﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sultan Alparslan &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/sultan-alparslan/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Fri, 01 Jul 2022 07:33:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Sultan Alparslan &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kayıp Şehidin Peşinde</title>
		<link>https://www.derintarih.com/selcuklu-tarihi/kayip-sehidin-pesinde/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa Alican]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Jul 2022 07:33:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Selçuklu Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Grebido]]></category>
		<category><![CDATA[Malazgirt Savaş]]></category>
		<category><![CDATA[Patnos]]></category>
		<category><![CDATA[Selçuklu]]></category>
		<category><![CDATA[Sultan Alparslan]]></category>
		<category><![CDATA[Türbe Tepe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=8242</guid>

					<description><![CDATA[2019 yılının sonbaharında Kültür Bakanlığı’ndan izinleri alınan ve bir sonraki yılın yazında savaşın gerçekleştiği alanı bulmak için kalabalık bir araştırmacı topluluğunun alana inmesiyle başlayan “Malazgirt Savaş Alanının Tespiti Tarihi ve Arkeolojik Yüzey Araştırması Projesi” çerçevesinde 2020 döneminde üç etap gerçekleştirilmişti. Söz konusu etaplar esnasında Malazgirt ve çevresindeki köylerde yapılan yüzey araştırmalarına ilave olarak tarihî şehrin surları ile alakalı çalışmalar yapılmış, krokiler çizilmiş, üç boyutlu modellemeler oluşturulmuş ve literatürde bulunmayan yeni höyük alanları keşfedilmişti. 2020 döneminin en önemli keşfi, halk arasında Grebido (Bidon Tepe), Alparslan Tepesi ve Şehitler Tepesi adıyla bilinmekte olup askerî haritalarda Türbe Tepe olarak kaydedilen Patnos yolu üzerindeki&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>2019 yılının sonbaharında Kültür Bakanlığı’ndan izinleri alınan ve bir sonraki yılın yazında savaşın gerçekleştiği alanı bulmak için kalabalık bir araştırmacı topluluğunun alana inmesiyle başlayan “Malazgirt Savaş Alanının Tespiti Tarihi ve Arkeolojik Yüzey Araştırması Projesi” çerçevesinde 2020 döneminde üç etap gerçekleştirilmişti. Söz konusu etaplar esnasında Malazgirt ve çevresindeki köylerde yapılan yüzey araştırmalarına ilave olarak tarihî şehrin surları ile alakalı çalışmalar yapılmış, krokiler çizilmiş, üç boyutlu modellemeler oluşturulmuş ve literatürde bulunmayan yeni höyük alanları keşfedilmişti. 2020 döneminin en önemli keşfi, halk arasında Grebido (Bidon Tepe), Alparslan Tepesi ve Şehitler Tepesi adıyla bilinmekte olup askerî haritalarda Türbe Tepe olarak kaydedilen Patnos yolu üzerindeki tepede yapılan ön kazı çalışmalarıydı.</p>
<p>Projenin 2021 dönemindeki çalışmalarının ana aksı, halk arasında anlatılan efsanelerde Sultan Alparslan ve Selçuklularla ilişkilendirilen Grebido’daki Müslüman mezarlığında gerçekleştirilen ön kazılardan elde edilmiş kemik örneklerinin laboratuvar analizleri doğrultusunda biçimlendirildi. Karbon-14 testleri ile 14 ve 15. yüzyıllara tarihlenen kemiklerin bulunduğu mezarlıkta yoğunlaştırılan çalışmalar sırasında birçok kabir açıldı ve bu kabirlerden çıkarılan kemikler test için laboratuvara gönderildi. Yeni sonuçlarla birlikte 13 ve 14. yüzyıllara tarihlenebilen mezarlarda kadın, erkek ve çocuk bireylerin bulunduğunun tespit edilmesi, Grebido’daki mezarlığın şehitlik olabilme olasılığını geriletmiş olsa da, aynı dönemde yapılan yüzey araştırmalarında Selçuklu şehitlerine ilişkin yeni bir ipucu elde edildi. Malazgirt’in yaklaşık altı buçuk yedi kilometre güneydoğusundaki Afşin’de heyecan verici bulgulara ulaşılmıştı. Bu bulgular, bu metin yayınlandığında halen devam etmekte olan 2022 yılı çalışmalarının da eksenini belirleyecektir.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-temmuz-2022">Derin Tarih Temmuz Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Romanos Dıogenes’in Hıristiyanları Utandıran Sonu</title>
		<link>https://www.derintarih.com/sifir-noktasi/romanos-diogenesin-hiristiyanlari-utandiran-sonu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa Alican]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 01 Feb 2020 02:25:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sıfır Noktası]]></category>
		<category><![CDATA[Bizans İmparatoru]]></category>
		<category><![CDATA[Eudokia]]></category>
		<category><![CDATA[Malazgirt]]></category>
		<category><![CDATA[Romanos Diogenes]]></category>
		<category><![CDATA[Şebinkarahisar]]></category>
		<category><![CDATA[Sultan Alparslan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=5510</guid>

					<description><![CDATA[26 Ağustos 1071’de Malazgirt’te Sultan Alparslan karşısında tarihî bir hezimete uğrayan Bizans İmparatoru Romanos Diogenes yanına bir askerî muhafız birliği de vermiş olan Selçuklu hükümdarı ile bir tabîyet antlaşması yaptıktan sonra İstanbul’a dönmek üzere harekete geçmişti. Savaşta aldığı yaranın iyileşmesi için Erzurum’da birkaç gün konaklamış, yolu üzerindeki Hıristiyan köylerinden asker toplaya toplaya yoluna devam etmişti. Bu sırada İmparatoriçe Eudokia’ya başından geçenleri anlattığı bir mektup göndermiş ve ülkesini yeniden toparlayacağına dair umutlarını dile getirmişti. Hayatta olduğu için muhtemeldir ki kendini şanslı hissediyordu. İstanbul’a giderek tahtına oturacak ve kısa süre içerisinde imparatorluğun yaralarını sarabilecekti. Fakat Attaleiates’in bildirdiğine bakılırsa Şebinkarahisar’a geldiğinde kötü haberi&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>26 Ağustos 1071’de Malazgirt’te Sultan Alparslan karşısında tarihî bir hezimete uğrayan Bizans İmparatoru Romanos Diogenes yanına bir askerî muhafız birliği de vermiş olan Selçuklu hükümdarı ile bir tabîyet antlaşması yaptıktan sonra İstanbul’a dönmek üzere harekete geçmişti. Savaşta aldığı yaranın iyileşmesi için Erzurum’da birkaç gün konaklamış, yolu üzerindeki Hıristiyan köylerinden asker toplaya toplaya yoluna devam etmişti. Bu sırada İmparatoriçe Eudokia’ya başından geçenleri anlattığı bir mektup göndermiş ve ülkesini yeniden toparlayacağına dair umutlarını dile getirmişti. Hayatta olduğu için muhtemeldir ki kendini şanslı hissediyordu. İstanbul’a giderek tahtına oturacak ve kısa süre içerisinde imparatorluğun yaralarını sarabilecekti. Fakat Attaleiates’in bildirdiğine bakılırsa Şebinkarahisar’a geldiğinde kötü haberi aldı. Saraydaki muhalifler tarafından tahtından indirilmiş ve yerine üvey oğlu Mikhail Dukas geçirilmişti. İlk şoku atlatmakta zorlanmadığı görülen Diogenes, aldığı haberler üzerine Amasya yakınlarındaki Dokheia (Tokat) Kalesi’ne çekildi.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-subat-2020">Derin Tarih Şubat Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünya Tarihinde 7 Malazgirt Mührü</title>
		<link>https://www.derintarih.com/ozel-dosya/dunya-tarihinde-7-malazgirt-muhru/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa Alican]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 31 Jul 2017 21:40:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Özel Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Halife Kâim Biemrillah]]></category>
		<category><![CDATA[Malazgirt Savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Sultan Alparslan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=2611</guid>

					<description><![CDATA[İlk Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey 1055 yılında Bağdat’a gelmiş ve Şiî-Fâtımîlerin baskısı altında adeta bir ölüm kalım mücadelesi veren Abbâsîleri himaye altına almıştı. Halife Kâim Biemrillah, “Mü’minlerin emiri” olma bakımından “ortağı” olarak nitelendirdiği Selçuklu Sultanı’na “Doğu’nun ve Batı’nın hükümdarı” unvanını vermiş, bu şekilde Selçuklular Sünnî İslam âleminin askerî ve siyasî önder ve koruyucuları haline gelmişlerdi. Bu tarihten sonra Selçuklular bütün dış politika projeksiyonlarını Şiî-Fâtımîler ve onlar tarafından desteklenen siyasî hareketlerle mücadele ekseni üzerine kurdular. İlk Selçuklu sultanlarının en önemli siyasî hedefi, Fâtımî etkisini gerileterek İslam dünyasında Sünnî Bağdat merkezli bir birlik kurma gayreti oldu. Devlet merkezine güçlü sayılamayacak bağlarla bağlı&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İlk Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey 1055 yılında Bağdat’a gelmiş ve Şiî-Fâtımîlerin baskısı altında adeta bir ölüm kalım mücadelesi veren Abbâsîleri himaye altına almıştı. Halife Kâim Biemrillah, “Mü’minlerin emiri” olma bakımından “ortağı” olarak nitelendirdiği Selçuklu Sultanı’na “Doğu’nun ve Batı’nın hükümdarı” unvanını vermiş, bu şekilde Selçuklular Sünnî İslam âleminin askerî ve siyasî önder ve koruyucuları haline gelmişlerdi. Bu tarihten sonra Selçuklular bütün dış politika projeksiyonlarını Şiî-Fâtımîler ve onlar tarafından desteklenen siyasî hareketlerle mücadele ekseni üzerine kurdular. İlk Selçuklu sultanlarının en önemli siyasî hedefi, Fâtımî etkisini gerileterek İslam dünyasında Sünnî Bağdat merkezli bir birlik kurma gayreti oldu.</p>
<p>Devlet merkezine güçlü sayılamayacak bağlarla bağlı bulunan Türkmenlerin Anadolu’ya dönük sistematik olmayan akınlarının devam ettiği Tuğrul Bey ve Sultan Alparslan dönemlerinde, Selçukluların bütün gayreti söz konusu siyasî birliği tesis etmeye matuftu. Hatta Bizans tahtına yeni çıkan Romanos Diogenes’in gerek konumunu güçlendirmek, gerekse Anadolu’daki Türkmen hareketliliğini sona erdirmek amacıyla Selçuklular üzerine Malazgirt Savaşı ile sonuçlanacak olan sefere çıktığı esnada Sultan Alparslan Mısır seferindeydi. Gelişmeler Sultan açısından beklemedik bir sürpriz niteliğindeydi. Bizanslıların harekete geçtiğini öğrenince Mısır seferini yarıda keserek geri dönen Sultan Alparslan, Bizans kontrolü altındaki Anadolu topraklarını fethetmek gibi bir hedefi olmadığını ihsas ederek Romanos ile anlaşmak istese de mağrur İmparator buna yanaşmadı. Tarihin gördüğü en büyük savaş makinelerinden biri olan 200 bin kişilik ordusuna çok güvenen Bizans hükümdarı, 50-60 bin askerden müteşekkil Selçukluları mağlup etmekle kalmayıp devletin İran’daki merkezî topraklarını da işgal edeceğinden şüphe etmiyordu. Fakat beklediği gibi olmadı. 26 Ağustos 1071 tarihinde gerçekleşen ve Selçukluların tarihin en büyük askerî zaferlerinden birine imza attığı savaşta Bizanslılar hiç beklemedikleri, ağır bir hezimete uğradılar.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derintarih-agustos2017">Derin Tarih Ağustos Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
