﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Victor Hugo &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/victor-hugo/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Tue, 03 Oct 2017 07:47:33 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Victor Hugo &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Sömürüden Pay Kapan Kurtarıcılar</title>
		<link>https://www.derintarih.com/avrupa-tarihi/somurgeden-pay-kapan-kurtaricilar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa Özel]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 Sep 2017 21:37:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Avrupa Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Emperyalistler]]></category>
		<category><![CDATA[General Montero]]></category>
		<category><![CDATA[Victor Hugo]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=2768</guid>

					<description><![CDATA[Joseph Conrad, 113 yıl önce yayınlanan Nostromo’da, adı baş harflerden (A, B, D) oluşan sermaye-temelli yeni emperyal sistemin cihanşümul sergüzeştini ‘okumaya’ çalışıyordu. Batı Avrupa’dan Kuzey Amerika’ya doğru eksen değiştiren ‘Sistem’i tahlil ve müstakbel yörüngesini tahmin ediyordu. Üstelik yalnızca “Emperyalistlerin” sömürü hesaplarına de­ğil, “Kurtarıcıların” sömürüden pay kapma yarışına da ayna tutuyordu. Tabii, aşkı ve umutsuzluğu, açgözlülük ve gözü­karalığı, ihanet ve yozlaşmayı atlamadan. Atlasaydı, roman değil, sosyal antropoloji olurdu. Toplumbilimle romanbilim arasındaki farkı, bilmem anlatabildim mi? Romanımızı hatırlayalım: General Montero, liberal (yani Avrupa ve ABD sermaye­sinden yana!) hükümeti devirmiş, süratle ülkeye hâkim ol­maya çalışıyordu. Oportünist kardeşi Pedro Montero ile gö­zü paradan başka&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Joseph Conrad, 113 yıl önce yayınlanan <em>Nostromo</em>’da, adı baş harflerden (A, B, D) oluşan sermaye-temelli yeni emperyal sistemin cihanşümul sergüzeştini ‘okumaya’ çalışıyordu. Batı Avrupa’dan Kuzey Amerika’ya doğru eksen değiştiren ‘Sistem’i tahlil ve müstakbel yörüngesini tahmin ediyordu. Üstelik yalnızca “Emperyalistlerin” sömürü hesaplarına de­ğil, “Kurtarıcıların” sömürüden pay kapma yarışına da ayna tutuyordu. Tabii, aşkı ve umutsuzluğu, açgözlülük ve gözü­karalığı, ihanet ve yozlaşmayı atlamadan. Atlasaydı, roman değil, sosyal antropoloji olurdu. Toplumbilimle romanbilim arasındaki farkı, bilmem anlatabildim mi? Romanımızı hatırlayalım:</p>
<p>General Montero, liberal (yani Avrupa ve ABD sermaye­sinden yana!) hükümeti devirmiş, süratle ülkeye hâkim ol­maya çalışıyordu. Oportünist kardeşi Pedro Montero ile gö­zü paradan başka bir şey görmeyen komutanlarından Sotillo, güya bu süreçte ona yardımcı olacaklardı. Darbeye kadar da oldular hakikaten. Fakat ortaya çıkan kargaşada herkes ken­di gümüşünün peşinden koşmaya başlayınca Montero “açığa düştü.” Tabii ikinci görevini de başarıyla sonuçlandıran Nost­romo’nun bu “dalgalanmadaki” marifetlerini de unutmaya­lım!</p>
<p>Nostromo’nun ilk görevi, eldeki gümüşün darbecilerin eli­ne düşmeden kuzeye, yani finansör Amerikalılara ulaştırıl­masıydı. Fakat gümüşü ancak bir adaya taşıyıp saklama im­kânı bulabildiler (o ve devrimci Decoud). Kötünün en iyisiydi bu, çünkü gümüş böylece darbecilerin eline geçmemiş olu­yordu. Geçseydi, onunla haydut Hernandez’i bile satın alma­ları işten değildi. Hepsi aynı kumaştandı; hepsinin hamuru gümüşten yoğrulmuş da, ona tapmaları gerekiyormuş gibiy­di. Conrad, çok çarpıcı bir tespitle, madenin patronu Charles Gould’un da aslında bu darbeci ve eşkıya ile aynı hamurdan olduğuna dikkat çekiyor. Rodney S. Edgecombe’un “Nostro­mo’daki Victor Hugo uğrağı” dediği olay şu: Campo’yu (taşra; kırsal bölge) elinde tutan Haydut Her­nandez’in adamı Gould’a gelerek, gümüş karşılığında yar­dım teklif eder. Don Carlos sessizdir. Adam en son şunu söy­ler: “Maden’in sahibinin, Campo’nun sahibi Hernandez’e gönderecek bir haberi yok mu?” Nitelendirme çok basit, ama çok manidâr: <em>Maden’in sahibi, Campo’nun sahibi! </em>Charles ürpe­rir. “Karşılaştırmanın doğruluğu Charles Gould’u fena çarptı. Sarsılmaz amacı uğruna madeni elinde tutuyordu, boyun eğ­meyen eşkıya da aynı asılsız kullanım hakkını ileri sürerek Campo’yu elinde tutuyordu. Ülkenin yasasızlığı önünde iki­si de eşittiler. İnsanın eylemini, alçaltıcı ilişkilerinden söküp ayrı tutmak olanaksızdı. Sımsıkı örülmüş bir suç ve çürüme ağı, tüm ülkeyi kaplamıştı.” (Victor Hugo’nun bu benzetme­ye muhtemelen esin kaynağı olmuş dizeleri: “Tüyleri aynı iki kuşuz / Dili keskin, bıçağı bilenen / Ben gülen adamım, o ise öldüren.”)</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derintarih-ekim2017">Derin Tarih Ekim Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
