﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>vakıflar &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/vakiflar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Wed, 31 Oct 2018 10:02:15 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>vakıflar &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Padişahın Kızlar Mektebi “Duhteran-ı Hümayun”</title>
		<link>https://www.derintarih.com/tarih-sasirtir/padisahin-kizlar-mektebi-duhteran-i-humayun/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nermin Taylan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 31 Oct 2018 21:50:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tarih Şaşırtır]]></category>
		<category><![CDATA[Duhteran-ı Hümayun]]></category>
		<category><![CDATA[Hanım sultanlar]]></category>
		<category><![CDATA[vakıflar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=3907</guid>

					<description><![CDATA[Hanım sultanlar tarafından yaptırılmış vakıfların tam teşekküllü imar edilmeleri ve her yıl akarlarının muntazaman sağlanması dikkat ve takdir edilmesi gereken bir durum. Saraya cariye olarak gelen sultanların ve sarayda doğup büyümüş padişah kızlarının bu derece teşekküllü vakıfları inşa ettirecek matematiğe ve yeri geldiğinde saltanat naibesi olarak devleti yönetebilecek derecede iyi bir siyaset bilgisine vakıf olmaları hiç şüphesiz aldıkları eğitimden kaynaklanmaktadır. Dönemin Avrupa’sında kölelere okuma yazma öğretmek yasakken ve kölesine okuma yazma öğretenler çeşitli cezalara mahkûm edilip bazen de öldürülürken Osmanlı sarayına gelen cariyeler kendi dillerini unutacak kadar Türk; dinlerini değiştirecek kadar Müslüman oluyorlardı. Güzel konuşuyor, güzel yazıyor, mutlaka bir müzik&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hanım sultanlar tarafından yaptırılmış vakıfların tam teşekküllü imar edilmeleri ve her yıl akarlarının muntazaman sağlanması dikkat ve takdir edilmesi gereken bir durum. Saraya cariye olarak gelen sultanların ve sarayda doğup büyümüş padişah kızlarının bu derece teşekküllü vakıfları inşa ettirecek matematiğe ve yeri geldiğinde saltanat naibesi olarak devleti yönetebilecek derecede iyi bir siyaset bilgisine vakıf olmaları hiç şüphesiz aldıkları eğitimden kaynaklanmaktadır. Dönemin Avrupa’sında kölelere okuma yazma öğretmek yasakken ve kölesine okuma yazma öğretenler çeşitli cezalara mahkûm edilip bazen de öldürülürken Osmanlı sarayına gelen cariyeler kendi dillerini unutacak kadar Türk; dinlerini değiştirecek kadar Müslüman oluyorlardı. Güzel konuşuyor, güzel yazıyor, mutlaka bir müzik aleti çalıyor, aritmetik ve siyaset biliyor, adab-ı muaşerette yabancı elçilerin eşlerini kendilerine hayran bırakıyorlardı. Hatta 19. yüzyılda “sarayda terbiye olunmayan hiçbir yerde terbiye olmaz, saray bir ilim yuvasıdır” diye bir deyim revaçtaydı. Saraydaki cariyelerin eğitim gördüğü Duhteran-ı Hümayun ve Osmanlı tahtından geçenlere sevgilerini verip soylarını yürüten hanım sultanların harem hayatları ile aldıkları eğitim birkaç ilmî çalışma dışında ne yazık ki hâlâ tam olarak anlatılmış değil.</p>
<p><strong>Devamı <a href="http://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-kasim-2018">Derin Tarih Kasım Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sivas’ta Selçuklu’dan Kalan 7 Asırlık Vakıf ve Abdi Ağa Konağı</title>
		<link>https://www.derintarih.com/tarihin-taniklari/sivasta-selcukludan-kalan-7-asirlik-vakif-ve-abdi-aga-konagi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yücel Mutlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 31 Dec 2017 23:05:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tarihin Tanıkları]]></category>
		<category><![CDATA[vakıf geleneği]]></category>
		<category><![CDATA[vakıflar]]></category>
		<category><![CDATA[“Râhatoğulları ve Dâru’r-Râha”]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=3058</guid>

					<description><![CDATA[Türklerin İslamiyeti kabulünden sonra sosyal hayattaki en önemli hamlelerinden biri, kurdukları vakıflardı. Bilhassa Anadolu’da beylik ve devletlerden miras kalan hayli zengin bir vakıf geleneğine sahibiz. Dâru’r-Râha Vakfı da bu geleneğin bayrağını taşır. Anadolu Selçuklularının inkıraza (çöküş) girdiği dönemde, Rükneddin Hattâb tarafından m. 1321’de (h. 721) Sivas’ta kurulan bu sosyal yardım vakfı, hizmet kalitesi ve kapasitesiyle diğer vakıfların daima üstünde bir görev ifa etmiştir. Vakfı kuran ailede bilinen ilk isim Emîr Hattâb. Tarihî tespitlere göre Horasan’dan Tebriz’e, oradan da Sivas’a gelip yerleşmiş. Hz. Mevlânâ’nın yaşıtı olduğu rivayet edilen Emîr Hattâb’ın adına, Dâru’r-Râha’ya ait vakfiyenin başlarında, Rükneddin Hattâb’ın künyesi içinde rastlıyoruz: “Rükneddin&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türklerin İslamiyeti kabulünden sonra sosyal hayattaki en önemli hamlelerinden biri, kurdukları vakıflardı. Bilhassa Anadolu’da beylik ve devletlerden miras kalan hayli zengin bir vakıf geleneğine sahibiz.</p>
<p>Dâru’r-Râha Vakfı da bu geleneğin bayrağını taşır. Anadolu Selçuklularının inkıraza (çöküş) girdiği dönemde, Rükneddin Hattâb tarafından m. 1321’de (h. 721) Sivas’ta kurulan bu sosyal yardım vakfı, hizmet kalitesi ve kapasitesiyle diğer vakıfların daima üstünde bir görev ifa etmiştir.</p>
<p>Vakfı kuran ailede bilinen ilk isim Emîr Hattâb. Tarihî tespitlere göre Horasan’dan Tebriz’e, oradan da Sivas’a gelip yerleşmiş. Hz. Mevlânâ’nın yaşıtı olduğu rivayet edilen Emîr Hattâb’ın adına, Dâru’r-Râha’ya ait vakfiyenin başlarında, Rükneddin Hattâb’ın künyesi içinde rastlıyoruz: “Rükneddin Hattâb ibn Sâhib Kemâleddin Ahmed ibn Râhat ibn Hattâb.”</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-3063" src="http://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2018/01/doc00963020171205170149_001.jpg" alt="" width="1018" height="640" srcset="https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2018/01/doc00963020171205170149_001.jpg 1018w, https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2018/01/doc00963020171205170149_001-300x189.jpg 300w, https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2018/01/doc00963020171205170149_001-768x483.jpg 768w" sizes="(max-width: 1018px) 100vw, 1018px" />Ailenin kayıt altına alındığını bildiğimiz ilk üyesi Emîr Hattâb olmasına rağmen ahfadı ve kurulan vakıf oğlu “Râhat”ın ismi ile anılır: “Râhatoğulları ve Dâru’r-Râha” gibi. Râhatoğulları ailesinin bu ismi henüz bilinmeyen bir tarihte vakfın mutat işlemlerinden dolayı “Mütevellî”ye dönüşmüştü: Mütevellizâdeler. Sivas’ın sosyal tarihiyle ilgili tetkik edilmiş bütün kayıtlarda bu isim geçer. Sivas’taki bakiyeleri de hâlâ ikinci isimle anılıyor.</p>
<p>Emir Hattâb ve oğlu Râhat hakkında vakfiyedeki malûmatın ötesinde bir bilgi bulunmuyor. Fakat ailenin üçüncü ismi Kemâleddin Ahmed hakkında hayli bilgi mevcut. Anadolu Selçukluları zamanında devlet hizmetinde bulunduğu ve ricalden olup büyük itibar gördüğü zikredilir.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derintarih-ocak2018">Derin Tarih Ocak Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
