayesinde 5. yılımızı doldurduk, Allah’a hamd u senalar olsun.</p>
<p>Dile kolay 60 ay…</p>
<p>Kolay olmadı elbette. Yakın tarihte herkesin “aman girmeyin, tehlikeli sular” dediği alanlara cesaretle girmekten çekinmedik. Zira bizim düstûrumuz tekti: “Hakkın hâtırı âlidir, hiçbir şeye feda edilmez!”</p>
<p>Cumhuriyet tarihi boyunca hiç yayınlanmayan yahut sansürlenerek sunulan pek çok metni ilk kez bu sayfalarda olduğu gibi okudunuz.</p>
<p>Hazırladığımız her dosyayı, ele aldığımız her konuyu ehline yazdırmaya gayret ettik. Neredeyse “kitap çapında” dosyalara imza attık, üniversitelerde derslerde okutulduk, tezlerde kaynak olduk. Milyonlarca gence tarihi sevdirdik, medeniyet şuuru aşıladık.</p>
<p>Osmanlı tarihine dair kafaları kurcalayan sorulara cevaplar verdik: Padişahlar neden hacca gitmedi? Kardeş katlinin sebebi neydi? Yavuz 40 bin Aleviyi katletti mi? gibi tarihimize atılan iftiraları çürüttük.</p>
<p>Normal sayılar yetmedi. 1. Dünya ve Çanakkale savaşlarından Sultan II. Abdülhamid’e, Endülüs’ten Resulullah Efendimiz’e (sav), İstanbul’dan Tasavvuf’a 7 özel sayı hazırladık. Rabbimize şükür ki, mahcup etmedi.</p>
<p>Şimdi Yeni Türkiye gibi biz de yeni bir döneme giriyoruz. Bundan sonra da en iddialı dosyalarla huzurlarınızda olacağız. İkinci Beş Yıllık Planımızda yeni Türkiye’nin ufuklarına gerecek hamleler birbirini takip edecek.</p>
<p>Yalan sisi dağılacak. “Biz sussak hakikat susmayacak” çünkü.</p>
<p>Dergimiz 6. yılına girerken sizlere yeni sürprizlerimiz de olacak. Bizi takip edin.</p>
<p>Yeni sayılarda buluşmak dileğiyle.</p>
<p>Hayırla kalın.</p>
<p><em><strong>Mustafa Armağan</strong></em><em><strong> </strong></em></p>
<p><em><strong>Derin Tarih Dergisi Genel Yayın Yönetmeni</strong></em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
