﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Şehzade Ahmed &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/sehzade-ahmed/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Fri, 29 Apr 2022 12:08:50 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Şehzade Ahmed &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Tâcîzâde Câfer Çelebi Neden İdam Edildi?</title>
		<link>https://www.derintarih.com/oteki-osmanli/tacizade-cafer-celebi-neden-idam-edildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Güleç]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 May 2022 04:16:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öteki Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[Dimetoka]]></category>
		<category><![CDATA[II. Bayezid]]></category>
		<category><![CDATA[Şehzade Ahmed]]></category>
		<category><![CDATA[Sultan Selim]]></category>
		<category><![CDATA[Tâcîzâde Câfer Çelebi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=8044</guid>

					<description><![CDATA[Telafisi olmayan bir hataya kurban gitmek ölümlerin en acısı olsa gerek. Tâcîzâde Câfer Çelebi de haksız yere idam edildiğine inanılan kurbanlardan biri. Devrinin devletli ve önde gelen şairlerinden olan Tâcîzâde Câfer Çelebi’nin idamına hükmeden Yavuz Sultan Selim, bu kararından dolayı daha sonra üzülecektir ama giden gitmiştir. Yapıp ettiklerinden iyi bir eğitim aldığı anlaşılan Tâcîzâde Câfer Çelebi, müderrislikle başladığı meslek hayatında II. Bayezid’in nişancılığı görevine kadar yükselmeyi başarır. Şeyh Hamdullah gibi bir hattata öğrenci olacak kadar da kabiliyetlidir ayrıca. Nişancıların ilmiye sınıfından olmasına karar verildiğinde ilk akla gelen ismin Câfer Çelebi olması onun zekâsı ve kabiliyeti hakkında çok şey söylemekte. II.&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Telafisi olmayan bir hataya kurban gitmek ölümlerin en acısı olsa gerek. Tâcîzâde Câfer Çelebi de haksız yere idam edildiğine inanılan kurbanlardan biri. Devrinin devletli ve önde gelen şairlerinden olan Tâcîzâde Câfer Çelebi’nin idamına hükmeden Yavuz Sultan Selim, bu kararından dolayı daha sonra üzülecektir ama giden gitmiştir.</p>
<p>Yapıp ettiklerinden iyi bir eğitim aldığı anlaşılan Tâcîzâde Câfer Çelebi, müderrislikle başladığı meslek hayatında II. Bayezid’in nişancılığı görevine kadar yükselmeyi başarır. Şeyh Hamdullah gibi bir hattata öğrenci olacak kadar da kabiliyetlidir ayrıca. Nişancıların ilmiye sınıfından olmasına karar verildiğinde ilk akla gelen ismin Câfer Çelebi olması onun zekâsı ve kabiliyeti hakkında çok şey söylemekte.</p>
<p>II. Bayezid’in görüşlerine değer verdiği Câfer Çelebi’ye, Şehzade Ahmed’i desteklemesine rağmen zeki ve kabiliyetli olmasından dolayı Yavuz tarafından da görevler verilir. Mesela Şah İsmâil’e gönderilen mektupları Câfer Çelebi yazmıştır. II. Bayezid’in oğulları arasındaki saltanat mücadelesinde Şehzade Ahmed’i destekleyen Çelebi, Yavuz Sultan Selim tahta geçince görevinden azledilir. Bir süre yeni padişah ile arasına mesafe koyar.</p>
<p>Tâcîzâde Câfer Çelebi, Dimetoka’ya giderken yolda vefat eden II. Bayezid’e bir mersiye yazar. Bu tür mersiyelerde yeni sultana dua etmek adet olduğu halde Yavuz için dua etmez. Yavuz’un sultan olmasına karşı çıkmaya gücü yetmez ama anlaşılan içine de pek sinmemiştir ve hâlâ II. Bayezid’e bağlıdır. Onun gönlünün şehzadelerden ziyade uzun süre emrinde olduğu II. Bayezid’in yanında olduğu anlaşılıyor. Malum II. Bayezid, Şehzade Ahmed’in tahta geçmesini istiyordu.</p>
<p>Kendi işine gücüne bakan sıradan bir bürokrat olmadığını anladığımız Tacizâde, geçen iki senenin ardından bir kaside ile Yavuz Sultan Selim’den bir görev ister. Sultan Selim de Tacizâde’nin meziyetlerini bildiği için onu yeniden nişancılık görevine getirir. Sadece nişancı yapmakla kalmaz, musahibi yapar ve meclislerine dahil eder. Padişaha bundan daha fazla yaklaşacak bir başka mevki yoktur.</p>
<p>Bir sultan, kendisinin tahta geçmesine karşı olan birini neden en yakınına alır? Bu sorunun bugün için pek mantıklı bir cevabı yok. Ancak Osmanlı devlet teşkilatını bilen biri bu duruma pek şaşırmaz. Babasını asıp oğlunu vezir yapan Osmanlı, devlete faydası olacağını düşündüğünde intikam duygusu ile hareket etmez. Tekrar göreve getirildiğine göre Câfer Çelebi’nin diğer nişancılara göre üstün olduğu bir taraf olmalı. Zira musahip olmak için görevini çok iyi yapmak yetmez. Hoşsohbet ve meclis adamı olmak da lazım. Demek ki Câfer Çelebi hem işinde çok iyi hem de ilişkilerinde.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-mayis-2022">Derin Tarih Mayıs Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mustafa Kemal Saraya Neden Damat Olamadı?</title>
		<link>https://www.derintarih.com/oteki-tarih/mustafa-kemal-saraya-neden-damat-olamadi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ekrem Buğra Ekinci]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 Oct 2020 06:06:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öteki Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Kefe]]></category>
		<category><![CDATA[Saruhan]]></category>
		<category><![CDATA[Şehinşah]]></category>
		<category><![CDATA[Şehzade Ahmed]]></category>
		<category><![CDATA[Şehzade Selim]]></category>
		<category><![CDATA[Selim Kili]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=6435</guid>

					<description><![CDATA[Şehzade Selim’in kardeşleriyle -özellikle de Şehzade Ahmed ile- arasındaki saltanat mücadelesi, onun babasına isyanı yönünde yorumlanmış ve bu algı Şehzade Selim hakkında birtakım yanlış kanaatlerin oluşmasına yol açmıştır. Kardeşleri Ahmed ve Korkut kadar taht üzerinde hak sahibi olmasına rağmen Şehzade Selim’in bu mücadelede suçluymuş gibi gösterilmesi bir haksızlık olarak görülmelidir. Sultan II. Bayezid yaşlılığı ve hastalığı sebebiyle devlet işlerini yürütemez hale gelmiş, yönetimi vezirlere bırakmış, onlar işleri yürütemeyince ülke anarşi ve kargaşa içinde kalmıştı. Sultan bu nedenle tahttan çekilmek istedi. Taht mücadelesine girişen üç oğlundan en büyüğü Ahmed Amasya, ortanca oğlu Korkut Antalya, en küçük oğlu Selim ise Trabzon sancakbeyliğinde&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Şehzade Selim’in kardeşleriyle -özellikle de Şehzade Ahmed ile- arasındaki saltanat mücadelesi, onun babasına isyanı yönünde yorumlanmış ve bu algı Şehzade Selim hakkında birtakım yanlış kanaatlerin oluşmasına yol açmıştır. Kardeşleri Ahmed ve Korkut kadar taht üzerinde hak sahibi olmasına rağmen Şehzade Selim’in bu mücadelede suçluymuş gibi gösterilmesi bir haksızlık olarak görülmelidir.</p>
<p>Sultan II. Bayezid yaşlılığı ve hastalığı sebebiyle devlet işlerini yürütemez hale gelmiş, yönetimi vezirlere bırakmış, onlar işleri yürütemeyince ülke anarşi ve kargaşa içinde kalmıştı. Sultan bu nedenle tahttan çekilmek istedi. Taht mücadelesine girişen üç oğlundan en büyüğü Ahmed Amasya, ortanca oğlu Korkut Antalya, en küçük oğlu Selim ise Trabzon sancakbeyliğinde bulunuyordu. Şehzade Korkut aslında Manisa (Saruhan) sancağına atanmıştı; ancak Amasya valisi Şehzade Ahmed ile beraber hareket eden Hadım Ali Paşa’nın baskısı sonucunda Antalya’ya nakledildi. Şehzade Korkut bu durumdan memnun olmasa da kabullenmek zorunda kaldı. Bu arada Sultan Bayezid’in taht mücadelesinde yer almayan oğlu Şehinşah da Karaman valisi idi.</p>
<p>Sultan II. Bayezid’in tahttan çekilerek yerine Şehzade Ahmed’i geçireceği şayiası üzerine Şehzade Korkut Antalya’dan ayrıldı ve eski sancağı olan Manisa’ya (Saruhan), Şehzade Selim de 30 Eylül 1510 tarihinde Trabzon’dan ayrılarak Kefe’de bulunan oğlu Süleyman’ın yanına gitti. Şehzade Selim ile Korkut’un sancaklarından ayrılması, babalarını tahttan indirmeyi değil, hastalığı ve yaşlılığından dolayı devlet işlerini yürütemez hale gelen Sultan II. Bayezid’in vüzeranın tesiri ve baskısıyla Türk devlet geleneğine aykırı olarak tahtı Ahmed’e bırakmasını engellemeyi amaçlıyordu.</p>
<p>Kefe’den İstanbul’a doğru hareket eden Selim Kili’ye gelmiş, babasına bir elçi göndererek Silistre sancağını talep etmişti. Bu talepteki amaç, İstanbul’a yakın olmak suretiyle saltanatın Ahmed’e verilmesine mani olmaktı. Ancak kendisine Kefe sancağının verildiğine dair hüküm gönderildi. Şehzade Selim bunu kabul etmedi ve İstanbul’a doğru yoluna devam etti. Şehzade Ahmed taraftarları Selim’in bu hareketini devlete isyan olarak yorumluyor ve padişahı Selim’e karşı savaşa tahrik ediyorlardı. Şehzade Selim ise Edirne’de olup bitenleri haber alıyor ve babasına isyan etmediğine, bilakis onun elini öpmek için geldiğine dair arzlar gönderiyordu. Herhangi bir tuzağa düşmeden suhuletle babasıyla görüşmek istiyor, bunu yaparken de vezirlerin entrikalarına karşı son derece temkinli davranıyordu.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-ekim-2020">Derin Tarih Ekim Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
