﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Wed, 05 Aug 2026 04:37:36 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.7</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Abdülhamid İktidarının Kilit Taşı: Merkeziyetçilik</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/abdulhamid-iktidarinin-kilit-tasi-merkeziyetcilik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gökhan Çetinsaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Aug 2026 11:20:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=12312</guid>

					<description><![CDATA[Sultan Abdülhamid’in merkeziyetçiliği hem merkezî idarede hem de vilayet idaresinde son derece belirgindir. Merkezî idare açısından bakıldığında Sultan, Bâbıâli (hükümet ve bürokrasi) üzerinde mutlak bir kontrol kurmuştur. Tanzimat padişahları gibi hükümet işlerini sadrazam ve nâzırlara bırakmamıştır. Mutlak söz sahibi olduğu iç ve dış politika haricinde, askerî ve sivil bütün kurumlar, makamlar ve terfiler de zaman içinde doğrudan Yıldız’ın kontrolüne geçmiştir. Bu durumun tek istisnası Adliye Nezareti’dir. &#160; Devamı Derin Tarih Ağustos Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sultan Abdülhamid’in merkeziyetçiliği hem merkezî idarede hem de vilayet idaresinde son derece belirgindir. Merkezî idare açısından bakıldığında Sultan, Bâbıâli (hükümet ve bürokrasi) üzerinde mutlak bir kontrol kurmuştur. Tanzimat padişahları gibi hükümet işlerini sadrazam ve nâzırlara bırakmamıştır. Mutlak söz sahibi olduğu iç ve dış politika haricinde, askerî ve sivil bütün kurumlar, makamlar ve terfiler de zaman içinde doğrudan Yıldız’ın kontrolüne geçmiştir. Bu durumun tek istisnası Adliye Nezareti’dir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-agustos-2026-/-sayi-173">Derin Tarih Ağustos Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hattat Esma İbret’in Meçhul Mushafının İzinde</title>
		<link>https://www.derintarih.com/hat-sanati-tarihi/hattat-esma-ibretin-mechul-mushafinin-izinde/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hilal Kazan]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Aug 2026 11:15:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hat Sanatı Tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=12321</guid>

					<description><![CDATA[Esma İbret, Osmanlı hüsnühat sanatının en tanınmış kadın hattatlarındandır. Yaşadığı dönemde hem saray tarafından itibar görmüş hem de hüsnühattın tanınmış üstadlarının takdirlerine mazhar olmuştur. 15 yaşında yazdığı bir Hilye-i Şerife’nin III. Selim’e takdim edilmesiyle ismini sanat çevrelerinde duyurmuştur. Devrin ekol sahibi hattatı olan Mahmud Celaleddin’in talebesi ve eşi olması onu diğer kadın hattatlardan daha fazla tanınır hâle getirmiştir. 2010’da gerçekleşen bir sempozyum vesilesiyle başlayan beklenmedik bir iz sürme hikâyesi, Osmanlı’nın en önemli kadın hattatlarından Esma İbret’in varlığı bilinmeyen Mushaf’ına uzanıyor. Suudi Arabistan’da ortaya çıkan bu nadir eser, hem hat sanatı tarihine yeni bir halka ekliyor hem de kadın hattatların mirasını&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Esma İbret, Osmanlı hüsnühat sanatının en tanınmış kadın hattatlarındandır. Yaşadığı dönemde hem saray tarafından itibar görmüş hem de hüsnühattın tanınmış üstadlarının takdirlerine mazhar olmuştur. 15 yaşında yazdığı bir Hilye-i Şerife’nin III. Selim’e takdim edilmesiyle ismini sanat çevrelerinde duyurmuştur. Devrin ekol sahibi hattatı olan Mahmud Celaleddin’in talebesi ve eşi olması onu diğer kadın hattatlardan daha fazla tanınır hâle getirmiştir. 2010’da gerçekleşen bir sempozyum vesilesiyle başlayan beklenmedik bir iz sürme hikâyesi, Osmanlı’nın en önemli kadın hattatlarından Esma İbret’in varlığı bilinmeyen Mushaf’ına uzanıyor. Suudi Arabistan’da ortaya çıkan bu nadir eser, hem hat sanatı tarihine yeni bir halka ekliyor hem de kadın hattatların mirasını yeniden gündeme taşıyor.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-agustos-2026-/-sayi-173">Derin Tarih Ağustos Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gümüşler Manastırı</title>
		<link>https://www.derintarih.com/rota/gumusler-manastiri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Canan Aytaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Aug 2026 11:10:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Rota]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=12342</guid>

					<description><![CDATA[Niğde’nin saklı hazinesi Gümüşler Manastırı, yalnızca kayalara oyulmuş bir ibadet mekânı değil; korkunun, inancın ve hayatta kalma mücadelesinin asırlara meydan okuyan izlerini taşıyan emsalsiz bir yaşam kompleksidir. Bizans sanatının Anadolu’daki en iyi korunmuş örneklerinden olan yapı, “Gülen Meryem Ana” freski ve hâlâ çözülemeyen sırlarıyla ziyaretçilerini geçmişin derinliklerine davet ediyor. “Türkiye’nin Petra’sı” olarak anılan manastır, kayaların içine gizlenmiş mimarisi, zengin ikonografisi ve insanlık tarihine ışık tutan hikâyesiyle Anadolu’nun en etkileyici kültür miraslarından biri olmayı sürdürüyor. &#160; Devamı Derin Tarih Ağustos Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Niğde’nin saklı hazinesi Gümüşler Manastırı, yalnızca kayalara oyulmuş bir ibadet mekânı değil; korkunun, inancın ve hayatta kalma mücadelesinin asırlara meydan okuyan izlerini taşıyan emsalsiz bir yaşam kompleksidir. Bizans sanatının Anadolu’daki en iyi korunmuş örneklerinden olan yapı, “Gülen Meryem Ana” freski ve hâlâ çözülemeyen sırlarıyla ziyaretçilerini geçmişin derinliklerine davet ediyor. “Türkiye’nin Petra’sı” olarak anılan manastır, kayaların içine gizlenmiş mimarisi, zengin ikonografisi ve insanlık tarihine ışık tutan hikâyesiyle Anadolu’nun en etkileyici kültür miraslarından biri olmayı sürdürüyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-agustos-2026-/-sayi-173">Derin Tarih Ağustos Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kaşıkçı Ali Rıza Efendi</title>
		<link>https://www.derintarih.com/roportaj/kasikci-ali-riza-efendi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Furkan Çakır]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Aug 2026 11:08:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=12336</guid>

					<description><![CDATA[KONUŞAN: ZEYNEP GÜNAYDIN Yakın tarihimize mütevazı fakat derin izler bırakan ilim insanlarından Kaşıkçı Ali Rıza Efendi’nin ilim aşkı, alın teriyle kazanılan helal rızık anlayışı, tasavvuf terbiyesi, çileyle yoğrulmuş hicret yolculuğu, Medine’de geçen 34 yıllık hizmet hayatı ve geride bıraktığı manevî mirası, Konya Büyükşehir Belediyesi Kültür Yayınları tarafından basılan Kaşıkçı Ali Rıza Konevî adlı eserin editörü ve proje koordinatörü Doç. Dr. Furkan Çakır’ın değerlendirmeleriyle bugün de istikamet arayan gönüllere ilham veren örnek bir hayat hikâyesi olarak okuyucuyla buluşuyor.   Devamı Derin Tarih Ağustos Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KONUŞAN: ZEYNEP GÜNAYDIN</strong></p>
<p>Yakın tarihimize mütevazı fakat derin izler bırakan ilim insanlarından Kaşıkçı Ali Rıza Efendi’nin ilim aşkı, alın teriyle kazanılan helal rızık anlayışı, tasavvuf terbiyesi, çileyle yoğrulmuş hicret yolculuğu, Medine’de geçen 34 yıllık hizmet hayatı ve geride bıraktığı manevî mirası, Konya Büyükşehir Belediyesi Kültür Yayınları tarafından basılan Kaşıkçı Ali Rıza Konevî adlı eserin editörü ve proje koordinatörü Doç. Dr. Furkan Çakır’ın değerlendirmeleriyle bugün de istikamet arayan gönüllere ilham veren örnek bir hayat hikâyesi olarak okuyucuyla buluşuyor.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-agustos-2026-/-sayi-173">Derin Tarih Ağustos Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Osmanlı’da Rasadhane Geleneği</title>
		<link>https://www.derintarih.com/tarihin-taniklari/12333/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif Emre Gündüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Aug 2026 11:05:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tarihin Tanıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=12333</guid>

					<description><![CDATA[Osmanlı Devleti’nde modern meteoroloji çalışmalarının temeli, Sultan Abdülaziz’in emriyle 1868 yılında İstanbul’da kurulan Rasadhane-i Âmire ile atıldı. Zamanla imparatorluğun farklı şehirlerine yayılan rasathane ağı sayesinde hava tahminleri hazırlanırken, elde edilen meteorolojik veriler telgraf aracılığıyla merkeze ve Avrupa’daki bilim kurumlarına ulaştırıldı. 1894 İstanbul depreminin ardından sismografla donatılan kurum, yalnızca meteoroloji değil deprem gözlemleri açısından da önemli bir merkez hâline geldi. 31 Mart Vakası sırasında büyük zarar gören rasadhane, Üsküdar’a taşındıktan sonra 1911 yılında yeniden faaliyete geçerek çalışmalarını sürdürmüştür. &#160; Devamı Derin Tarih Ağustos Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Osmanlı Devleti’nde modern meteoroloji çalışmalarının temeli, Sultan Abdülaziz’in emriyle 1868 yılında İstanbul’da kurulan Rasadhane-i Âmire ile atıldı. Zamanla imparatorluğun farklı şehirlerine yayılan rasathane ağı sayesinde hava tahminleri hazırlanırken, elde edilen meteorolojik veriler telgraf aracılığıyla merkeze ve Avrupa’daki bilim kurumlarına ulaştırıldı. 1894 İstanbul depreminin ardından sismografla donatılan kurum, yalnızca meteoroloji değil deprem gözlemleri açısından da önemli bir merkez hâline geldi. 31 Mart Vakası sırasında büyük zarar gören rasadhane, Üsküdar’a taşındıktan sonra 1911 yılında yeniden faaliyete geçerek çalışmalarını sürdürmüştür.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-agustos-2026-/-sayi-173">Derin Tarih Ağustos Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Maskat’taki İki Dost Filo</title>
		<link>https://www.derintarih.com/bir-adim-hafiza/maskattaki-iki-dost-filo/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fatma Demircioğlu Parlar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Aug 2026 11:01:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bir Adım Hafıza]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=12330</guid>

					<description><![CDATA[Mutrah sahilinde bir banka oturdum. Karşımda hafifçe sallanan küçük balıkçı tekneleri, sürat tekneleri, geleneksel dhowlar ve kruvaziyerler; şehrin dünü ve bugünü gibi, ardı ardına sıralanmış. Daha açıklar ise biri 1552 yılında Maskat’a ulaşan, diğeri 1775’te Mutrah’tan demir alan Osmanlı ve Umman’a ait iki dost filonun hatırasını taşıyor… &#160; Devamı Derin Tarih Ağustos Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Mutrah sahilinde bir banka oturdum. Karşımda hafifçe sallanan küçük balıkçı tekneleri, sürat tekneleri, geleneksel dhowlar ve kruvaziyerler; şehrin dünü ve bugünü gibi, ardı ardına sıralanmış. Daha açıklar ise biri 1552 yılında Maskat’a ulaşan, diğeri 1775’te Mutrah’tan demir alan Osmanlı ve Umman’a ait iki dost filonun hatırasını taşıyor…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-agustos-2026-/-sayi-173">Derin Tarih Ağustos Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İhsan Oktay Anar ve Amat</title>
		<link>https://www.derintarih.com/tarihe-romanlardan-bakmak/ihsan-oktay-anar-ve-amat/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Emre]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Aug 2026 11:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tarihe Romanlardan Bakmak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=12327</guid>

					<description><![CDATA[Bir Osmanlı kalyonunda geçen AMAT, ilk bakışta deniz macerası gibi görünse de özünde günahın, kaderin ve kötülüğün doğasını sorgulayan güçlü bir alegori. İhsan Oktay Anar’ın emsalsiz dili, çok katmanlı kurgusu ve inşa ettiği tarihî atmosfer üzerinden ilerleyen bu inceleme, romanın felsefî arka planını, dinî göndermelerini ve edebî ustalığını ayrıntılarıyla değerlendiriyor. AMAT’ı yalnızca bir roman değil, insanın karanlık tarafına açılan metafizik bir yolculuk olarak yeniden okumaya davet ediyor. &#160; Devamı Derin Tarih Ağustos Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bir Osmanlı kalyonunda geçen <em>AMAT</em>, ilk bakışta deniz macerası gibi görünse de özünde günahın, kaderin ve kötülüğün doğasını sorgulayan güçlü bir alegori. İhsan Oktay Anar’ın emsalsiz dili, çok katmanlı kurgusu ve inşa ettiği tarihî atmosfer üzerinden ilerleyen bu inceleme, romanın felsefî arka planını, dinî göndermelerini ve edebî ustalığını ayrıntılarıyla değerlendiriyor. <em>AMAT</em>’ı yalnızca bir roman değil, insanın karanlık tarafına açılan metafizik bir yolculuk olarak yeniden okumaya davet ediyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-agustos-2026-/-sayi-173">Derin Tarih Ağustos Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaşadığı Devrin İbn-i Sinâsı Şânîzâde Mehmed Atâullah Efendi</title>
		<link>https://www.derintarih.com/abide-sahsiyetler/yasadigi-devrin-ibn-i-sinasi-sanizade-mehmed-ataullah-efendi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dursun Gürlek]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Aug 2026 10:58:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Abide Şahsiyetler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=12324</guid>

					<description><![CDATA[Sultan II. Mahmud devrinde İstanbul’da faaliyet gösteren ilim ve kültür mahfillerinden biri de “Beşiktaş-Ortaköy İlmiye Cemiyeti” idi. Tam bir serbest akademi diyebileceğimiz bu cemiyetin âlim, ârif ve şairlerden oluşan üyeleri haftada bir kere toplanıp tadına doyum olmayan sohbet meclisleri tertip ediyorlardı. Bu sohbetlere iştirak edenlerden biri de modern Türk tababetinin ilk temsilcisi kabul edilen Şânîzâde Mehmed Atâullah Efendi’ydi. Asıl mesleği hekimlik olmasına rağmen Şânîzâde, şairliğinin yanı sıra İslâmî ilimler, hukuk ve mühendislik başta olmak üzere birçok alanda kendini yetiştirmiş bir hezârfendi. &#160; Devamı Derin Tarih Ağustos Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sultan II. Mahmud devrinde İstanbul’da faaliyet gösteren ilim ve kültür mahfillerinden biri de “Beşiktaş-Ortaköy İlmiye Cemiyeti” idi. Tam bir serbest akademi diyebileceğimiz bu cemiyetin âlim, ârif ve şairlerden oluşan üyeleri haftada bir kere toplanıp tadına doyum olmayan sohbet meclisleri tertip ediyorlardı. Bu sohbetlere iştirak edenlerden biri de modern Türk tababetinin ilk temsilcisi kabul edilen Şânîzâde Mehmed Atâullah Efendi’ydi. Asıl mesleği hekimlik olmasına rağmen Şânîzâde, şairliğinin yanı sıra İslâmî ilimler, hukuk ve mühendislik başta olmak üzere birçok alanda kendini yetiştirmiş bir hezârfendi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-agustos-2026-/-sayi-173">Derin Tarih Ağustos Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>II. Abdülhamid’in Kafkasya ve Türkistan Siyaseti</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/ii-abdulhamidin-kafkasya-ve-turkistan-siyaseti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa Budak]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Aug 2026 10:55:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=12318</guid>

					<description><![CDATA[Sultan II. Abdülhamid’in dış politikada benimsediği denge siyasetinin önemli bir ayağı da imparatorluk dışında yaşayan Türk ve Müslümanlarla ilgiliydi. II. Abdülhamid, “Dünya Müslümanlarının halifesi” olması sebebiyle sömürge yönetimleri altında yaşayan Müslümanlara karşı izleyeceği siyasetin, büyük devletler nezdinde önemli bir baskı aracı olacağını düşünüyordu. Bu yaklaşım, klasik dönemden itibaren Osmanlı’nın Müslüman coğrafyalara yönelik olarak benimsediği pragmatik siyaset anlayışıyla da uyumluydu. Kafkasya ve Türkistan bu pragmatik siyasetin uygulandığı hedef coğrafyaların başında geliyordu. &#160; Devamı Derin Tarih Ağustos Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sultan II. Abdülhamid’in dış politikada benimsediği denge siyasetinin önemli bir ayağı da imparatorluk dışında yaşayan Türk ve Müslümanlarla ilgiliydi. II. Abdülhamid, “Dünya Müslümanlarının halifesi” olması sebebiyle sömürge yönetimleri altında yaşayan Müslümanlara karşı izleyeceği siyasetin, büyük devletler nezdinde önemli bir baskı aracı olacağını düşünüyordu. Bu yaklaşım, klasik dönemden itibaren Osmanlı’nın Müslüman coğrafyalara yönelik olarak benimsediği pragmatik siyaset anlayışıyla da uyumluydu. Kafkasya ve Türkistan bu pragmatik siyasetin uygulandığı hedef coğrafyaların başında geliyordu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-agustos-2026-/-sayi-173">Derin Tarih Ağustos Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>II. Abdülhamid’in 25. Cülûs Kutlamaları</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/ii-abdulhamidin-25-culus-kutlamalari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Meryem Günaydın]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Aug 2026 10:54:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=12315</guid>

					<description><![CDATA[1900 yılı, Sultan II. Abdülhamid’in cülûsunun 25. yılı, doğum günü ve Osmanlı Devleti’nin kuruluşunun 600. yılı dolayısıyla imparatorluk genelinde benzeri görülmemiş kutlamalara sahne oldu. Şehrâyinler, donanmalar, açılış törenleri, diplomatik kabul merasimleri ve saraya sunulan görkemli hediyeler, yalnızca bir kutlama değil; Osmanlı iktidarının ihtişamını ve tebaanın sadakatini görünür kılan büyük bir temsil sahnesi oluşturdu. Arşiv belgeleri ve dönemin basınından hareketle, II. Abdülhamid döneminin siyasî sembollerine, tören kültürüne ve hediye diplomasisine mercek tutuyoruz. &#160; Devamı Derin Tarih Ağustos Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>1900 yılı, Sultan II. Abdülhamid’in cülûsunun 25. yılı, doğum günü ve Osmanlı Devleti’nin kuruluşunun 600. yılı dolayısıyla imparatorluk genelinde benzeri görülmemiş kutlamalara sahne oldu. Şehrâyinler, donanmalar, açılış törenleri, diplomatik kabul merasimleri ve saraya sunulan görkemli hediyeler, yalnızca bir kutlama değil; Osmanlı iktidarının ihtişamını ve tebaanın sadakatini görünür kılan büyük bir temsil sahnesi oluşturdu. Arşiv belgeleri ve dönemin basınından hareketle, II. Abdülhamid döneminin siyasî sembollerine, tören kültürüne ve hediye diplomasisine mercek tutuyoruz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-agustos-2026-/-sayi-173">Derin Tarih Ağustos Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir Sultan, Bir Tarih, Birçok Yafta</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/bir-sultan-bir-tarih-bircok-yafta/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Kara]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Aug 2026 10:51:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=12309</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye’de II. Dünya Savaşı sonrası şartlarda Sultan Abdülhamid’in (aslında tarihe bakışın) konumu yeniden ehemmiyet kazandı. İki kutuplu olarak tarihî bir kişilik, etkileri bugüne kadar uzanacak şekilde canlı ve hareketli bir “odak noktası”, bir “tarihe bakış ölçüsü”, bir “temsil ve sembol edinme tarzı”, aynı zamanda bir “kutuplaşma aracı” hâline getirildi. Bu süreçte Necip Fazıl’ın Cumhuriyet ideolojisine ve tarih anlayışına karşı, ayrıca bir mücadele-muhalefet tarzı olarak ve farklı bir tarih fikri inşa için “ulu hakan” sembolizmini kuran ve güçlendiren ilk kişi olduğu şüphe götürmez. &#160; Devamı Derin Tarih Ağustos Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de II. Dünya Savaşı sonrası şartlarda Sultan Abdülhamid’in (aslında tarihe bakışın) konumu yeniden ehemmiyet kazandı. İki kutuplu olarak tarihî bir kişilik, etkileri bugüne kadar uzanacak şekilde canlı ve hareketli bir “odak noktası”, bir “tarihe bakış ölçüsü”, bir “temsil ve sembol edinme tarzı”, aynı zamanda bir “kutuplaşma aracı” hâline getirildi. Bu süreçte Necip Fazıl’ın Cumhuriyet ideolojisine ve tarih anlayışına karşı, ayrıca bir mücadele-muhalefet tarzı olarak ve farklı bir tarih fikri inşa için “ulu hakan” sembolizmini kuran ve güçlendiren ilk kişi olduğu şüphe götürmez.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-agustos-2026-/-sayi-173">Derin Tarih Ağustos Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Sultan Abdülhamid artık tarihî bir karakter olmaktan öte ideolojik bir semboldür”</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/sultan-abdulhamid-artik-tarihi-bir-karakter-olmaktan-ote-ideolojik-bir-semboldur/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Necmetin Alkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Aug 2026 10:50:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=12303</guid>

					<description><![CDATA[KONUŞAN: MUNİSE ŞİŞMŞEK 31 Ağustos 2026 tarihi Sultan Abdülhamid’in tahta çıkışının 150. yıl dönümü. Bu vesileyle hazırladığımız dosya kapsamında onun nasıl biri olduğuna, hayata bakışına, hobilerine, psikolojisine, kişilik özelliklerine ve dahası tüm bunların hükümdarlığına, devleti yönetme biçimine nasıl yansıdığına odaklanmak istedik. Bu amaçla hazırladığımız soruları, Kronik Yayınlarından çıkan Sultan II. Abdülhamid: Arafta Bir Hünkâr kitabında Abdülhamid’in hükümdarlığını ve icraatlarını kişiliğiyle irtibatlandırarak inceleyen, Sakarya Üniversitesi hocalarından Necmettin Alkan’a yönelttik. &#160; Devamı Derin Tarih Ağustos Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KONUŞAN: MUNİSE ŞİŞMŞEK</strong></p>
<p>31 Ağustos 2026 tarihi Sultan Abdülhamid’in tahta çıkışının 150. yıl dönümü. Bu vesileyle hazırladığımız dosya kapsamında onun nasıl biri olduğuna, hayata bakışına, hobilerine, psikolojisine, kişilik özelliklerine ve dahası tüm bunların hükümdarlığına, devleti yönetme biçimine nasıl yansıdığına odaklanmak istedik. Bu amaçla hazırladığımız soruları, Kronik Yayınlarından çıkan Sultan II. Abdülhamid: Arafta Bir Hünkâr kitabında Abdülhamid’in hükümdarlığını ve icraatlarını kişiliğiyle irtibatlandırarak inceleyen, Sakarya Üniversitesi hocalarından Necmettin Alkan’a yönelttik.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-agustos-2026-/-sayi-173">Derin Tarih Ağustos Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sultan II. Abdülhamid’in İktidar Yürüyüşü</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/sultan-ii-abdulhamidin-iktidar-yuruyusu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Françoıs Georgeon]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Aug 2026 10:44:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=12300</guid>

					<description><![CDATA[Sultan II. Abdülhamid nasıl bir siyasî ortamda tahta geçti? Amcası Sultan Abdülaziz ve kardeşi Sultan V. Murad’ın ardından hangi şartlarda idareyi devraldı? Darbeler, suikastlar, Balkanlar’da patlak veren savaş ve Kanun-ı Esasi tartışmaları arasında, son derece gerilimli bir dönemde tahta çıkan Sultan ne tür bir denge politikası izlemişti? Fransız tarihçi François Georgeon’un Sultan Abdülhamid adlı eserinden iktibas ettiğimiz aşağıdaki satırlarda, Abdülhamid’in iktidara giden yolda bürokrasi, ordu ve dinî çevrelerle kurduğu stratejik ilişkiler dikkat çekici örneklerle incelenirken, onun henüz tahta çıkmadan geliştirdiği siyasî hamleler değerlendiriliyor. 1876 yılının çalkantılı birkaç ayı içinde Osmanlı Devleti’nde yaşanan iktidar krizi, V. Murad’ın ruhsal çöküşü ve II.&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sultan II. Abdülhamid nasıl bir siyasî ortamda tahta geçti? Amcası Sultan Abdülaziz ve kardeşi Sultan V. Murad’ın ardından hangi şartlarda idareyi devraldı? Darbeler, suikastlar, Balkanlar’da patlak veren savaş ve Kanun-ı Esasi tartışmaları arasında, son derece gerilimli bir dönemde tahta çıkan Sultan ne tür bir denge politikası izlemişti? Fransız tarihçi François Georgeon’un Sultan Abdülhamid adlı eserinden iktibas ettiğimiz aşağıdaki satırlarda, Abdülhamid’in iktidara giden yolda bürokrasi, ordu ve dinî çevrelerle kurduğu stratejik ilişkiler dikkat çekici örneklerle incelenirken, onun henüz tahta çıkmadan geliştirdiği siyasî hamleler değerlendiriliyor. 1876 yılının çalkantılı birkaç ayı içinde Osmanlı Devleti’nde yaşanan iktidar krizi, V. Murad’ın ruhsal çöküşü ve II. Abdülhamid’in tahta çıkış sürecinin ayrıntıları…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-agustos-2026-/-sayi-173">Derin Tarih Ağustos Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çakşır</title>
		<link>https://www.derintarih.com/esyanin-kalbi/caksir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Şeyma Üstün]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Aug 2026 10:43:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eşyanın Kalbi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=12339</guid>

					<description><![CDATA[Orta Asya’dan Anadolu’ya uzanan şalvar geleneği, asırlar boyunca Türk giyim kültürünün en belirgin simgelerinden biri oldu. Çakşırdan potura uzanan zengin çeşitliliğiyle hem gündelik hayatı hem de askerî teşkilatı şekillendiren bu giysi, kimi zaman bir kimlik işareti, hatta hayat ile ölüm arasındaki ince çizgiye dönüşebiliyordu. Şalvarın tarihî serüveni, Osmanlı toplumunun sosyal ve kültürel dokusuna da ışık tutuyor.   Devamı Derin Tarih Ağustos Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Orta Asya’dan Anadolu’ya uzanan şalvar geleneği, asırlar boyunca Türk giyim kültürünün en belirgin simgelerinden biri oldu. Çakşırdan potura uzanan zengin çeşitliliğiyle hem gündelik hayatı hem de askerî teşkilatı şekillendiren bu giysi, kimi zaman bir kimlik işareti, hatta hayat ile ölüm arasındaki ince çizgiye dönüşebiliyordu. Şalvarın tarihî serüveni, Osmanlı toplumunun sosyal ve kültürel dokusuna da ışık tutuyor.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-agustos-2026-/-sayi-173">Derin Tarih Ağustos Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cepken</title>
		<link>https://www.derintarih.com/esyanin-kalbi/cephe/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Şeyma Üstün]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Jul 2026 07:06:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eşyanın Kalbi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=12285</guid>

					<description><![CDATA[Cepken, yalnızca bir giysi değil; Türk giyim kültürünün estetik anlayışını, toplumsal hafızasını ve yaşama biçimini yansıtan önemli bir kültür mirasıdır. Selçuklu’dan Osmanlı’ya uzanan serüveninde farklı biçim ve süslemelerle zenginleşen bu kısa ceket hem gündelik hayatın hem de törenlerin vazgeçilmez unsurlarından biri olmuştur. Şiirlere konu olan, yaşa, statüye ve zevke göre şekillenen cepken; kumaşları, renkleri ve işlemeleriyle geçmişin sosyal dünyasına açılan bir pencere sunar. Bugün unutulmaya yüz tutan bu kıyafet, Anadolu’nun kültürel zenginliğini ve hafızasını taşıyan sessiz bir tanık olarak varlığını sürdürüyor. &#160; Devamı Derin Tarih Temmuz Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Cepken, yalnızca bir giysi değil; Türk giyim kültürünün estetik anlayışını, toplumsal hafızasını ve yaşama biçimini yansıtan önemli bir kültür mirasıdır. Selçuklu’dan Osmanlı’ya uzanan serüveninde farklı biçim ve süslemelerle zenginleşen bu kısa ceket hem gündelik hayatın hem de törenlerin vazgeçilmez unsurlarından biri olmuştur. Şiirlere konu olan, yaşa, statüye ve zevke göre şekillenen cepken; kumaşları, renkleri ve işlemeleriyle geçmişin sosyal dünyasına açılan bir pencere sunar. Bugün unutulmaya yüz tutan bu kıyafet, Anadolu’nun kültürel zenginliğini ve hafızasını taşıyan sessiz bir tanık olarak varlığını sürdürüyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-temmuz-2026">Derin Tarih Temmuz Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>NİYÂZÎ-İ MISRÎ CAMİİ</title>
		<link>https://www.derintarih.com/balkan-postasi/niyazi-i-misri-camii/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayhan Demir]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Jul 2026 07:03:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Balkan Postası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=12282</guid>

					<description><![CDATA[Limni, Osmanlı hâkimiyetinden günümüze uzanan hikâyesiyle, Niyâzî-i Mısrî’nin çilesini ve kaybolan İslâm mirasını birlikte taşır. Bir zamanlar cami, tekke, türbe ve medreselerle şekillenen ada, bugün harap izleriyle hafızamıza sesleniyor. Bu tarihî mirası ihya etmek ise üzerimizdeki en büyük sorumluluklardan birini teşkil ediyor. &#160; Devamı Derin Tarih Temmuz Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Limni, Osmanlı hâkimiyetinden günümüze uzanan hikâyesiyle, Niyâzî-i Mısrî’nin çilesini ve kaybolan İslâm mirasını birlikte taşır. Bir zamanlar cami, tekke, türbe ve medreselerle şekillenen ada, bugün harap izleriyle hafızamıza sesleniyor. Bu tarihî mirası ihya etmek ise üzerimizdeki en büyük sorumluluklardan birini teşkil ediyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-temmuz-2026">Derin Tarih Temmuz Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>II. Gazi Giray</title>
		<link>https://www.derintarih.com/tarihin-taniklari/ii-gazi-giray/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdullah Çevik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Jul 2026 07:00:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tarihin Tanıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=12279</guid>

					<description><![CDATA[Gazi Giray II, henüz “han” tayin edilmeden önce Osmanlı-İran savaşlarında gösterdiği yararlık ve sadakatle Osmanlı sarayının dikkatini çekti. Kırım hanlarının en büyüklerinden olan Gazi Giray, Kırım-Osmanlı ilişkilerini dengeli bir şekilde yürütmeyi başardı. Onun döneminde Kırım, askerî ve kültürel açıdan tarihinin şahikasına ulaştı. “Gazâyî” ve “Gâzî Han” mahlaslarıyla Osmanlı ve Çağatay Türkçesi, Arapça, Farsça, Kırım Tatarcası ile şiirler yazan Gazi Giray, aynı zamanda âlim, şair, hattat, bestekâr ve sazendeydi. Bir şair olarak şöhretini Osmanlı Türkçesi ile yazdığı şiirlerine borçluydu. &#160; Devamı Derin Tarih Temmuz Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gazi Giray II, henüz “han” tayin edilmeden önce Osmanlı-İran savaşlarında gösterdiği yararlık ve sadakatle Osmanlı sarayının dikkatini çekti. Kırım hanlarının en büyüklerinden olan Gazi Giray, Kırım-Osmanlı ilişkilerini dengeli bir şekilde yürütmeyi başardı. Onun döneminde Kırım, askerî ve kültürel açıdan tarihinin şahikasına ulaştı. “Gazâyî” ve “Gâzî Han” mahlaslarıyla Osmanlı ve Çağatay Türkçesi, Arapça, Farsça, Kırım Tatarcası ile şiirler yazan Gazi Giray, aynı zamanda âlim, şair, hattat, bestekâr ve sazendeydi. Bir şair olarak şöhretini Osmanlı Türkçesi ile yazdığı şiirlerine borçluydu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-temmuz-2026">Derin Tarih Temmuz Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Plevne’de Yalnız Bir Paşa”</title>
		<link>https://www.derintarih.com/1-kitap-1-yazar/plevnede-yalniz-bir-pasa/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mesut Karakulak]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Jul 2026 06:56:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[1 Kitap 1 Yazar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=12276</guid>

					<description><![CDATA[Konuşan: Derin Tarih Bir askerî deha olarak Gazi Osman Paşa, siperlerde devasa Rus ordusuyla çarpışırken kendi devletinin hantal bürokrasisi karşısında nasıl bir yalnızlık içindeydi? Kusursuz bir “Plevne Kahramanı” mitini var eden, Tokat’tan Harbiye’ye, Kırım’dan Yemen çöllerine uzanan hayat hikâyesinin ardında neler gizliydi? Esaret sürecinden sonra Sultan II. Abdülhamid ile kurduğu karmaşık ilişki ve Yıldız Sarayı’nda etrafına örülen “altın kafes” stratejisi hangi psiko-politik dengelere dayanıyordu? Paşa’nın vefatından sonra hanedana damat olan oğullarının karıştığı skandallardan 1924 sürgününe uzanan süreçte ailesinin trajik akıbeti nasıl şekillendi? Tarihçi Prof. Dr. Mesut Karakulak ile yeni kitabı Gazi Osman Paşa: Plevne Kahramanı üzerine konuştuk. &#160; Devamı Derin&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Konuşan: Derin Tarih</strong></p>
<p>Bir askerî deha olarak Gazi Osman Paşa, siperlerde devasa Rus ordusuyla çarpışırken kendi devletinin hantal bürokrasisi karşısında nasıl bir yalnızlık içindeydi? Kusursuz bir “Plevne Kahramanı” mitini var eden, Tokat’tan Harbiye’ye, Kırım’dan Yemen çöllerine uzanan hayat hikâyesinin ardında neler gizliydi? Esaret sürecinden sonra Sultan II. Abdülhamid ile kurduğu karmaşık ilişki ve Yıldız Sarayı’nda etrafına örülen “altın kafes” stratejisi hangi psiko-politik dengelere dayanıyordu? Paşa’nın vefatından sonra hanedana damat olan oğullarının karıştığı skandallardan 1924 sürgününe uzanan süreçte ailesinin trajik akıbeti nasıl şekillendi? Tarihçi Prof. Dr. Mesut Karakulak ile yeni kitabı <em>Gazi Osman Paşa: Plevne Kahramanı</em> üzerine konuştuk.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-temmuz-2026">Derin Tarih Temmuz Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Halil Edhem Bey’in Rumeli Hisari’ndaki Kitâbe Avı</title>
		<link>https://www.derintarih.com/desifre/halil-edhem-beyin-rumeli-hisarindaki-kitabe-avi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif Emre Gündüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Jul 2026 06:51:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Deşifre]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=12273</guid>

					<description><![CDATA[Osmanlı medeniyetinin sessiz tanıklığını yapan kitâbeler, sadece birer mimari unsur değil, bir devrin zihniyetini taşıyan en somut tarihî belgelerdir. Peki, toprak altında veya burçların kuytusunda kalmış bu hafıza kırıntılarının en eski örneğini gün yüzüne çıkaran kimdi? Kardeşi Osman Hamdi Bey’in gölgesinde kalmayan, Türk müzeciliğinin ve epigrafi çalışmalarının arkasındaki gizli kahramanlardan Halil Edhem Bey’in Rumeli Hisarı’ndaki Zağanos Paşa Kulesi’ne uzanan heyecan dolu kitâbe avının ve İstanbul Arkeoloji Müzelerindeki öncü adımlarının izini sürüyoruz. Bu sıra dışı epigrafik keşif yolculuğu, İstanbul’un kayıp hafızasını yeniden canlandırıyor. &#160; Devamı Derin Tarih Temmuz Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Osmanlı medeniyetinin sessiz tanıklığını yapan kitâbeler, sadece birer mimari unsur değil, bir devrin zihniyetini taşıyan en somut tarihî belgelerdir. Peki, toprak altında veya burçların kuytusunda kalmış bu hafıza kırıntılarının en eski örneğini gün yüzüne çıkaran kimdi? Kardeşi Osman Hamdi Bey’in gölgesinde kalmayan, Türk müzeciliğinin ve epigrafi çalışmalarının arkasındaki gizli kahramanlardan Halil Edhem Bey’in Rumeli Hisarı’ndaki Zağanos Paşa Kulesi’ne uzanan heyecan dolu kitâbe avının ve İstanbul Arkeoloji Müzelerindeki öncü adımlarının izini sürüyoruz. Bu sıra dışı epigrafik keşif yolculuğu, İstanbul’un kayıp hafızasını yeniden canlandırıyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-temmuz-2026">Derin Tarih Temmuz Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tiflis Kalesi Bize Neyi ve Kimleri Anlatıyor?</title>
		<link>https://www.derintarih.com/bir-adim-hafiza/tiflis-kalesi-bize-neyi-ve-kimleri-anlatiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fatma Demircioğlu Parlar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Jul 2026 06:48:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bir Adım Hafıza]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=12270</guid>

					<description><![CDATA[Tiflis Cuma Camii’nin küçük avlusunda Gelibolulu Mustafa Âlî’nin Nusretnâme ve Âsafî Dal Mehmed Çelebi’nin Şecâatnâme adlı eserlerinden çıkardığım notlara bakıyorum. İki kaynakta da Tiflis’in fethi ve kalenin nasıl ele geçirildiği, birebir gözlemle anlatılmış ve son derece kıymetli minyatürlerle tasvir edilmiş. Şehri Osmanlı topraklarına katan Lala Mustafa Paşa’nın ve Özdemiroğlu Osman Paşa’nın izinden kaleye doğru yürüyorum. &#160; Devamı Derin Tarih Temmuz Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tiflis Cuma Camii’nin küçük avlusunda Gelibolulu Mustafa Âlî’nin Nusretnâme ve Âsafî Dal Mehmed Çelebi’nin Şecâatnâme adlı eserlerinden çıkardığım notlara bakıyorum. İki kaynakta da Tiflis’in fethi ve kalenin nasıl ele geçirildiği, birebir gözlemle anlatılmış ve son derece kıymetli minyatürlerle tasvir edilmiş. Şehri Osmanlı topraklarına katan Lala Mustafa Paşa’nın ve Özdemiroğlu Osman Paşa’nın izinden kaleye doğru yürüyorum.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-temmuz-2026">Derin Tarih Temmuz Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
