﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Süleyman Demirel &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/suleyman-demirel/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Tue, 08 Mar 2022 13:13:34 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Süleyman Demirel &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Şahitlerin Dilinden 28 Şubat’ın Arka Bahçesi</title>
		<link>https://www.derintarih.com/gundem/sahitlerin-dilinden-28-subatin-arka-bahcesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüseyin Yürük]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Feb 2022 05:02:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Çevik Bir]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[Çiller]]></category>
		<category><![CDATA[DSP]]></category>
		<category><![CDATA[Ezer Weizman]]></category>
		<category><![CDATA[Necmettin Erbakan]]></category>
		<category><![CDATA[Süleyman Demirel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=7842</guid>

					<description><![CDATA[28 Haziran 1996-30 Haziran 1997 tarihleri arasında görev yapan Refahyol hükümetiyle, kurulduğu andan itibaren generallerin yıldızı barışmadı. Daha hükümet kurulmadan, Haziran 1996’da Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan İsrail Cumhurbaşkanı Ezer Weizman, RP’nin hükümet olmaması gerektiğini söyleme cüretinde bulunmuştu: “Demirel, yakın dostum. Bunu engellemek için elinden geleni yapacağına eminim. Ordu da sessiz kalmayacak” (Ertunç, 2010: 483). Nitekim generaller, onu haklı çıkarırcasına hükümete sık sık müdahalede bulundular. Hatırlayacaksınız, dönemin Genelkurmay İkinci Başkanı Çevik Bir, Sincan’da hükümete gözdağı için tankların yürütülmesini ‘balans ayarı’ olarak nitelendirmişti. Generallerle hükümet arasındaki gerilim 28 Şubat 1997’de yapılan MGK toplantısında zirveye çıktı. Generaller hükümete 28 Şubat bildirisi ile ilan&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>28 Haziran 1996-30 Haziran 1997 tarihleri arasında görev yapan Refahyol hükümetiyle, kurulduğu andan itibaren generallerin yıldızı barışmadı. Daha hükümet kurulmadan, Haziran 1996’da Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan İsrail Cumhurbaşkanı Ezer Weizman, RP’nin hükümet olmaması gerektiğini söyleme cüretinde bulunmuştu: “Demirel, yakın dostum. Bunu engellemek için elinden geleni yapacağına eminim. Ordu da sessiz kalmayacak” (Ertunç, 2010: 483). Nitekim generaller, onu haklı çıkarırcasına hükümete sık sık müdahalede bulundular. Hatırlayacaksınız, dönemin Genelkurmay İkinci Başkanı Çevik Bir, Sincan’da hükümete gözdağı için tankların yürütülmesini ‘balans ayarı’ olarak nitelendirmişti.</p>
<p>Generallerle hükümet arasındaki gerilim 28 Şubat 1997’de yapılan MGK toplantısında zirveye çıktı. Generaller hükümete 28 Şubat bildirisi ile ilan edilen maddeleri dayattılar. Refahyol hükümetinin Haziran 1997’de istifasıyla sonuçlanan süreç Kasım 1996’da başlatılmış, yani yaklaşık sekiz aylık bir plan tatbik edilmişti. Bu planın yürütücüsü Genelkurmay Psikolojik Harekat Dairesi idi.</p>
<p>12 Haziran 1997 günü Başbakan Necmettin Erbakan, Başbakan Yardımcısı Tansu Çiller ve Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu başbakanlık konutunda bir araya geldiklerinde Çiller’in ilk sözü, “13 Haziran’da darbe hazırlığı var” oldu. Nitekim o gece Ankara’da darbe rüzgârı esti. Deniz Kuvvetleri Komutanı Güven Erkaya’nın talimatıyla Genelkurmay’da ışıkların sabahlara kadar açık kalmasının sebebi, darbe korkusu salmaktı. Beş gün sonra Necmettin Erbakan hükümetin istifasını Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’e sunacaktı.</p>
<p>Refah Partisi’nin 160, Doğru Yol Partisi’nin 110, Büyük Birlik Partisi’nin 10 milletvekili vardı. 280 milletvekilinin tamamı hükümet kurmanın ikinci sırada olan DYP’ye verilmesine imza koymasına rağmen Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel teamülleri hiçe sayarak bu görevi ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz’a verdi. DSP ve CHP de bunu destekledi.</p>
<p>Şüphesiz bu büyük bir oyundu, birçok da aktörü vardı. Bunların bir kısmı çeşitli kurum ve kuruluşlar olup başında Türk Silahlı Kuvvetleri, yani ‘ordu’ geliyordu.</p>
<p>Gazeteci Emin Pazarcı o günlerde Genelkurmay’da yaşadıklarını hatıralarında anlatır:</p>
<p>“28 Şubat darbe günlerinde <em>Akşam</em> gazetesinden bir ekip Genelkurmay karargâhında akşam yemeğine davet edildik. Genelkurmay Genel Sekreteri Tümgeneral Erol Özkasnak konuşuyor, biz dinliyorduk. Tümgeneral Erol Özkasnak, Refahyol Hükümetinin Türkiye’nin başına gelmiş çok büyük bir bela olduğuna bizi inandırmak için çırpınır gibiydi. Üslubu alabildiğine sert ve çirkindi. Kendisini ve Silahlı Kuvvetleri seçilmiş insanların üzerinde görüyor, ‘Türkiye’nin asıl sahibi biziz’ mesajı veriyor, saldırgan ifadeler kullanıyordu. Konuşmasının sonuna doğru kullandığı üslup iyice sertleşti ve ‘Kafalarını kıracağız’ sözlerini bile sarf etti. Ben Erol Özkasnak’a ‘Kafa kırmakla bir sonuç alınabileceğini düşünmüyorum’ dedim” (Pazarcı, 2020: 131-133).</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-subat-2022">Derin Tarih Şubat Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cuntanın Kuvvet Komutanını Mit Deşifre Etti</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/cuntanin-kuvvet-komutanini-mit-desifre-etti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avni Özgürel]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 Aug 2019 08:31:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Fuat Doğu]]></category>
		<category><![CDATA[Kara Kuvvetleri]]></category>
		<category><![CDATA[MİT Müsteşarı]]></category>
		<category><![CDATA[Süleyman Demirel]]></category>
		<category><![CDATA[TBMM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=4838</guid>

					<description><![CDATA[12 Mart öncesi ordu komutanları ve cuntalar arasındaki kıyasıya rekabette kavga, TBMM’yi İstanbul’a taşıma tehdidinden Kara Kuvvetleri Komutanı’nın oğlunu kaçırmaya kadar tırmanmıştı. Trajikomik bir sahne anlatarak 1971’in tablosunu gözünüzde biraz canlandırasınız istiyorum. 12 Mart muhtırasına giden yolda, Ankara’da MİT’in kullanımına verilen Marmara Köşkü’nde dönemin başbakanı Süleyman Demirel, kuvvet komutanları ve başta MİT Müsteşarı Fuat Doğu olmak üzere üst düzey birkaç istihbaratçının katılımıyla yapılan toplantı&#8230; Basının dikkatini çekmemek için toplantının başbakanlık binası yerine Marmara Köşkü’nde ve hava karardıktan sonra yapılmasını istemişti Fuat Doğu. Demirel de uygun görmüştü onun isteğini. Toplantıyı doğal olarak başbakan açtı. Demirel’in olağanüstü toplantı gerektirecek derecede aciliyeti bulunmayan&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>12 Mart öncesi ordu komutanları ve cuntalar arasındaki kıyasıya rekabette kavga, TBMM’yi İstanbul’a taşıma tehdidinden Kara Kuvvetleri Komutanı’nın oğlunu kaçırmaya kadar tırmanmıştı.</p>
<p>Trajikomik bir sahne anlatarak 1971’in tablosunu gözünüzde biraz canlandırasınız istiyorum. 12 Mart muhtırasına giden yolda, Ankara’da MİT’in kullanımına verilen Marmara Köşkü’nde dönemin başbakanı Süleyman Demirel, kuvvet komutanları ve başta MİT Müsteşarı Fuat Doğu olmak üzere üst düzey birkaç istihbaratçının katılımıyla yapılan toplantı&#8230; Basının dikkatini çekmemek için toplantının başbakanlık binası yerine Marmara Köşkü’nde ve hava karardıktan sonra yapılmasını istemişti Fuat Doğu. Demirel de uygun görmüştü onun isteğini. Toplantıyı doğal olarak başbakan açtı. Demirel’in olağanüstü toplantı gerektirecek derecede aciliyeti bulunmayan birkaç meseleden bahsedip üstelik bunları geçiştirmesinden davetin esas sebebinin farklı olduğunu anlamıştı komutanlar. Nitekim başbakanın, “Bu mevzuları bilahare konuşuruz ama MİT müsteşarından bana ilettiği ve bilgimize sunmak istediği önemli bir dosya olduğu notunun mahiyetini öğrenelim kendisinden” demesiyle Fuat Doğu önünde duran dosyanın kapağını açtı ve konuşmaya başladı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
