﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>sefer &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/sefer/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Fri, 29 Apr 2022 13:05:48 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>sefer &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Osmanlı’da Savaş Lojistiği</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/osmanlida-savas-lojistigi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hakan Yıldız]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 May 2022 04:48:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[cephane]]></category>
		<category><![CDATA[Fatih Sultan Mehmed]]></category>
		<category><![CDATA[Nevruz]]></category>
		<category><![CDATA[Rûz-ı Kasım]]></category>
		<category><![CDATA[sefer]]></category>
		<category><![CDATA[silah]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=8087</guid>

					<description><![CDATA[Tarih boyunca yapılan savaşlarda askerler, silah, cephane ve gıda maddelerinin geniş bir coğrafya üzerindeki kaynaklardan toplanması ve nakledilmesi her zaman güçlükle başarılabilen bir iş olmuştur. Savaşların zaferle sonuçlanması ise geniş lojistik kaynaklara sahip olma ve bunları sistemli şekilde koordine edebilme becerisine bağlıydı. Nitekim askerî birliklerin değişik coğrafi bölgelerden gelerek orduyu kurabilme yetenekleri ve devletin depolama ya da nakliyat imkânları, orduların dayanıklılığını ve uzun mesafelerde savaşabilme kapasitelerini belirleyen en önemli faktörlerdi. Dolayısıyla savaş için yapılan stratejik-taktik planlar, ancak orduların hareket imkânlarını ve destek kaynaklarını en iyi şekilde işletebilecek bir lojistik koordinasyonun uygulanmasıyla anlam kazanmaktaydı. İşte Osmanlıların yüzyıllar boyunca doğuya ve batıya&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tarih boyunca yapılan savaşlarda askerler, silah, cephane ve gıda maddelerinin geniş bir coğrafya üzerindeki kaynaklardan toplanması ve nakledilmesi her zaman güçlükle başarılabilen bir iş olmuştur. Savaşların zaferle sonuçlanması ise geniş lojistik kaynaklara sahip olma ve bunları sistemli şekilde koordine edebilme becerisine bağlıydı. Nitekim askerî birliklerin değişik coğrafi bölgelerden gelerek orduyu kurabilme yetenekleri ve devletin depolama ya da nakliyat imkânları, orduların dayanıklılığını ve uzun mesafelerde savaşabilme kapasitelerini belirleyen en önemli faktörlerdi. Dolayısıyla savaş için yapılan stratejik-taktik planlar, ancak orduların hareket imkânlarını ve destek kaynaklarını en iyi şekilde işletebilecek bir lojistik koordinasyonun uygulanmasıyla anlam kazanmaktaydı.</p>
<p>İşte Osmanlıların yüzyıllar boyunca doğuya ve batıya yaptıkları seferler sonucunda kazandıkları zaferlerin asıl başarı sırrı da, her ayrıntısıyla düşünülmüş, planlanmış ve titizlikle tatbik edilmiş lojistik organizasyonlara dayanmaktaydı. Ufak tefek değişikliklere rağmen yüzyıllarca aynen uygulanarak klasikleşmiş bu organizasyonlar, bir “sistem” dahilinde işletilmekteydi. Şimdilik ilk ayrıntılı örneklerine Fatih Sultan Mehmed’in seferlerinde rastladığımız bu sistem, 18. yüzyılın ortalarına kadar imparatorluk bürokrasisi ile organizasyon becerisinin mükemmelleşmesiyle birlikte sefer coğrafyalarının farklı fizikî şartları ve değişen ihtiyaçların etkisiyle daha gelişmiş, karmaşıklaşmış ve işlevselleşmiştir.</p>
<p>Sefer mevsimi, savaş için en uygun aylar olan bahar ve yaz aylarını kapsamaktaydı. Sefer harekâtının başlaması için en uygun zaman ise bahar aylarıydı. Sefer için gönderilen fermanlarda, ordunun ilk toplanma tarihi geleneksel olarak 21 Mart (Nevruz) olarak belirtilirdi. Ancak doğu yönüne yapılan seferlerde, yürüyüş mesafesinin daha uzun olması ve yaz aylarındaki aşırı sıcaklar nedeniyle ilk toplanma tarihi, Nevruz’dan iki ay kadar önce 31 Ocak (ibtidâ-i hamsîn) olarak ilan edilirdi. Bu tarihlerden birinde toplanması gereken kapıkulu birlikleri ile eyalet kuvvetleri, iyice beslenmeleri ve dinlenmeleri için atlarını 6 Mayıs’a (Rûz-ı Hızır/Hıdrellez) kadar otlaklara çıkarırlardı. 6 Mayıs’tan itibaren ise sefer mevsimi başlamış olurdu. “Yolculuk” ve “savaş” evrelerinden meydana gelen sefer mevsimi, 8 Kasım’a kadar devam eder, 9 Kasım’da başlayan Rûz-ı Kasım ile son ererdi.</p>
<p>Sefer kararı alınmasından hemen sonra, İstanbul’daki kapıkulu birliklerinin komutanları ile Rumeli ve Anadolu eyaletlerindeki büyüklü küçüklü askerî kuvvetlerin komutanlarına, mart ayı sonlarından mayıs başlarına kadar olan süre içinde İstanbul ya da Edirne’deki ana toplanma merkezine gelmelerini bildiren fermanlar yazılırdı. Hazırlıklar ve imparatorluğun farklı uzaklıktaki bölgelerinden yola çıkan taşra kuvvetlerinin ana toplanma merkezine yetişmesi birkaç ayı bulduğu için seferle ilgili emirler genellikle sonbahar ve kış aylarında gönderilmekteydi.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-mayis-2022">Derin Tarih Mayıs Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ü. GÜLSÜM POLAT – SÜLEYMAN POLAT: OSMANLI ASKERİNİN İAŞESİ, RAKİP ORDU ASKERİNİN İAŞESİNDEN DAHA İYİ DU-RUMDAYDI</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/u-gulsum-polat-suleyman-polat-osmanli-askerinin-iasesi-rakip-ordu-askerinin-iasesinden-daha-iyi-du-rumdaydi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Özlem Kocukeli Özbay]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 May 2022 04:46:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[harp]]></category>
		<category><![CDATA[I. Dünya Savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Levazım Dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[osmanli]]></category>
		<category><![CDATA[sefer]]></category>
		<category><![CDATA[Tanzimat Fermanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=8083</guid>

					<description><![CDATA[KONUŞAN: ÖZLEM KOCUKELİ ÖZBAY Osmanlı harp tarihinde iaşe meselesinin ehemmiyeti hangi bakımdan öne çıkmaktadır? İaşe tüm askerî organizasyonun temelini oluşturuyor. Klasik dönem Osmanlı seferlerinde bir askerî organizasyonun hazırlığı bir yıl kadar önce, bazen daha da erken başlıyor. Hazırlığın temelinde ordunun ihtiyaç duyduğu iaşe kalemlerinin ilgili zaman aralığında menzillerde hazır hale getirilmesi var. Bu noktada organizasyonun iyi yapılması; et, ekmek ve diğer iaşe mallarının istenilen miktarda hazır hale getirilmesi isteniyor. Osmanlı Devleti’nin son savaşı olan I. Dünya Savaşı’na baktığımızda da iaşenin zamanında temini için hazırlıklar yapılıyor ancak bu savaşın çok geniş bir coğrafyada ve Osmanlı Devleti’nin yetersiz ulaşım şartları ile yapılmaya&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KONUŞAN: ÖZLEM KOCUKELİ ÖZBAY</strong></p>
<p><strong>Osmanlı harp tarihinde iaşe meselesinin ehemmiyeti hangi bakımdan öne çıkmaktadır?</strong></p>
<p>İaşe tüm askerî organizasyonun temelini oluşturuyor. Klasik dönem Osmanlı seferlerinde bir askerî organizasyonun hazırlığı bir yıl kadar önce, bazen daha da erken başlıyor. Hazırlığın temelinde ordunun ihtiyaç duyduğu iaşe kalemlerinin ilgili zaman aralığında menzillerde hazır hale getirilmesi var. Bu noktada organizasyonun iyi yapılması; et, ekmek ve diğer iaşe mallarının istenilen miktarda hazır hale getirilmesi isteniyor. Osmanlı Devleti’nin son savaşı olan I. Dünya Savaşı’na baktığımızda da iaşenin zamanında temini için hazırlıklar yapılıyor ancak bu savaşın çok geniş bir coğrafyada ve Osmanlı Devleti’nin yetersiz ulaşım şartları ile yapılmaya çalışılmasından dolayı ciddi aksamalar göze çarpıyor.</p>
<p><strong>İaşe hizmetlerini yürüten ne tür bir kurumsal yapı mevcuttu?</strong></p>
<p>Klasik dönem Osmanlı sefer organizasyonlarında genellikle kapıkullarının iaşesi devlet tarafından sağlanıyordu. Bu mekanizma içerisinde ise “emin” adı verilen görevliler ön plana çıkıyordu. Mesela et temini “ganem eminleri” zahire temini “nüzul eminleri” tarafından organize edilip temin ediliyordu. Mali bürokrasi ile ortak hareket eden bu “eminler” iaşe için gerekli malları devletin bütçesine bağlı kalemlerden sarf edilen meblağlarla ya satın alıyor ya da yine merkezi mali sistemin bir parçası olan “ayni vergiler” ile temin ediyordu. Osmanlı ordusunun iaşe hizmetlerinin yürütülmesi askerî yapının gelişimine paralel olarak değişime uğradı. Özellikle Tanzimat Fermanı’nın ilanından sonra Osmanlı ordusunun barış ve seferi birlikler olarak taksim edilmesi belirleyici bir dönüşümü simgelemektedir. Harp zamanında görev yapan seferi birliklerin ordu bölgelerine ayrılması, bunun yanında menzil teşkilatı ile aslında klasik dönem iaşe teminindeki yöntemlerle benzer biçimde karşılanmaya çalışıldı. Askerî organizasyonun genişlemesi ile Levazım Dairesinin teşkil edilmesi gerçekleşti. I. Dünya Harbi’nde iaşenin temininde Harbiye nezareti &#8211; Ordu kumandanlıkları eliyle orduların iaşesi sağlanmaya çalışıldı. Ancak I. Dünya Savaşı tam anlamıyla topyekûn bir harp olduğu için kimi bölgelerde ve savaşın belli dönemlerinde sivil halkın iaşesinin de ordu ambarlarından, dolayısıyla ordunun iaşe sisteminden karşılandığı oldu.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-mayis-2022">Derin Tarih Mayıs Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Seferde Öncelik Zafer Değil, Halkın ve Tabiatın Selametidir</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/seferde-oncelik-zafer-degil-halkin-ve-tabiatin-selametidir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Veysel Göger]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 May 2022 04:41:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[asker]]></category>
		<category><![CDATA[ordu]]></category>
		<category><![CDATA[osmanli]]></category>
		<category><![CDATA[Rus Harbi]]></category>
		<category><![CDATA[sefer]]></category>
		<category><![CDATA[yasaknâme]]></category>
		<category><![CDATA[yük hayvanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=8080</guid>

					<description><![CDATA[Bir ordunun sefer sırasında ülke içinde geçilen güzergâhlarda halk ve çevreyle münasebet halinde olması, çeşitli nedenlerle bazı askerlerin gayrimeşru hareketlere girmesine yol açabilmekteydi. Osmanlı seferlerinde askerlerin çevre ve halka zarar vermesine yol açan temel sebepler; lojistik organizasyon kaynaklı iaşe ve malzeme eksikliği, askerlerin maddî yetersizlikleri, binek veya yük hayvanı olarak kullanılan atların ölmesi ve çeşitli faktörlerden kaynaklanan askerî disiplinsizlikler olarak karşımıza çıkmaktadır. Bunlara daha farklı nedenler de eklenebilir. Ancak diğer sebeplerin çoğunlukla bu ana sebeplere altyapı oluşturduğu söylenebilir. Osmanlılar zikredilen nedenleri en aza indirmek için gerekli sefer organizasyonunu yapmaya büyük ihtimam göstermişler, ayrıca askerlerin halka zarar vermemesi için ilave tedbirler&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bir ordunun sefer sırasında ülke içinde geçilen güzergâhlarda halk ve çevreyle münasebet halinde olması, çeşitli nedenlerle bazı askerlerin gayrimeşru hareketlere girmesine yol açabilmekteydi. Osmanlı seferlerinde askerlerin çevre ve halka zarar vermesine yol açan temel sebepler; lojistik organizasyon kaynaklı iaşe ve malzeme eksikliği, askerlerin maddî yetersizlikleri, binek veya yük hayvanı olarak kullanılan atların ölmesi ve çeşitli faktörlerden kaynaklanan askerî disiplinsizlikler olarak karşımıza çıkmaktadır. Bunlara daha farklı nedenler de eklenebilir. Ancak diğer sebeplerin çoğunlukla bu ana sebeplere altyapı oluşturduğu söylenebilir.</p>
<p>Osmanlılar zikredilen nedenleri en aza indirmek için gerekli sefer organizasyonunu yapmaya büyük ihtimam göstermişler, ayrıca askerlerin halka zarar vermemesi için ilave tedbirler almışlardır. Bunların başında konuyla ilgili yazılan yasaknâme türü fermanlar gelmektedir. Devlet yönetimi hemen her sefer öncesi ilgililere konuyla alakalı emirler göndermiş ve bunları hatırlatmak için sefer sırasında da tekrarlamıştır. Konuyla ilgili ikaz ve tehditler sefer öncesi, sefer görev emirlerini (seferberlik) içeren fermanlarda kendine yer bulmuştur. Bu fermanlarda fermanın gönderildiği kişiden bölgesindeki askerlerin hızlıca toparlanması istendikten sonra, bunların sefer güzergâhındaki halka herhangi bir zarar vermemesi için gerekli tedbirlerin alınması emredilmiştir.</p>
<p>Gönderilen emirlerin bazılarında yetkililerden, askerlerin men‘i ve kontrolü gayesiyle görevli kişiler tayin edilerek yollarda bekletilmesi emredilmiş; beylerbeyi, sancakbeyi, yeniçeri ağası gibi görevlilerin emri altındaki askerleri zapt etmeleri amacıyla görevli tayin etmeleri ve bu kişilerin yol üzerindeki gerekli noktalarda bulunması istenmiştir. Ayrıca 1768-74 Osmanlı-Rus Harbi döneminde devletin, ana askerî geçiş yolunun iki tarafına birer kır serdarı tayin etmesi, bunları emirleri altındaki neferlerle birlikte ahaliyi askerlerden korumakla vazifelendirmesi aynı uygulamanın farklı bir türü olarak göze çarpmaktadır.</p>
<p>Osmanlıların genel olarak devlet hazinesinden padişah adına yaptıkları nakdî ve aynî ihsanlara “inam” denilmekte olup, bunlar sefer sırasında da verilirdi. Bu zamanlarda verilen inamlar sefer esnasında çıkabilecek sorunların çözümü için mühim bir işleve sahipti. Sefer esnasında askerlere yapılan nakdî destekler sefer bahşişi ve harçlık olarak da anılabilirdi. Bunlar seferin hem gidişinde hem de dönüşünde dağıtılabilir; askerlerin fukarasına, vezirlere, beylerbeylerine, kapıkulu ve eyalet askerlerine verilebilirdi.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-mayis-2022">Derin Tarih Mayıs Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Osmanlı’da Sefer Organizasyonu</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/osmanlida-sefer-organizasyonu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Serhat Kuzucu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 May 2022 04:37:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Anadolu]]></category>
		<category><![CDATA[harp]]></category>
		<category><![CDATA[ordu]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı Devleti]]></category>
		<category><![CDATA[Rumeli]]></category>
		<category><![CDATA[savaş]]></category>
		<category><![CDATA[sefer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=8072</guid>

					<description><![CDATA[16. yüzyılda askerî yapısını tam anlamıyla oturtan Osmanlı Devleti, zamanla devrinin en ihtişamlı ve modern ordusunu tesis etti. Osmanlıların zaferleri esas alan savaş kaidelerini ve askerî faziletleri olanca inceliğiyle ortaya koymak suretiyle harp lojistiğini ve savaş silahlarının en mükemmelini kullanmayı prensip edindiklerini söyleyebiliriz. Böylece bir çarkın dişlileri misali muntazam işleyen bir ordu teşkilatı oluşturmayı başarmışlardı. Savaş kararının alınmasını müteakip seferberlik başlar, sefere çağrı fermanları doğrultusunda mümkün olan en kısa sürede köy, kasaba ve kazalardaki askerî birliklerin hazırlıklarını yapıp hareket etmeleri ve bağlı oldukları eyalet ya da sancak merkezlerindeki ilk toplanma yerlerinde eyalet kuvvetlerine katılmaları istenirdi. Sefer için en elverişli dönem&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>16. yüzyılda askerî yapısını tam anlamıyla oturtan Osmanlı Devleti, zamanla devrinin en ihtişamlı ve modern ordusunu tesis etti. Osmanlıların zaferleri esas alan savaş kaidelerini ve askerî faziletleri olanca inceliğiyle ortaya koymak suretiyle harp lojistiğini ve savaş silahlarının en mükemmelini kullanmayı prensip edindiklerini söyleyebiliriz. Böylece bir çarkın dişlileri misali muntazam işleyen bir ordu teşkilatı oluşturmayı başarmışlardı.</p>
<p>Savaş kararının alınmasını müteakip seferberlik başlar, sefere çağrı fermanları doğrultusunda mümkün olan en kısa sürede köy, kasaba ve kazalardaki askerî birliklerin hazırlıklarını yapıp hareket etmeleri ve bağlı oldukları eyalet ya da sancak merkezlerindeki ilk toplanma yerlerinde eyalet kuvvetlerine katılmaları istenirdi. Sefer için en elverişli dönem ilkbahar ve yaz aylarıydı. Ülkenin farklı uzaklıktaki bölgelerinden yola çıkan taşra kuvvetlerinin ana toplanma merkezine ulaşması birkaç ayı bulduğu için seferle ilgi emirler genellikle sonbahar ve kış aylarında gönderilir; başta İstanbul’da bulunan Kapıkulu askeri olmak üzere Rumeli ve Anadolu’daki eyalet kuvvetlerinin Mart sonundan Mayıs başına kadar İstanbul veya Edirne’deki ana toplanma merkezine ulaşmaları istenirdi. Asya veya Avrupa taraflarına yapılacak seferlerde ordunun üç toplanma ve hareket merkezi vardı. Eğer sefer Asya tarafına olacaksa Üsküdar, Avrupa yönünde olacaksa Davutpaşa ya da Edirne sahrasında ordu toplanır, ordugâhlar ilk buralara kurulurdu.</p>
<p>Ordunun toplanma sürecinde, merkeze uzak bölgelerden gelen eyalet askerlerinin zamanında merkeze ulaşamaması ve asker firarları gibi sorunlar baş gösterirdi. Bunun için Rumeli ve Anadolu’daki sağ, sol ve orta kol güzergâhlarına sürücü tabir edilen görevliler atanarak, askerlerin ilgili güzergâhı takip edip merkez ordugâha hızlı ve güvenli şekilde intikali sağlanmaya çalışılırdı. Bu esnada muhtemel firarların önünü kesmek için de elinde sadrazam kethüdası tarafından düzenlenen izin tezkeresi olmayan askerlerin yol ve köprülerden geçmelerine izin verilmemesi yönünde fermanlar hazırlanır ve ilgili kadılıklara gönderilirdi.</p>
<p>Savaş dönemlerinde askerî alanda yaşanan hareketlilik tabii olarak malî organizasyona da yansırdı. Büyük bir orduyu toparlamak, barındırmak ve beslemek devlete ek bir yük getirmekteydi. Osmanlı’nın malî organizasyonu genel anlamda devlet, özel anlamda ise ordu ve savaş finansmanlarının gereklerine göre şekillendiği için, devlet bu süreci klasik yapısının bozulmadığı yıllarda sarsılmadan atlatıyordu.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-mayis-2022">Derin Tarih Mayıs Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
