﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Osmanlıca &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/osmanlica/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Mon, 18 May 2020 12:47:31 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Osmanlıca &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Bu Kadar Çok Osmanlıca Hatası Biraz Fazla Değil Mi?</title>
		<link>https://www.derintarih.com/intikad/bu-kadar-cok-osmanlica-hatasi-biraz-fazla-degil-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa Armağan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Apr 2020 06:59:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İntikad]]></category>
		<category><![CDATA[Bahrisefid]]></category>
		<category><![CDATA[Çanakkale Boğazı]]></category>
		<category><![CDATA[Cezmi Eraslan]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlıca]]></category>
		<category><![CDATA[Sultan II. Abdülhamid]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=5819</guid>

					<description><![CDATA[Her geçen gün Osmanlıca okuma hatalarına bir yenisi ekleniyor. Bu defa hem de oldukça kısa bir metinde onlarca hatayla Cezmi Eraslan var karşımızda. Açık olmakta fayda var: Dergimizdeki “İntikad” köşesi meslekten tarihçilerin çalışmalarında düştükleri vahim hataları, özellikle de Osmanlıca okuma hatalarını ifşa etmeyi, böylece onları akademik fildişi kulelerinde rahatsız etmeyi hedefliyor. Son üç aydır örnekleriyle gösterdiğimiz üzere benzer hataları öğrencileri yapsa hakaret üstü puan kırma şeklinde verecekleri cezaya bizzat hocalarımız düşmekte hiçbir sıkıntı yaşamıyor maşallah. Bu ay üzerinde Prof. Dr. unvanına sahip bir akademisyenin, doktorasını Sultan II. Abdülhamid üzerine yapmış olan Cezmi Eraslan’ın yazdığı II. Abdülhamid’in Çanakkale Savunması adını taşıyan&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="Standard"><span lang="EN-US">Her geçen gün Osmanlıca okuma hatalarına bir yenisi ekleniyor. Bu defa hem de oldukça kısa bir metinde onlarca hatayla Cezmi Eraslan var karşımızda.</span></p>
<p class="Standard"><span lang="EN-US">Açık olmakta fayda var: Dergimizdeki “İntikad” köşesi meslekten tarihçilerin çalışmalarında düştükleri vahim hataları, özellikle de Osmanlıca okuma hatalarını ifşa etmeyi, böylece onları akademik fildişi kulelerinde rahatsız etmeyi hedefliyor. Son üç aydır örnekleriyle gösterdiğimiz üzere benzer hataları öğrencileri yapsa hakaret üstü puan kırma şeklinde verecekleri cezaya bizzat hocalarımız düşmekte hiçbir sıkıntı yaşamıyor maşallah.</span></p>
<p class="Standard"><span lang="EN-US">Bu ay üzerinde Prof. Dr. unvanına sahip bir akademisyenin, doktorasını Sultan II. Abdülhamid üzerine yapmış olan Cezmi Eraslan’ın yazdığı II. Abdülhamid’in Çanakkale Savunması adını taşıyan kitaptaki fahiş denilecek derecedeki Osmanlıca okuma hatalarının sadece birkaçını ele alacağız.</span></p>
<p class="Standard"><span lang="EN-US">Hatalar gani gerçi ama mevzuyu dağıtmamak adına sadece bir sayfaya ve o sayfadaki bir resimaltı yazısına teksif edeceğim dikkatimi.</span></p>
<p class="Standard"><span lang="EN-US">II. Abdülhamid’in Çanakkale Savunması adlı kitap daha ziyade bir albüm mahiyetinde. Baş tarafında Sultan Abdülhamid ve Çanakkale müdafaası için yaptırdığı tahkimata temas eden bir giriş/değerlendirme kısmı haricinde arşivden alınan fotoğraf, belge ve haritalara yer verilmiş; yazarın buradaki katkısı görsellerin altındaki yazılardan ibaret.</span></p>
<p class="Standard"><span lang="EN-US">Seçtiğimiz sayfadaki belgenin Bahrisefid, yani Akdeniz Boğazı denilen Çanakkale Boğazı’ndaki kalelerin Bahriye (Deniz Kuvvetleri) tarafından hazırlanmış haritası olduğunu belirtelim. Eraslan’ın okuduğu hâliyle karşılaştıracağımız orijinal Osmanlıca el yazısı ise haritanın sağ tarafında görülüyor. Topu topu 10 küsur satırlık paragrafta tam 6 adet Osmanlıca okuma veya yazma hatası tespit ettim. Bunları aşağıya sırasıyla yazıyorum:</span></p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-nisan-2020">Derin Tarih Nisan Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Son Osmanlı Göçtü</title>
		<link>https://www.derintarih.com/editorden/son-osmanli/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derin Tarih]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 May 2019 23:48:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editörden]]></category>
		<category><![CDATA[Kadir Mısıroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlıca]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=4636</guid>

					<description><![CDATA[Acı haberi aldığımızda takvimler Ramazan-ı Şerif’in ilk gününü gösteriyordu. Hastanede yoğun bakımdaydı gerçi ama iyileşeceğinden her daim ümitliydik. “Kadir Mısıroğlu vefat etti” haberine gözlerimi ve aklımı uyuşturmadan inanmam bu yüzden kabil olmadı. Kafasında gel-gitler yoktu. Fikir ve kanaatlerinde son derece netti. İslama dost olanlar onun dostu, düşman olanlar ise düşmanıydı. Sevdiğini canı gibi sever, sevmediğinden ölümüne nefret ederdi. Yakın tarihteki hadiseleri onun kadar zihninde diri tutan, bağlantıları onun kadar iyi kuran ikinci bir kişiye rastlamadım. Nutuk’u ve Lozan zabıtlarını (ve daha pek çok tarihî eseri) Osmanlıcalarından okuyup değerlendiren son kalemdi. Sadece tarih yazdığı için hapse atılmış, bu millete tarihini hatalardan&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="justify"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">Acı haberi aldığımızda takvimler Ramazan-ı Şerif’in ilk gününü gösteriyordu. Hastanede yoğun bakımdaydı gerçi ama iyileşeceğinden her daim ümitliydik. “Kadir Mısıroğlu vefat etti” haberine gözlerimi ve aklımı uyuşturmadan inanmam bu yüzden kabil olmadı.</span></span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">Kafasında gel-gitler yoktu.</span></span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">Fikir ve kanaatlerinde son derece netti.</span></span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">İslama dost olanlar onun dostu, düşman olanlar ise düşmanıydı.</span></span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">Sevdiğini canı gibi sever, sevmediğinden ölümüne nefret ederdi.</span></span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">Yakın tarihteki hadiseleri onun kadar zihninde diri tutan, bağlantıları onun kadar iyi kuran ikinci bir kişiye rastlamadım.</span></span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;"><i>Nutuk</i>’u ve Lozan zabıtlarını (ve daha pek çok tarihî eseri) Osmanlıcalarından okuyup değerlendiren son kalemdi. Sadece tarih yazdığı için hapse atılmış, bu millete tarihini hatalardan arındırarak anlatmanın bedelini fazlasıyla ödemişti.</span></span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">Dergimize ve şahsıma açılan davayı tezekkür etmek için yanına gittiğimde ilk sözü “Senin davan benim davam demektir” olmuştu. İlk tanıştığımızda <i>Osmanlı Tarihi</i> adlı kitabını “Aziz dava arkadaşım” diye imzalamıştı.</span></span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">Ne yazık… Dava adamları birer birer firar ediyor dünyamızdan.</span></span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">Haddizatında davasız kalmak, en büyük cezadır milletin evlatlarına.</span></span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">Nasıl yaparız da onların damarlarına dava şuurunu diriltici bir iksir gibi zerkederiz?</span></span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">Tarihle bir ömür boyu uğraşması da diyar diyar gezip intibah konferansları vermesi de hepimizin uyanmasında hisse sahibi olan <i>Sebil</i> mecmuası ve yayınlarını ısrarla çıkarması da bundandı.</span></span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">Aksi halde yaşarken ölüyordu gençler.</span></span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">Kendisine yapılan hücum, sataşma ve tarizler de “mezardan gelen sesler” değil miydi?</span></span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">Kadir Mısıroğlu hakkında bir dosya yapmak Derin Tarih’in aslî vazifelerinden birini ifâ etmek demek. Sevenleri olabileceği gibi kızanlar da olabilir. Ancak sevmenin veya kızmanın ötesinde ne yaptığını anlamaya çalışmak gerekmez mi? Biz de bunu yapmaya çalıştık.</span></span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">Üstadın ahirete irtihalinin ardından yükümüzün ağırlaştığını hissediyor ve daha çok çalışmak gerektiğine inanıyoruz.</span></span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">İnşallah bu meşale yere düşmeyecek… Bu tekerlek tümseklerde takılıp kalmayacaktır&#8230;</span></span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">Yarın elbet bizim, elbet bizimdir Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir.</span></span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">Yeni sayılarda buluşmak ümidiyle&#8230;</span></span></span></p>
<p><strong><em>Mustafa Armağan</em></strong></p>
<p align="justify"><!-- /wp:paragraph -->

<!-- wp:paragraph --></p>
<p><strong><em>Derin Tarih Dergisi Genel Yayın Yönetmeni</em></strong></p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
