﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sihizm &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/sihizm/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Tue, 02 Aug 2022 08:01:37 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Sihizm &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Hint Alt Kıtası’nda Tek Tanrılı Bir Din: Sihizm</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dinler-tarihi/hint-alt-kitasinda-tek-tanrili-bir-din-sihizm/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Deniz Çıkılı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Aug 2022 08:01:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dinler Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Britannica]]></category>
		<category><![CDATA[David Hume]]></category>
		<category><![CDATA[Hint Dinleri]]></category>
		<category><![CDATA[Hint kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[Husserl]]></category>
		<category><![CDATA[Sihizm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=8376</guid>

					<description><![CDATA[Dinler tarihi literatüründe dinler, konunun daha iyi anlaşılması amacıyla geleneksel, ilkel, ileri, millî, evrensel, vahyî, tabiî, hak ve bâtıl şeklindeki başlıklar altında tasnif edilir. Bazı müellifler ise dinleri coğrafî taksimata tabi tutarlar, “Hint Dinleri” örneğinde olduğu gibi. Bu yazımızda Hint Alt Kıtası sınırları içerisinde neşvünema bulan ve günümüzde dünyanın hemen yer yerinde müntesiplerine denk geleceğimiz bir Hint dini olan Sihizm’i konu edeceğiz. Söz konusu meseleyi enine boyuna ele almadan önce bir soruna dikkat çekmekte fayda görüyoruz. Batı’daki akademisyen, araştırmacı ve düşünürler arasında Hint kültürü, dini ve felsefesine küçümseyici bir bakışla yaklaşmak yaygın bir durumdur. Aydınlanma felsefesinin kurucu isimlerinden olan İngiliz&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dinler tarihi literatüründe dinler, konunun daha iyi anlaşılması amacıyla geleneksel, ilkel, ileri, millî, evrensel, vahyî, tabiî, hak ve bâtıl şeklindeki başlıklar altında tasnif edilir. Bazı müellifler ise dinleri coğrafî taksimata tabi tutarlar, “Hint Dinleri” örneğinde olduğu gibi. Bu yazımızda Hint Alt Kıtası sınırları içerisinde neşvünema bulan ve günümüzde dünyanın hemen yer yerinde müntesiplerine denk geleceğimiz bir Hint dini olan Sihizm’i konu edeceğiz.</p>
<p>Söz konusu meseleyi enine boyuna ele almadan önce bir soruna dikkat çekmekte fayda görüyoruz. Batı’daki akademisyen, araştırmacı ve düşünürler arasında Hint kültürü, dini ve felsefesine küçümseyici bir bakışla yaklaşmak yaygın bir durumdur. Aydınlanma felsefesinin kurucu isimlerinden olan İngiliz filozof John Locke, Hintli düşünürleri bilmedikleri şeyler üzerine konuştukları gerekçesiyle küçümserken, David Hume’un gözünde Hintli filozoflar birer zavallıdır. Çağdaş Batılı filozoflardan Husserl’in kanaati de çok farklı değildir. O da felsefenin Hintlilere yabancı olduğunu savunur. 1920’ye dek <em>Encyclopedia Britannica</em>’da Hint felsefesine dair herhangi bir başlığın yer almaması ise dikkat çekicidir. Hindoloji üzerine yaptığı çalışmalarla tanınan ve felsefeyi genellikle Yunan’dan başlatmanın bir alışkanlık haline geldiğini belirten Korhan Kaya, bunda birtakım haklı gerekçeler öne sürmek mümkün olsa da Hint’e haksızlık yapıldığının ve değerlendirmelerde biraz insafsız davranıldığının altını çizer.</p>
<p>“Sih” kelimesi, Sanskrit dilinde “öğrenci, mürid, çırak” gibi anlamlara gelen şişya kelimesi ile bağlantılı olup benzer bir anlamı ihtiva eder. Sihizm ise 15. yüzyıl sonlarında Guru Nanak’ın öğretileri doğrultusunda Hint Alt Kıtası’nın kuzeybatısındaki Pencap bölgesinde ortaya çıkmış, İslâm ile Hinduizm’in sentezi niteliğinde senkretik bir dindir. Hint dinî ve siyasî hayatında önemli bir yeri bulunan Sihizm’in günümüzde ekserisi Hindistan’da olmak üzere dünyanın farklı yerlerinde toplam 25-30 milyon mensubu olduğu ifade edilmektedir. Sihler, büyük çoğunluğun sefalet içinde yaşadığı Hindistan’da refah seviyesi en yüksek topluluklardan biri olarak dikkat çekmektedir. Tıp, mühendislik, inşaat, halıcılık gibi alanlarda ilk sıralarda bulunan Sihler, spor müsabakalarında Hindistan adına yarışan takımların önemli bir parçası oldukları gibi sanat ve edebiyatta da adlarından söz ettirmektedirler.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-ağustos-2022">Derin Tarih Ağustos Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hintli Âlim Teslisin Tutarsızlığını Misyonerlere İspat Etti</title>
		<link>https://www.derintarih.com/sifir-noktasi/hintli-alim-teslisin-tutarsizligini-misyonerlere-ispat-etti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Deniz Çıkılı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 09 Mar 2022 07:27:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sıfır Noktası]]></category>
		<category><![CDATA[Brahmanizm]]></category>
		<category><![CDATA[JAinizm]]></category>
		<category><![CDATA[Karl Gottlieb Pfander]]></category>
		<category><![CDATA[Sihizm]]></category>
		<category><![CDATA[Vedizm]]></category>
		<category><![CDATA[Zerdüştîlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=7944</guid>

					<description><![CDATA[Kadim tarihi ve devasa boyutlardaki yapısıyla pek çok farklı inanç ve dine ev sahipliği yapan Hint Alt Kıtası’na tarihte Vedizm ve Brahmanizm gibi adlarla anılan ve günümüzde daha çok Hinduizm diye bilinen din damgasını vurmuştur. Bununla birlikte, tarihî süreçte Hinduizm’e tepki olarak Budizm, Jainizm ve Sihizm gibi diğer bazı Hint kökenli dinler ortaya çıkmıştır. Zaman içerisinde Zerdüştîlik, Yahudilik ve İslâm gibi dinlerin yayıldığı bu coğrafyaya dışarıdan gelen dinlerin nüfus bakımından en etkinlerinden biri Hıristiyanlık olmuştur. Müntesiplerinin alt kıtaya ne zaman geldikleri kesin olarak bilinmemekle birlikte Hıristiyanlara göre alt kıtadaki ilk kilise havari Thomas döneminde kurulur. Bugün daha ziyade güneybatı Hindistan’daki&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kadim tarihi ve devasa boyutlardaki yapısıyla pek çok farklı inanç ve dine ev sahipliği yapan Hint Alt Kıtası’na tarihte Vedizm ve Brahmanizm gibi adlarla anılan ve günümüzde daha çok Hinduizm diye bilinen din damgasını vurmuştur. Bununla birlikte, tarihî süreçte Hinduizm’e tepki olarak Budizm, Jainizm ve Sihizm gibi diğer bazı Hint kökenli dinler ortaya çıkmıştır. Zaman içerisinde Zerdüştîlik, Yahudilik ve İslâm gibi dinlerin yayıldığı bu coğrafyaya dışarıdan gelen dinlerin nüfus bakımından en etkinlerinden biri Hıristiyanlık olmuştur.</p>
<p>Müntesiplerinin alt kıtaya ne zaman geldikleri kesin olarak bilinmemekle birlikte Hıristiyanlara göre alt kıtadaki ilk kilise havari Thomas döneminde kurulur. Bugün daha ziyade güneybatı Hindistan’daki Malabar sahili boyunca uzanan Kerala eyaletinde yaşayan Hıristiyanların toplam nüfusa oranının %3’ten az olduğu ifade edilmektedir.</p>
<p>Endüstri devrimi ile birlikte zihnî bir değişimin de yaşandığı 19. yüzyılda teknik ve askerî bakımdan üstünlük sağlayan Avrupa sömürgeleştirme politikası izlemiş; Mısır, Cezayir, Tunus, Hindistan gibi pek çok ülke kolonileştirilmiştir. Bahsi geçen ülkelerde sömürgeciliğin yanı sıra hız kazanan misyonerlik faaliyetleri ile birlikte etkili bir Hıristiyanlaştırma propagandasının başladığını biliyoruz. Bu faaliyetlerin yoğun olarak hissedildiği ülkelerin başında Hindistan gelir ve burada İngilizlerin yanı sıra özellikle Protestan misyonerler yoğun bir Hıristiyanlaştırma faaliyetine girişmişlerdir. Batı’daki üniversitelerin İslâm araştırmaları bölümlerinde yetişen genç ilim adamlarının alt kıtaya gelerek misyonerlik faaliyetlerine katılmaları ise bölgedeki İslâm araştırmalarını farklı bir boyuta taşımıştır. Bu durumun tabii bir neticesi olarak Hindistan’ın ateşli münazaralara sahne olduğu görülür. Bunların en meşhurlarından biri, Hintli âlim Rahmetullah el-Hindî ile Alman misyoner Karl Gottlieb Pfander arasında cereyan etmiş olup kaynaklarda Agra Münazarası olarak geçer.</p>
<p>Alt kıtadaki en büyük medrese ağı olan Dâru’l-Ulûm-ı Diyûbend’in kurucusu Muhammed Kâsım Nânevtevî, İngiliz misyonerlere karşı en iyi münazaracı olarak isim yapmıştır. Hatta bir seferinde tanınmış bir misyoner Nânevtevî tarafından ezici biçimde mağlup edilmiş, toplumda alay konusu olunca birkaç hafta Mirat’taki (Meerut) karargâhından dışarı çıkamamıştır.</p>
<p>Hüccetü’l-İslâm unvanı ile anılan Muhammed Kâsım Nânevtevî’nin misyonerlerle yaptığı münazaraların alt kıta sınırlarını aştığını söylemek pek mümkün görünmemektedir. Ancak alt kıtanın yetiştirdiği bir başka âlim Rahmetullāh b. Halîlirrahmân el-Hindî el-Keyrânevî ed-Dihlevî (ö. 1308/1891), Hıristiyan misyonerlerle mücadele noktasında, bilhassa Agra Münazarası ile İslâm dünyasının muhtelif yerlerinde adından söz ettirmeyi başarmıştır.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-mart-2022">Derin Tarih Mart Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
