﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Turgut Cansever &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/turgut-cansever/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Tue, 29 Jan 2019 14:07:27 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Turgut Cansever &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Cansever Yönetim Felsefesi</title>
		<link>https://www.derintarih.com/ozel-dosya/cansever-yonetim-felsefesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa Özel]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 Jan 2019 21:35:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Özel Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Ağa Han Mimarlık Ödülü]]></category>
		<category><![CDATA[mimari]]></category>
		<category><![CDATA[Turgut Cansever]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=4199</guid>

					<description><![CDATA[“Cansever Yönetim Felsefesi”nin dört ana sütunu şunlar olmalı: 1. Dünyada hiçbir çözüm ebediyen geçerli değildir. Açık uçlu, geliştirilmeye müsait, gelecek nesillerin iradesine ipotek koymayan çözümler peşinde olun. 2. Hükmetmeye değil, ahenge önem verin. Parça-bütün ilişkisini hakkaniyetle sürdürün. 3. Halka ve halkın yaşantısına yakın durun. Mütevazı olun. 4. Adil yönetimin temeli bilgidir. Bilgisiz eylem meşru değildir. 1- Bilge mimarın kafasını ömür boyu kurcalayan önemli meselelerden biri,  mağrur Fatih Camii ve külliyesinden mütevazı Beyazıt Camii ve külliyesine geçişteki esrardı. Birincisi katı, dikdörtgen, çevresine hükmeden, ilave kabul etmez emperyal bir yapı. İkincisi yumuşak, çevresiyle uyumlu, gelecek nesillerin katkılarına gülümseyen dervişane bir çözüm. Birincisi&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>“Cansever Yönetim
Felsefesi”nin dört ana sütunu şunlar olmalı:</p>



<p>1. Dünyada hiçbir çözüm
ebediyen geçerli değildir. Açık uçlu, geliştirilmeye müsait, gelecek nesillerin
iradesine ipotek koymayan çözümler peşinde olun.</p>



<p>2. Hükmetmeye değil,
ahenge önem verin. Parça-bütün ilişkisini hakkaniyetle sürdürün.</p>



<p>3. Halka ve halkın
yaşantısına yakın durun. Mütevazı olun.</p>



<p>4. Adil yönetimin temeli
bilgidir. Bilgisiz eylem meşru değildir.</p>



<p>1- Bilge mimarın kafasını ömür boyu kurcalayan önemli meselelerden biri,  mağrur Fatih Camii ve külliyesinden mütevazı Beyazıt Camii ve külliyesine geçişteki esrardı. Birincisi katı, dikdörtgen, çevresine hükmeden, ilave kabul etmez emperyal bir yapı. İkincisi yumuşak, çevresiyle uyumlu, gelecek nesillerin katkılarına gülümseyen dervişane bir çözüm. Birincisi buyuruyor, ikincisi kucaklıyordu. Cansever’e göre Fatih’ten Beyazıt’a, tekebbürden tevazuya, bir defalık çözümden mütemadi çözüme uzanan köprü Şeyh Vefa Camii ve Külliyesiydi. Fatih, Şeyh Vefa’dan medreselerinin hepsinin başına geçerek ders vermesini rica etmesine rağmen o kendi küçük ortamından ayrılmıyor, önce kendi evinde tedrisatını yapıyor, sonra buna camii ve medreseyi ekliyor. Yani Şeyh Vefa’nın tesisi zaman içinde parçalar birbirine eklenerek meydana getiriliyor. “Bu, Fatih Külliyesi’ndeki karar verme sistematiğinin tam tersidir. (Orada) hükümdar yanında mimarla bir şema tayin ediyor ve o şemaya göre camii inşa ediliyor. O şemaya bir şey ekleyemiyor veya çıkaramıyorsunuz. Bu aslında geleceği dondurmaktır. Geleceğin oluşabilecek imkânlarının sizin yaptığınızdan daha iyi olması ihtimalinin olmadığını düşünmektir. Tabii bu da çok ciddi bir gururdur ve o gururun yeri yücelik değildir” (<em>Bir Semte Vefa</em>, Klasik Yayınları, 2009).</p>



<p><strong>Devamı&nbsp;<a href="http://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-subat-2019">Derin Tarih Şubat Sayısında…</a>&nbsp;</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Neyzen Turgut Cansever’de Hatıralar</title>
		<link>https://www.derintarih.com/ozel-dosya/neyzen-turgut-canseverde-hatiralar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Süleyman Seyfi Öğün]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 Jan 2019 21:33:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Özel Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[DGSA]]></category>
		<category><![CDATA[ney]]></category>
		<category><![CDATA[Turgut Cansever]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=4196</guid>

					<description><![CDATA[1983 senesinde üniversiteden mezun olmuş, yüksek lisans yapmak üzere İstanbul’a gelmiştim. Aklımda iki fikir vardı. Akademik ideallerim ve ney. Neye âşıktım. Üniversite talebeliğim sırasında zar zor bir ney edinmiş, iyi-kötü ses çıkartmış, nota okumayı öğrenmiş, kafasını gözünü yara yara ney üflüyordum. Ama piyasada bulabildiğim az sayıdaki ney kayıtlarından dinlediklerimle, benim çalışım arasında dağlar kadar fark vardı. O devirlerde neyzen sayısı da bir hayli azdı. Ustaların kâhir ekseriyeti, başta İstanbul olmak üzere, Ankara ve İzmir’de toplanmış; TRT bünyesinde çalışıyorlardı. Taşrada ise kendilerinden istifâde edilecek neyzen bulmak çok zordu. İstanbul’da bu fırsatı bulabileceğimi ümit ediyordum. Bir gün, Mehmet (Öğün) Abim ile buluştuk.&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>1983 senesinde üniversiteden mezun olmuş, yüksek lisans yapmak üzere İstanbul’a gelmiştim. Aklımda iki fikir vardı. Akademik ideallerim ve ney. Neye âşıktım. Üniversite talebeliğim sırasında zar zor bir ney edinmiş, iyi-kötü ses çıkartmış, nota okumayı öğrenmiş, kafasını gözünü yara yara ney üflüyordum. Ama piyasada bulabildiğim az sayıdaki ney kayıtlarından dinlediklerimle, benim çalışım arasında dağlar kadar fark vardı. O devirlerde neyzen sayısı da bir hayli azdı. Ustaların kâhir ekseriyeti, başta İstanbul olmak üzere, Ankara ve İzmir’de toplanmış; TRT bünyesinde çalışıyorlardı. Taşrada ise kendilerinden istifâde edilecek neyzen bulmak çok zordu. İstanbul’da bu fırsatı bulabileceğimi ümit ediyordum. Bir gün, Mehmet (Öğün) Abim ile buluştuk. Abim o zamanki adıyla DGSA’da mimarî tahsil etmiş, Turgut Bey isimli, Ağa Han Ödüllü “tanınmış” bir mimarın bürosunda çalışmaya başlamıştı. Ayrıca Turgut Bey’in yine mimar olan kızıyla sözlüydü. Neye olan alâkamdan bahsedince; “Gel, seni Turgut Bey ile tanıştırayım. O üstad bir neyzendir” dedi. Çok şaşırdım ve heyecanlandım. Buluşma gününü iple çektiğimi hatırlıyorum.</p>



<p><strong>Devamı&nbsp;<a href="http://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-subat-2019">Derin Tarih Şubat Sayısında…</a>&nbsp;</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Emine Öğün: Turgut Cansever İlhamını Osmanlı Şehirlerinden Almıştır</title>
		<link>https://www.derintarih.com/ozel-dosya/emine-ogun-turgut-cansever-ilhamini-osmanli-sehirlerinden-almistir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Samet Tınas]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 Jan 2019 21:30:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Özel Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Emine Öğün]]></category>
		<category><![CDATA[mimarlık]]></category>
		<category><![CDATA[Turgut Cansever]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=4190</guid>

					<description><![CDATA[Merhum Turgut Cansever hem babanız, hem hocanız. Etrafımızda birçok hocamız var ancak çok azı babalarının mesleğiyle ilgili. Bu nasıl bir his? Biz çalışmaya başlamadan evvel de öğrenci konumundaydık. Çünkü sürekli babam anlatırdı bir şeyler. Diyelim ki, Ada’daki eve gidiyoruz. Bize uygun bir dille, alıştıra alıştıra anlatıyordu. Okulda da mesela bir küçük makale yazardık; hemen orada devreye girer fikir verirdi. “Şunu okusan belki daha iyi olur” gibi tavsiyelerde bulunurdu. Evde sohbet etmeyi, anlatmayı çok seven bir insandı. Tabii mimarlık işine başladığımız zaman çalışma ortamının gerektirdiği ciddiyeti takındı. Bana ilk “pafta çerçevesi” çizdirdiler. Hepsini gönyesinden kaçık çizmişim, hiçbir işe yaramadı. Ama çizdirdiler&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong><em>Merhum Turgut Cansever hem babanız, hem hocanız. Etrafımızda birçok hocamız var ancak çok azı babalarının mesleğiyle ilgili. Bu nasıl bir his?</em></strong></p>



<p>Biz çalışmaya başlamadan evvel de öğrenci konumundaydık. Çünkü sürekli babam anlatırdı bir şeyler. Diyelim ki, Ada’daki eve gidiyoruz. Bize uygun bir dille, alıştıra alıştıra anlatıyordu. Okulda da mesela bir küçük makale yazardık; hemen orada devreye girer fikir verirdi. “Şunu okusan belki daha iyi olur” gibi tavsiyelerde bulunurdu. Evde sohbet etmeyi, anlatmayı çok seven bir insandı. Tabii mimarlık işine başladığımız zaman çalışma ortamının gerektirdiği ciddiyeti takındı. Bana ilk “pafta çerçevesi” çizdirdiler. Hepsini gönyesinden kaçık çizmişim, hiçbir işe yaramadı. Ama çizdirdiler yani, çocuk ve acemi olmama rağmen. Sonra Halikarnas Oteli diye bir projesi vardır. Onun çizimlerini bana yaptırttı.</p>



<p><strong>Devamı&nbsp;<a href="http://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-subat-2019">Derin Tarih Şubat Sayısında…</a>&nbsp;</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
