﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Transkafkasya &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/transkafkasya/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Tue, 02 Aug 2022 06:59:31 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Transkafkasya &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İlk Türk-İslâm Cumhuriyeti’nin 23 Aylık Serencami</title>
		<link>https://www.derintarih.com/izdusum/ilk-turk-islam-cumhuriyetinin-23-aylik-serencami/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüdayi Şirinli]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Aug 2022 06:59:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İzdüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[Azerbaycan]]></category>
		<category><![CDATA[Difai]]></category>
		<category><![CDATA[Ermeni Stephan Şaum]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Emin Resulzâde]]></category>
		<category><![CDATA[Romanovlar]]></category>
		<category><![CDATA[Transkafkasya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=8341</guid>

					<description><![CDATA[Transkafkasya’da 1900’lerin başından itibaren yaşanan hadiseler Azerbaycan’ı bağımsızlık yolunda ilerletirken, Azerbaycan halkının manevî açıdan da gelişerek millî kimliğini kazanmasına önemli katkılar sağlıyordu. Bu maksatla gerçekleştirilen üç büyük Umum Rusya Müslüman Kongresi ve Azerbaycanlı önderlerin Rus devlet dumalarına iştiraki, bahsettiğimiz siyasî gelişime yardım eden unsurlardandı. 1905 yılında ilk Rus isyanının patlak vermesinin ardından meydana gelen kargaşa ortamından istifadeyle Ermeniler ilk defa büyük soykırımlara başlamıştı. Ermeni katliamlarından bîzar olan Azerbaycanlı liderler de Difai adını verdikleri savunma teşkilatını kurarak halkı bu katliamlardan korumayı büyük ölçüde başardı. Kargaşa ortamından aldıkları güçle siyasî olarak da gelişimini tamamlayan Azerbaycanlılar, artık kendi siyasî partilerini de kurmaya başlamışlardı.&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Transkafkasya’da 1900’lerin başından itibaren yaşanan hadiseler Azerbaycan’ı bağımsızlık yolunda ilerletirken, Azerbaycan halkının manevî açıdan da gelişerek millî kimliğini kazanmasına önemli katkılar sağlıyordu. Bu maksatla gerçekleştirilen üç büyük Umum Rusya Müslüman Kongresi ve Azerbaycanlı önderlerin Rus devlet dumalarına iştiraki, bahsettiğimiz siyasî gelişime yardım eden unsurlardandı. 1905 yılında ilk Rus isyanının patlak vermesinin ardından meydana gelen kargaşa ortamından istifadeyle Ermeniler ilk defa büyük soykırımlara başlamıştı. Ermeni katliamlarından bîzar olan Azerbaycanlı liderler de Difai adını verdikleri savunma teşkilatını kurarak halkı bu katliamlardan korumayı büyük ölçüde başardı. Kargaşa ortamından aldıkları güçle siyasî olarak da gelişimini tamamlayan Azerbaycanlılar, artık kendi siyasî partilerini de kurmaya başlamışlardı. Bu partilerin en güçlüsü ve Azerbaycan’da cumhuriyet rejiminin kurulmasında esas role sahip olan Müsâvat (Beraberlik) Partisi’nin 1912’de Mehmet Emin Resulzâde liderliğinde kurulması, siyasî bağımsızlığın elde edilmesi için gereken zemini hazırlamıştı.</p>
<p>1914’te I. Dünya Savaşı’nın patlak vermesi ve Çarlık Rusya’sının savaştan mağlubiyet, buhran ve ekonomik krizle ayrılması, yaklaşık üç asır Rusya’ya hükmeden Romanovlar hanedanının sonunu getirdi. Çarlık Rusya’sının 1917 Şubat Devrimi ile yıkılmasının ardından idareyi ele alan geçici hükümet, 9 Mart 1917 tarihinde Bakü, Batum, Tiflis ve Erivan gibi şehirlerin bağlı olduğu Kafkas Genel Valiliği’ni (1801-1917) feshedip yerine Özel Güney Kafkas Komitesi’ni kurdular. Bundan güç alan Müsâvat Partisi gibi partiler de harekete geçerek Türkleşmek, İslâmlaşmak ve gelişmek fikirlerini yaymaya başladılar. Bütün bu gelişmelerin ortasında Bakü’de 2 Kasım 1917’de Ermeni Stepan Şaumyan’ın başını çektiği Bakü Sovyeti ilan edilirken, Rusya’da Ekim ayında geçici hükümet yıkılmış ve yerine gelen Lenin ile avanesi, Özel Güney Kafkas Komitesi’ni feshederek 11 Kasım 1917’de Güney Kafkas Yönetimi’ni kurmuştu. Bu yönetimin yerine 23 Şubat 1918’de Güney Kafkas Seymi kuruldu.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-ağustos-2022">Derin Tarih Ağustos Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>FETHİ GÜNGÖR: KAFKASYA’NIN PARLAYAN KILICI İMAM ŞAMİL</title>
		<link>https://www.derintarih.com/soylesi/fethi-gungor-kafkasyanin-parlayan-kilici-imam-samil/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Munise Şimşek]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Feb 2021 07:20:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[Acarya]]></category>
		<category><![CDATA[Apşeron]]></category>
		<category><![CDATA[Hazar Denizi]]></category>
		<category><![CDATA[Kafkas]]></category>
		<category><![CDATA[Karadeniz]]></category>
		<category><![CDATA[Kuzey Kafkasya]]></category>
		<category><![CDATA[Transkafkasya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=6794</guid>

					<description><![CDATA[KONUŞAN: MUNİSE ŞİMŞEK Kafkas coğrafyası için “Asya’nın kilidi” denilmiş. İslam tarihçisi Mes’udî ise bölgeyi “diller dağı” olarak tanımlıyor. Kafkasları bu denli önemli kılan nedir? Hazar Denizi’nin batı sahilinden Karadeniz kıyısına kadar uzanan kıta koridoruna Kafkasya, Kafkas sıradağlarının güneyinde kalan kısma ise Transkafkasya (Kafkasötesi) denilmektedir. Aynı mânâyı ifade etmek üzere Araplar Mâverâ-yı Kafkas, Ruslar ise Zakavkaz tabirini kullanagelmiştir. İngur nehrini Apşeron’a bağlayan hattın alt kısmında yer alan Şapsığya, Ubıhya ve Abhazya Kafkasya’nın bir parçası olup Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan, Ahıska ve Acarya Transkafkasya’ya dahildir. Sovyet döneminde kullanılan Kuzey Kafkasya ve Güney Kafkasya şeklindeki isimlendirme ilmî olmaktan uzak olsa da pratik bir ihtiyaç&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KONUŞAN: MUNİSE ŞİMŞEK</strong></p>
<p><strong>Kafkas coğrafyası için “Asya’nın kilidi” denilmiş. İslam tarihçisi Mes’udî ise bölgeyi “diller dağı” olarak tanımlıyor. Kafkasları bu denli önemli kılan nedir?</strong></p>
<p>Hazar Denizi’nin batı sahilinden Karadeniz kıyısına kadar uzanan kıta koridoruna Kafkasya, Kafkas sıradağlarının güneyinde kalan kısma ise Transkafkasya (Kafkasötesi) denilmektedir. Aynı mânâyı ifade etmek üzere Araplar Mâverâ-yı Kafkas, Ruslar ise Zakavkaz tabirini kullanagelmiştir. İngur nehrini Apşeron’a bağlayan hattın alt kısmında yer alan Şapsığya, Ubıhya ve Abhazya Kafkasya’nın bir parçası olup Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan, Ahıska ve Acarya Transkafkasya’ya dahildir. Sovyet döneminde kullanılan Kuzey Kafkasya ve Güney Kafkasya şeklindeki isimlendirme ilmî olmaktan uzak olsa da pratik bir ihtiyaç saikiyle yerleşmiş olmalıdır. Ancak özellikle SSCB sonrası dönemde sıkça kullanılmaya başlayan Güney Rusya isimlendirmesi tarih ilmiyle bağdaşmayan yayılmacı bir yaklaşımın ifadesi olup Kafkasya gerçeğini perdelemeye muvaffak olamayacaktır.</p>
<p>11 Mayıs 1918’de kurulan Şimali Kafkas Cumhuriyeti hakkında Tercümân-ı Hakîkat gazetesinde neşrettiği “Kafkas Hükümetinin Beyannamesi” başlıklı makalesinde Ahmet Ağaoğlu sualinize cevap teşkil eden şu görüşü serdetmişti: “… Kafkas Müslümanlarıyla aramızdaki dinî, lisânî ve ırkî münâsebetler bizi Kafkas Müslümanlarının mukadderatına lakayt bırakamaz. Biz ister istemez bunların hâlini ve maruz kalacakları tehlikeleri nazar-ı dikkate almak mecburiyetindeyiz… Kafkasya’nın zaafından bilistifade Ruslar yeniden bizimle hemhudut olan bu memleketi yine ellerine geçirmeye teşebbüs edebilir. Bizim için bu mühim bir mesele olur. Biz Kafkasya’yı kuvvetli ve bizimle Rusya arasında muhkem bir hâil (engel) olarak görmek isteriz…”</p>
<p>Arap dünyasında “Cebelu’l-elsine, Diller Dağı” olarak bilinen Kafkasya coğrafyası, sadece Rusya ile Türkiye arasında değil, Rusya ile İslam âlemi arasında doğal bir hudut ve muhkem bir mânia teşkil etmekte, Orta Asya Türk Cumhuriyetleri ile Türkiye başta olmak üzere âlem-i İslam’ın hudut kapısı hüviyetini ihraz etmektedir.</p>
<p><strong>Rus Çarlığının 18. yüzyıldan itibaren Kafkasya’yı hedef alması ve 19. asır boyunca var gücüyle saldırmasının arka planında ne vardı?</strong></p>
<p>İlk zamanlar Rus çarları Kafkasya’nın coğrafi zenginliğinden haberdar değildi ve bölgeyi sürgün yeri görüyorlardı. Ancak bölgenin çok katmanlı ehemmiyetini idrak etmekte gecikmediler. Rusya açısından Kafkasya sadece Türkiye’ye ve İslam âlemine açılan bir kapı değil, sıcak denizlere inme stratejisini gerçekleştirebilmek için aşılması gereken zorlu bir engeldi. Keza dünya ticaretinin can damarı kabul edilen İpekyolu’nu kontrol edebilmenin de ön şartıydı.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-subat-2021">Derin Tarih Şubat Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
