﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>pandemi &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/pandemi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Wed, 12 Oct 2022 14:16:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>pandemi &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Osmanlı’nın Cumhuriyet’e Hediyesi: İnsanî Yardım Seferberliği</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/osmanlinin-cumhuriyete-hediyesi-insani-yardim-seferberligi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Samet Tınas]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Oct 2022 14:15:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<category><![CDATA[Rusya]]></category>
		<category><![CDATA[Ukrayna]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=8645</guid>

					<description><![CDATA[Pandemi, savaş, küresel buhran derken dünya gıda kriziyle burun buruna geldi. Bilhassa Rusya ile Ukrayna arasında yaşanan çatışmalar sebebiyle tırmanan gerilim, Türkiye’nin araya girmesiyle çözüldü. Bu arada insanlık, bazı tarım mahsullerinde yaşanması muhtemel bir kıtlığın eşiğinden döndü. Peki, bu kritik hamle sadece Türkiye’nin diplomatik başarısıyla mı açıklanmalıdır? Tabii ki hayır. Zira Türkiye, yüzyıllarca dünyadaki mazlum ve felaketzedelere yardım etmiş bir milletten sosyal veraset yoluyla günümüze intikal etmiş bir ülkenin adıdır. &#160; Devamı Derin Tarih Ekim Sayısında…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Pandemi, savaş, küresel buhran derken dünya gıda kriziyle burun buruna geldi. Bilhassa Rusya ile Ukrayna arasında yaşanan çatışmalar sebebiyle tırmanan gerilim, Türkiye’nin araya girmesiyle çözüldü. Bu arada insanlık, bazı tarım mahsullerinde yaşanması muhtemel bir kıtlığın eşiğinden döndü. Peki, bu kritik hamle sadece Türkiye’nin diplomatik başarısıyla mı açıklanmalıdır? Tabii ki hayır. Zira Türkiye, yüzyıllarca dünyadaki mazlum ve felaketzedelere yardım etmiş bir milletten sosyal veraset yoluyla günümüze intikal etmiş bir ülkenin adıdır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-ekim-2022">Derin Tarih Ekim Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Emperyalist Avrupa’yı Virüs Çarptı</title>
		<link>https://www.derintarih.com/avrupa-tarihi/emperyalist-avrupayi-virus-carpti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa Özel]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Jun 2020 05:17:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Avrupa Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[euro]]></category>
		<category><![CDATA[Eurosystem]]></category>
		<category><![CDATA[FİNANS]]></category>
		<category><![CDATA[Hasting Ismay]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<category><![CDATA[Thomas Piketty]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=6011</guid>

					<description><![CDATA[Minnacık bir virüs emperyalist Avrupa’nın maskesini düşürdü. Sadece medyaya konu olan, başka Avrupa ülkelerine gitmekte olan maske ve sağlık ekipmanına bazı ülkelerde el konulmasından söz etmiyorum. Avrupa Birliği’nin en etkin organlarının, salgının ölümcül etkilerine karşı, kendi aralarındaki görece zayıf ülkeleri ve bilhassa sıradan Avrupalı yurttaşları değil, öncelikle kendi FİNANS kurumlarını kurtarma derdine düşmüş olmalarını kast ediyorum. Aklıbaşında ve vicdan sahibi aydınları isyan ettiriyor bu bencil ve tarafgir tutum. Son yıllardaki edebî/ akademik çalışmalarıyla dünyaca tanınan iktisatçı Thomas Piketty, daha âdil ve sürdürülebilir yeni bir kalkınma modeli için “önceliklerimizde net bir değişim olması, parasal ve malî alandaki tabulara meydan okunması” gerektiğini&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Minnacık bir virüs emperyalist Avrupa’nın maskesini düşürdü. Sadece medyaya konu olan, başka Avrupa ülkelerine gitmekte olan maske ve sağlık ekipmanına bazı ülkelerde el konulmasından söz etmiyorum. Avrupa Birliği’nin en etkin organlarının, salgının ölümcül etkilerine karşı, kendi aralarındaki görece zayıf ülkeleri ve bilhassa sıradan Avrupalı yurttaşları değil, öncelikle kendi FİNANS kurumlarını kurtarma derdine düşmüş olmalarını kast ediyorum. Aklıbaşında ve vicdan sahibi aydınları isyan ettiriyor bu bencil ve tarafgir tutum. Son yıllardaki edebî/ akademik çalışmalarıyla dünyaca tanınan iktisatçı Thomas Piketty, daha âdil ve sürdürülebilir yeni bir kalkınma modeli için “önceliklerimizde net bir değişim olması, parasal ve malî alandaki tabulara meydan okunması” gerektiğini söyleyecek kadar ileri gidiyor. İktisat politikaları “reel ekonominin yararına çalışmalı, sosyal ve ekolojik hedeflere hizmet için kullanılmalıdır.”1 Piketty’nin verdiği bilgiler dudak uçuklatıyor: Avrupa Merkez Bankası (ECB) tarafından yönetilen merkez bankaları ağı Eurosystem, 2008 krizinden beri bankaları kurtarmak için boyuna para basıp duruyor. Eurosystem’in bilançosu 2007-2018 arasında 1 trilyon eurodan tam 4.7 trilyon euroya çıkıyor ki, bu rakam bütün euro bölgesinin yurtiçi gayrısafi hasılalar toplamının yüzde 40’ı demektir (Önceki oran yüzde 10). Özetle, Avrupa devletleri büyük bir finans krizini önlediler ama yükünü vatandaşın sırtına bindirerek!</p>
<p>2008 finans krizi artı 2020 pandemi krizini beraberce “1929 Büyük Bunalımı artı İkinci Dünya Savaşı” dönemine benzetebiliriz. Savaştan sonra Avrupa uzun bir restorasyon dönemine girdi. Bu onarım evresinin iki önemli organı NATO ile AET oldu. AET yani Avrupa Ekonomik Topluluğu, bugünkü AB’nin çekirdeğidir. Kuruluşundaki temel amaç, Almanya’nın ekonomik gelişmesini denetim altında tutmak, böylece yeni çılgınlıklara kapılmasını engellemekti. NATO’nun kuruluş amacı ise İngiliz general Hasting Ismay’in kelimeleriyle şöyle dile getirilmişti: “To keep the Russians out, the Americans in, and the Germans down.” Öyle bir askerî ittifak kuralım ki, Ruslar dışarıda, Amerikalılar içeride, Almanlar ise altta kalsın! Bu düzenlemelerden yarım asır sonra, meşhur Time dergisinin “Avrupa: 50 Harikulâde Yıl” başlıklı özel sayısı şöyle bir bilanço çıkarıyordu: “Tıpkı ormanlar gibi, medeniyetleri de kasıp kavuran yangınlar vardır. Fakat ardından, bizzat küller toprağı besler ve tedricen yeni bir büyüme başlar. Esinleyici fakat dehşetli bir yeniden ormanlaşmadır bu: Apokalips yoluyla tarihsel ilerleme. Harabeler içinden Phoeniks sanayiler çıkar, şehirler yeniden billurlaşır. Orman, yangını affeder. Bach’tan barbarlığa alçalan bir toplum, üzüntülü fakat akıllı bir tarzda, tekrar Bach’a doğru yükselir.”2 (Apokalips: Dünyanın sonuna işaret sayılan felaketler. Phoenix: Kendi küllerinden vücud bulan kuş, anka.)</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-haziran-2020">Derin Tarih Haziran Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Veba Salgını Selçukluları da Vurmuştu</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/veba-salgini-selcuklulari-da-vurmustu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Muharrem Kesik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Apr 2020 07:03:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[âfet]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[hijyen]]></category>
		<category><![CDATA[kara ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<category><![CDATA[pestis]]></category>
		<category><![CDATA[plague]]></category>
		<category><![CDATA[salgın]]></category>
		<category><![CDATA[veba]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=5822</guid>

					<description><![CDATA[Tarihte insan kaybına neden olan en büyük faktörün ardı arkası kesilmeyen savaşlar olduğu bir gerçek. Ancak eski devirlerde henüz çaresi bulunamamış bulaşıcı hastalıklar, yangın, sel baskını ve deprem gibi doğal âfetler de bu kayıpların artmasında etkili olmuştu. Salgın hastalıklar insanlık tarihi boyunca maruz kaldığı en korkunç doğal âfetlerin başında gelmiştir. Kitlesel ölümlere sebebiyet veren salgınların başında ise veba ve kolera gelir. Hastalık yapıcı herhangi bir mikroorganizmanın insan vücuduna girip yerleşmesi ve çoğalmasına bulaşma/ enfeksiyon, bunun sonucunda çıkan hastalığa da bulaşıcı hastalık denir. Bulaşıcı hastalıkların coğrafya, iklim, sosyo ekonomik şartlar, toplumların kültür düzeyi ve temizlik alışkanlıklarıyla doğrudan ilişkisi vardır. Bulaşıcı hastalıklar&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="Standard"><span lang="EN-US">Tarihte insan kaybına neden olan en büyük faktörün ardı arkası kesilmeyen savaşlar olduğu bir gerçek. Ancak eski devirlerde henüz çaresi bulunamamış bulaşıcı hastalıklar, yangın, sel baskını ve deprem gibi doğal âfetler de bu kayıpların artmasında etkili olmuştu.</span></p>
<p class="Standard"><span lang="EN-US">Salgın hastalıklar insanlık tarihi boyunca maruz kaldığı en korkunç doğal âfetlerin başında gelmiştir. Kitlesel ölümlere sebebiyet veren salgınların başında ise veba ve kolera gelir. Hastalık yapıcı herhangi bir mikroorganizmanın insan vücuduna girip yerleşmesi ve çoğalmasına bulaşma/ enfeksiyon, bunun sonucunda çıkan hastalığa da bulaşıcı hastalık denir. Bulaşıcı hastalıkların coğrafya, iklim, sosyo ekonomik şartlar, toplumların kültür düzeyi ve temizlik alışkanlıklarıyla doğrudan ilişkisi vardır. Bulaşıcı hastalıklar zaman zaman salgın hâline dönüşerek toplum sağlığını ciddi düzeyde tehlikeye düşürebilmiştir. Bir hastalığın belli bir zaman aralığında çok sayıda görülmesi durumuna ‘salgın/epidemi’, kıta ya da kıtaları etkileyen salgınlara dönüşmesi durumuna da ‘pandemi’ adı verilir. Çoğu zaman salgın olarak yayılan, öldürücü, ateşli ve bulaşıcı hastalıklardan en önemlisi, Avrupa’da plague, black death (kara ölüm), peste, pestis; bizde ise “kıran”, “taun” adlarıyla bilinen “veba” hastalığıydı. Bu hastalık özellikle insanların topluluklar hâlinde yoğun bir şekilde yaşadığı, temizlik (hijyen) şartlarına dikkat etmeyen, sosyo- ekonomik düzeyi düşük ülkelerde, endemik (yöreye özgü) durumda bulunur. Gemiler, kargolar ve diğer ulaşım araçlarıyla başka ülkelere de geçebilir. Sebebinin bilinmediği çağlarda veba gibi salgın hastalıklar birbirinden farklı görüşlerle açıklanmaya çalışılmış, tedbirler konusunda maddî-manevî birtakım yollara başvurulmuştu. Bazı geri kalmış topluluklarda salgın hastalıklar kötü ruhların etkisine bağlanmış, bu ruhların ancak din adamları tarafından kovulabileceğine inanıldığından, din adamları hekimlik görevini de yürütmüşlerdi. Bu düşünce zaman içinde Allah’ın günahkâr insanları topluca veya tek tek cezalandırması inancına dönüştü. Bu anlayışın Ortaçağ’da da etkisini kaybetmediği görülür. Aynı şekilde Doğu dünyasında da vebadan korunmak ve bu hastalığı tedavi etmek maksadıyla maddî-manevî birçok tedbir alındığı görülür. Bu kapsamda bazı ilaçlar denenmiş; tılsım açmak, şeytanı kırmak, tütsü vermek, muska yapmak gibi batıl usuller de kullanılmıştı.</span></p>
<p class="Standard"><span lang="EN-US">İslam dünyasında 7. asırda karantina yönteminin uygulanmakta olduğunu Hz. Peygamber’in (sas) hadisinden anlıyoruz. Hz. Muhammed, vebanın çık &#8211; tığı yere gitmeyi ve vebanın yaşandığı yerden çıkmayı yasaklamıştı.</span></p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-nisan-2020">Derin Tarih Nisan Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Korona Günlerinde Çiçek Aşısı</title>
		<link>https://www.derintarih.com/esyanin-kalbi/korona-gunlerinde-cicek-asisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Metin Taha Yılmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Apr 2020 06:03:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eşyanın Kalbi]]></category>
		<category><![CDATA[Çiçek hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[Edward Jenner]]></category>
		<category><![CDATA[Koronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<category><![CDATA[Tıbbî]]></category>
		<category><![CDATA[verem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=5783</guid>

					<description><![CDATA[Geride bıraktığımız ay başında DSÖ koronavirüsü henüz bir pandemi olarak kabûl etmemişti. Çin’i vak’a sayısında hızla geride bırakan ABD’de hasta sayısı 100’ün altındaydı, bize uğramamıştı bile. Bendeniz pandemikler arasında bir yerde olduğumuzu söylemiş ve kurtuluşun cerrahî maskelerin arkasına saklanmakta değil, elleri bol bol yıkamakta olduğunu yazmıştım. Çin’den gelen görüntüler üzerinden de bir tuhaf distopyanın ortasına düştüğümüzü zikretmiştim. Maksadım düşmanı tanımak ve gardı ona göre almaktı. Televizyonlar hastalığın ülkemize gelmesiyle beraber aynı şeyleri o kadar çok tekrar ettiler ki bırakın ufak tedbirleri, şimdi herkes epidemi ile pandemi arasındaki farkı ilmî bir makale ile izah edecek kadar malûmat sahibi oldu. Zaten bizim&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="Standard"><span lang="EN-US">Geride bıraktığımız ay başında DSÖ koronavirüsü henüz bir pandemi olarak kabûl etmemişti. Çin’i vak’a sayısında hızla geride bırakan ABD’de hasta sayısı 100’ün altındaydı, bize uğramamıştı bile. Bendeniz pandemikler arasında bir yerde olduğumuzu söylemiş ve kurtuluşun cerrahî maskelerin arkasına saklanmakta değil, elleri bol bol yıkamakta olduğunu yazmıştım. Çin’den gelen görüntüler üzerinden de bir tuhaf distopyanın ortasına düştüğümüzü zikretmiştim. Maksadım düşmanı tanımak ve gardı ona göre almaktı. Televizyonlar hastalığın ülkemize gelmesiyle beraber aynı şeyleri o kadar çok tekrar ettiler ki bırakın ufak tedbirleri, şimdi herkes epidemi ile pandemi arasındaki farkı ilmî bir makale ile izah edecek kadar malûmat sahibi oldu. Zaten bizim milletimizin diyanet, siyaset ve tababet üzerine hâkimiyeti meşhurdur. Beynamazımız fetva verir, veremlimiz ilaç yazar, memurumuz genel başkan olur.</span></p>
<p class="Standard"><span lang="EN-US">Pandemi korkusunu iliklerine kadar hisseden insanımıza üzerine hükümler vereceği yeni bir kelime lâzım. Öyle bir kelime ki içine düştüğü distopyayı aşsın ve evden çalışmak çilesinden kurtulup ihtiyar ana-babasına yeniden sarılabilsin. Ben o kelimeyi biliyorum ve nasıl mümkün olabileceğini de&#8230; Eradikasyon! Tıbbî ıstılahta enfeksiyon hastalığını kaynağıyla beraber yeryüzünden söküp atmak mânâsına geliyor. Kökünü kazımak&#8230; Peki bu gerçekten mümkün mü? Örneği var mı? Mümkün, var! Çiçek hastalığı&#8230; Bin sene uğraşmış insanlık ama sonunda çiçek hastalığının eradikasyonunu (ve minellahi’t tevfîk) başarmış. Nasıl mı? Aşıyla! Çoğumuzda ilk aşının Edward Jenner tarafından -çiçek hastalığına karşı koruma sağlamak için bu hastalığa yakalanan ineklerin püstüllerinden aldığı mayalarla- geliştirildiği kanaati hâkimdir. Hâlbuki insanoğlunun çiçek hastalığı ile tanışması binlerce sene evveline dayanır ve hastalıktan kurtulmak için aşı kullandığına dair deliller de mevcuttur.</span></p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-nisan-2020">Derin Tarih Nisan Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
