﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>savaş &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/savas/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Fri, 29 Apr 2022 12:50:46 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>savaş &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Osmanlı’da Sefer Organizasyonu</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/osmanlida-sefer-organizasyonu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Serhat Kuzucu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 May 2022 04:37:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Anadolu]]></category>
		<category><![CDATA[harp]]></category>
		<category><![CDATA[ordu]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı Devleti]]></category>
		<category><![CDATA[Rumeli]]></category>
		<category><![CDATA[savaş]]></category>
		<category><![CDATA[sefer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=8072</guid>

					<description><![CDATA[16. yüzyılda askerî yapısını tam anlamıyla oturtan Osmanlı Devleti, zamanla devrinin en ihtişamlı ve modern ordusunu tesis etti. Osmanlıların zaferleri esas alan savaş kaidelerini ve askerî faziletleri olanca inceliğiyle ortaya koymak suretiyle harp lojistiğini ve savaş silahlarının en mükemmelini kullanmayı prensip edindiklerini söyleyebiliriz. Böylece bir çarkın dişlileri misali muntazam işleyen bir ordu teşkilatı oluşturmayı başarmışlardı. Savaş kararının alınmasını müteakip seferberlik başlar, sefere çağrı fermanları doğrultusunda mümkün olan en kısa sürede köy, kasaba ve kazalardaki askerî birliklerin hazırlıklarını yapıp hareket etmeleri ve bağlı oldukları eyalet ya da sancak merkezlerindeki ilk toplanma yerlerinde eyalet kuvvetlerine katılmaları istenirdi. Sefer için en elverişli dönem&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>16. yüzyılda askerî yapısını tam anlamıyla oturtan Osmanlı Devleti, zamanla devrinin en ihtişamlı ve modern ordusunu tesis etti. Osmanlıların zaferleri esas alan savaş kaidelerini ve askerî faziletleri olanca inceliğiyle ortaya koymak suretiyle harp lojistiğini ve savaş silahlarının en mükemmelini kullanmayı prensip edindiklerini söyleyebiliriz. Böylece bir çarkın dişlileri misali muntazam işleyen bir ordu teşkilatı oluşturmayı başarmışlardı.</p>
<p>Savaş kararının alınmasını müteakip seferberlik başlar, sefere çağrı fermanları doğrultusunda mümkün olan en kısa sürede köy, kasaba ve kazalardaki askerî birliklerin hazırlıklarını yapıp hareket etmeleri ve bağlı oldukları eyalet ya da sancak merkezlerindeki ilk toplanma yerlerinde eyalet kuvvetlerine katılmaları istenirdi. Sefer için en elverişli dönem ilkbahar ve yaz aylarıydı. Ülkenin farklı uzaklıktaki bölgelerinden yola çıkan taşra kuvvetlerinin ana toplanma merkezine ulaşması birkaç ayı bulduğu için seferle ilgi emirler genellikle sonbahar ve kış aylarında gönderilir; başta İstanbul’da bulunan Kapıkulu askeri olmak üzere Rumeli ve Anadolu’daki eyalet kuvvetlerinin Mart sonundan Mayıs başına kadar İstanbul veya Edirne’deki ana toplanma merkezine ulaşmaları istenirdi. Asya veya Avrupa taraflarına yapılacak seferlerde ordunun üç toplanma ve hareket merkezi vardı. Eğer sefer Asya tarafına olacaksa Üsküdar, Avrupa yönünde olacaksa Davutpaşa ya da Edirne sahrasında ordu toplanır, ordugâhlar ilk buralara kurulurdu.</p>
<p>Ordunun toplanma sürecinde, merkeze uzak bölgelerden gelen eyalet askerlerinin zamanında merkeze ulaşamaması ve asker firarları gibi sorunlar baş gösterirdi. Bunun için Rumeli ve Anadolu’daki sağ, sol ve orta kol güzergâhlarına sürücü tabir edilen görevliler atanarak, askerlerin ilgili güzergâhı takip edip merkez ordugâha hızlı ve güvenli şekilde intikali sağlanmaya çalışılırdı. Bu esnada muhtemel firarların önünü kesmek için de elinde sadrazam kethüdası tarafından düzenlenen izin tezkeresi olmayan askerlerin yol ve köprülerden geçmelerine izin verilmemesi yönünde fermanlar hazırlanır ve ilgili kadılıklara gönderilirdi.</p>
<p>Savaş dönemlerinde askerî alanda yaşanan hareketlilik tabii olarak malî organizasyona da yansırdı. Büyük bir orduyu toparlamak, barındırmak ve beslemek devlete ek bir yük getirmekteydi. Osmanlı’nın malî organizasyonu genel anlamda devlet, özel anlamda ise ordu ve savaş finansmanlarının gereklerine göre şekillendiği için, devlet bu süreci klasik yapısının bozulmadığı yıllarda sarsılmadan atlatıyordu.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-mayis-2022">Derin Tarih Mayıs Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>I. Kılıç Arslan’ın Kayıp Mezarı Nasıl Bulundu?</title>
		<link>https://www.derintarih.com/ozel-dosya/i-kilic-arslanin-kayip-mezari-nasil-bulundu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Oktay Bozan]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Feb 2021 07:02:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Özel Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[azim]]></category>
		<category><![CDATA[Haçlı]]></category>
		<category><![CDATA[Kılıç Arslan]]></category>
		<category><![CDATA[Kudüs]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı Devleti]]></category>
		<category><![CDATA[savaş]]></category>
		<category><![CDATA[Sultan I. Kılıç Arslan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=6778</guid>

					<description><![CDATA[KONUŞAN: DERİN TARİH 1. Kılıç Arslan’ın mezarının bulunduğu yönündeki haber geniş yankı buldu. Mezarın tespiti neden önemliydi? Diğer deyişle, Kılıç Arslan’ın bizim için önem ve anlamı nedir? Anadolu Selçuklu Devleti’nin kurucusu Süleyman Şah’ın oğlu olan Sultan I. Kılıç Arslan, Türk-İslam ve Anadolu tarihi açısından önemli bir şahsiyettir. Öncelikle üzerinde yaşadığımız toprakların Türkleşmesi, İslamlaşması ve vatan oluşu büyük ölçüde Anadolu Selçukluları döneminde gerçekleşmiştir. Osmanlı Devleti de Anadolu Selçuklu Devleti’nin devamı olarak Anadolu merkezli bir cihan devleti olmuş, Osmanlı Devleti’den sonra onun mirası üzerine Türkiye Cumhuriyeti kurulmuştur. Üzerinde yaşadığımız topraklar ve idaresi altında bulunduğumuz devlet bir yönüyle Sultan I. Kılıç Arslan’ın mücadelesinin&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KONUŞAN: DERİN TARİH</strong></p>
<p><strong>1. Kılıç Arslan’ın mezarının bulunduğu yönündeki haber geniş yankı buldu. Mezarın tespiti neden önemliydi? Diğer deyişle, Kılıç Arslan’ın bizim için önem ve anlamı nedir?</strong></p>
<p>Anadolu Selçuklu Devleti’nin kurucusu Süleyman Şah’ın oğlu olan Sultan I. Kılıç Arslan, Türk-İslam ve Anadolu tarihi açısından önemli bir şahsiyettir. Öncelikle üzerinde yaşadığımız toprakların Türkleşmesi, İslamlaşması ve vatan oluşu büyük ölçüde Anadolu Selçukluları döneminde gerçekleşmiştir. Osmanlı Devleti de Anadolu Selçuklu Devleti’nin devamı olarak Anadolu merkezli bir cihan devleti olmuş, Osmanlı Devleti’den sonra onun mirası üzerine Türkiye Cumhuriyeti kurulmuştur. Üzerinde yaşadığımız topraklar ve idaresi altında bulunduğumuz devlet bir yönüyle Sultan I. Kılıç Arslan’ın mücadelesinin bir sonucudur.</p>
<p>İkinci olarak, Sultan I. Kılıç Arslan’ın Haçlılara karşı verdiği destansı mücadeleyi zikretmeliyiz. 1096 yılında Papa Urban’ın çağrısı üzerine 600 bin dolayında Haçlı askeri Anadolu ve Ortadoğu’ya yönelmişti. Bir Hıristiyan tarihçinin ifadesiyle adeta “Tanrı’nın iradesiyle yeryüzündeki tüm krallar harekete geçmiştir”. Cehalet ve taassubun harekete geçirdiği Haçlılar, İstanbul üzerinden Anadolu’ya geçerek Anadolu Selçuklu Devleti’nin başkenti İznik’i işgal etmişti. Gittikçe sayıları artan ve Selçuklulara nazaran daha donanımlı ve zırhlı birliklerden oluşan Haçlılar, ardından İslam dünyasının kalbi olan Kudüs’e yönelmişti. Kılıç Arslan Kudüs’ün yolunu kapatmak için büyük bir metanet, azim ve savaş stratejisiyle Haçlılara Anadolu’da büyük kayıplar verdirmişti. Ağır kayıplarına rağmen güneye inmeyi başaran Haçlılar Urfa, Antakya, Trablusşam ve Kudüs’te kontluklar kuracaktır.</p>
<p>Anadolu Selçukluları ve İslam dünyasının beka mücadelesi verdiği bir dönemde genç yaşına rağmen muazzam başarılara imza atan Kılıç Arslan’ın mezar yerinin tespiti bu nedenle büyük önem arz etmektedir. Nitekim İstiklal şairimiz Mehmet Akif Ersoy da “Çanakkale Şehitleri” başlıklı şiirinde Kılıç Arslan’ın, kahramanlığıyla Selahaddin Eyyubi’yi kendisine hayran bıraktığını, İslamı boğmak için kuşatan ehl-i salibin demir çemberini beraberce parçaladıklarını dile getirmiştir. Nureddin Topçu ise “Büyük mezarların üstünde büyük vatanlar vardır. Büyük ölüleri olmayan milletler ebedî olamazlar” diyerek aslında bu gerçeğe vurgu yapmaktadır. Milletlerin diri ve dinamik halde tutulmasında ve nesillerin inşasında tarihin ve tarihî şahsiyetlerin vazgeçilmez değeri dikkate alındığında Kılıç Arslan’ın mezar yerinin tespiti önem taşımaktadır.</p>
<p><strong>Kılıç Arslan’ın tam olarak nerede vefat ettiği biliniyor muydu? </strong></p>
<p>Sultan Kılıç Arslan 1106 yılında Urfa Haçlı Kontluğu üzerine yürüyüp Urfa’yı kuşatmışsa da şehrin sağlam surlarını aşamamıştır. Bu sırada Musul Valisi Çökürmüş’ün Harran’daki adamları şehirlerini teslim etmek üzere kendisini davet eder. Kılıç Arslan gidip şehri teslim alır. Ancak burada hastalanır ve bir süreliğine Malatya’ya döner. Öte yandan Büyük Selçuklu Sultanı Muhammed Tapar, Kılıç Arslan’ın Güneydoğu Anadolu’daki ilerlemesinden rahatsızdır ve onun Büyük Selçuklu tahtını ele geçirmek niyetinde olduğu kanaatindedir. Hatta Musul Valisi Çökürmüş’ün de Kılıç Arslan’la gizli bir anlaşma yaptığını düşünmekteydi. Bu sebeple 1106’da Diyarbekir, el-Cezîre ve Musul’un idaresini Çavlı’ya vererek Çökürmüş’ten kurtulmak istemiştir. Çavlı yapılan savaşta Çökürmüş’ü yenmiş fakat Musul halkı şehri Çavlı’ya teslim etmemiş, dahası, Kılıç Arslan’a haber gönderip Musul’a gelmesini ve idareyi eline almasını istemiştir.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-subat-2021">Derin Tarih Şubat Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
