﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Recep Tayyip Erdoğan &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/recep-tayyip-erdogan/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Tue, 02 Mar 2021 06:17:35 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Recep Tayyip Erdoğan &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Dostum Yavuz Bahadıroğlu</title>
		<link>https://www.derintarih.com/hos-sada/dostum-yavuz-bahadiroglu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Süleyman Kocabaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Mar 2021 06:17:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hoş Sadâ]]></category>
		<category><![CDATA[Eyüp Sultan]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an-ı Kerim]]></category>
		<category><![CDATA[osmanli]]></category>
		<category><![CDATA[Recep Tayyip Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[Yavuz Bahadıroğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=6863</guid>

					<description><![CDATA[Yazar dostumuz ve ağabeyimiz Yavuz Bahadıroğlu’nu 22 Ocak 2021’de, 76 yaşında iken ebediyete uğurladık. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın da katıldığı cenaze namazı Eyüp Sultan Camii’nde Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş tarafından kıldırıldı. Cumhurbaşkanımız merhum, Eyüp Sultan mezarlığında toprağa verilene kadar oradan ayrılmadı, mezarına toprak attı, Kur’an-ı Kerim okudu. Bahadıroğlu yazarlığa ağırlıklı olarak “tarihî romanlar” yazarak başlamış; bunu, “büyük eksiklik olarak gördüm” dediği çocuk kitapları takip etmiş, yakın tarihimizi ve siyasî meseleleri de ele almıştır. Tarihimizin perde arkasında yaşanan kayıt dışı meseleleri gür sesi ve cesaretiyle dile getirmeyi şiar edinmiştir. Osmanlı’nın son yarım asırlık döneminde Ahmet Mithat Efendi&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yazar dostumuz ve ağabeyimiz Yavuz Bahadıroğlu’nu 22 Ocak 2021’de, 76 yaşında iken ebediyete uğurladık. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın da katıldığı cenaze namazı Eyüp Sultan Camii’nde Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş tarafından kıldırıldı. Cumhurbaşkanımız merhum, Eyüp Sultan mezarlığında toprağa verilene kadar oradan ayrılmadı, mezarına toprak attı, Kur’an-ı Kerim okudu.</p>
<p>Bahadıroğlu yazarlığa ağırlıklı olarak “tarihî romanlar” yazarak başlamış; bunu, “büyük eksiklik olarak gördüm” dediği çocuk kitapları takip etmiş, yakın tarihimizi ve siyasî meseleleri de ele almıştır. Tarihimizin perde arkasında yaşanan kayıt dışı meseleleri gür sesi ve cesaretiyle dile getirmeyi şiar edinmiştir. Osmanlı’nın son yarım asırlık döneminde Ahmet Mithat Efendi ve Ahmet Refik’in (Altınay), “tarihi sevdiren adamlar” olarak anıldıklarını biliyoruz. Bugün bu statüye layık görülen isimlerden biri Bahadıroğlu olmuştur.</p>
<p>Bahadıroğlu’nu 1960’larda, pek çoğumuz gibi lise yıllarımda kitaplarını okuyarak tanımıştım. Vicahen tanışmamız ise İstanbul’da, 1990’lardaki kitap fuarlarında oldu. Kendisini standında ziyaret ederek yeni çıkan kitaplarımı imzalayıp verdim. “Siz milletimize tarihini sevdiren adamsınız. Biz, sizin kitaplarınızı okuyarak tarihimizi sevdik, tarihçi olduk” dedim. Teşekkür etti, sonra da kitabını imzaladı. O günden sonra kitap fuarlarında imza günlerimiz oldukça, birbirimizi stantlarımızda ziyaret eder, hal hatır sorar, imzalı kitaplarımızı birbirimize takdim ederdik. Sık sık dile getirdiği, “Kur’an bizim rehberimizdir, ona göre hareket etmeliyiz, barış ve huzur bundadır” sözlerini de unutmam.</p>
<p>Yavuz Bahadıroğlu, bir süredir Mustafa Armağan ile Akit TV’de “Kayıt Dışı Tarih” adlı programı sunuyordu. Vefatının ardından 23 Ocak tarihli programda Bahadıroğlu yâd edildi. Armağan’ın konuğu, Bahadıroğlu’nun yakın dostu Haluk İmamoğlu’ydu. Hatıralarını anlatırken, Bahadıroğlu’nun asıl ismi olan Niyazi Birinci yerine neden bu ismi kullandığından da bahsetti. Bahadıroğlu, Rize’den İstanbul’a gelip <em>Yeni Asya</em>’da yazılar yazmaya başladığında, avukat Bekir Berk’le tanışmış. Meğer Berk, onun yazılarını ve üslubunu çok severmiş. “Niyazi Birinci ismi bu üslubunuzu kaldırmaz, bundan böyle adınız Yavuz Bahadıroğlu olsun” deyince bu ismi benimsemiş rahmetli.</p>
<p>Kendisinin başka müstear isimler kullandığını ise oğlu avukat Mücahit Birinci’nin <em>Yeni Akit</em> gazetesindeki 25 Ocak 2021 tarihli röportajından öğreniyoruz. Selçuk Kuleli, Veysel Akpınar ve Şeref Baysal isimlerini de kullanmış. Çocuk kitaplarını ise Bahadır Alp ve Nurcan Sevinç müstear isimleriyle kaleme almış.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-mart-2021">Derin Tarih Mart Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cumhuriyet’in En Büyük Malazgirt Projesi</title>
		<link>https://www.derintarih.com/selcuklu-tarihi/cumhuriyetin-en-buyuk-malazgirt-projesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa Alican]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Sep 2020 05:25:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Selçuklu Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Bizans İmparatorluğu]]></category>
		<category><![CDATA[çalıştay]]></category>
		<category><![CDATA[Doğu Roma]]></category>
		<category><![CDATA[müjde]]></category>
		<category><![CDATA[Recep Tayyip Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[Türk-İslam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=6312</guid>

					<description><![CDATA[Henüz 40 yıllık bir mazisi bile olmayan Büyük Selçukluların, tarihin gördüğü en büyük siyasî teşekküllerden biri olan Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğu’nu dize getirdiği Malazgirt Savaşı, yalnızca Türk ve İslam tarihinin değil, dünya tarihinin de en önemli hadiselerinden biridir. 1071 Ağustos’unda meydana gelen bu savaştan sonra tarih yeni bir ilerleme hattına girmiş, asırları biçimlendiren Türk-İslam çağı başlamış, tarihteki hiçbir şey artık daha öncesindeki gibi olmamıştır. Fakat aynı zamanda Anadolu Türkiye’sinin kurucu hadisesi de olan Malazgirt zaferine 2010’lu yıllara dek lâyık olduğu önemin verildiğini söylemek mümkün değildir. Bir başka ifadeyle, Malazgirt ve ihtiva ettiği anlam uzun yıllar boyunca ihmâl edilmiş, büyük zaferin&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Henüz 40 yıllık bir mazisi bile olmayan Büyük Selçukluların, tarihin gördüğü en büyük siyasî teşekküllerden biri olan Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğu’nu dize getirdiği Malazgirt Savaşı, yalnızca Türk ve İslam tarihinin değil, dünya tarihinin de en önemli hadiselerinden biridir. 1071 Ağustos’unda meydana gelen bu savaştan sonra tarih yeni bir ilerleme hattına girmiş, asırları biçimlendiren Türk-İslam çağı başlamış, tarihteki hiçbir şey artık daha öncesindeki gibi olmamıştır. Fakat aynı zamanda Anadolu Türkiye’sinin kurucu hadisesi de olan Malazgirt zaferine 2010’lu yıllara dek lâyık olduğu önemin verildiğini söylemek mümkün değildir. Bir başka ifadeyle, Malazgirt ve ihtiva ettiği anlam uzun yıllar boyunca ihmâl edilmiş, büyük zaferin hem Türkiye’nin, hem de bölgemizin tarihî varoluşu açısından sahip olduğu ehemmiyet yeterince değerlendirilememiştir.</p>
<p>2000’lerden itibaren Türk siyasetinde kendini göstermeye başlayan ve 2010’lu yılların ortalarında yoğunluk kazanan “Türkiye’nin 2071 vizyonu” vurgusu ile ülkemizdeki Malazgirt kavrayışının köklü bir dönüşüme uğradığı söylenebilir. Bu süreçte Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın özel bir alâka gösterdiği Malazgirt zaferi daha evvel hiç olmadığı kadar güçlü bir biçimde gündeme gelmiş, her yıl geniş katılımlı anma ve kutlama faaliyetleri icra edilmeye başlanmış, konu ile ilgili hem akademi içinden, hem de akademi dışından birçok kitap kaleme alınmış; sempozyum, çalıştay ve konferanslar düzenlenmiş, belgeseller çekilmiş, bilimsel ve kültürel etkinlikler yapılmıştır. Türk siyasetinin 21. yüzyılda evrildiği noktayı göstermesi bir yana, Malazgirt zaferine ve Selçuklulara dair bilginin kitleselleşmesi anlamına da gelen bu gelişmelerin, unutulmuş değerlerimizin yeniden keşfedilmesi bakımından ziyadesiyle kıymetli olduğu açıktır. Malazgirt ile ilgili bu sevindirici sürecin, geçtiğimiz Haziran ayında başlayan geniş ölçekli ve disiplinlerarası bir yüzey araştırması projesiyle taçlandırıldığı müjdesini buradan vermiş olalım.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-eylul-2020">Derin Tarih Eylül Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hoşgeldin Sancak’ın Gönül Fatihi!</title>
		<link>https://www.derintarih.com/gundem/hosgeldin-sancakin-gonul-fatihi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avdıya Salkovıç]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 Oct 2017 22:24:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Aleksandar Vuçiç]]></category>
		<category><![CDATA[Recep Tayyip Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[Sancak şehirleri]]></category>
		<category><![CDATA[Sancak’a ikinci ziyaret]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=2848</guid>

					<description><![CDATA[11 Ekim 2017 Çarşamba günü Sırbistan’a yaptığı resmî ziyaret sırasında Belgrat’tan sonra Novi Pazar şehri de Türkiye Cumhuriyeti’nin halk tarafından seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı misafir etme mazhariyetine nail oldu. Bu onun Sancak’a ikinci ziyaretiydi. İlkini 2010’da Başbakan sıfatıyla gerçekleştirmişti. O zaman olduğu gibi şimdi de Balkanların bu kuytu köşesinde basiret gözleri tekrar açıldı. Yüzyıllar sonra Novi Pazar üzerinden mutluluk rüzgarları yeniden esip geçti. Novi Pazar halkı kadar Sancak şehirlerinde yaşayan diğer Boşnaklar da Cumhurbaşkanının gelişini sabırsızlıkla bekliyorlardı. Binlerce insan şehrin merkezinde ve Boşnak Millî Konseyi önünde toplanıp yüce misafirini bağrına bastı. Bu dönemde Balkanların havası çok sert olur;&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>11 Ekim 2017 Çarşamba günü Sırbistan’a yaptığı resmî ziyaret sırasında Belgrat’tan sonra Novi Pazar şehri de Türkiye Cumhuriyeti’nin halk tarafından seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı misafir etme mazhariyetine nail oldu. Bu onun Sancak’a ikinci ziyaretiydi. İlkini 2010’da Başbakan sıfatıyla gerçekleştirmişti. O zaman olduğu gibi şimdi de Balkanların bu kuytu köşesinde basiret gözleri tekrar açıldı. Yüzyıllar sonra Novi Pazar üzerinden mutluluk rüzgarları yeniden esip geçti.</p>
<p>Novi Pazar halkı kadar Sancak şehirlerinde yaşayan diğer Boşnaklar da Cumhurbaşkanının gelişini sabırsızlıkla bekliyorlardı. Binlerce insan şehrin merkezinde ve Boşnak Millî Konseyi önünde toplanıp yüce misafirini bağrına bastı. Bu dönemde Balkanların havası çok sert olur; fakat o gün, sevincimize eşlik edercesine ılık ve güneşli bir hava vardı. İçimiz içimize sığmıyordu; şarkılar, ilahiler okuduk, Türkiye ve Sancak bayraklarını dalgalandırdık.</p>
<p>Cumhurbaşkanımız Novi Pazar’a yalnız gelmedi. Yanında Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vuçiç de vardı. Problemli geçmişinden dolayı Boşnak halkı onu pek sevmez; kendisi de bunu gayet iyi bilir. Nitekim bu gerçeği o gün belediye önündeki konuşmasında binlerce insanın huzurunda itiraf etti: “Biliyorum, Erdoğan olmasa yarınız bile beni karşılamaya gelmezdi!” Fakat o gün husumet yoktu. Türkiye hürmetine, Cumhurbaşkanı Erdoğan hürmetine kendisine karşı en ufak bir kırgınlık alameti ve taşkınlık gösterilmedi.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derintarih-kasim2017">Derin Tarih Kasım Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
