﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Said Nursî’ &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/said-nursi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Fri, 08 Jun 2018 10:01:10 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Said Nursî’ &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Sultan II. Abdülhamid ve Said Nursî İlişkisine Dair İki Yeni Belge Bulundu</title>
		<link>https://www.derintarih.com/kesifler/sultan-ii-abdulhamid-ve-said-nursi-iliskisine-dair-iki-yeni-belge-bulundu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Osman Kırca]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 Jun 2018 10:01:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Keşifler]]></category>
		<category><![CDATA[Bediüzzaman]]></category>
		<category><![CDATA[Said Nursî’]]></category>
		<category><![CDATA[üstad]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=3503</guid>

					<description><![CDATA[Bediüzzaman Said Nursî’ye maaş tahsisi ve harcırah verilmesine dair Sultan II. Abdülhamid tarafından 26 Haziran 1908 tarihli iki irade yayımlanmıştı. Ondan, sadece “Vanlı Said Efendi” ve “Said Efendi” şeklinde bahsediliyordu. Bugüne kadar gözden kaçan bu iki irade ilk kez Derin Tarih’te yayımlanıyor. Devamı Derin Tarih Haziran Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bediüzzaman Said Nursî’ye maaş tahsisi ve harcırah verilmesine dair Sultan II. Abdülhamid tarafından 26 Haziran 1908 tarihli iki irade yayımlanmıştı. Ondan, sadece “Vanlı Said Efendi” ve “Said Efendi” şeklinde bahsediliyordu. Bugüne kadar gözden kaçan bu iki irade ilk kez Derin Tarih’te yayımlanıyor.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derintarih-haziran2018">Derin Tarih Haziran Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Necmettin Şahiner: Şerif Mardin Risale-i Nurları Baştan Sona Defalarca Okudu</title>
		<link>https://www.derintarih.com/soylesi/necmettin-sahiner-serif-mardin-risale-i-nurlari-bastan-sona-defalarca-okudu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Samet Tınas]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 Sep 2017 21:55:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[Cemil Meriç]]></category>
		<category><![CDATA[Nur talebele­ri]]></category>
		<category><![CDATA[Said Nursî’]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=2783</guid>

					<description><![CDATA[Şerif Mardin’le tanışma hikâyenizi anlatır mısınız? Tam 56 yıldır Said Nursî ile ilgili çalışmalar yapıyo­rum. Üstad hakkında yayınlanmış 30 kitabım var. Said Nursî hakkında farklı kesimlerden insanlarla pek çok anket yaptım. İlk anketim 1975 yılındaydı. Tam 150 in­sanın kapısını çalmış, bu arada müstesna bir fazilet abi­desi olan Cemil Meriç’le tanışmıştım. Bana bir gününü ayırdı. Ondan sonra 12 sene boyunca, her Perşembe gü­nü rahmetli olana kadar kendisine Göztepe’deki evi­ne misafir oldum. Namaz kılar, yemek yer, risale okur, sohbet ederdik. Tanışmamızdan iki yıl sonra, 1977’de bana, “Evlâdım keşke dün gelseydin, Şerif Mardin bu­radaydı. Senin bana sorduğun Said Nursî hakkındaki sualleri ona sordum”&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Şerif Mardin’le tanışma hikâyenizi anlatır mısınız?</strong></em></p>
<p>Tam 56 yıldır Said Nursî ile ilgili çalışmalar yapıyo­rum. Üstad hakkında yayınlanmış 30 kitabım var. Said Nursî hakkında farklı kesimlerden insanlarla pek çok anket yaptım. İlk anketim 1975 yılındaydı. Tam 150 in­sanın kapısını çalmış, bu arada müstesna bir fazilet abi­desi olan Cemil Meriç’le tanışmıştım. Bana bir gününü ayırdı. Ondan sonra 12 sene boyunca, her Perşembe gü­nü rahmetli olana kadar kendisine Göztepe’deki evi­ne misafir oldum. Namaz kılar, yemek yer, risale okur, sohbet ederdik. Tanışmamızdan iki yıl sonra, 1977’de bana, “Evlâdım keşke dün gelseydin, Şerif Mardin bu­radaydı. Senin bana sorduğun Said Nursî hakkındaki sualleri ona sordum” dedi. Ne sorsa, “Bilmiyorum” diye cevap verince Cemil Meriç de “Böyle sosyoloji olur mu? Said Nursî ve <em>Risale-i Nur </em>Türkiye’nin bir meselesidir. Si­zin gibi bir sosyolog bunu bilmeli” demiş.</p>
<p><em><strong>Şerif Mardin Nurculukla bundan sonra mı ilgilenmiş?</strong></em></p>
<p>Evet. Cemil Meriç’e çok itibar ettiği için Nur talebele­riyle tanışacağına ve bu konuyu çalışacağına söz veriyor. Ben de Cemil Meriç’e “Üstad, herkes Said Nursî’nin aley­hinde yazıyor ve kampanya yapıyor. Bu kişi de öyle yapma­sın” dedim. İki gözü de görmeyen merhum hoca iki elini masaya vurarak ayağa fırladı. “Yok evlâdım, Şerif Mardin ciddi bir ilim adamıdır” dedi, “doğrudan şaşmaz, namuslu bir insandır”.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derintarih-ekim2017">Derin Tarih Ekim Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Burhan Kuzu: “Başkanlık Modeline Geçmekten Başka Şansımız Yok”</title>
		<link>https://www.derintarih.com/kapak-dosyasi/prof-dr-burhan-kuzu-baskanlik-modeline-gecmekten-baska-sansimiz-yok/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Halil Solak]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 30 Nov 2016 22:01:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kapak Dosyası]]></category>
		<category><![CDATA[Burhan Kuzu]]></category>
		<category><![CDATA[Darbe]]></category>
		<category><![CDATA[Said Nursî’]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=1784</guid>

					<description><![CDATA[Anayasa tartışmaları gündeme geldiğinde akla gelen ilk isim siz oluyorsunuz. Nedir Türkiye’nin anayasa ile derdi? Türkiye’nin 200 yıldır bir anayasa sorunu var. Neden? Çünkü milletin boyuna posuna göre bir elbise dikilmiyor. Bütün mesele bu. Ayrıca tarihe baktığımız zaman bütün anayasalar olağanüstü dönemlerde ya da darbelerden sonra yapılmış. 1921 Anayasası normal dönemde çıkmış gibi görünüyor ama Millî Mücadele verilmiş, toprağımızın büyük kısmını kaybetmişiz. Yine de en millîleri 1921 ve 1924 anayasaları. Egemenlik vurgusu en net bu anayasalarda var. Darbe anayasaları? 1961 ve 1982 Anayasaları millete rağmen yapılmıştır. Vesayet, oligarşi dediğimiz hususlar hep buradan kaynaklanıyor. Seçim var ama derin devletin yapısına ters&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Anayasa tartışmaları gündeme geldiğinde akla gelen ilk isim siz oluyorsunuz. Nedir Türkiye’nin anayasa ile derdi? </strong></p>
<p>Türkiye’nin 200 yıldır bir anayasa sorunu var. Neden? Çünkü milletin boyuna posuna göre bir elbise dikilmiyor. Bütün mesele bu. Ayrıca tarihe baktığımız zaman bütün anayasalar olağanüstü dönemlerde ya da darbelerden sonra yapılmış. 1921 Anayasası normal dönemde çıkmış gibi görünüyor ama Millî Mücadele verilmiş, toprağımızın büyük kısmını kaybetmişiz. Yine de en millîleri 1921 ve 1924 anayasaları. Egemenlik vurgusu en net bu anayasalarda var.</p>
<p><strong>Darbe anayasaları?</strong></p>
<p>1961 ve 1982 Anayasaları millete rağmen yapılmıştır. Vesayet, oligarşi dediğimiz hususlar hep buradan kaynaklanıyor. Seçim var ama derin devletin yapısına ters bir şey olursa askerle, basınla vururuz diye düşündüler. 28 Şubat’a kadar askerle vurdular, sonra basın ve son dönemlerde de yargıyla. Gördüğüm şu: Atanmış organlar belli kademelere yerleşiyor, geriye bir şey kalırsa siyasetçi yapıyor. Davul siyasetçide, tokmak başkasında…</p>
<p>Dolayısıyla millete güvensizliğe dayanan anayasa sıkıntı çıkarıyor, gördük bunları.  Her iki anayasa da bizim kürsüde hazırlandı. Benim hocalarım yaptı ama millî irade ve hâkimiyete hep şüpheyle yaklaşılmıştır. Tabii bu Menderes’e tepkiden kaynaklanıyor. Millete güvensizlik o raddeye çıkmış ki, başkanlık modeli konuşulurken biri diyor ki, “Bu milletin kimi seçeceği belli olmaz. Ya Said Nursî’yi başkan seçerse?” Düşünün, 61 Anayasası yapılırken oluyor bunlar. Bırakın millet kimi getirirse getirsin. İşte bu güvensizliğin zirve noktasıdır. 1982 Anayasası’nda da devam ediyor bu. Parlamenter sistem bu anlayışa çok müsait. Güçlerin dağılımı, bürokrasi, askeriyenin vesayeti&#8230; Hepsi etken.</p>
<p>Devamı <a href="http://www.birlikte.com.tr/derintarih-aralik2016" target="_blank">Derin Tarih Aralık Sayısında…</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
