﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Şark Meselesi &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/sark-meselesi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Sat, 09 Oct 2021 07:15:51 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.3</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Şark Meselesi &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Şark Meselesi Aslında Bir Garp Meselesidir</title>
		<link>https://www.derintarih.com/mercek/sark-meselesi-aslinda-bir-garp-meselesidir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Samet Tınas]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 09 Oct 2021 07:15:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Mercek]]></category>
		<category><![CDATA[Albert Sorel]]></category>
		<category><![CDATA[Kemal Beydilli]]></category>
		<category><![CDATA[Şark]]></category>
		<category><![CDATA[Şark Meselesi]]></category>
		<category><![CDATA[Viyana Kuşatması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=7453</guid>

					<description><![CDATA[18. yüzyılda neşv ü nemâ bulan Şark meselesi yahut Arapça kelimelere karşı alerjileri olanlar için ‘Doğu Sorunu’ kavramı “Türklerin Avrupa’dan atılması”nı ifade eder. Konu üzerine çalışan birçok araştırmacı meseleyi farklı biçimlerde temellendirmiş ve tabii olarak farklı zamanlarda başlatmıştır. Mesela Albert Sorel, “Türkler, Avrupa’ya ayak bastığı andan itibaren” bu meselenin ortaya çıktığını söylemektedir. Atilla’nın 5. yüzyılda Avrupa’yı tehdit etmesi biraz erken bir tarihtir ancak Selçukluların Anadolu’daki fetihleri ve bilhassa Osmanlıların Rumeli’ne geçişinden sonraki İkinci Viyana Kuşatması’na kadar olan fetih hareketleri bu mefhumun ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Şark meselesi deyince, Osmanlıların Hıristiyan dünya aleyhine muazzam büyüyüşü esnasında bunun bir reçete olarak ortaya&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>18. yüzyılda neşv ü nemâ bulan Şark meselesi yahut Arapça kelimelere karşı alerjileri olanlar için ‘Doğu Sorunu’ kavramı “Türklerin Avrupa’dan atılması”nı ifade eder. Konu üzerine çalışan birçok araştırmacı meseleyi farklı biçimlerde temellendirmiş ve tabii olarak farklı zamanlarda başlatmıştır. Mesela Albert Sorel, “Türkler, Avrupa’ya ayak bastığı andan itibaren” bu meselenin ortaya çıktığını söylemektedir. Atilla’nın 5. yüzyılda Avrupa’yı tehdit etmesi biraz erken bir tarihtir ancak Selçukluların Anadolu’daki fetihleri ve bilhassa Osmanlıların Rumeli’ne geçişinden sonraki İkinci Viyana Kuşatması’na kadar olan fetih hareketleri bu mefhumun ortaya çıkmasına sebep olmuştur.</p>
<p>Şark meselesi deyince, Osmanlıların Hıristiyan dünya aleyhine muazzam büyüyüşü esnasında bunun bir reçete olarak ortaya atıldığı intibaı uyanmaktadır fakat bu kanaat yanlıştır. Şark meselesi 18. yüzyılın ikinci yarısında Avrupalı güçlerin diplomatik bir problemi olarak ortaya çıkmıştır. Bütün mesele, Osmanlıların Avrupa topraklarından çekilirken Batılı güçlerin bu toprakları nasıl paylaşacağı ve aralarındaki güç dengesini (balance of power) nasıl sağlayacaklarıdır.</p>
<p>Kemal Beydilli hocamız bu kavramın Osmanlıların yalnızca Avrupa’daki değil tekmil topraklarının tasfiyesini kastettiğini söylemektedir: “Genel olarak Şark meselesi, emperyalist politikalar izleyen büyük devletlerin (düvel-i muazzama) Osmanlı Devleti’nin başta Avrupa’daki kısmı olmak üzere özellikle Ortadoğu’ya ve diğer yerlere (Afrika) yayılmış geniş topraklarının paylaşımı, devletin hükümranlık sahası üzerinde siyasî ve iktisadî tahakküm kurulması, bu arada Müslüman olmayan halkların durumlarının istismar edilmesi, bağımsızlık mücadelelerine maddî ve manevî destek verilmesi ve bunun, Avrupa -ve geç dönemlerde Amerika Birleşik Devletleri- kamuoyunun kazanılması amacıyla yoğun bir anti-Türk propagandası halinde yürütülmesi anlamında, Osmanlı gücünün 18. yüzyıl başından itibaren kendini hissettiren gerilemesiyle beraber gelişen kendi aralarındaki şiddetli rekabetin geleneksel bir tanımlamasıdır.”</p>
<p>Aslında ifadeye bakıldığında böyle bir tanımın akla gelmediğini söylemek güç değil. Zira coğrafî olarak doğu ve batının nereleri gösterdiğini tespit etmek bile müşkil iken ‘doğu’dan tamamen Osmanlı’nın kastedilmesini çıkarmak da mümkün değildir. Ancak bu ifade aynı Batılıların ‘Müslüman’lık ile ‘Türklüğü’ özdeşleştirmeleri gibi bütün bir doğuyu Osmanlı’ya hasretmeleri şeklinde anlaşılabilir. Zira Doğu’da mesele olacak kim ve neresi vardır ki Osmanlı’dan başka? Mefhumu ortaya Avrupalılar attığı için aslında ismine Şark meselesi diyoruz. Yoksa mefhumun tazammun ettiği mânâ için “Şark Meselesi”, Rusya bakımından bir güney meselesidir. Slav, Rum ve Araplar için bakıldığından bir istiklâl mücadelesi olarak düşünülebilir. Osmanlılar cihetinden ise bir varoluş mücadelesinin adıdır.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-ekim-2021">Derin Tarih Ekim Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>GÖKHAN ÇETİNSAYA: 93 HARBİ VE BERLİN ANTLAŞMASI OSMANLI MODERNLEŞMESİNİN YÖRÜNGE-SİNİ DEĞİŞTİRMİŞTİR</title>
		<link>https://www.derintarih.com/soylesi/gokhan-cetinsaya-93-harbi-ve-berlin-antlasmasi-osmanli-modernlesmesinin-yorunge-sini-degistirmistir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gökhan Çetinsaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Apr 2021 08:02:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[Balkan]]></category>
		<category><![CDATA[Büyük Güç]]></category>
		<category><![CDATA[Kırım Savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Milliyetçilik]]></category>
		<category><![CDATA[osmanli]]></category>
		<category><![CDATA[Şark Meselesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=6982</guid>

					<description><![CDATA[KONUŞAN: MUNİSE ŞİMŞEK Hocam 93 Harbi’nin neticelerini ve Osmanlı’ya etkilerini hakkıyla kavrayabilmek adına isterseniz savaşı hazırlayan sebeplerden başlayalım. 1875’de Bosna-Hersek’te başlayan ve bütün Balkanlara yayılan isyan dalgası sonucunda yaşanan 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı aslında doğrudan Şark Meselesi’nin bir neticesiydi, öyle değil mi? Şark Meselesi olarak adlandırdığımız süreç, 18. yüzyılın sonunda ortaya çıkan üç büyük dinamiğin sonucudur. Rusya’nın Avrasya coğrafyasında büyük bir askerî güç olarak ortaya çıkması, Fransız İhtilali ve Endüstri Devrimi. İlk dinamikle birlikte sadece Osmanlı ve Modern Türkiye’nin değil, bütün Avrasya coğrafyasının kaderi değişmiştir. Hem 19, hem de 20. yüzyılda… Fransız İhtilali’yle birlikte başlayan milliyetçilik ve self-determinasyon hareketleri Osmanlı coğrafyasını&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KONUŞAN: MUNİSE ŞİMŞEK</strong></p>
<p><strong>Hocam 93 Harbi’nin neticelerini ve Osmanlı’ya etkilerini hakkıyla kavrayabilmek adına isterseniz savaşı hazırlayan sebeplerden başlayalım. 1875’de Bosna-Hersek’te başlayan ve bütün Balkanlara yayılan isyan dalgası sonucunda yaşanan 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı aslında doğrudan Şark Meselesi’nin bir neticesiydi, öyle değil mi?</strong></p>
<p>Şark Meselesi olarak adlandırdığımız süreç, 18. yüzyılın sonunda ortaya çıkan üç büyük dinamiğin sonucudur. Rusya’nın Avrasya coğrafyasında büyük bir askerî güç olarak ortaya çıkması, Fransız İhtilali ve Endüstri Devrimi. İlk dinamikle birlikte sadece Osmanlı ve Modern Türkiye’nin değil, bütün Avrasya coğrafyasının kaderi değişmiştir. Hem 19, hem de 20. yüzyılda… Fransız İhtilali’yle birlikte başlayan milliyetçilik ve self-determinasyon hareketleri Osmanlı coğrafyasını da etkilemeye başladı. Ve 19. yüzyılın başından 20. yüzyılın başına kadar olan süreçte Osmanlı İmparatorluğu’ndaki hemen hemen bütün unsurlar -daha doğrusu bunların elitleri- milliyetçilik akımlarından etkilendi. Önce Hıristiyanlar, daha sonra Müslümanlar&#8230; Endüstri Devrimi ise kolonyalizme ve emperyalizme büyük bir ivme kazandırdı. Osmanlı coğrafyası önemli bir odak noktasıydı. Rusya tehdidi ve milliyetçilik dinamikleri birbiriyle iç içe geçmiştir: Rusya’nın bir hedefi de Balkanlardır; Balkanlarda yaşayan Hıristiyanlar Ortodoks’tur ve Rusya kendisini Osmanlı topraklarında yaşayan Ortodoksların hamisi ilan etmiştir.</p>
<p>Rusya’nın Osmanlı coğrafyasına doğru yaptığı her hamle, -başta İngiltere olmak üzere- diğer Büyük Güçlerin de onu dengelemek ve kendi çıkar alanlarını korumak için giriştikleri karşı bir hamleyle sonuçlanmıştır. Kendi egemenlik ve toprak bütünlüğünü korumak isteyen Osmanlı ise bu cenderenin içinde sıkışıp kalmıştır. Şöyle bir açmaz söz konusudur: Balkanlarda Ortodoks Slav unsurlar isyan eder ve otonomi talep eder. Osmanlı Devleti isyanı askerî kuvvetle bastırmaya çalışırken, Rusya müdahale eder ve isyancıların taleplerinin kabul edilmesi, aksi takdirde Osmanlı’ya savaş açacağı tehdidinde bulunur. Bunun üzerine, muhtemel savaş sonrası Rusya yeni kazanımlar elde etmesin, Avrupa stratejik dengesi bozulmasın diye, Büyük Güçler devreye girer ve onlar da Osmanlı’ya isyancıların taleplerini kabul etmesi için baskı uygulamaya başlar. İki ateş arasında kalan Osmanlı ise direnir ve bir süre sonra savaşı göze alır. Fakat Rus ordusuna üstün gelecek bir askerî gücü olmadığı için göze aldığı savaş yenilgiyle sonuçlanır. Mağlup taraf olarak barış masasına oturulunca da Rusya ve diğer Büyük Güçler sadece eski taleplerini almaz, yeni imtiyazlar da koparır.</p>
<p>Bu senaryo 19. yüzyılda -Kırım Savaşı- dışında birkaç defa tekrarlanmıştır. 1875-78 Büyük Doğu Krizi’nin de, 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı ya da 93 Harbi’nin de senaryosu budur.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-nisan-2021">Derin Tarih Nisan Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
