﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ziya Gökalp &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/ziya-gokalp/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Tue, 01 Oct 2019 08:47:56 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.7</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Ziya Gökalp &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Milliyetçiler Nasıl Atatürkçü Oldu?</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/milliyetciler-nasil-ataturkcu-oldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Olcay Can Kaplan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Oct 2019 08:25:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Afrika]]></category>
		<category><![CDATA[Balkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[I. Dünya Savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[ortadogu]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı Devleti]]></category>
		<category><![CDATA[Yusuf Akçura]]></category>
		<category><![CDATA[Ziya Gökalp]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=5081</guid>

					<description><![CDATA[Osmanlı Devleti’ni içine düştüğü buhrandan kurtarmak için birçok fikir gündeme gelmişti. Kimileri Batı’ya kalben ve bedenen benzemedikçe kurtuluşa eremeyeceğimizi iddia ediyor, kimileri çareyi İslam birliğinde arıyordu. Bunların içinde öyle bir grup vardı ki modern Türkiye Cumhuriyeti’ni vücuda getirecekti. Zayıflayan Osmanlı Balkanlar, Afrika ve Ortadoğu’daki topraklarını kaybediyordu. Dünyadaki fikir hareketlerinden güç alan entelektüeller kurtuluş reçetesinin adını “milliyetçilik” olarak ilan ettiler. Ziya Gökalp ve Yusuf Akçura gibi isimlerin tarih sahnesine armağan ettiği “Türk milletçiliği”, imparatorluk menşeli bir toplum için hazmedilmesi pek de kolay olmayan bir düşünce yapısıydı. Üç kıtaya hükmeden ve onlarca farklı millete liderlik eden imparatorluk güçten düşmesine rağmen hâlâ Müslümanların&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Osmanlı Devleti’ni içine düştüğü buhrandan kurtarmak için birçok fikir gündeme gelmişti. Kimileri Batı’ya kalben ve bedenen benzemedikçe kurtuluşa eremeyeceğimizi iddia ediyor, kimileri çareyi İslam birliğinde arıyordu. Bunların içinde öyle bir grup vardı ki modern Türkiye Cumhuriyeti’ni vücuda getirecekti.</p>
<p>Zayıflayan Osmanlı Balkanlar, Afrika ve Ortadoğu’daki topraklarını kaybediyordu. Dünyadaki fikir hareketlerinden güç alan entelektüeller kurtuluş reçetesinin adını “milliyetçilik” olarak ilan ettiler. Ziya Gökalp ve Yusuf Akçura gibi isimlerin tarih sahnesine armağan ettiği “Türk milletçiliği”, imparatorluk menşeli bir toplum için hazmedilmesi pek de kolay olmayan bir düşünce yapısıydı. Üç kıtaya hükmeden ve onlarca farklı millete liderlik eden imparatorluk güçten düşmesine rağmen hâlâ Müslümanların hilafet merkeziydi ve Türklüğü ön plana çıkaracak bir fikir onları rencide edebilir, devlete küstürebilirdi. Ama ne zaman ki I. Dünya Savaşı’nın ve emperyalizmin etkisiyle kimi Arap aşiretleri de Osmanlı Devleti’ne bayrak açtılar, o zaman Türkçülüğün yayılma alanı ve destekçi sayısı arttı. Artık Osmanlı münevverlerinin bir kısmı da Batılı uluslardakiler gibi milliyete dayalı bir ayrıma gitmek istiyorlardı. Türkiye Cumhuriyeti’ne giden süreçte bu fikir akımı etkilerini her alanda gösterecekti.</p>
<p><strong>Devamı <a href="http://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-ekim-2019">Derin Tarih Ekim Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>‘Millet’e Kök Söktüren ‘Ulus’</title>
		<link>https://www.derintarih.com/izdusum/millete-kok-sokturen-ulus/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa Özel]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 May 2019 21:20:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İzdüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[Genç Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[Türk milliyetçiği]]></category>
		<category><![CDATA[Ziya Gökalp]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=4532</guid>

					<description><![CDATA[Kırk yıl arayla yazılan iki şiir, Türk ulusçuluğunun 20. yüzyıl serencâmını yüzlerce tarih ve toplumbilim çalışmasından daha çarpıcı bir biçimde özetliyor. Önce, Türk milliyetçiğinin kitabını yazan Ziya Gökalp (“Turan”, 1910): Vatan ne Türkiye’dir Türklere ne Türkistan Vatan büyük ve müebbed bir ülkedir: Turan. Sonra, Türkiye’de sadece yeni bir şiir akımını değil, aynı zamanda, toplumsal etkinliğin eksenini camiiden piyasaya, metafizikten bilime kaydıran yeni bir dünya görüşünü temsil eden Garipçiler&#8230; (“Alış Veriş”, 1949): Şarkı verir türkü alırız Lisan verir dil alırız Tespih verir pergel alırız Meta verir fizik alırız Hemşehri verir yurttaş alırız Turan verir memleket alırız. Gökalp, Genç Kalemler dergisinde yayınlanan&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="justify"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">Kırk yıl arayla yazılan iki şiir, Türk ulusçuluğunun 20. yüzyıl serencâmını yüzlerce tarih ve toplumbilim çalışmasından daha çarpıcı bir biçimde özetliyor. Önce, Türk milliyetçiğinin kitabını yazan Ziya Gökalp (“Turan”, 1910):</span></span></span></p>
<p align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;"><i>Vatan ne Türkiye’dir Türklere ne Türkistan</i></span></span></span></strong></p>
<p align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;"><i>Vatan büyük ve müebbed bir ülkedir: Turan.</i></span></span></span></strong></p>
<p align="justify"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">Sonra, Türkiye’de sadece yeni bir şiir akımını değil, aynı zamanda, toplumsal etkinliğin eksenini camiiden piyasaya, metafizikten bilime kaydıran yeni bir dünya görüşünü temsil eden Garipçiler&#8230; (“Alış Veriş”, 1949):</span></span></span></p>
<p align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;"><i>Şarkı verir türkü alırız</i></span></span></span></strong></p>
<p align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;"><i>Lisan verir dil alırız</i></span></span></span></strong></p>
<p align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;"><i>Tespih verir pergel alırız</i></span></span></span></strong></p>
<p align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;"><i>Meta verir fizik alırız</i></span></span></span></strong></p>
<p align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;"><i>Hemşehri verir yurttaş alırız</i></span></span></span></strong></p>
<p align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;"><i>Turan verir memleket alırız.</i></span></span></span></strong></p>
<p align="justify"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">Gökalp, Genç Kalemler dergisinde yayınlanan şiiri için şöyle demişti: “Osmanlıcılıktan da, İslam İttihatçılığından da memleket için tehlikeler doğduğunu gören genç ruhlar kurtarıcı bir mefkûre arıyorlardı. Turan manzumesi bu mefkûrenin ilk kıvılcımı idi.” Kurtarıcı bir mefkûre peşindeki genç ruhların Turan arzusu Balkan bozgunu ile şiddetlense de, Sarıkamış bozgunu ile sönükleşti. Halide Edib’in iki yıl sonraki ifadesiyle “Yeni Turan” geniş bir coğrafyayı kuşatmaktan vazgeçip, “Anayurt Anadolu”ya fit oldu. Cumhuriyet’in “içtimaî jeoloji merkezi” mabetten markete kaymış nesilleri içinse yeni mefkûre bir Salı Pazarı alış verişinden ibaretti: Tespih verip pergel alıyor, Turan verip memleket alıyorlardı. Pazar ola Hasan Bey!</span></span></span></p>
<p align="justify"><strong>Devamı <a href="http://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-haziran-2019">Derin Tarih Haziran Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
