﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ukrayna &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/ukrayna/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Thu, 13 Oct 2022 12:55:56 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Ukrayna &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Sultan Galiyev&#8217;in gözüyle Ekim Devrimi&#8217;nin Açlık Sayfaları</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/ekim-devriminin-aclik-sayfalari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Poyraz]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Oct 2022 14:26:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Kırım]]></category>
		<category><![CDATA[Rusya]]></category>
		<category><![CDATA[Sovyet]]></category>
		<category><![CDATA[Ukrayna]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=8655</guid>

					<description><![CDATA[1921 ilkbaharında Rusya büyük bir felaketle burun buruna gelir. Önce İdil-Ural sahasına yayılan açlık, akabinde Don Havzası, Ukrayna ve Kırım’da kendini göstermeye başlamıştır. 2 Ağustos 1921 tarihli yardım çağrısıyla, Sovyet Hükümeti’nin siyasî maksatlar güdülmemek kaydıyla herkesin yardımını kabul edeceği ilan edilir. Kazanlı Tatar Türklerinden Sultan Galiyev, Rusya’da yaşanan bu korkunç açlığa şahit olmuş ve gördüğü acı manzarayı 17 Ekim 1921 tarihli Milletlerin Yaşamı dergisine taşımıştır. İşte bu satırlar eşliğinde, Ekim Devrimi’nin açlık kriziyle yazılan öteki tarihi…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>1921 ilkbaharında Rusya büyük bir felaketle burun buruna gelir. Önce İdil-Ural sahasına yayılan açlık, akabinde Don Havzası, Ukrayna ve Kırım’da kendini göstermeye başlamıştır. 2 Ağustos 1921 tarihli yardım çağrısıyla, Sovyet Hükümeti’nin siyasî maksatlar güdülmemek kaydıyla herkesin yardımını kabul edeceği ilan edilir. Kazanlı Tatar Türklerinden Sultan Galiyev, Rusya’da yaşanan bu korkunç açlığa şahit olmuş ve gördüğü acı manzarayı 17 Ekim 1921 tarihli Milletlerin Yaşamı dergisine taşımıştır. İşte bu satırlar eşliğinde, Ekim Devrimi’nin açlık kriziyle yazılan öteki tarihi…</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Osmanlı’nın Cumhuriyet’e Hediyesi: İnsanî Yardım Seferberliği</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/osmanlinin-cumhuriyete-hediyesi-insani-yardim-seferberligi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Samet Tınas]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Oct 2022 14:15:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<category><![CDATA[Rusya]]></category>
		<category><![CDATA[Ukrayna]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=8645</guid>

					<description><![CDATA[Pandemi, savaş, küresel buhran derken dünya gıda kriziyle burun buruna geldi. Bilhassa Rusya ile Ukrayna arasında yaşanan çatışmalar sebebiyle tırmanan gerilim, Türkiye’nin araya girmesiyle çözüldü. Bu arada insanlık, bazı tarım mahsullerinde yaşanması muhtemel bir kıtlığın eşiğinden döndü. Peki, bu kritik hamle sadece Türkiye’nin diplomatik başarısıyla mı açıklanmalıdır? Tabii ki hayır. Zira Türkiye, yüzyıllarca dünyadaki mazlum ve felaketzedelere yardım etmiş bir milletten sosyal veraset yoluyla günümüze intikal etmiş bir ülkenin adıdır. &#160; Devamı Derin Tarih Ekim Sayısında…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Pandemi, savaş, küresel buhran derken dünya gıda kriziyle burun buruna geldi. Bilhassa Rusya ile Ukrayna arasında yaşanan çatışmalar sebebiyle tırmanan gerilim, Türkiye’nin araya girmesiyle çözüldü. Bu arada insanlık, bazı tarım mahsullerinde yaşanması muhtemel bir kıtlığın eşiğinden döndü. Peki, bu kritik hamle sadece Türkiye’nin diplomatik başarısıyla mı açıklanmalıdır? Tabii ki hayır. Zira Türkiye, yüzyıllarca dünyadaki mazlum ve felaketzedelere yardım etmiş bir milletten sosyal veraset yoluyla günümüze intikal etmiş bir ülkenin adıdır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-ekim-2022">Derin Tarih Ekim Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Stalin’in Türkiye’yi İşgal Planı</title>
		<link>https://www.derintarih.com/mercek/stalinin-turkiyeyi-isgal-plani/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kazım Kazımov]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Jul 2022 07:55:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Mercek]]></category>
		<category><![CDATA[Belarus]]></category>
		<category><![CDATA[Karadeniz]]></category>
		<category><![CDATA[Kiev Knezliği]]></category>
		<category><![CDATA[Kızılorda Türk Devleti]]></category>
		<category><![CDATA[Ukrayna]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=8252</guid>

					<description><![CDATA[Rusların kökenlerini dayandırdıkları tarihteki ilk devlet, 9. yüzyılda kurulan Kiev Knezliği idi. 13. yüzyıla kadar Rusya Federasyonu’nun güneybatısına, Belarus ve Ukrayna topraklarına yayılan bu devlet zaman zaman -Kırım istisna olmak üzere- Karadeniz’in şimdiki Ukrayna sahillerini kontrolü altına almıştı. 1240 yılında Kızılorda Türk Devleti’nin Kiev Knezliği’nin varlığını sona erdirmesiyle Ruslar tek devletlerini de kaybetti. Bu fetret dönemi 1263 yılında Moskova Knezliği’nin küçük prensliklerin kavgasında öne çıkmasına kadar devam etti. Moskova’da kurulan yeni devlet, Kiev Knezliği’nin yerini tutsa da iki konuda geride kalıyordu: Moskova’nın toprakları daha doğudaydı ve Kiev topraklarına göre daha az verimliydi. Daha da önemlisi, yeni knezliğin Karadeniz veya başka&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Rusların kökenlerini dayandırdıkları tarihteki ilk devlet, 9. yüzyılda kurulan Kiev Knezliği idi. 13. yüzyıla kadar Rusya Federasyonu’nun güneybatısına, Belarus ve Ukrayna topraklarına yayılan bu devlet zaman zaman -Kırım istisna olmak üzere- Karadeniz’in şimdiki Ukrayna sahillerini kontrolü altına almıştı. 1240 yılında Kızılorda Türk Devleti’nin Kiev Knezliği’nin varlığını sona erdirmesiyle Ruslar tek devletlerini de kaybetti. Bu fetret dönemi 1263 yılında Moskova Knezliği’nin küçük prensliklerin kavgasında öne çıkmasına kadar devam etti.</p>
<p>Moskova’da kurulan yeni devlet, Kiev Knezliği’nin yerini tutsa da iki konuda geride kalıyordu: Moskova’nın toprakları daha doğudaydı ve Kiev topraklarına göre daha az verimliydi. Daha da önemlisi, yeni knezliğin Karadeniz veya başka bir denizle bağlantısı yoktu. Denizlere açılmak, bugün olduğu gibi 13. yüzyılda da büyük bir öneme sahipti. Deniz kıyılarında oluşan liman kentleri zenginlik ve refah anlamına geliyordu. Öte yandan, daha ucuz ithalat ve taşımacılık, sınır vergisi gibi yan maliyetlerden kurtulmuş ihracat demekti. Aynı zamanda çağın ruhunu yakalamak ve yenilikleri elde etmek için de büyük bir avantajdı. Nitekim Ruslar 18. yüzyıla kadar büyük ölçüde tüm bunlardan mahrum kaldı.</p>
<p>Ruslar için “sıcak denizler” asırlarca bir hayal olarak kalsa da Petro döneminde durum değişti. 1672’de tahta çıkan I. Petro, Kuzey Avrupa ittifakı ve Osmanlı’ya karşı savaş başlattı. 1713’te Edirne Antlaşması ile Karadeniz’e çıkamasa da topraklarını Kırım Hanlığı’nın içlerine kadar genişletti. Aynı zamanda Kuzey Savaşı’yla Baltık ve Beyaz Deniz kıyılarına ulaştı ve Safevîlerle yaptığı savaş sonucunda Hazar Denizi’nin batı kanadını kontrol altına almış oldu.</p>
<p>Karadeniz’de hâkimiyet sağlamak üzere yapılan Osmanlı-Rus savaşları neredeyse her iki imparatorluğun sona ermesine kadar devam etti. Bu savaşlarda her iki taraf çok yıpranmış olsa da özellikle 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı (93 Harbi) ile Osmanlı büyük bir kayıp verdi. Ağır mağlubiyetle Anadolu’nun parçası olan Kars, Batum, Artvin ve Ardahan sancakları Rusya’ya bırakıldı. 1918 yılında yapılan Brest-Litovsk Antlaşması’yla bu bölgeler geri alınsa da (Batum 1920’de tekrar işgal edildi) Ruslar bu topraklar üzerindeki iddialarından 1940’ların sonuna kadar vazgeçmedi.</p>
<p>Peşi sıra yaşanan savaşlarla yorgun düşen Rusya’da 1917 yılında yapılan Şubat Devrimi ile 300 yıllık Romanovlar Hanedanı devrildi. Aynı yılın Ekim ayında (yeni takvimle) iktidar Bolşevikler tarafından ele geçirildi ve böylece Rusya bir yandan I. Dünya Savaşı’nda mücadele ederken, bir yandan da iç savaşın içine sürüklendi. Hem içeride hem de dışarıda savaşı sürdüremeyeceğini gören Bolşevik lider Vladimir İlyiç Lenin, 1918 yılında imzaladığı Brest-Litovsk Antlaşması ile savaşa son verdi. Antlaşmanın ardından dört yıl içinde iç savaşı bitiren Lenin, 1922’de Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’ni (SSCB) kurdu. Ancak Lenin iki yıl sonra hayatını kaybetti ve 1924’te ondan boşalan Komünist Parti Genel Sekreterliği’ne, asıl adı Yosif Visaryonoviç Cugaşvili olup Rusça “çelik adam” anlamındaki Stalin lakabıyla anılan Gürcü asıllı Josef Stalin geldi.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-temmuz-2022">Derin Tarih Temmuz Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tarih, Tarkovsky, Cannes ve İvan</title>
		<link>https://www.derintarih.com/sinema-tarihi/tarih-tarkovsky-cannes-ve-ivan/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Önder]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Jun 2022 06:58:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sinema Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Cannes Fim]]></category>
		<category><![CDATA[Mike Wayne]]></category>
		<category><![CDATA[Rusya]]></category>
		<category><![CDATA[Tarkovsky]]></category>
		<category><![CDATA[Ukrayna]]></category>
		<category><![CDATA[Zelensky]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=8121</guid>

					<description><![CDATA[Sinemacıların gözü her yıl olduğu gibi bu yıl da Mayıs ayının son iki haftasında gerçekleştirilen ve adını Fransa’nın güneyindeki Cannes şehrinden alan Cannes Fim Festivali’ndeydi. 2021 yılının büyük ödülünü transhümanizm konulu bir filmin almasının ardından, akıllara ‘festivalin bugüne dek bağımsız ve sanat öncelikli filmlerle öne çıkan seçkileri yerini küresel düzenin sözcülüğüne mi bırakacak’ sorusu gelmişti. Bu yıl 75’incisi düzenlenen festival bünyesinde pek çok tartışmalı karar olsa da en dikkat çeken olay, Ukrayna-Rusya savaşından hareketle Putin hükümetinden hibe almış sinemacıların filmlerine yarışma seçkisinde yer verilmeyeceğinin duyurulmasıydı. Festivalde Ukrayna filmlerine ayrıcalık tanınmasının yanı sıra Zelensky’nin festivalin açılış töreninde salona video konferans yoluyla&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sinemacıların gözü her yıl olduğu gibi bu yıl da Mayıs ayının son iki haftasında gerçekleştirilen ve adını Fransa’nın güneyindeki Cannes şehrinden alan Cannes Fim Festivali’ndeydi. 2021 yılının büyük ödülünü transhümanizm konulu bir filmin almasının ardından, akıllara ‘festivalin bugüne dek bağımsız ve sanat öncelikli filmlerle öne çıkan seçkileri yerini küresel düzenin sözcülüğüne mi bırakacak’ sorusu gelmişti.</p>
<p>Bu yıl 75’incisi düzenlenen festival bünyesinde pek çok tartışmalı karar olsa da en dikkat çeken olay, Ukrayna-Rusya savaşından hareketle Putin hükümetinden hibe almış sinemacıların filmlerine yarışma seçkisinde yer verilmeyeceğinin duyurulmasıydı. Festivalde Ukrayna filmlerine ayrıcalık tanınmasının yanı sıra Zelensky’nin festivalin açılış töreninde salona video konferans yoluyla bağlanarak yaptığı konuşmasıyla dakikalarca alkış alması Cannes’ın tarafsızlığına gölge düşürdü. Açılış konuşmasında sözlerine “size bir hikâye anlatacağım” diye başlayan Zelensky’nin “sinema ve savaş arasındaki yakın bağ” üzerinde durması da sinemanın ne denli güçlü ve politik bir araç olduğunu bütün dünyaya bir kez daha ispat etti.</p>
<p>Film endüstrinin Rusya-Ukrayna hattındaki bu politik tutumu ilk olarak Amazon’un sahibi olduğu IMDB adlı film oylama platformunun Rus asıllı usta yönetmen Tarkovsky’nin filmlerini en iyi 250 listesinden çıkarttıklarını ilan etmesiyle başlamıştı. Tarkovsky’i sembolize ederek Rusya’ya ambargo uygulayan Batı’nın ilk savaşı neden sinema üzerinden ve özellikle Tarkovsky filmleri üzerinden başlattığı da üzerinde düşünülmeye değer bir konu.</p>
<p>Sinemanın doğuşunun küreselleşmenin tohumlarının atıldığı döneme denk gelmesi ve zamanla sanat olarak kabul edilmesiyle bu teknik gelişme güçlü bir propaganda aracına dönüştü. Dolayısıyla 100 yıllık tarihi olan bu araç, asker cepheye gitmeden cephede olan ve savaş bitse bile savaşmaya devam eden stratejik bir güç haline geldi. Bu gerçeklik üzerine sinemanın filozofu Tarkovsky de endüstriyle sanat arasındaki ayrımı yıllar öncesinden yapmış, kendi sinema kodlarını endüstrinin dışında kurmuş, dolayısıyla seveni kadar sevmeyeni de olan bir isim haline gelmiştir.</p>
<p>Mike Wayne’nin “İki üç kişinin cebi için değil, yüz elli milyon insanın kafası ve yüreği için filmler yapan bir sinema endüstrisi düşleyin. Özel kâr çıkarına dayanmayan, çoğunluğun ihtiyaçlarına cevap veren bir sinema. Böyle bir sinemayı tahayyül etmek bile zorken, Sovyet sineması incelenirse bunun imkansız değil, çoktan gerçekleştirilmiş olduğu görülür” sözünde işaret ettiği gibi Tarkovsky de Sovyet dönemi yönetmenlerinin pek çoğu gibi insanların kafası ve yüreği için sinema yapmıştır. Onu Sovyet sinemacılardan ayıran en önemli özelliği ise inancına yani köklerine bağlılığıdır. Bu bağ sebebiyle kendi ülkesinde de uzun yıllar sansüre maruz kalmış ve anlaşılamamıştır. Ona göre sanat, “insanın manevi bir varlık olduğunu, sonsuz ve kudretli bir İlah’ın bir parçası olduğunu ve sonunda tekrar O’na döneceğini hatırlatmak için var.” Dolayısıyla o, üç beş kişinin cebinin dolması için çekilen filmlerden oluşan endüstrinin çok ama çok dışında.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-haziran-2022">Derin Tarih Haziran Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
