﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sömürgecilik &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/somurgecilik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Thu, 30 Jan 2020 10:31:08 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Sömürgecilik &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Trablusgarb Savaşı Ve Libya Halkının Enver Paşa Sevgisi</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/trablusgarb-savasi-ve-libya-halkinin-enver-pasa-sevgisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Burak Enver]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 01 Feb 2020 03:50:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Bingazi]]></category>
		<category><![CDATA[Kuzey Afrika]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı vilayetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Sömürgecilik]]></category>
		<category><![CDATA[Sultan II. Abdülhamid]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=5556</guid>

					<description><![CDATA[Günümüzde Avrupa emperyalizminin hedefi hâline gelen ve bir iç savaş yaşamakta olan Libya toprakları 100 yıl önce de bir paylaşım kavgasına sahne olmuş; Avrupalı devletler arasında başlayan sömürgecilik yarışı Osmanlı Devleti’nin Kuzey Afrika’da kalan topraklarına da sıçramıştı. İngilizler, Fransızlar ve İtalyanlar; Cezayir, Tunus, Trablusgarb, Bingazi ve Mısır’da hâkimiyet süren Osmanlı Devleti’nin Afrika’daki topraklarına göz dikmişler ve söz konusu bölgeleri hedef hâline getirmişlerdi. Büyük çoğunluğu Araplarla meskûn Osmanlı vilayetleri, Sultan II. Abdülhamid’in siyasî ve diplomatik anlamdaki bütün girişimlerine rağmen sırayla işgal edildi. 1830’da Cezayir’i işgal eden Fransızlar, 1881’de Tunus’a saldırdılar. İngilizler ise 1882’de Mısır’ı, 1898’de de Sudan’ı sömürgeleştirdi. Sömürgecilik yarışında diğer&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Günümüzde Avrupa emperyalizminin hedefi hâline gelen ve bir iç savaş yaşamakta olan Libya toprakları 100 yıl önce de bir paylaşım kavgasına sahne olmuş; Avrupalı devletler arasında başlayan sömürgecilik yarışı Osmanlı Devleti’nin Kuzey Afrika’da kalan topraklarına da sıçramıştı. İngilizler, Fransızlar ve İtalyanlar; Cezayir, Tunus, Trablusgarb, Bingazi ve Mısır’da hâkimiyet süren Osmanlı Devleti’nin Afrika’daki topraklarına göz dikmişler ve söz konusu bölgeleri hedef hâline getirmişlerdi. Büyük çoğunluğu Araplarla meskûn Osmanlı vilayetleri, Sultan II. Abdülhamid’in siyasî ve diplomatik anlamdaki bütün girişimlerine rağmen sırayla işgal edildi. 1830’da Cezayir’i işgal eden Fransızlar, 1881’de Tunus’a saldırdılar. İngilizler ise 1882’de Mısır’ı, 1898’de de Sudan’ı sömürgeleştirdi. Sömürgecilik yarışında diğer Avrupalı devletlere nazaran geç kalan İtalyanlar ise Osmanlı Devleti’nin Kuzey Afrika’da kalan son topraklarına saldırmayı planlıyorlardı. Yani Trablusgarb ve Bingazi’ye. İtalyanların, Trablusgarb ve Bingazi’ye yönelik örtülü faaliyetleri aslında Osmanlı Devleti’ni hiç şaşırtmamıştır. Zira İtalyanlar, işgalden önce Trablusgarb’ı siyasî ve ekonomik bir nüfuz alanı olarak belirlemişler ve bu doğrultuda faaliyetler gerçekleştirmişlerdi.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-subat-2020">Derin Tarih Şubat Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sömürgecinin Diliyle Savaşmak</title>
		<link>https://www.derintarih.com/avrupa-tarihi/somurgecinin-diliyle-savasmak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa Özel]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Feb 2018 21:32:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Avrupa Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[kültürel savaş]]></category>
		<category><![CDATA[roman]]></category>
		<category><![CDATA[Sömürgecilik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=3209</guid>

					<description><![CDATA[Başlığı iki türlü anlayabiliriz: 1. Sömürgecinin dilini, sömürgeleştirilme sürecinin en önemli silahlarından biri sayıp o dille savaşmak. Onun yerine kendi yerel, yerli veya millî dilimizi koymak. 2. Sömürgeciye karşı siyasî, iktisadî ve hatta kültürel savaşı onun diliyle yapmak. Bu durumda, kendi yerli dilimizi belki folklorik bir zenginlik olarak muhafaza etmek; fakat ilmî ve edebî düzlemde Avrupa dillerinden biriyle okuyup yazmak. Maalesef pek az tanıdığımız Afrika aydınları, yarım yüzyıldır bu ikilemle boğuşuyor. Roman bu savaşta en büyük imkân veya ayakbağı. Çünkü Afrika romanlarının önemli bir kısmı hâlâ İngilizce yahut Fransızca yazılıyor. Edebiyatı “kanaryanın ötüşüne” benzeten Borges haklı ise kanaryaların bülbülce veya&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Başlığı iki türlü anlayabiliriz: 1. Sömürgecinin dilini, sömürgeleştirilme sürecinin en önemli silahlarından biri sayıp o dille savaşmak. Onun yerine kendi yerel, yerli veya millî dilimizi koymak. 2. Sömürgeciye karşı siyasî, iktisadî ve hatta kültürel savaşı onun diliyle yapmak. Bu durumda, kendi yerli dilimizi belki folklorik bir zenginlik olarak muhafaza etmek; fakat ilmî ve edebî düzlemde Avrupa dillerinden biriyle okuyup yazmak. Maalesef pek az tanıdığımız Afrika aydınları, yarım yüzyıldır bu ikilemle boğuşuyor. Roman bu savaşta en büyük imkân veya ayakbağı. Çünkü Afrika romanlarının önemli bir kısmı hâlâ İngilizce yahut Fransızca yazılıyor. Edebiyatı “kanaryanın ötüşüne” benzeten Borges haklı ise kanaryaların bülbülce veya kargaca ötüşleri ruha itici gelmeli.</p>
<p>Achebe, İngilizce öten en sevimli kara kanarya. Kararlı ama mahçup. “Afrikalı Yazar ve İngiliz Dili” başlıklı konuşmasında (1964), bir insanın kendi anadilini bir başkasının dili uğruna terk etmesinin “korkunç bir ihanet gibi göründüğünü ve insana suçluluk duygusu verdiğini” itiraf etmesine rağmen kendisi için İngilizce yazmaktan başka bir seçeneğin olmadığını söylüyor: “Bana bu dil verildi ve onu kullanmak niyetindeyim. Fakat bu, kendi ata yurduyla bağlantılı olsa da Afrika’daki yeni ortamına uyacak biçimde değiştirilmiş yeni bir İngilizce olacaktır.”</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derintarih-mart2018">Derin Tarih Mart Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Emperyalizm Tarih Yazıyor!</title>
		<link>https://www.derintarih.com/avrupa-tarihi/emperyalizm-tarih-yaziyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa Özel]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 Aug 2017 21:37:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Avrupa Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Sömürgecilik]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Dünya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=2680</guid>

					<description><![CDATA[Sömürgecilik ve daha geniş anlamda emperyalizm, sadece belirli ülke veya bölgelerin doğal kaynaklarına el konması, ekonomilerinin Merkez’e bağlanması değildir. Ülke siyasetlerinin ve bugüne ait her şeylerinin denetim altında tutulması da değildir. Bu gaspın sürekli olabilmesi için, ülke tarihinin Merkez’e bağlanması, Merkez’in bakışıyla yeniden yazılması gerekir: Asıl emperyalizm budur! Sömürü son kertede yazı ve paraya dönüşür ki, para da özel bir yazıdan ibarettir. Michel de Certeau, ne yazık ki hâlâ Türkçeye kazandırılmamış olan Tarih Yazmak başlıklı şâheserine 1980 yılında yazdığı önsözde Avrupa/Amerika ve Dünya tarihinin yazılış serüvenini özetlerken, Nazım Hikmet’in “Piyer Loti” şiirinden esinlenmiş gibidir: Amerigo Vespuçi denizden çıkagelir. Tepeden tırnağa&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sömürgecilik ve daha geniş anlamda emperyalizm, sadece belirli ülke veya bölgelerin doğal kaynaklarına el konması, ekonomilerinin Merkez’e bağlanması değildir. Ülke siyasetlerinin ve bugüne ait her şeylerinin denetim altında tutulması da değildir. Bu gaspın sürekli olabilmesi için, ülke tarihinin Merkez’e bağlanması, Merkez’in bakışıyla yeniden yazılması gerekir: Asıl emperyalizm budur! Sömürü son kertede yazı ve paraya dönüşür ki, para da özel bir yazıdan ibarettir. Michel de Certeau, ne yazık ki hâlâ Türkçeye kazandırılmamış olan Tarih Yazmak başlıklı şâheserine 1980 yılında yazdığı önsözde Avrupa/Amerika ve Dünya tarihinin yazılış serüvenini özetlerken, Nazım Hikmet’in “Piyer Loti” şiirinden esinlenmiş gibidir:</p>
<p>Amerigo Vespuçi denizden çıkagelir. Tepeden tırnağa zırhlı, dimdik ayakta bir Haçlı olarak, Avrupa’nın anlam silahlarını kuşanmıştır. Ardında, Avrupa’ya cennetin ganimetlerini taşıyacak olan gemiler… Önünde, yerli “Amerika”, hamağında sallanan çıplak bir kadın: egzotik bir bitki ve hayvan âleminde uyanan bir beden. Bir anlık kendinden geçmenin ardından, ağaçlardan bir kemerle işaretli bu eşikte, fatih, ‘öteki’nin bedenini yazacak ve o bedende kendi tarihini izleyecektir. Ondan bir arma, emeğinin ve fantazilerinin ürünü olan tarihsel bir beden yapacak ve adına “Latin” Amerika diyecektir. Bu erotik ve savaşçı sahne neredeyse mitik bir değere sahiptir. Batı’da yazının yeni bir işlevinin başlangıcını temsil eder. Bu kadın bedeni henüz haritalarda yer almayan bir nouva terra, bir ‘yeni ülke’dir, kendisini icat edenin adını taşımaya yazgılı meçhul bir beden. Fakat burada gerçekte başlatılan şey, bedenin bir iktidar söylemi marifetiyle sömürgeleştirilmesidir. Bu, fetheden yazıdır. Yeni Dünya’yı sanki o boş, “vahşî” ve üzerine Batılı arzuların yazılacağı bir sayfaymış gibi kullanacaktır.</p>
<p>Ötekinin mekânını, bir üretim sisteminin genişleme alanına dönüştürecektir. Bir operasyonun öznesi ile nesnesi arasındaki, yazma irâdesi ile yazılan beden arasındaki çatlaktan bu yazı Batı tarihini üretecektir.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derintarih-eylul2017">Derin Tarih Eylül Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
