﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Saray &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/saray/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Sat, 02 May 2020 10:31:31 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Saray &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Yavuz’un Eşi, Kanuni’nin Annesi, Vakıf Kültürünün de Nefesiydi</title>
		<link>https://www.derintarih.com/mercek/yavuzun-esi-kanuninin-annesi-vakif-kulturunun-de-nefesiydi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Günay]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 02 May 2020 10:31:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Mercek]]></category>
		<category><![CDATA[Akademik]]></category>
		<category><![CDATA[harem]]></category>
		<category><![CDATA[osmanli]]></category>
		<category><![CDATA[Saray]]></category>
		<category><![CDATA[Türk-İslam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=5875</guid>

					<description><![CDATA[Osmanlı’da fethedilen şehirlerin Türk-İslam hüviyetine bürünmesi ve şehrin ihyası açısından vakıf eserleri önemli bir yere sahiptir. Muhtaç ve yoksullara yardım etmek, durumu iyi olmayan evlenecek çağdaki genç kızlara çeyiz temin etmek, yetim ve öksüzleri korumak, kollamak ve giydirmek, orduya asker yetiştirmek gibi hizmetler vakıflar tarafından karşılanmaktaydı. Aynı zamanda doğal afetler neticesinde mağdur olanlara, savaşlarda şehit düşen askerlerin yakınlarına, hastanelerde tedavi olmayı bekleyen kişilere yardım ya da ilaç temin etmek de vakıfların vazifeleri arasındaydı. Kervansaraylar, hamamlar, dükkânlar, bedestenler gibi ticarî faaliyetlerin devamını sağlayacak kurumlar da vakıflarca inşa edilmiştir. Vakfiye, vakfedenin vasıflarını ve vakfetme şartlarını haiz olup dönemin kadısı tarafından onaylanan bir&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Osmanlı’da fethedilen şehirlerin Türk-İslam hüviyetine bürünmesi ve şehrin ihyası açısından vakıf eserleri önemli bir yere sahiptir. Muhtaç ve yoksullara yardım etmek, durumu iyi olmayan evlenecek çağdaki genç kızlara çeyiz temin etmek, yetim ve öksüzleri korumak, kollamak ve giydirmek, orduya asker yetiştirmek gibi hizmetler vakıflar tarafından karşılanmaktaydı. Aynı zamanda doğal afetler neticesinde mağdur olanlara, savaşlarda şehit düşen askerlerin yakınlarına, hastanelerde tedavi olmayı bekleyen kişilere yardım ya da ilaç temin etmek de vakıfların vazifeleri arasındaydı. Kervansaraylar, hamamlar, dükkânlar, bedestenler gibi ticarî faaliyetlerin devamını sağlayacak kurumlar da vakıflarca inşa edilmiştir. Vakfiye, vakfedenin vasıflarını ve vakfetme şartlarını haiz olup dönemin kadısı tarafından onaylanan bir belgedir. Vakıf kurmak isteyen kişinin öncelikle akli melekesinin yerinde, bulûğa ermiş ve borçları münasebetiyle malını kullanmaktan mahrum kalmamış olması gerekir.</p>
<p>Osmanlı haremine mensup kadınların kendilerini daha fazla görünür kılmak ve hayır yapmak için birçok mimari eser inşa ettirdiklerini biliyoruz. Akademik çalışmalar incelendiğinde Osmanlı hanım sultanlarının imar faaliyetlerinde etkinliklerinin bilhassa 16. ve 17. yüzyıllarda İstanbul bölgesinde en yüksek düzeye çıktığı görülür. Hanım sultanlar vakıfları inşa edecek finansmanı haseki veya valide sultan iken sultan tarafından kendilerine verilen “has” veya “tımar”gelirlerinden sağlamaktadır. Kendilerine verilen toprak bağışları “paşmaklık” başlığı altında resmî kayıtlara geçmiştir. Hanım sultanların hayır eserlerine yönelmeleri ve çeşitli imar faaliyetlerinde bulunmaları onların saraydaki gücünü gösterir.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-mayis-2020">Derin Tarih Mayıs Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Rus Çarını Tahtından İndiren Doğu Akdeniz Rekabeti</title>
		<link>https://www.derintarih.com/rota/rus-carini-tahtindan-indiren-dogu-akdeniz-rekabeti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cafer Talha Şeker]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Jan 2020 07:15:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Rota]]></category>
		<category><![CDATA[Bonapart]]></category>
		<category><![CDATA[Fransa]]></category>
		<category><![CDATA[Habsburglar]]></category>
		<category><![CDATA[Napolyon]]></category>
		<category><![CDATA[Paris]]></category>
		<category><![CDATA[Saray]]></category>
		<category><![CDATA[Venedik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=5423</guid>

					<description><![CDATA[Fransa, İspanyol tehdidine karşı 1526’da adeta Osmanlı himayesine girdi. Paris’teki monarşinin rakibi Habsburglar, Hıristiyan Fransa’nın “din düşmanı Türkler” ile diğer Hıristiyan devletlere karşı ittifak yapmasını çok aşağılık buluyorlardı. Hatta Fransa sahilindeki Toulon şehrinin sekiz ay Türk kolonisi olarak Osmanlı donanmasına üs olması ve şehirde beş vakit ezan okunup darü’l-İslam toprağı muamelesi görmesi Fransa’da da tepki görmüştü. Fakat 18. yüzyılda Osmanlı eski gücünü sürdüremediği gibi Fransa’nın hızla yükselmesi iki ülke arasındaki eski münasebetleri değiştirmeye başladı. 1700’de İstanbul’daki Fransız elçisi Saray’daki merasimde kılıcını çıkarmayı reddettiği gibi yüzyılın sonuna doğru Fransız orduları Doğu Akdeniz’de Osmanlı’ya silah doğrultacaklardı. Fransa’nın Mısır ve Suriye’yi işgal ederek&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Fransa, İspanyol tehdidine karşı 1526’da adeta Osmanlı himayesine girdi. Paris’teki monarşinin rakibi Habsburglar, Hıristiyan Fransa’nın “din düşmanı Türkler” ile diğer Hıristiyan devletlere karşı ittifak yapmasını çok aşağılık buluyorlardı. Hatta Fransa sahilindeki Toulon şehrinin sekiz ay Türk kolonisi olarak Osmanlı donanmasına üs olması ve şehirde beş vakit ezan okunup darü’l-İslam toprağı muamelesi görmesi Fransa’da da tepki görmüştü. Fakat 18. yüzyılda Osmanlı eski gücünü sürdüremediği gibi Fransa’nın hızla yükselmesi iki ülke arasındaki eski münasebetleri değiştirmeye başladı. 1700’de İstanbul’daki Fransız elçisi Saray’daki merasimde kılıcını çıkarmayı reddettiği gibi yüzyılın sonuna doğru Fransız orduları Doğu Akdeniz’de Osmanlı’ya silah doğrultacaklardı. Fransa’nın Mısır ve Suriye’yi işgal ederek İngiltere’nin önüne geçme politikası Osmanlı’yı sarsmaktan başka, Rusya’da darbe yaşanmasına bile yol açacaktı.</p>
<p>18. yüzyılın son çeyreğinde Avrupa’daki ittifakların değişikliği, Fransa’nın yükselişi ve Akdeniz-Hint Okyanusu hattında yaşanan gelişmeler dünya siyasetinde yeni bir dönemin doğuşunu hazırlıyordu. Genç Fransız Kumandan Napolyon Bonapart, 1797’de İtalya’da yürütülen operasyonları idare ediyordu. Bonapart’ın başarıları, Fransa ile Avusturya arasında Venedik Cumhuriyeti’ni tarihe gömüp İtalya’yı paylaşan Campo Formio Antlaşması’nın imzalanmasını sağladı.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-aralik-4079">Derin Tarih Ocak Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
