﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Siyonizm &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/siyonizm/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Thu, 27 Jul 2023 13:06:48 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Siyonizm &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Sayfanın Diğer Yüzü</title>
		<link>https://www.derintarih.com/editorden/sayfanin-diger-yuzu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Taha Kılınç]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 Sep 2022 12:56:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Editörden]]></category>
		<category><![CDATA[Filistin]]></category>
		<category><![CDATA[Kudüs]]></category>
		<category><![CDATA[Siyonizm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=8538</guid>

					<description><![CDATA[İsrail’in kuruluşu, yol açtığı neticeler itibariyle, geçtiğimiz yüzyılın en dikkate değer hadiselerinden biridir. Filistinlilerin yüzyıllardır huzur içinde yaşadıkları topraklardan katliam ve tedhiş eylemleriyle sürgün edilerek, onlardan boşalan yerlere Yahudiler için şehir ve kasabaların kurulması, İsrail’in öyküsünün sadece bir yüzünü oluşturur. Sayfanın diğer yüzünde, 19’uncu yüzyıldan itibaren dünya çapında yürütülen çok yönlü propaganda ve lobi faaliyetleri, siyaset koridorlarında bitmek bilmeyen çekişmeler ve farklı ülkelerdeki Yahudi grupların “Filistin’e ve Kudüs’e yerleşme” hedefi etrafında birleştirilmesine dair çabalar yer alır. İşte bu, modern dönemde Theodor Herzl’in liderlik ettiği Politik Siyonizm’in serüvenidir. Birinci Siyonist Kongre’nin İsviçre’nin Basel kentinde 1897’de toplanmasının 125’inci yıldönümünde, Derin Tarih olarak,&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İsrail’in kuruluşu, yol açtığı neticeler itibariyle, geçtiğimiz yüzyılın en dikkate değer hadiselerinden biridir. Filistinlilerin yüzyıllardır huzur içinde yaşadıkları topraklardan katliam ve tedhiş eylemleriyle sürgün edilerek, onlardan boşalan yerlere Yahudiler için şehir ve kasabaların kurulması, İsrail’in öyküsünün sadece bir yüzünü oluşturur. Sayfanın diğer yüzünde, 19’uncu yüzyıldan itibaren dünya çapında yürütülen çok yönlü propaganda ve lobi faaliyetleri, siyaset koridorlarında bitmek bilmeyen çekişmeler ve farklı ülkelerdeki Yahudi grupların “Filistin’e ve Kudüs’e yerleşme” hedefi etrafında birleştirilmesine dair çabalar yer alır. İşte bu, modern dönemde Theodor Herzl’in liderlik ettiği Politik Siyonizm’in serüvenidir.</p>
<p>Birinci Siyonist Kongre’nin İsviçre’nin Basel kentinde 1897’de toplanmasının 125’inci yıldönümünde, <em>Derin Tarih</em> olarak, bu sayımızda Politik Siyonizm’in tarihine odaklandık. 2020’de 38’incisi düzenlenen Siyonist kongrelerin detaylarını, alınan kararları ve bu kararların hangi neticeleri doğurduğunu, tamamen kaynaklara ve arşiv belgelerine dayalı bir şekilde gözler önüne serdik.</p>
<p>Politik Siyonizm’in tarihi, aynı zamanda Yahudiler arasındaki çetin kavga ve gerilimlerin de tarihidir. Sayfaları çevirirken çok sayıda örneğini göreceğiniz üzere, her bir kongre bir başka ihtilafın başlangıcını teşkil etmiş, Filistin’i işgal hedefine odaklanan Siyonist Hareket, kendi içindeki düşmanlıklarla da boğuşmak durumunda kalmıştır. Siyonist Kongreler dosyamızın, özellikle bu noktada ufuk açıcı olacağı kanaatindeyiz.</p>
<p>İsrail’in resmî tezleriyle çarpışarak, Filistinlilere uygulanan kıyımı dünyanın dikkatine sunan Yahudi tarihçi Prof. Dr. Avi Shlaim, böylesine mühim bir dosya için kendisinden katkı istediğimizde, bütün yoğunluğuna rağmen ricamızı kırmadı. Eserleri Türkçeye de çevrilen Shlaim, Oxford Üniversitesi’nin dünyaca ünlü hocalarından biri olarak, yazdığı yetkin makaleyle dosyamızın ilmî derinliğini arttırdı. Kendisine özel teşekkürlerimizi sunuyoruz.</p>
<p>Yola çıkarken, “Tarih okuyan şaşırmaz” demiştik. Siyonist Kongreler dosyamızı okurken, tarihin detaylarına hâkim olmanın, bugünü anlamak ve yarına hazırlanmakta ne kadar hayatî bir fonksiyon icra ettiğini bir kez daha fark edeceksiniz.</p>
<p>Yeni sayımızda buluşuncaya kadar, hayırla kalınız.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sultan II. Abdülhamid Siyonistlerin Toprak Taleplerini Neden Reddetti?</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/sultan-ii-abdulhamid-siyonistlerin-toprak-taleplerini-neden-reddetti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avram Galante]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Jul 2020 11:35:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Dr. Theodor Herzl]]></category>
		<category><![CDATA[Hamenera]]></category>
		<category><![CDATA[Moşe Levi]]></category>
		<category><![CDATA[Siyonizm]]></category>
		<category><![CDATA[Sultan II. Abdülhamid]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=6144</guid>

					<description><![CDATA[Sultan II. Abdülhamid’in, Siyonizmin kurucusu Dr. Theodor Herzl’e, Filistin’e bir Yahudi göçüne izin vereceği vaadi etrafında zaman içinde dünya basınında çok gürültü çıkarılmıştı. Kuşkusuz devrin sansürü ülke basınının bu konudan söz etmesini yasaklamıştı, konu da zamanın etkisiyle unutulup gitti. Son zamanlarda Hahambaşılık kaymakamı müteveffa Moşe Levi’nin torunu Yeşua Bey Eşkenazi ile söyleşirken, Herzl’in Saray’ı ziyareti ve Sultan’ın vaadi konusunda bildiklerini bana anlatmasını istedim. Hep büyükbabasıyla birlikte yaşamış ve hep Hahambaşılığın işleriyle uğraşmış olan Yeşua Bey bana, kendisinde bu konuya ilişkin ufak bir dosyanın olduğunu, bu dosyada 4 belgenin, yani Saray ile Hahambaşılık arasındaki yazışmaların kopyalarının ve bu işin nasıl cereyan&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sultan II. Abdülhamid’in, Siyonizmin kurucusu Dr. Theodor Herzl’e, Filistin’e bir Yahudi göçüne izin vereceği vaadi etrafında zaman içinde dünya basınında çok gürültü çıkarılmıştı. Kuşkusuz devrin sansürü ülke basınının bu konudan söz etmesini yasaklamıştı, konu da zamanın etkisiyle unutulup gitti. Son zamanlarda Hahambaşılık kaymakamı müteveffa Moşe Levi’nin torunu Yeşua Bey Eşkenazi ile söyleşirken, Herzl’in Saray’ı ziyareti ve Sultan’ın vaadi konusunda bildiklerini bana anlatmasını istedim. Hep büyükbabasıyla birlikte yaşamış ve hep Hahambaşılığın işleriyle uğraşmış olan Yeşua Bey bana, kendisinde bu konuya ilişkin ufak bir dosyanın olduğunu, bu dosyada 4 belgenin, yani Saray ile Hahambaşılık arasındaki yazışmaların kopyalarının ve bu işin nasıl cereyan etmiş olduğunun özet olarak anlatıldığı bir metnin bulunduğunu söyledi. Moşe Levi’nin torunu, bu çalışmada kullanmış olduğum dosyayı bana gösterdi. Ayrıca Herzl ile Kaymakam’ı yan yana oturmuş olarak gösteren bir fotoğrafın da bulunduğunu ve bu fotoğrafı arşivlerinde bulunca Hamenera dergisinde yer vermem için bana ileteceğini de ekledi.</p>
<p>Herzl 1902 yılının Haziran ayının ilk haftasında İstanbul’a geldi, Moşe Levi’ye bir ziyarette bulundu ve bu ziyaret sırasında ondan kendisine Sultan ile bir görüşme ayarlamasını rica etti. Sultan’ın huzuruna kabul edilmek için bazı formalitelerin yerine getirilmesi gerektiği için Kaymakam bu husustaki talebi Saray’ın Başmabeyincisine iletti. Saray ile Hahambaşılık arasındaki bu konuya ilişkin yazışmaları ilk defa Derin Tarih’te yayımlamıştık. Bir bölümünü yeniden paylaşıyoruz:</p>
<p><strong>Herzl, Sultan’ın huzurunda</strong></p>
<p>Başmabeyinci’nin Herzl’in görüşme talebinin kabul edildiğine ilişkin tezkeresi kendilerine iletilince Kaymakam ile Dr. Herzl, Hahambaşılığın Kapukâhyası Jesaie Adjiman Efendi ile birlikte 21 Haziran 1318 (4 Temmuz 1902) tarihinde Saray’a gittiler ve Hacı Ali Paşa tarafından çok iyi karşılandılar. Kahveler içilirken, Başmabeyinci basın konusuna değindi ve Sultan’ın Neue Freie Presse, Berliner Tageblatt, Le Temps ve Times gazetelerine ilişkin çok özel değerlendirmelerinin olduğunu ve bu gazetelerden birinin müdürüyle tanışmış olmaktan zevk duyduğunu söyledi.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-temmuz-2020">Derin Tarih Temmuz Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>10 Soruda Filisten’e Duyarlılık Testi</title>
		<link>https://www.derintarih.com/kapak-dosyasi/10-soruda-filistene-duyarlilik-testi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ahmet Varol]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 31 Jul 2017 21:20:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kapak Dosyası]]></category>
		<category><![CDATA[Filistin]]></category>
		<category><![CDATA[Filistin davası]]></category>
		<category><![CDATA[Siyonizm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=2597</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye’de Filistin davasına duyarlılığın, 30-40 yıl öncesine nispetle oldukça arttığını söyleyebiliriz. Bunda bilinçlenmenin etkisi tartışılmaz. Ayrıca sivil toplum kuruluşlarının Filistin davasına gösterdikleri ilginin, konuyu gündemde tutma çabalarının da tesiri büyük. Bir diğer faktör, resmî politikanın büyük ölçüde değişmesi ve bugün Filistin halkının meşru haklarını savunan, haklı mücadelesinde ona destek veren bir politika izlenmesi. Yakın zamana kadar Türkiye’de resmî politikanın çizgisini, Siyonist işgal rejimiyle ilişkilerin zarar görmemesi yönündeki tutumun belirlediğini düşünürsek, bu hususun önemi daha iyi anlaşılır. Yine de meseleye ilginin arzulanan düzeyde olduğu söylenemez. Yaklaşım ve bakış açısında değişiklik olmasına rağmen problem geniş kitleler tarafından sahiplenilmiyor. Hassasiyet dar bir kesime&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de Filistin davasına duyarlılığın, 30-40 yıl öncesine nispetle oldukça arttığını söyleyebiliriz. Bunda bilinçlenmenin etkisi tartışılmaz. Ayrıca sivil toplum kuruluşlarının Filistin davasına gösterdikleri ilginin, konuyu gündemde tutma çabalarının da tesiri büyük. Bir diğer faktör, resmî politikanın büyük ölçüde değişmesi ve bugün Filistin halkının meşru haklarını savunan, haklı mücadelesinde ona destek veren bir politika izlenmesi. Yakın zamana kadar Türkiye’de resmî politikanın çizgisini, Siyonist işgal rejimiyle ilişkilerin zarar görmemesi yönündeki tutumun belirlediğini düşünürsek, bu hususun önemi daha iyi anlaşılır. Yine de meseleye ilginin arzulanan düzeyde olduğu söylenemez. Yaklaşım ve bakış açısında değişiklik olmasına rağmen problem geniş kitleler tarafından sahiplenilmiyor. Hassasiyet dar bir kesime mahsus olduğu gibi gelişmeleri yakından takip edenlerin sayısı oldukça sınırlı. Bazılarının ilgisi de bilgiden yoksun bir tarafgirlikten öteye geçemiyor. Filistin halkının ne gibi muamelelerle karşı karşıya kaldığını ve problemin kaynağının ne olduğunu bilmediğimiz gibi öğrenme kaygımız da yok. Bazıları da meseleye hâlâ Batı’nın ve Siyonizmin penceresinden bakmakta ısrar ediyorlar.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derintarih-agustos2017">Derin Tarih Ağustos Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
