﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>tarihi kopuşlar &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/tarihi-kopuslar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Wed, 29 Mar 2017 13:17:10 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>tarihi kopuşlar &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>TBMM, Osmanlı Meclis-i Mebusan’ın Devamı mı?</title>
		<link>https://www.derintarih.com/kapak-dosyasi/tbmm-osmanli-meclis-i-mebusanin-devami-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa Budak]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 Mar 2017 21:05:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kapak Dosyası]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet’in inşa süreci]]></category>
		<category><![CDATA[Millî Mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi kopuşlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=2240</guid>

					<description><![CDATA[Başlıktaki soruya geçmişi, tarihî kopuşlar üzerinden okuyanlar hemencecik “hayır, değildir!” diyeceklerdir. Mesela Millî Mücadele ve Cumhuriyet tarihini bugüne ka­dar “kurgulandığı” şekliyle -biz bu­na resmî tarih de diyebiliriz-bilenler/okuyanlar bu gruptandır. Öyle ki, bu görüş sahipleri TC tarihini 19 Mayıs 1919’dan başlatırlar. Onlara gö­re TC ile Osmanlı Devleti arasında hiç­bir benzerlik/devamlılık yoktur. TC her şeyiyle yepyeni bir devlettir, ya­ni -deyim yerindeyse- “hüday-ı nabit bir devlet”tir. Hatta 19 Mayıs 1919’dan sonraki gelişmeler ihtilal olarak gö­rülmektedir. Acaba gerçek öyle midir? Belki de Cumhuriyet’in inşa ve ikame sürecin­de eski karşısında “yeni”nin makbûl gösterilmesi resmî tarih söylemle­ri adına anlaşılabilir bir husus. Ancak 100. yılına az bir&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Başlıktaki soruya geçmişi, tarihî kopuşlar üzerinden okuyanlar hemencecik “hayır, değildir!” diyeceklerdir. Mesela Millî Mücadele ve Cumhuriyet tarihini bugüne ka­dar “kurgulandığı” şekliyle -biz bu­na resmî tarih de diyebiliriz-bilenler/okuyanlar bu gruptandır. Öyle ki, bu görüş sahipleri TC tarihini 19 Mayıs 1919’dan başlatırlar. Onlara gö­re TC ile Osmanlı Devleti arasında hiç­bir benzerlik/devamlılık yoktur. TC her şeyiyle yepyeni bir devlettir, ya­ni -deyim yerindeyse- “hüday-ı nabit bir devlet”tir. Hatta 19 Mayıs 1919’dan sonraki gelişmeler ihtilal olarak gö­rülmektedir.</p>
<p>Acaba gerçek öyle midir? Belki de Cumhuriyet’in inşa ve ikame sürecin­de eski karşısında “yeni”nin makbûl gösterilmesi resmî tarih söylemle­ri adına anlaşılabilir bir husus. Ancak 100. yılına az bir süre kalan bir reji­min kuruluşunu ısrarla hâlâ o yıl­larda belli maksatlarla kurgulanmış tezlere dayandırması pek doğru gö­rünmemektedir. Üstelik bu ısrar ya­yınlanmış bunca hatıra ve araştırma­ya rağmen sürdürülmektedir. Her ne kadar bundan son yıllarda biraz vaz­geçilmişse de kopuş temelli ana söy­lem korunmaktadır.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derintarih-nisan2017">Derin Tarih Nisan Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
