﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Salih Münir Paşa &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/salih-munir-pasa/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Tue, 01 Dec 2020 06:51:26 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Salih Münir Paşa &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Din ve Maneviyatımızın Koruyucusu Sultan Abdülhamid’den İslamofobiye Karşı Beyaz Diplomasi</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/din-ve-maneviyatimizin-koruyucusu-sultan-abdulhamidden-islamofobiye-karsi-beyaz-diplomasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa Armağan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Dec 2020 06:51:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Düvel-i Muazzama]]></category>
		<category><![CDATA[Lyceum]]></category>
		<category><![CDATA[Salih Münir Paşa]]></category>
		<category><![CDATA[Sultan II. Abdülhamid]]></category>
		<category><![CDATA[Vicomte Henri de Bornier]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=6611</guid>

					<description><![CDATA[Son olarak, 2015 yılında yayımlanan karikatürlerin önceki ay sonunda Fransa devlet binalarına yansıtılması örneğinde olduğu gibi, Garp canibinden esen üzücü haberleri işitip de Sultan Abdülhamid’i anmamak mümkün mü? Devletin en müşkül anlarında bile Düvel-i Muazzama’nın idarecilerine sözünü geçirebilen ve İslamiyet hakkında kalem oynatırken veya tiyatroda bir eser sahneye koyarken dinî değerlerimize karşı daha saygılı ve özenli olmalarını sağlayan bir derin hassasiyetin değişmez adresiydi Halife hazretleri. Sultan II. Abdülhamid denilince Fransa, İngiltere, İtalya ve Amerika Birleşik Devletleri’nde Peygamber Efendimiz (sas) aleyhinde bir piyes oynanacağını haber alınca engellenmesi için çok etkin diplomatik girişimlerde bulunan ve meseleyi ortada bırakmayıp sonuç almasını da bilen&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son olarak, 2015 yılında yayımlanan karikatürlerin önceki ay sonunda Fransa devlet binalarına yansıtılması örneğinde olduğu gibi, Garp canibinden esen üzücü haberleri işitip de Sultan Abdülhamid’i anmamak mümkün mü? Devletin en müşkül anlarında bile Düvel-i Muazzama’nın idarecilerine sözünü geçirebilen ve İslamiyet hakkında kalem oynatırken veya tiyatroda bir eser sahneye koyarken dinî değerlerimize karşı daha saygılı ve özenli olmalarını sağlayan bir derin hassasiyetin değişmez adresiydi Halife hazretleri.</p>
<p>Sultan II. Abdülhamid denilince Fransa, İngiltere, İtalya ve Amerika Birleşik Devletleri’nde Peygamber Efendimiz (sas) aleyhinde bir piyes oynanacağını haber alınca engellenmesi için çok etkin diplomatik girişimlerde bulunan ve meseleyi ortada bırakmayıp sonuç almasını da bilen bir padişahın, bir devlet adamının uyanık bilinci yanında, bir büyük Müslümanın hassas ruhuyla da karşı karşıya olduğumuzu asla unutmamamız gerekiyor. Özellikle Paris Büyükelçisi Esad Paşa ile Salih Münir Paşa’yı nasıl yönlendirdiğini hatırlamakta yarar var.</p>
<p>Dosyamızda Ahmet Uçar tarafından kaleme alınan yazıda Fransa’da sahnelenmesi planlanın piyesi yasaklatmak suretiyle, Abdülhamid Han’ın Peygamber Efendimiz’in ve ecdadının, din ve devletinin haklarını, hem de Yıldız Sarayı’ndan dışarıya adımını atmadan nasıl savunduğunu görmek mümkün. Ancak bu tek örnek değil.</p>
<p>Piyesin yazarı Vicomte Henri de Bornier işin peşini bırakmaya hiç mi hiç niyetli değildir. Bu defa eserini Abdülhamid Han’ın diş geçiremeyeceğini tahmin ettiği, devrin süpergücü olan İngiltere’de oynatmak için girişimde bulunur. Ne var ki, Irving adlı bir aktörle anlaşmış olmasına, bir nevi devlet tiyatrosu olan Lyceum Kraliyet Tiyatrosu’nda oynanması kararlaştırılmasına rağmen, Sultanın inatçı müdahalesinden yakasını kurtaramaz.</p>
<p>Bu defa diplomatik kanallardan bizzat İngiltere’nin ılımlı Dışişleri Bakanı Lord Salisbury devreye sokularak piyesin Fransa’da olduğu gibi yalnız o tiyatroda değil, bütün İngiltere’de oynanması yasaklanacaktır. Ne var ki Sultan Abdülhamid-Henri de Bornier kovalamacasının böylece noktalanmış olduğunu sanıyorsanız aldanıyorsunuz. Çünkü bu işin bir de üçüncü raundu var. Bu defa üç yıl sonrasındayız. Devir değişmiş, Lord Salisbury gitmiş, yerine bir başka Lord, İslamiyete karşı daha mesafeli duran Lord Roserbery Dışişleri Bakanlığı koltuğuna oturmuştur. Bu değişiklikten cesaret bulan Henri de Bornier yeniden atağa kalkar ve bir başka Londra tiyatrosuyla anlaşır. Ancak bu defa da eserini sahneye koydurmayı başaramayacak, ne yaptıysa Sultan Abdülhamid’in mahir diplomasisi, bu mel’aneti sahneye koymasına müsaade etmeyecektir.</p>
<p>Nitekim 1900 yılında Paris’te oynatılmak istenen <em>Muhammed’in Cenneti</em> adlı bir başka piyesin ancak ismi ve muhtevası değiştirilmesi şartıyla sahneye konulur hale getirilmesi de sultanın ince diplomatik girişimlerinin eseridir. Keza bir başka belgeden 1894 yılında Hollanda’nın başkenti Amsterdam’da Mozart’ın <em>Saraydan Kız Kaçırma</em> operasının sahnelenmesine engel olduğunu da öğreniyoruz.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-aralik-2020">Derin Tarih Aralık Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>II. Abdülhamid’in Gözde Diplomatı Salih Münir Paşa</title>
		<link>https://www.derintarih.com/tarihin-taniklari/ii-abdulhamidin-gozde-diplomati-salih-munir-pasa/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kasım Hızlı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Feb 2018 21:38:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tarihin Tanıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmed Vefik Paşa]]></category>
		<category><![CDATA[Salih Münir Paşa]]></category>
		<category><![CDATA[Tanzimat ve I. Meşrutiyet devirleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=3217</guid>

					<description><![CDATA[Salih Münir Paşa, Türk siyasî hayatına birçok devlet adamı yetiştiren Çorlulu ailesindendir. Ailenin en meşhur üyesi, Sultan III. Ahmed devrinde (1703-30) sadrazamlık yapan Çorlulu Ali Paşa’dır. Salih Münir Paşa, 24 Kasım 1857’de dedesi Mehmed Aziz Efendi’nin Vefa’daki konağında dünyaya geldi. Babası Nafia Nazırı Mahmud Celaleddin Paşa, annesi Bîdar Hanım’dır. Hem bürokrat ve muharrir, hem de musikişinas olan Mahmud Celaleddin Paşa’nın Mir’ât-ı Hakîkat isimli eseri Tanzimat ve I. Meşrutiyet devirlerinin iç ve dış meseleleri hakkındaki önemli bilgiler verir. Salih Münir Paşa Sıbyan mektebinde ilk tahsilini tamamladıktan sonra, yeni açılan Mekteb-i Sultani’ye (Galatasaray Lisesi) girdi. Burada Fransızcasını ilerletti ve özel hocalardan dersler&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Salih Münir Paşa, Türk siyasî hayatına birçok devlet adamı yetiştiren Çorlulu ailesindendir. Ailenin en meşhur üyesi, Sultan III. Ahmed devrinde (1703-30) sadrazamlık yapan Çorlulu Ali Paşa’dır.</p>
<p>Salih Münir Paşa, 24 Kasım 1857’de dedesi Mehmed Aziz Efendi’nin Vefa’daki konağında dünyaya geldi. Babası Nafia Nazırı Mahmud Celaleddin Paşa, annesi Bîdar Hanım’dır. Hem bürokrat ve muharrir, hem de musikişinas olan Mahmud Celaleddin Paşa’nın <em>Mir’ât-ı Hakîkat</em> isimli eseri Tanzimat ve I. Meşrutiyet devirlerinin iç ve dış meseleleri hakkındaki önemli bilgiler verir.</p>
<p>Salih Münir Paşa Sıbyan mektebinde ilk tahsilini tamamladıktan sonra, yeni açılan Mekteb-i Sultani’ye (Galatasaray Lisesi) girdi. Burada Fransızcasını ilerletti ve özel hocalardan dersler aldı. Sultan II. Abdülhamid’e daha şehzadeliği zamanında intisab ederek onun teveccühünü kazandı. Tahta çıktıktan sonra da nedimleri arasında yer almıştır.</p>
<p>1872’de mülazemetle Babıali Tercüme Odası’na girdi. İlk Osmanlı Meclis-i Mebusanı’nın başkanı Ahmed Vefik Paşa’nın da teveccühünü kazandığı için mecliste kâtiplik görevine getirildi. Ahmed Vefik Paşa, Moliere’den tercüme ettiği piyesleri ona kopya ettirirdi. Böylece Salih Münir Bey edebiyat ve tarihe dair Paşa’nın bilgisinden istifade imkânı buluyordu.</p>
<p>Şubat 1877’de Ahmed Vefik Paşa’nın başvekâleti zamanında hususi kâtipliğini deruhte etti. 20 Haziran 1879’da Orman ve Maadin Nezareti Mektupçuluğu’na tayin edildikten yaklaşık iki yıl sonra, 13 Nisan 1881’de dördüncü rütbe Mecidî Nişanı’na layık görüldü. Sonraki yıllarda Ahmed Cevdet Paşa’nın hususi öğrenciliğini yaparken onun tarih yazılarını temize çekerek tecrübe sahasını genişletmiştir.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derintarih-mart2018">Derin Tarih Mart Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
