﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Derin Yorum &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/kategori/derin-yorum/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Thu, 01 Feb 2018 11:41:14 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.7</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Derin Yorum &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Ortadoğu Coğrafyası İçin 2018 Tahminleri</title>
		<link>https://www.derintarih.com/derin-yorum/ortadogu-cografyasi-icin-2018-tahminleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[James Gelvin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 Feb 2018 11:41:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Derin Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[Körfez ülkeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Suriye İç Savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Suriye’de hükümet gücü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=3136</guid>

					<description><![CDATA[1- Suriye: Yeni bir ülke hayalden ibaret Suriye’de hükümet gücünü koruyacak fakat ülkenin geneline hâkim olamayacak. Bunun dört sebebi var: 1) Muhalifler silahlarını bıraktıkları takdirde çok şeyden vazgeçmiş olacaklar. Bunlar arasında kuzey ve doğu Suriye’nin büyük bir kısmını kontrol eden ancak teknik olarak muhalefetin bir parçası olmayan Kürtler de var. 2) Hükümet çok zayıf: Son iki yıldır hükümetin elde ettiği toprak kazanımlarının büyük kısmı hükümet güçleri tarafından değil, Hizbullah, İran birlikleri, İran’ın eğittiği ve kontrol ettiği milisler ve özel milis güçleri tarafından elde edildi. 3) Muhalif grupların büyük çoğunluğu Suriye’nin bir veya iki vilayetinde faaliyet göstermekte. Bu, grupların yerel bir&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>1- Suriye: Yeni bir ülke hayalden ibaret </strong></p>
<p>Suriye’de hükümet gücünü koruyacak fakat ülkenin geneline hâkim olamayacak. Bunun dört sebebi var: 1) Muhalifler silahlarını bıraktıkları takdirde çok şeyden vazgeçmiş olacaklar. Bunlar arasında kuzey ve doğu Suriye’nin büyük bir kısmını kontrol eden ancak teknik olarak muhalefetin bir parçası olmayan Kürtler de var. 2) Hükümet çok zayıf: Son iki yıldır hükümetin elde ettiği toprak kazanımlarının büyük kısmı hükümet güçleri tarafından değil, Hizbullah, İran birlikleri, İran’ın eğittiği ve kontrol ettiği milisler ve özel milis güçleri tarafından elde edildi. 3) Muhalif grupların büyük çoğunluğu Suriye’nin bir veya iki vilayetinde faaliyet göstermekte. Bu, grupların yerel bir ileri gelenin kontrolü altında olduğunu gösteriyor. Geçen altı yıl boyunca hükümetin kontrolünün zayıflığını gördükten sonra zor kazandıkları özerkliklerini savaşmadan teslim etmeleri ihtimal dışı görünmektedir. 4) Suriye İç Savaşı bir vekâlet savaşı, Batı ve Suudî Arabistan ile muhalif güçleri destekleyen Körfez ülkeleri arasında geçen bir savaştır. Bağışçıların ataleti ve lojistik problemler yüzünden bu yardımın azalacağı kesin olmakla birlikte tamamen sona ermeyecektir. Sonuç olarak, muhalefet tamamen biterek teslim olmayacaktır.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derintarih-subat2018">Derin Tarih Şubat Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Geçmişten Kaçmak Ya Da Osmanlı’ya Dönmek!</title>
		<link>https://www.derintarih.com/derin-yorum/gecmisten-kacmak-ya-da-osmanliya-donmek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüsamettin Arslan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 31 Dec 2016 22:09:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Derin Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[Heidegger]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı Devleti]]></category>
		<category><![CDATA[Presentizm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=1906</guid>

					<description><![CDATA[Aptallar ve ahmaklar tarih okumazlar. Modern kültür insanı öncesiz ve sonrasız bir “şimdi”ye mahkûm etmiştir. Cedlerinden bîhaber “modern insan” Baudelaire’in ifadeleriyle “güneşsiz koridorlar,” “insan akvaryumları,” Aragon’un ifadesiyle “gelip-geçicilik dininin hakiki mabedleri” durumundaki AVM’lerde cedsiz, geçmişsiz, zaman idesinden nasibini alamamış yapayalnız serseridir. AVM insanın şehvet organı “göz ve görme yetisi” panayırıdır. AVM işitme ve tahayyül yetisini felç eder. Orada acı yoktur, ıstırap yoktur, ölüm yoktur, geçmiş ve gelecek yoktur. Orası modern “anı yaşa” sloganının tecessüm ettiği yerdir. Modern insan “şimdi-perest”tir. Öncesiz ve sonrasız “şimdi” modern insanın mit’i, daha popüler bir ifadeyle ideolojisidir (presentizm). Ne yazık ki bu, insanın kaderi ya da&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Aptallar ve ahmaklar tarih okumazlar. Modern kültür insanı öncesiz ve sonrasız bir “şimdi”ye mahkûm etmiştir. Cedlerinden bîhaber “modern insan” Baudelaire’in ifadeleriyle “güneşsiz koridorlar,” “insan akvaryumları,” Aragon’un ifadesiyle “gelip-geçicilik dininin hakiki mabedleri” durumundaki AVM’lerde cedsiz, geçmişsiz, zaman idesinden nasibini alamamış yapayalnız serseridir. AVM insanın şehvet organı “göz ve görme yetisi” panayırıdır. AVM işitme ve tahayyül yetisini felç eder. Orada acı yoktur, ıstırap yoktur, ölüm yoktur, geçmiş ve gelecek yoktur. Orası modern “anı yaşa” sloganının tecessüm ettiği yerdir. Modern insan “şimdi-perest”tir. Öncesiz ve sonrasız “şimdi” modern insanın mit’i, daha popüler bir ifadeyle ideolojisidir (presentizm). Ne yazık ki bu, insanın kaderi ya da yazgısıdır. Presentizm geçmişe kapalıdır çünkü geçmiş görülemez; geleceğe kapalıdır çünkü gelecek görülemez. Geçmiş ve gelecek işitilebilir ve tahayyül edilebilirdir, görülebilir değildir. Presentizm hatırlama, işitme ve tahayyül yetilerimize kapalıdır.</p>
<p>İnsan homo historkusmus’tur; insan bir tarih hayvanıdır. İnsanın animal rational (rasyonel hayvan), insanın homo laborans (emekçi hayvan), insanın animal social (sosyal hayvan) vb. olduğunu söyleyen bütün entelektüel ideolojiler yanılmıştır. Çünkü insan bir zaman varlığıdır; insan zamandır ve işte bu yüzden tarihseldir. “İnsan yürüyen tarihtir” der Shakespeare.</p>
<p>İnsanın “zaman varlığı” olmaklığı veya insanın varoluşunun (to be/olmak veya oluş) ritmi naturel dillerin gramer kiplerinde (gramerin zaman kiplerinde) tecessüm etmiştir. Doğal dillerin zaman kipleri insanın varoluşunun da kipleridir. Doğal dillerin zaman kipleri zamanın ilk tasnifleridir. Onlar otantik tasniflerdir. What was, olmuş olan, yani “geçmiş”; what is, olan, oluyor olan, yani realite/gerçeklik, yani “şimdi”; what ought to be, olması gereken, yani değerler ve etik hakikat alanı, yani “gelecek.” Dijital zamanın hızını diskalifiye eden bir hızla “gelecek geliyor!” (Heidegger). Ölüm ışık hızını aşarak geliyor.</p>
<p><strong>Devamı <a href="http://www.birlikte.com.tr/derintarih-ocak2017">Derin Tarih Ocak Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Halkın Mührünü Vurduğu Sistem: Türk Tipi Başkanlık</title>
		<link>https://www.derintarih.com/derin-yorum/halkin-muhrunu-vurdugu-sistem-turk-tipi-baskanlik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüsamettin Arslan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 30 Nov 2016 22:08:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Derin Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[Anglo-Sakson]]></category>
		<category><![CDATA[Monzim]]></category>
		<category><![CDATA[Pax-Americana]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=1787</guid>

					<description><![CDATA[Tek-kutuplu dünya düzeni sallanıyor. Pax-Americana (Amerikan Barışı) Afganistan, Irak, Suriye ve Ukrayna’da can çekişiyor. ABD dünya toplumları ve devletleri hiyerarşisindeki statüsünü 21. yüzyılın filizlenen yeni egemen güçleri karşısında artık “vekil” terör örgütlerine dayanarak sürdürebiliyor. ABD’nin “tek kutup” statüsünü “terör ve şiddetle” koruma mücadelesinin kılıfı ise Anglo-Sakson kültürün dünyaya pazarladığı “yeni insanlık dini” demokrasi. Demokrasi ile anarşi, güvenlik ile özgürlük arasındaki sınır teoride net olabilir fakat pratik hayatta öyle değil. Hem özgür, hem de güvende olmak sırat köprüsünden geçmek kadar zor. Radikal özgürlük/demokrasi talepleri, radikal anarşi ve terörle sonuçlanıyor. Daha fazla demokrasi, daha fazla terör ve şiddetle, demokrasinin küreselleşmesi terör ve&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tek-kutuplu dünya düzeni sallanıyor. Pax-Americana (Amerikan Barışı) Afganistan, Irak, Suriye ve Ukrayna’da can çekişiyor. ABD dünya toplumları ve devletleri hiyerarşisindeki statüsünü 21. yüzyılın filizlenen yeni egemen güçleri karşısında artık “vekil” terör örgütlerine dayanarak sürdürebiliyor. ABD’nin “tek kutup” statüsünü “terör ve şiddetle” koruma mücadelesinin kılıfı ise Anglo-Sakson kültürün dünyaya pazarladığı “yeni insanlık dini” demokrasi.</p>
<p>Demokrasi ile anarşi, güvenlik ile özgürlük arasındaki sınır teoride net olabilir fakat pratik hayatta öyle değil. Hem özgür, hem de güvende olmak sırat köprüsünden geçmek kadar zor. Radikal özgürlük/demokrasi talepleri, radikal anarşi ve terörle sonuçlanıyor. Daha fazla demokrasi, daha fazla terör ve şiddetle, demokrasinin küreselleşmesi terör ve şiddetin küreselleşmesiyle sonuçlanıyor. Dünyanın tek kutbu ile ittifak kuran efendiler durumdan memnun; statülerine zarar gelmediği sürece sorun yok.</p>
<p>Tek-kutuplu dünya düzeni mantığı gereği bizatihi terör düzenidir. Tek-kutup antidemokratiktir. Tek-kutup her yerde terördür. Her yerde ABD terörü. Ekonomik, politik, kültürel, etnik, dinî farklılıklarına rağmen dünya halklarını ve ülkelerini ilgili farklılıkları kenara iterek tek bir sisteme/düzene, tek bir sepete sığdırmaya ve sıkıştırmaya çalışmanın kendisi terördür. Bu ayrıca ABD’nin güçlü bir militer endüstriyle misyonerliğini yaptığı “demokrasi” dininin paradoksu veya temel çelişkisidir. Tek-kutuplu sistem çoğul değildir, “mono”dur, dolayısıyla demokratik değildir;  “monizm” ve dolayısıyla total emperyalizmdir. Çok-kutuplu, çok-sistemli, çok-düzenli bir dünya daha âdil, insan realitesine daha uygun ve daha “demokratik” olabilir.</p>
<p>Devamı <a href="http://www.birlikte.com.tr/derintarih-aralik2016" target="_blank">Derin Tarih Aralık Sayısında…</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ortadoğu’yu modernleştiren batı mı sahiden?</title>
		<link>https://www.derintarih.com/derin-yorum/ortadoguyu-modernlestiren-bati-mi-sahiden/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ilan Pappe]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Nov 2015 22:00:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Derin Yorum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://derintarih.pho.fm/?p=178</guid>

					<description><![CDATA[Modern Ortadoğu adlı kitabım şimdiye dek üç baskı yaptı (The Modern Middle East, Routledge). Son baskısı 2014 yılında, Arap Baharı’nın üzerinden birkaç yıl geçmiş, fakat henüz Suriye ve Irak bölünmemişken yapılmıştı. Bugün Ortadoğu’daki gerçeklikler o kadar yüksek bir hızla değişiyor ki, her yeni basımda son birkaç yıl içinde yaşanan gelişmeler önemle ele alınmalı. Kitabı, konu edilen bölgenin dışında yaşayan insanlar için kaleme aldım. Onlara bölgedeki güç dengeleri ve bunların süreleriyle ilgili yaşanacak hızlı değişimleri nasıl anlatmalıyız? Şimdiye dek hikâyeyi 2011 yılında, Arap Baharı patlak vermeden önceki dönemde bitirerek bu sorundan kaçındım.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Modern Ortadoğu adlı kitabım şimdiye dek üç baskı yaptı (The Modern Middle East, Routledge). Son baskısı 2014 yılında, Arap Baharı’nın üzerinden birkaç yıl geçmiş, fakat henüz Suriye ve Irak bölünmemişken yapılmıştı. Bugün Ortadoğu’daki gerçeklikler o kadar yüksek bir hızla değişiyor ki, her yeni basımda son birkaç yıl içinde yaşanan gelişmeler önemle ele alınmalı. Kitabı, konu edilen bölgenin dışında yaşayan insanlar için kaleme aldım. Onlara bölgedeki güç dengeleri ve bunların süreleriyle ilgili yaşanacak hızlı değişimleri nasıl anlatmalıyız? Şimdiye dek hikâyeyi 2011 yılında, Arap Baharı patlak vermeden önceki dönemde bitirerek bu sorundan kaçındım.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
