﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Trablusgarb &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/trablusgarb/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Mon, 02 Mar 2020 12:03:28 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Trablusgarb &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Trablusgarb Savaşı ve Gönüllüler Ordusu</title>
		<link>https://www.derintarih.com/tarihin-taniklari/trablusgarb-savasi-ve-gonulluler-ordusu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ahmet Uçar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Mar 2020 12:03:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tarihin Tanıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Hilafet]]></category>
		<category><![CDATA[İktiham]]></category>
		<category><![CDATA[Mısıri Cezayir]]></category>
		<category><![CDATA[Trablusgarb]]></category>
		<category><![CDATA[Tunus]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=5687</guid>

					<description><![CDATA[Sansür sonucu ad değiştiren İktiham (İkdam) gazetesinin 15 Mayıs 1912 tarihli bir yazısında da vurgulandığı gibi Trablusgarb’ın işgali İslam dünyasının her tarafında çok büyük tepkilerle karşılanmıştı. Çünkü Müslümanlar bunu doğrudan Hilâfet makamına yapılmış insanlık dışı ve hukuk tanımaz bir saldırı olarak değerlendiriyordu. İngiltere ve Fransa gibi Batılı devletlerin siyasî çıkarları sebebiyle bu saldırıyı çok da memnuniyetle karşılamamaları sebebiyle bu devletlerin işgalleri altındaki coğrafyalarda da büyük bir tepki oluşmuştu. İktiham gazetesi bu tepkilerin hangi coğrafyalarda çıktığı ve tepkilerin asıl sebebinin ne olduğu konusunda şunları yazıyordu: “Trablusgarb Savaşı münasebetiyle İslam dünyasının her yerinde mütecaviz İtalya’ya karşı tepkiler görülmüştür. Endonezya, Hindistan ve Afganistan’dan&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sansür sonucu ad değiştiren İktiham (İkdam) gazetesinin 15 Mayıs 1912 tarihli bir yazısında da vurgulandığı gibi Trablusgarb’ın işgali İslam dünyasının her tarafında çok büyük tepkilerle karşılanmıştı. Çünkü Müslümanlar bunu doğrudan Hilâfet makamına yapılmış insanlık dışı ve hukuk tanımaz bir saldırı olarak değerlendiriyordu. İngiltere ve Fransa gibi Batılı devletlerin siyasî çıkarları sebebiyle bu saldırıyı çok da memnuniyetle karşılamamaları sebebiyle bu devletlerin işgalleri altındaki coğrafyalarda da büyük bir tepki oluşmuştu. İktiham gazetesi bu tepkilerin hangi coğrafyalarda çıktığı ve tepkilerin asıl sebebinin ne olduğu konusunda şunları yazıyordu:</p>
<p>“Trablusgarb Savaşı münasebetiyle İslam dünyasının her yerinde mütecaviz İtalya’ya karşı tepkiler görülmüştür. Endonezya, Hindistan ve Afganistan’dan başlayarak Rusya Müslümanlarına, Mısır’a, Cezayir’e ve Tunus’a gelinceye kadar çok geniş bir sahada yaşayan milyonlarca insan, dinî hislerinin tesiriyle İtalya’nın Trablusgarb’ı işgal teşebbüsünü İslam Hilâfeti’ne yapılmış bir saldırı olarak nitelendirmişlerdir.”</p>
<p>Bu tepkilerin protesto mitingleri düzenlemek, İtalyan mallarına ve gemilerine malî boykot, açılan kampanyalarla şehit ve gazi ailelerine nakdi yardım toplamak, Osmanlı hazine senetleri satın almak, Osmanlı’nın gemi, uçak ve savaş malzemeleri satın alabilmesi için kampanyalar başlatmak, cephede sağlık faaliyetleri, basın-yayın faaliyetleri, savaşmak için gönüllü olmak, işgalleri altında oldukları İngiltere ve Fransa gibi Batılı devletleri İtalyan işgali ve vahşetini engelleme yolunda sıkıştırma gibi çok farklı alanlarda ancak büyük bir gönüllüler ordusunun ortak faaliyetleri olarak yürütüldüğünü söylemeliyiz. Sadece İtalya değil, Sultan II. Abdülhamid dönemi sonrası İngiltere, Fransa ve Hollanda gibi sömürgeci devletler de İslamî uyanış ya da kendi ifadeleri ile Pan-İslamizm konusunda oldukça tedirgindir artık.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-mart-2020">Derin Tarih Mart Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Libya’da Bir Osmanlı Şehzadesi: Osman Fuad Efendi</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/libyada-bir-osmanli-sehzadesi-osman-fuad-efendi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa Armağan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 01 Feb 2020 03:45:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Beşiktaş]]></category>
		<category><![CDATA[Busayri]]></category>
		<category><![CDATA[Kuloğulları]]></category>
		<category><![CDATA[Trablusgarb]]></category>
		<category><![CDATA[Turgut Reis]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=5553</guid>

					<description><![CDATA[İslam dünyasında esmekte olan ‘devrim fırtınası’, tarih aynasının sık sık yer değiştirmesine sebep oluyor. Bir gün Tunus, öbür gün Mısır, şimdi de Libya var görüntüde. Libya tarihi bir bakıma bizim tarihimiz. İster Anadolu yerlilerinin göçürülmesi ve yerli kızlarla evlenmeleriyle oluşan “Kuloğulları”yla yüzleşin, ister Malta kuşatmasında şehit düşen Trablus’taki Turgut Reis’in Beşiktaş’taki Barbaros’a gönderdiği selamı işitin. Pakistanlı Muhammed İkbal’in bir şiirinde Peygamber Efendimiz’in (sas) kendisine ‘Dünyadan bana ne getirdin?’ diye sorması üzerine içinde Trablusgarb’da dökülen Türk şehit kanları bulunan bir şişe takdim etmesi de, 1991’de Libya Dışişleri Bakanı Busayri’nin şu nefis sözleri de daima hatırlanacak güzelliklerdendir: “Biz Türkiye’yi eleştiriyoruz, zira onu&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İslam dünyasında esmekte olan ‘devrim fırtınası’, tarih aynasının sık sık yer değiştirmesine sebep oluyor. Bir gün Tunus, öbür gün Mısır, şimdi de Libya var görüntüde. Libya tarihi bir bakıma bizim tarihimiz. İster Anadolu yerlilerinin göçürülmesi ve yerli kızlarla evlenmeleriyle oluşan “Kuloğulları”yla yüzleşin, ister Malta kuşatmasında şehit düşen Trablus’taki Turgut Reis’in Beşiktaş’taki Barbaros’a gönderdiği selamı işitin. Pakistanlı Muhammed İkbal’in bir şiirinde Peygamber Efendimiz’in (sas) kendisine ‘Dünyadan bana ne getirdin?’ diye sorması üzerine içinde Trablusgarb’da dökülen Türk şehit kanları bulunan bir şişe takdim etmesi de, 1991’de Libya Dışişleri Bakanı Busayri’nin şu nefis sözleri de daima hatırlanacak güzelliklerdendir: “Biz Türkiye’yi eleştiriyoruz, zira onu çok seviyoruz. Türkiye’yle özel bağımız var ve İslamı 6 asır savunmuş olan Türk halkına saygı duyuyoruz. Bazı ülkeler yanlış yapınca fazla ilgilenmeyiz. Fakat Türk kardeşlerimizi, uzun bir ortak tarihin getirdiği hakla eleştiriyoruz.”</p>
<p>Aslında Osmanlı Devleti’nin 1. Dünya Savaşı’nda ilân ettiği cihada can u gönülden katılan nadir Müslüman halklardan biriydi Libyalılar. Daha birkaç yıl önce İtalyanlara karşı ortak bir cihadı beraberce yürüttükleri Türkleri desteklemeyi boyunlarının borcu olarak görmüşlerdi. İşgale uğrayan topraklarını Türkiye’den giden bir avuç subay ve erin yerli halkla el ele vererek Mondros Mütarekesi’ne kadar savunmaları, iki halk arasında kopmaz bağlar temin etmişti.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-subat-2020">Derin Tarih Şubat Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ege&#8217;de 96 Yıllık İpotek</title>
		<link>https://www.derintarih.com/genel/egede-96-yillik-ipotek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa Budak]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Jul 2019 08:45:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Ayvalık]]></category>
		<category><![CDATA[oniki ada]]></category>
		<category><![CDATA[Trablusgarb]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=4721</guid>

					<description><![CDATA[&#160; Geçen yıl Eylül’de Ayvalık’a gitmiş, hemen karşısındaki Midilli adasını görünce hayıflanarak “Ah İsmet Paşa ah!” demiş ve bu serzenişimi sosyal medyada paylaştığımda bazı dostlar tepki göstermişti. Aynı şekilde Türkiye’ye yeni gelmiş bir yabancının önüne Adalar Denizi’ni (Ege Denizi) de gösteren bir Türkiye haritasını açsak ve özellikle sahillerimize yakın bu adaların kimin olduğunu sorsak, alacağınız cevap, “Tabii ki Türkiye’nindir” olacaktır. Gerçekten öyle mi? Aslında Adalar Denizi’ndeki kara veya taş parçalarının -nam-ı diğer adaların- kaderi, Balkan harplerinden bir yıl önce, 29 Eylül 1911’deki Trablusgarb Savaşı ile başlamıştı. İtalyanların hedefi Trablusgarb ve Bingazi idi. Her ne kadar Trablusgarb sahillerine çıkmışlarsa da Enver&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>Geçen yıl Eylül’de Ayvalık’a gitmiş, hemen karşısındaki Midilli adasını görünce hayıflanarak “Ah İsmet Paşa ah!” demiş ve bu serzenişimi sosyal medyada paylaştığımda bazı dostlar tepki göstermişti.</p>
<p>Aynı şekilde Türkiye’ye yeni gelmiş bir yabancının önüne Adalar Denizi’ni (Ege Denizi) de gösteren bir Türkiye haritasını açsak ve özellikle sahillerimize yakın bu adaların kimin olduğunu sorsak, alacağınız cevap, “Tabii ki Türkiye’nindir” olacaktır. Gerçekten öyle mi?</p>
<p>Aslında Adalar Denizi’ndeki kara veya taş parçalarının -nam-ı diğer adaların- kaderi, Balkan harplerinden bir yıl önce, 29 Eylül 1911’deki Trablusgarb Savaşı ile başlamıştı. İtalyanların hedefi Trablusgarb ve Bingazi idi. Her ne kadar Trablusgarb sahillerine çıkmışlarsa da Enver ve Mustafa Kemal beylerin içinde bulunduğu Osmanlı subaylarının başlattığı gerilla savaşı sayesinde iç bölgelere giremediler. Fakat Trablusgarb’ı almakta kararlıydılar; üstelik İngiltere ve Fransa gibi büyük devletler de onların yanındaydı.</p>
<p>Diğer taraftan Osmanlı Devleti Adalar Denizi’nde zor durumdaydı. Oniki Ada Nisan-Mayıs 1912’den beri fiilen İtalyan işgali altındaydı. Bbir yandan da Makedonya ve Arnavutluk’taki ayaklanmalarla uğraşıyordu.</p>
<p><strong>Devamı <a href="http://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-temmuz-2019">Derin Tarih Temmuz Sayısında…</a> </strong></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
