﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Senûsi &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/senusi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Tue, 04 May 2021 06:49:08 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.7</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Senûsi &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kral İdris Es-Senûsî</title>
		<link>https://www.derintarih.com/izdusum/kral-idris-es-senusi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İbrahim Bozbeşparmak]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 May 2021 06:49:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İzdüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[Çağbub]]></category>
		<category><![CDATA[Kaddafi]]></category>
		<category><![CDATA[Senûsi]]></category>
		<category><![CDATA[seyyid]]></category>
		<category><![CDATA[Ümmüü Gülsüm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=7011</guid>

					<description><![CDATA[Genç bir subay olan Muammer Kaddafî ve arkadaşları Libya şartlarını da göz önünde bulundurarak Kral İdris Senûsî’yi yönetimden uzaklaştırmayı planlıyorlardı. Hazırlıklarını tamamlayan ve darbe yapacak güce eriştiğini düşünen genç subaylar, tarih olarak 12 Mart 1969’u seçmişlerdi. Fakat o tarihte Mısırlı meşhur şarkıcı Ümmü Gülsüm’ün Libya’da Filistinliler yararına vereceği bir konser, bütün üst düzey yönetimin konsere katılacak olması nedeniyle bu planı alt üst etmişti. Ne var ki Ümmü Gülsüm, Kral İdris’in kaçınılmaz sonunu ancak birkaç ay erteleyebilecekti. Libya’nın ilk ve tek kralı olan İdris Senûsî’nin hikâyesi, 12 Mart 1890’da, dedesi Seyyid Muhammed’in kurduğu Senûsî tarikatının merkezi olan, bugünkü Libya-Mısır sınırındaki Cağbub&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Genç bir subay olan Muammer Kaddafî ve arkadaşları Libya şartlarını da göz önünde bulundurarak Kral İdris Senûsî’yi yönetimden uzaklaştırmayı planlıyorlardı. Hazırlıklarını tamamlayan ve darbe yapacak güce eriştiğini düşünen genç subaylar, tarih olarak 12 Mart 1969’u seçmişlerdi. Fakat o tarihte Mısırlı meşhur şarkıcı Ümmü Gülsüm’ün Libya’da Filistinliler yararına vereceği bir konser, bütün üst düzey yönetimin konsere katılacak olması nedeniyle bu planı alt üst etmişti. Ne var ki Ümmü Gülsüm, Kral İdris’in kaçınılmaz sonunu ancak birkaç ay erteleyebilecekti.</p>
<p>Libya’nın ilk ve tek kralı olan İdris Senûsî’nin hikâyesi, 12 Mart 1890’da, dedesi Seyyid Muhammed’in kurduğu Senûsî tarikatının merkezi olan, bugünkü Libya-Mısır sınırındaki Cağbub şehrinde başlamıştı. Dede Seyyid Muhammed, uzun yıllar Mekke’de yaşamış ve Senûsîlik hareketini, 1837’de burada, Ebu Kubeys Dağı’nın hemen yanı başına açtığı zaviyede kurmuştu. Senûsîlik, tasavvufî yönü baskın, siyasî-fikrî bir hareketti. Ömrünün sonuna doğru Kuzey Afrika’ya dönen Seyyid Muhammed, Cağbub’a yerleşti. 1859’da vefat ettiğinde arkasında Tunus, Cezayir, Hicaz’da hac-ticaret yolları üzerine kurulmuş 22 zaviye, fikirlerini aktardığı kitaplar, Kuzey Afrika’nın dört bir tarafından 50 milyon mürid ve hareketinin yönetimini gönül rahatlığı ile devredeceği iki evlat bırakmıştı. Şeyh Seyyid Muhammed’in vefatının ardından iki oğlu Muhammed Mehdî (16) ve Muhammed Şerif (14), babalarından devraldıkları emanete sahip çıktılar. İki kardeşten şeyhliği üstlenen Mehdî; 1902’deki vefatına kadar sömürgeci Fransızlara karşı mücadele edecek, 146 zaviyeyle İslâm dünyasının dört bir yanına yayılan tarikat altın dönemini yaşayacaktı.</p>
<p>Babası Şeyh Mehdi’yi kaybettiğinde Muhammed İdris 12 yaşındaydı. Kendisinden iki yaş küçük Muhammed Rıza isminde bir kardeşi de vardı. Amcasının daha önce vefat etmesi ve kendisinin de yaşının küçük olması nedeniyle tarikatın başına amcaoğlu Ahmed Şerif geçmişti. Ahmed Şerif yapıca cesur, gözü kara ve mücadeleci biriydi. Ona nazaran İdris daha kibar ve çekingen bir karaktere sahipti. Doğumundan itibaren ilmî anlamda zengin bir ortamda bulunan İdris, ilk olarak Senûsîlerin âdeti üzere, hafızlığını tamamlamıştı. Daha sonra, Senûsî ulemasının önünde diz çökerek İslâmî ilimleri tahsil etmişti. İdris, dönemin siyasî şartları gereği, çalkantılı bir çocukluk dönemi geçirmişti.</p>
<p>Amcası Mehdi’nin mücadelesini miras olarak alan Şeyh Ahmed, bazı başarılar kazansa da düzenli ve devrin bütün teknik donanımına sahip Fransızlara karşı kalıcı bir zafer elde edememişti. Fransızlar Orta Afrika’yı sömürgeleştirmeye başlamış, bölgedeki Senûsî şeyhleri şehit edilmiş ve zaviyeleri yıkılmıştı. Osmanlı’dan düzenli ordu için destek isteyen Şeyh, 1911 yılında İtalyanların Trablusgarp’a asker çıkarmasıyla bütün planlarını değiştirmek zorunda kalmıştı. Osmanlı bölgeye kaçak yollarla direniş örgütlemeleri için bazı subaylar göndermişti. Bu subaylar içerisinde Enver Paşa ve Mustafa Kemal de vardı. Muhammed İdris, Osmanlı subaylarına yardım etse de, tabiatı uygun olmadığı için bizzat cephede bulunamamıştı. Osmanlı subaylarının örgütlediği Senûsîler İtalyanlara karşı destansı bir direniş göstermişlerdi.</p>
<p>Osmanlı Senûsîlere önem veriyordu. Bu nedenle 1912 yılında Muhammed İdris’e devletin gizli tahsisatından 2.000 Osmanlı altını ve kıymetli hediyeler gönderildi. Trablusgarp’ta sonuç alamayan İtalyanların, 1912’nin Mayıs ayında on iki adayı ele geçirmesi ve o yıllarda patlak veren Balkan Savaşı Osmanlı’yı barışa zorladı. 15 Ekim 1912’de İsviçre’nin Uşi şehrinde yapılan antlaşmayla Trablusgarp İtalyanlara bırakıldı. Osmanlı’nın bölgeden çekilmesi Şeyh Ahmed Şerif’i büyük bir hayal kırıklığına uğratmıştı. Yine de ümitsizliğe düşmeyen Şeyh direnişine kendi imkânları ile devam etti. Bölge ile irtibatını koparmayan Osmanlı, el altından bölgeye yardıma devam etti. 1914’te Muhammed İdris Osmanlı tarafından maiyeti ile beraber masrafları karşılanarak hacca gönderildi. 1915’in başlarında kendisine çeşitli nişanlarla sembolik olarak da olsa “Rumeli Beylerbeyliği” verildi. Aynı yıl patlak veren cihan harbi direnişin kaderini değiştirdi.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-mayis-2021">Derin Tarih Mayıs Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Libya’nın Kurucusu Bir Türk Dostuydu</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/libyanin-kurucusu-bir-turk-dostuydu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Samet Tınas]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 01 Feb 2020 03:30:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Kral I. İdris.]]></category>
		<category><![CDATA[Mecîdî]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammed İdris b. Muhammed el-Mehdî]]></category>
		<category><![CDATA[Rumeli]]></category>
		<category><![CDATA[Senûsi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=5547</guid>

					<description><![CDATA[Asıl adı Muhammed İdris b. Muhammed el-Mehdî b. Muhammed b. Alî es-Senûsî, bilinen ismi ise Kral I. İdris. Senûsî şeyhi olan İdris, bağımsız Libya devletinin de ilk kralı. Osmanlı Devleti’nin bölgedeki Senûsîlerle yaptığı işbirliğinin bir tezahürü olarak İdris ile 1912 yılında irtibat kuruldu. Kendisine o zamanın örtülü ödeneğinden 2 bin Osmanlı altını ve bir de kürk hediye edildi. 1915’te birinci rütbeden Mecîdî nişanı ile taltif edilip akabinde Rumeli beylerbeyliği payesi verildi. Sene 1917’yi gösteriyordu. Senûsî tarikatının kurucusu Seyyid Muhammed b. Ali es-Senûsî’nin torunu Ahmed Şerif es-Senûsî Anadolu’ya gelmiş, İdris de tarikatın başına geçmişti. Maslahat icabı olarak hem İtalyanlar, hem de&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Asıl adı Muhammed İdris b. Muhammed el-Mehdî b. Muhammed b. Alî es-Senûsî, bilinen ismi ise Kral I. İdris. Senûsî şeyhi olan İdris, bağımsız Libya devletinin de ilk kralı. Osmanlı Devleti’nin bölgedeki Senûsîlerle yaptığı işbirliğinin bir tezahürü olarak İdris ile 1912 yılında irtibat kuruldu. Kendisine o zamanın örtülü ödeneğinden 2 bin Osmanlı altını ve bir de kürk hediye edildi. 1915’te birinci rütbeden Mecîdî nişanı ile taltif edilip akabinde Rumeli beylerbeyliği payesi verildi. Sene 1917’yi gösteriyordu. Senûsî tarikatının kurucusu Seyyid Muhammed b. Ali es-Senûsî’nin torunu Ahmed Şerif es-Senûsî Anadolu’ya gelmiş, İdris de tarikatın başına geçmişti. Maslahat icabı olarak hem İtalyanlar, hem de 1. Dünya Savaşı’nda Almanlarla ittifak eden Osmanlılara misilleme olarak Mısır’ı işgal eden İngiltere ile anlaşma yolları aramıştı. Anlaşmaya göre, bölgedeki son Osmanlı subaylarının teslimi karşılığında İtalyan ve İngilizler de Cağbub’u İdris’e bırakacak; böylelikle İdris yerli halkın meşru temsilcisi haline gelecekti. Ancak İdris’in gönlü Osmanlı subaylarını teslim etmeye razı olmadı. Lâkin buna gerek kalmayacak, 30 Ekim 1918’de imzalanan Mondros Mütarekesi’yle bütün Osmanlı subayları Afrika kıtasını terk edecekti. Şeyh İdris bundan sonra İtalyanlarla 1920 ve 1921’de olmak üzere iki anlaşma imzaladı ve 64 bin İtalyan lireti maaşa bağlandı. Akabinde Senûsî ailesinin ileri gelenleri de İtalyanlardan maaş almaya başladılar. Buna karşılık İdrîs sömürge kanunlarının uygulanmasına yardım edecek, ülke genelinde silahlı mücadeleye devam eden bütün Senûsîler’e silahlarını bıraktıracaktı.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-subat-2020">Derin Tarih Şubat Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İslamın Fetih Çağındaki Gibi Güçlü Olan Tek Bir Emre İtaat Ettiler</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/islamin-fetih-cagindaki-gibi-guclu-olan-tek-bir-emre-itaat-ettiler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Caesar E. Farah]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Nov 2019 06:20:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Hıristiyan]]></category>
		<category><![CDATA[İslamî]]></category>
		<category><![CDATA[muhafazakâr]]></category>
		<category><![CDATA[Senûsi]]></category>
		<category><![CDATA[Sultan Abdülhamid]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=5191</guid>

					<description><![CDATA[Sultan Abdülhamid önemli tarikat şeyhlerini ve müritlerini, İslamî amaçlarını desteklemeye teşvik etmek üzere bir araya getirmişti. Uzmanlar bunlar arasında önemli bir rolün güçlü Senûsi liderine (1781-1859) ait olduğu, şeyhi bulunduğu tarikatın İslamın savunulmasında ve Avrupa’nın Hıristiyan güçleriyle karşı karşıya gelen Müslümanlar arasında kardeşlik ve birliğin yayılmasında önemli rol oynadığı görüşündeler. Osmanlı arşivlerinde bu tarikatın kurucusu ve ölümünden sonra görevini üstlenen oğullarının hayatı ve yaptıkları işler konusunda bir resmî rapor bulunmaktadır. Büyük ihtimalle, Tanzimat rejimi altında gerçekleştirilen ve muhafazakâr Senûsî liderinin İslama aykırı gördüğü batılılaşma reformları yüzünden kaybedilen desteğin yeniden kazanılıp kazanılamayacağına dair bir rapordu bu. Muhtemelen Sultan Abdülhamid’in dikkatine sunulan&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sultan Abdülhamid önemli tarikat şeyhlerini ve müritlerini, İslamî amaçlarını desteklemeye teşvik etmek üzere bir araya getirmişti. Uzmanlar bunlar arasında önemli bir rolün güçlü Senûsi liderine (1781-1859) ait olduğu, şeyhi bulunduğu tarikatın İslamın savunulmasında ve Avrupa’nın Hıristiyan güçleriyle karşı karşıya gelen Müslümanlar arasında kardeşlik ve birliğin yayılmasında önemli rol oynadığı görüşündeler. Osmanlı arşivlerinde bu tarikatın kurucusu ve ölümünden sonra görevini üstlenen oğullarının hayatı ve yaptıkları işler konusunda bir resmî rapor bulunmaktadır. Büyük ihtimalle, Tanzimat rejimi altında gerçekleştirilen ve muhafazakâr Senûsî liderinin İslama aykırı gördüğü batılılaşma reformları yüzünden kaybedilen desteğin yeniden kazanılıp kazanılamayacağına dair bir rapordu bu.</p>
<p>Muhtemelen Sultan Abdülhamid’in dikkatine sunulan bu tarihsiz rapora göre, Trablusgarp’ta çok sayıda zâviye (tekke) kurulmuş ve buralarda kabileci Araplara İslam dininin gerçek yönleri; Kur’an, hadis ve şeriat öğretilmişti. Ayrıca muhafazakâr Mâlikî (Kuzey Afrika’da yaygındır) ve Suriye-Mısır bölgesinde yaygın olan mutedil Şâfiî mezhebi usulleri uygulanıyordu.</p>
<p><strong>Devamı <a href="http://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-kasım-2019">Derin Tarih Kasım Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
