﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Zeydî &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/zeydi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Tue, 08 Mar 2022 14:45:20 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Zeydî &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Osmanli’nin Yemen’e Uzanan Mahir ve Müşfik Eli Oldu</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/osmanlinin-yemene-uzanan-mahir-ve-musfik-eli-oldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ebtisam Al-Gerafi]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Feb 2022 06:00:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Hasan Paşa]]></category>
		<category><![CDATA[mescid]]></category>
		<category><![CDATA[Mutahhar]]></category>
		<category><![CDATA[osmanli]]></category>
		<category><![CDATA[Sinan Bey]]></category>
		<category><![CDATA[Zeydî]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=7900</guid>

					<description><![CDATA[&#160; Hasan Paşa 1580 ile 1604 yılları arasında yaklaşık 24 sene saltanatın hoşnutluğunu kazanarak, azledilmeksizin Yemen beylerbeyliği görevini icra etmiştir. Yemen onun zamanında, önceki beylerbeyleri döneminde görmediği ölçüde güçlü Osmanlı hâkimiyetine şahit oldu. Zeydî imamlar ve diğer mahallî liderlerle güç odaklarının nüfuzuna karşı uyguladığı metotlarla onun Yemen’e yerleşmesi neticesinde, Yemen ilk defa kuzeyden güneye tamamen Osmanlı idaresi altına girmiş oluyordu. Hasan Paşa, Mutahhar evladının ve diğerlerinin elinde olan bütün kale ve bölgeleri fethetti. Güney ve doğu bölgelerini eyalet merkezine katmayı başardı. Kanunların tatbikini ve güvenliğin sağlanmasını da temin etmiştir. İmar faaliyetlerine de önem veren Hasan Paşa, şehirlerin imarına; yeni cami,&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>Hasan Paşa 1580 ile 1604 yılları arasında yaklaşık 24 sene saltanatın hoşnutluğunu kazanarak, azledilmeksizin Yemen beylerbeyliği görevini icra etmiştir. Yemen onun zamanında, önceki beylerbeyleri döneminde görmediği ölçüde güçlü Osmanlı hâkimiyetine şahit oldu. Zeydî imamlar ve diğer mahallî liderlerle güç odaklarının nüfuzuna karşı uyguladığı metotlarla onun Yemen’e yerleşmesi neticesinde, Yemen ilk defa kuzeyden güneye tamamen Osmanlı idaresi altına girmiş oluyordu. Hasan Paşa, Mutahhar evladının ve diğerlerinin elinde olan bütün kale ve bölgeleri fethetti. Güney ve doğu bölgelerini eyalet merkezine katmayı başardı. Kanunların tatbikini ve güvenliğin sağlanmasını da temin etmiştir.</p>
<p>İmar faaliyetlerine de önem veren Hasan Paşa, şehirlerin imarına; yeni cami, mescid, medrese ve kalelerin inşası yanında, onarıma muhtaç olanların tamir edilmesine özen gösterdi. Onun dönemindeki imar faaliyetlerini; askerî, sivil ve dinî kulanım amacıyla inşa edilmiş yahut tamir edilmiş yapılar şeklinde sınıflandırabiliriz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>1. Askerî yapılar: Hâkimiyet ve istikrar</strong></p>
<p><strong>Kale ve hisarlar: </strong>Osmanlıların gelişinden önce Yemen’de savunma ve savaş amacıyla inşa edilmiş çok sayıda kale, hisar ve sur vardı. Osmanlılar Yemen sahillerinin güvenliğinin sağlanması ve Portekiz-İspanyol saldırılarına karşı koyabilmek için donanma inşa etmenin yanı sıra sahil bölgelerindeki kaleleri de tamir etmeye ve ihtiyaç olan yerlere yeni kaleler inşa etmeye önem vermişlerdir.</p>
<p>Hasan Paşa Yemen’de görevine başlamasıyla birlikte stratejik noktalarda yeni kaleler yaptırdı veya mevcut kaleleri mahallî sülâlelerin elinden alıp hükümetin kontrolüne geçirdi. Cebel-i Yemin, Makatıra ve Şeharekaleleri gibi birçok kale onun döneminde inşa edilmiştir. Stratejik açıdan önemli bir bölge olan Yafi bölgesine Halaka Kalesi inşa edildi. Beylerbeyi, Ketuhdası Sinan Bey’e kalenin içine askerler için bir kışlanın yanında cephane ve çeşitli mahzenler inşa etmesini emretti. Kalelerin içinde barındırdığı binalar genellikle cephanelik, hububat depoları, hapishane ve askerî kışlalar olup bazı kalelerde de hükümet binaları vardı. Bunun yanı sıra Yâfi bölgesinin kontrol altına alınması için kritik önemdeki Habbe Kalesi Osmanlılar tarafından ele geçirilip tamir edilerek askerî üs olarak kullanılmıştır.</p>
<p>Dersaadet, Hasan Paşa’yı, gerekli olduğuna inandığı kalelerin tamiri veya yeni kalelerin inşası konusunda da yetkilendirmişti. Hasan Paşa da onarıma muhtaç kalelerin tamirine önem vermiş, eyalet hazinesinden meblağ miktarı 531 sikke-i hasene yani 21 bin 790 pâre kale tamirine tahsis etmiştir.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-subat-2022">Derin Tarih Şubat Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yemen’de Osmanlı Hukuku</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/yemende-osmanli-hukuku/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hümeyra Bostan Berber]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Feb 2022 05:52:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Aden]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmed Muhtar Paşa]]></category>
		<category><![CDATA[Hudeyde]]></category>
		<category><![CDATA[Muha]]></category>
		<category><![CDATA[osmanli]]></category>
		<category><![CDATA[Seyyidler]]></category>
		<category><![CDATA[Yemen]]></category>
		<category><![CDATA[Zeydî]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=7889</guid>

					<description><![CDATA[On dokuzuncu yüzyılda Yemen tarihinde yeni bir sayfa açıldı. Osmanlıların Yemen’i ikinci defa fethi döneminde; Zeydî isyanları bir yandan, imparatorluk merkezine uzaklığı nedeniyle merkezle iletişim ve kontrolün güç sağlanması diğer yandan, idarede bazı zorluklar yaşanıyordu.1 O zamanlar üç ila altı milyon nüfusa sahip olduğu tahmin edilen Yemen’de halkın neredeyse tamamı Müslüman, küçük bir grup ise Yahudi idi. Nüfusun önemli bir kısmını oluşturan Şiî mezhebine yakın Zeydîler yukarı ve dağlık bölgelerde yoğunlaşmıştı.2 Önemli ticaret merkezleri olan Hudeyde, Muha ve Aden gibi aşağı bölgelerde ise Şafii mezhebine bağlı halk yaşamaktaydı. Osmanlı idaresinden önce Yemen’de Hz. Peygamber’in (sas) soyundan gelen Seyyidler oldukça itibarlıydı&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>On dokuzuncu yüzyılda Yemen tarihinde yeni bir sayfa açıldı. Osmanlıların Yemen’i ikinci defa fethi döneminde; Zeydî isyanları bir yandan, imparatorluk merkezine uzaklığı nedeniyle merkezle iletişim ve kontrolün güç sağlanması diğer yandan, idarede bazı zorluklar yaşanıyordu.1</p>
<p>O zamanlar üç ila altı milyon nüfusa sahip olduğu tahmin edilen Yemen’de halkın neredeyse tamamı Müslüman, küçük bir grup ise Yahudi idi. Nüfusun önemli bir kısmını oluşturan Şiî mezhebine yakın Zeydîler yukarı ve dağlık bölgelerde yoğunlaşmıştı.2 Önemli ticaret merkezleri olan Hudeyde, Muha ve Aden gibi aşağı bölgelerde ise Şafii mezhebine bağlı halk yaşamaktaydı.</p>
<p>Osmanlı idaresinden önce Yemen’de Hz. Peygamber’in (sas) soyundan gelen Seyyidler oldukça itibarlıydı ve yalnız onlar İmam (yönetici) olabilirdi. Adalet ise İmamlara bağlı kadılar tarafından sağlanıyordu. Kādı’l-kudāt yönetimden, idarî ve hukukî işleyişten sorumluydu. Kadıları atayıp görevden alırdı. Hukukî olarak son müracaat mercii olan Divan’ın da başıydı. İslâm âleminin meşhur âlim ve fakihi Muhammed eş-Şevkāni de Zeydî Yemen’de yetişmişti ve 1795’de Yemen’in kādı’l-kudātı olarak kırk yıla yakın bu görevde kalmıştı.3</p>
<p>Hukuk ve cinayet davaları, nahiye ve köylerde dolaşan fakihlerin usul ve muamelesine göre görülürdü. Verilen hükümlere bazen her iki taraf rıza gösterse de, bazen şeyh ve kabile reislerinin müdahalesi ve aracılığı gerekebiliyordu. Mesela taraflardan biri veya her ikisi hükme rıza göstermeyip direnir ve gereğini yapmazsa, şeyhler ve ıslahçılar devreye giriyor, fakihler hükmün uygulanması için müdahale ediyordu. Bazen de sulh çabaları sonuçsuz kalıyor, taraflar arasında kavga çıkıyor veya cinayetle sonuçlanıyordu. Eğer hükmü tanımayan taraflar farklı kabiledense, o zaman dava kabileler düzeyine taşınıyor ve iki taraf arasındaki düşmanlık kabileler arası düşmanlığa dönüşüyordu.4</p>
<p>1872’de Yemen’i yeniden fethederek ilk Osmanlı valisi olan Ahmed Muhtar Paşa hukukî karışıklığı ortadan kaldırmak için bazı düzenlemeler yaptı. Öncelikle şahsi düşmanlıkların ve kan davalarının tamamen kaldırılması gerektiğini ilân etti. Paşanın bu ilânı, cinayet ve kavgaların bertaraf edilmesinde büyük ölçüde etkili oldu.  Bu emre rağmen hâlâ düşmanlığa ve intikam almaya devam edenler, haklı olsun veya olmasın emre itaatsizlik suçundan cezalandırıldı.5</p>
<p>Yemen halkı için mahkemelerini görmek çok basit bir işti. Mahkemeye gitmeden, caminin etrafında yazıhanesi olan ya da arzuhalci gibi bir kenarda oturan fakihlerden birine başvurarak işini halletmek mümkündü. Dava açmak için dilekçe yazmaya, pul yapıştırmaya, imza veya mühre ihtiyaç olmadığı gibi, hâkimlere de ne harç ne rüsum verilirdi. Fakih hükmü yazdığı kâğıdın altına adını ve hüviyetini yazar, imzasını atar, i‘lamı alakalı kişiye verir, dava görülmüş olurdu. Resmî kayda gerek görülmezdi.6 Yemen’de alışılagelen bu kolay fakat denetimsiz ve keyfi işleyişin aksine, Osmanlılar buraya hiyerarşik ve bürokratik, aynı zamanda masraflı bir mahkeme sistemi getirmek istiyordu.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-subat-2022">Derin Tarih Şubat Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
