﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yunan Mezâlimi &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/yunan-mezalimi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Fri, 31 May 2019 11:26:51 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.7</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Yunan Mezâlimi &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>“Avucumda Tuttuğum Kora Bakmaya Korkuyorlar”</title>
		<link>https://www.derintarih.com/kapak-dosyasi/avucumda-tuttugum-kora-bakmaya-korkuyorlar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fâtıma Mehlika Mısıroğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 May 2019 23:24:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kapak Dosyası]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Rum Konsolosluğu]]></category>
		<category><![CDATA[Kadir Mısıroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Lozan Zafer mi Hezimet mi?]]></category>
		<category><![CDATA[Yunan Mezâlimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=4613</guid>

					<description><![CDATA[Babam Kadir Mısıroğlu hayatı boyunca insanların düşünmeye dahi korktuğu hakikatleri haykırarak yaşadı. 1964 senesinde Lozan Zafer mi Hezimet mi? kitabını yazdığında Lozan’ın zafer olmama ihtimâlini hayal dahi eden yoktu. Bugün -bu sorudan 50 küsur sene sonra- kamuoyu Lozan’ı artık tartışır oldu. 1966’da Yunan Mezâlimi’ni yazdığında devlet Yunan hayranı ve dostuydu. Bundan birkaç sene evvel Osmanlılar İlim ve İrfan Vakfı’nda verdiği bir konferansta yaptığı hicivi anlayamayan bir grup onu “Yunan dostu” göstermek için yarıştı. Bu veçhile benim şahsen başımdan geçen bir vak’ayı anlatmak isterim. 1992-93 yıllarında transit vize almak için İstanbul Rum Konsolosluğu’na gittim. Gişedeki memur bana: “Kadir Mısıroğlu neyin oluyor?”&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="justify"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">Babam Kadir Mısıroğlu hayatı boyunca insanların düşünmeye dahi korktuğu hakikatleri haykırarak yaşadı. 1964 senesinde <i>Lozan Zafer mi Hezimet mi?</i> kitabını yazdığında Lozan’ın zafer olmama ihtimâlini hayal dahi eden yoktu. Bugün -bu sorudan 50 küsur sene sonra- kamuoyu Lozan’ı artık tartışır oldu. 1966’da <i>Yunan Mezâlimi</i>’ni yazdığında devlet Yunan hayranı ve dostuydu. Bundan birkaç sene evvel Osmanlılar İlim ve İrfan Vakfı’nda verdiği bir konferansta yaptığı hicivi anlayamayan bir grup onu “Yunan dostu” göstermek için yarıştı. Bu veçhile benim şahsen başımdan geçen bir vak’ayı anlatmak isterim.</span></span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">1992-93 yıllarında transit vize almak için İstanbul Rum Konsolosluğu’na gittim. Gişedeki memur bana: “Kadir Mısıroğlu neyin oluyor?” dedi. “Babam!” dediğim anda pasaportumu yüzüme fırlattı ve: “Çık git buradan!” dedi. Konsolosluktaki sıradan bir memur bile düşmanını tanıyordu kısaca. 1991’den beri Fetullah Gülen’i anlattığında duymaya bile korkanların son senelerde helâllik isteyip özür dilediklerine birçok defa şahit olmuşumdur. Babam yaptığı tarihî analizleri ile hep haklı çıktı. 80’li senelerde “Gün gelecek biz daha dindarız, bize oy verin diyecekler” dediğinde o günkü CHP’ye bakıp kimse bu söze mânâ veremedi ama bugün CHP sahurdan iftar dâvetine koşmakta… SSCB yıkılacak dediğinde ise daha Gorbaçov ortada yoktu. Daha söylediği ve göreceğimiz pek çok vak’a var. Ayrıca muhataplarının söylediği sözler karşısındaki durumunu ise: “Avucumda tuttuğum kora bakmaya korkuyorlar” dediğini dün gibi hatırlıyorum. Avucundaki kor bir gün tartışmasız gerçek olacak.</span></span></span></p>
<p align="justify"><strong>Devamı <a href="http://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-haziran-2019">Derin Tarih Haziran Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Üç Mezalimi Deşifre Etti</title>
		<link>https://www.derintarih.com/kapak-dosyasi/uc-mezalimi-desifre-etti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yusuf Sami Kamadan]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 May 2019 22:42:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kapak Dosyası]]></category>
		<category><![CDATA[Ermeni Mezâlimi]]></category>
		<category><![CDATA[Kadir Mısıroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Moskof Mezâlimi]]></category>
		<category><![CDATA[Yunan Mezâlimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=4581</guid>

					<description><![CDATA[Eserleriyle sadece konuşulmayan değil, aynı zamanda konuşulamayan meseleler üzerine giden Üstad Kadir Mısıroğlu’nun “Mezâlim serisi” olarak bilinen Yunan Mezâlimi, Moskof Mezâlimi ve Ermeni Mezâlimi başlıklı kitapları kendisinin hakikatin aydınlatılmasına yönelik hassasiyetinin cesurca ifade edilmiş şekilleridir. 1966 yılında ilk baskısını yapan ve sahasında tek olan Yunan Mezâlimi adlı eseri, hakikate susamış Türk okuru tarafından büyük bir alaka ile karşılandı. Kitabın yayınlanmasının ardından aldığı -husûsî arşivinde muhafaza edilen- yüzlerce mektup bunun en büyük delilidir. Yunan’ın bu coğrafyada yaptığı akıl almaz cinayetlerin Lozan’da bir nevi bağışlanması, 1930 yılındaki Türk &#8211; Yunan Anlaşması ile de aradaki dostluğu(!) bozar endişesiyle resmî vesâikten kütüphanelerdeki bu mevzu&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="justify"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">Eserleriyle sadece konuşulmayan değil, aynı zamanda konuşulamayan meseleler üzerine giden Üstad Kadir Mısıroğlu’nun “Mezâlim serisi” olarak bilinen <i>Yunan Mezâlimi, Moskof Mezâlimi</i> ve <i>Ermeni Mezâlimi</i> başlıklı kitapları kendisinin hakikatin aydınlatılmasına yönelik hassasiyetinin cesurca ifade edilmiş şekilleridir. 1966 yılında ilk baskısını yapan ve sahasında tek olan Yunan Mezâlimi adlı eseri, hakikate susamış Türk okuru tarafından büyük bir alaka ile karşılandı. Kitabın yayınlanmasının ardından aldığı -husûsî arşivinde muhafaza edilen- yüzlerce mektup bunun en büyük delilidir. Yunan’ın bu coğrafyada yaptığı akıl almaz cinayetlerin Lozan’da bir nevi bağışlanması, 1930 yılındaki Türk &#8211; Yunan Anlaşması ile de aradaki dostluğu(!) bozar endişesiyle resmî vesâikten kütüphanelerdeki bu mevzu ile alakalı raporlara, hatta Yunan’ın zulmünden bahseden ders kitaplarına kadar delillerin yok edilmesi hiç şüphesiz Müslüman Türk halkı nezdinde hakikati terennüm edecek birine olan ihtiyacı ortaya koyuyordu. İşte Kadir Mısıroğlu yılmaz araştırmacı hüviyetiyle resmî vesîkalara dayanarak vücûda getirdiği bu kıymetli eserle efkâr-ı umûmiyyenin büyük takdirini kazanmıştı.</span></span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">Eserin Türk gençliğine bir şuur vermesi niyetiyle Millî Eğitim Bakanlığı tarafından tavsiye de edilmesi önemliyken, Yunan’ın yeni bir mezâlim iştahıyla Kıbrıs’a tasallut ettiği dönemde elde bir uyarıcı eser niteliğinde olması ayrıca altı çizilesi bir değerdir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın Yunan heyetinin önüne “siz vahşi bir milletsiniz, dün Anadolu’da yaptığınızı bugün Kıbrıs’ta yapıyorsunuz” diyerek attığı katliam görüntülerinin bizzat kendisinin bunların Kadir Mısıroğlu tarafından elde edildiğinin itirafı, yazarın dev hizmetini göstermesi bakımından atlanılmayacak bir detaydır. Büyük devletlerin düşmansız olması düşünülemez. Bu düşmanlığın sebebini illa da büyük devletin etrafındakilere düşmanca davranmasının oluşturmayacağı açıktır. Büyük devletin kendisine düşman oluşturması için kimilerinin hayallerinin önünde durması yeterlidir. Ruslar ve Ermeniler bunun tipik misalleridir.</span></span></span></p>
<p align="justify"><strong>Devamı <a href="http://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-haziran-2019">Derin Tarih Haziran Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
