﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Tanrı’nın Oku &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/tanrinin-oku/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Thu, 03 May 2018 16:45:32 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Tanrı’nın Oku &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Halkını Misyonerlere Kaptıran Önder</title>
		<link>https://www.derintarih.com/avrupa-tarihi/halkini-misyonerlere-kaptiran-onder/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa Özel]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 May 2018 16:45:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Avrupa Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Afrika üçlemesi]]></category>
		<category><![CDATA[Hace dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[Tanrı’nın Oku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=3394</guid>

					<description><![CDATA[Hece dergisini tebrikle başlıyorum. İki ciltlik (1176 sayfa!) Afrika özel sayısı, ‘Kara Kıta’nın tarih, siyaset ve edebiyatı üzerine Türkçede bulabildiğim en kapsamlı çalışma. Benim yapmaya çalıştığım, çağdaş Afrika edebiyatından birkaç örnek üzerinden, bir kıtanın “hikâyeleriyle nasıl dirilebileceğine” ayna tutmak. Şimdiye kadar Nijeryalı Chinua Achebe’nin Afrika üçlemesini ele alabildim. Gelecek sayılarda Senegalli Şeyh Hamidu Kan’ın Müphem Serüven ve Kenyalı Ngugi wa Thiongo’nun Aradaki Nehir ile Bir Buğday Tanesi romanlarını irdeleyeceğim. Bu kurgu ustaları, emperyalizme karşı direnişte tam anlamıyla duygudaş olsalar da, ilk ikisi sömürgecilerin diliyle (İngilizce ve Fransızca) yazıyor. Ngugi de önce İngilizce yazmış, sonra gerçek direnişin ancak Afrikalının kendi diliyle&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hece dergisini tebrikle başlıyorum. İki ciltlik (1176 sayfa!) Afrika özel sayısı, ‘Kara Kıta’nın tarih, siyaset ve edebiyatı üzerine Türkçede bulabildiğim en kapsamlı çalışma. Benim yapmaya çalıştığım, çağdaş Afrika edebiyatından birkaç örnek üzerinden, bir kıtanın “hikâyeleriyle nasıl dirilebileceğine” ayna tutmak. Şimdiye kadar Nijeryalı Chinua Achebe’nin Afrika üçlemesini ele alabildim. Gelecek sayılarda Senegalli Şeyh Hamidu Kan’ın Müphem Serüven ve Kenyalı Ngugi wa Thiongo’nun Aradaki Nehir ile Bir Buğday Tanesi romanlarını irdeleyeceğim. Bu kurgu ustaları, emperyalizme karşı direnişte tam anlamıyla duygudaş olsalar da, ilk ikisi sömürgecilerin diliyle (İngilizce ve Fransızca) yazıyor. Ngugi de önce İngilizce yazmış, sonra gerçek direnişin ancak Afrikalının kendi diliyle olabileceğine karar verip sonraki romanlarını ana dilinde (Gikuyu) kaleme almaya başlamış. Türkiye’de yazılan romanların ‘dil’ini bilen var mı?</p>
<p><em>Tanrı’nın Oku</em>, haklılığını kötüye kullanan mağrur bir din önderinin yol açtığı trajediye odaklanıyor. Ezeulu, kendini kral zanneden rahip. Hikâyesi, İslam toplumlarındaki birçok “cemaat önderi” bakımından da ibretlik. Kendisiyle yapılan bir konuşmadan anladığımız kadarıyla, Achebe’nin neden böyle bir öykü kurguladığı bile meçhul…</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derintarih-mayis2018">Derin Tarih Mayıs Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beyaz Adam Kara Kıta’da Ne Arıyordu?</title>
		<link>https://www.derintarih.com/avrupa-tarihi/beyaz-adam-kara-kitada-ne-ariyordu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa Özel]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 Feb 2018 12:05:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Avrupa Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Chinua Achebe]]></category>
		<category><![CDATA[Parçalanma]]></category>
		<category><![CDATA[Tanrı’nın Oku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=3149</guid>

					<description><![CDATA[Afrika, Hikâyeleriyle Dirilecek! Afrika’nın en meşhur sömürgeci-karşıtı yazarı Chinua Achebe, bombalara karşı hikâyenin gücüne inanıyor! Hıristiyan bir ailede büyümesine rağmen, putperest yerel gelenek ve tarihten kopmuyor. Üniversitede bir süre Tıp okuduktan sonra İngiliz Edebiyatı bölümüne geçiyor. “Yanlış bir adım atıp hikâyeleri terk etmiştim; ama onlar beni bırakmadılar.” Yazma konusunda kanına giren, Joyce Cary oluyor. Kipling gibi, İngiliz sömürgeciliğinin edebî bayraktarlığını yapan Cary’nin Mister Johnson başlıklı romanı, genç Achebe’yi şok ediyor. Bir yazarın genelde ‘anlatı üzerindeki mutlak kudreti’ ve özel olarak da Cary’nin Afrikalıları nasıl maskaralaştırdığı, 24 yaşındaki Achebe’yi 1954 yılında Parçalanma’yı yazmaya yöneltiyor. Dört yılda tamamladığı ilk romanında, Nijerya’nın iki&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Afrika, Hikâyeleriyle Dirilecek!</strong></p>
<p>Afrika’nın en meşhur sömürgeci-karşıtı yazarı Chinua Achebe, bombalara karşı hikâyenin gücüne inanıyor! Hıristiyan bir ailede büyümesine rağmen, putperest yerel gelenek ve tarihten kopmuyor. Üniversitede bir süre Tıp okuduktan sonra İngiliz Edebiyatı bölümüne geçiyor. “Yanlış bir adım atıp hikâyeleri terk etmiştim; ama onlar beni bırakmadılar.” Yazma konusunda kanına giren, Joyce Cary oluyor. Kipling gibi, İngiliz sömürgeciliğinin edebî bayraktarlığını yapan Cary’nin <em>Mister Johnson</em> başlıklı romanı, genç Achebe’yi şok ediyor. Bir yazarın genelde ‘anlatı üzerindeki mutlak kudreti’ ve özel olarak da Cary’nin Afrikalıları nasıl maskaralaştırdığı, 24 yaşındaki Achebe’yi 1954 yılında <em>Parçalanma</em>’yı yazmaya yöneltiyor.</p>
<p>Dört yılda tamamladığı ilk romanında, Nijerya’nın iki büyük halkından biri olan İgboların küçük bir klanında, sömürgecilerin gelişiyle her şeyin nasıl parçalanıp döküldüğünü ‘canlandırıyor’. Kadınlara ve çocuklara göz açtırmayan sert erkeklerin “ikiz doğan çocuklarını lânetli diye ormana attıkları” bir beldenin, beyaz misyonerler marifetiyle nasıl çözüldüğünü; babalarının despotluğuna tahammül edemeyen ince ruhlu gençlerin, ikizleri ormana atılan genç annelerin, saçma gerekçelerle lânetlenip dışlanan osu’ların.. nasıl din değiştirdiklerini ibretle izliyoruz. İkinci romanda bu ilk mühtedilerin çocukları okumak için Londra’ya gidecek ve bu sefer ‘dinsizleşip’ geri döneceklerdir. Parçalanma içinde parçalanma. Böylece ikinci romanın başlığına da ulaşıyoruz: <em>Artık Huzur Yok!</em> Tanpınar ile Mustafa Kutlu’ya selam! Üçüncü romanın ise şimdilik sadece başlığını vereyim, içeriğini biraz merak ededurun: <em>Tanrı’nın Oku</em>.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derintarih-subat2018">Derin Tarih Şubat Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
