﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Dosya &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/kategori/dosya/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Wed, 05 Aug 2026 04:35:18 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.7</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Dosya &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Abdülhamid İktidarının Kilit Taşı: Merkeziyetçilik</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/abdulhamid-iktidarinin-kilit-tasi-merkeziyetcilik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gökhan Çetinsaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Aug 2026 11:20:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=12312</guid>

					<description><![CDATA[Sultan Abdülhamid’in merkeziyetçiliği hem merkezî idarede hem de vilayet idaresinde son derece belirgindir. Merkezî idare açısından bakıldığında Sultan, Bâbıâli (hükümet ve bürokrasi) üzerinde mutlak bir kontrol kurmuştur. Tanzimat padişahları gibi hükümet işlerini sadrazam ve nâzırlara bırakmamıştır. Mutlak söz sahibi olduğu iç ve dış politika haricinde, askerî ve sivil bütün kurumlar, makamlar ve terfiler de zaman içinde doğrudan Yıldız’ın kontrolüne geçmiştir. Bu durumun tek istisnası Adliye Nezareti’dir. &#160; Devamı Derin Tarih Ağustos Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sultan Abdülhamid’in merkeziyetçiliği hem merkezî idarede hem de vilayet idaresinde son derece belirgindir. Merkezî idare açısından bakıldığında Sultan, Bâbıâli (hükümet ve bürokrasi) üzerinde mutlak bir kontrol kurmuştur. Tanzimat padişahları gibi hükümet işlerini sadrazam ve nâzırlara bırakmamıştır. Mutlak söz sahibi olduğu iç ve dış politika haricinde, askerî ve sivil bütün kurumlar, makamlar ve terfiler de zaman içinde doğrudan Yıldız’ın kontrolüne geçmiştir. Bu durumun tek istisnası Adliye Nezareti’dir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-agustos-2026-/-sayi-173">Derin Tarih Ağustos Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>II. Abdülhamid’in Kafkasya ve Türkistan Siyaseti</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/ii-abdulhamidin-kafkasya-ve-turkistan-siyaseti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa Budak]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Aug 2026 10:55:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=12318</guid>

					<description><![CDATA[Sultan II. Abdülhamid’in dış politikada benimsediği denge siyasetinin önemli bir ayağı da imparatorluk dışında yaşayan Türk ve Müslümanlarla ilgiliydi. II. Abdülhamid, “Dünya Müslümanlarının halifesi” olması sebebiyle sömürge yönetimleri altında yaşayan Müslümanlara karşı izleyeceği siyasetin, büyük devletler nezdinde önemli bir baskı aracı olacağını düşünüyordu. Bu yaklaşım, klasik dönemden itibaren Osmanlı’nın Müslüman coğrafyalara yönelik olarak benimsediği pragmatik siyaset anlayışıyla da uyumluydu. Kafkasya ve Türkistan bu pragmatik siyasetin uygulandığı hedef coğrafyaların başında geliyordu. &#160; Devamı Derin Tarih Ağustos Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sultan II. Abdülhamid’in dış politikada benimsediği denge siyasetinin önemli bir ayağı da imparatorluk dışında yaşayan Türk ve Müslümanlarla ilgiliydi. II. Abdülhamid, “Dünya Müslümanlarının halifesi” olması sebebiyle sömürge yönetimleri altında yaşayan Müslümanlara karşı izleyeceği siyasetin, büyük devletler nezdinde önemli bir baskı aracı olacağını düşünüyordu. Bu yaklaşım, klasik dönemden itibaren Osmanlı’nın Müslüman coğrafyalara yönelik olarak benimsediği pragmatik siyaset anlayışıyla da uyumluydu. Kafkasya ve Türkistan bu pragmatik siyasetin uygulandığı hedef coğrafyaların başında geliyordu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-agustos-2026-/-sayi-173">Derin Tarih Ağustos Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>II. Abdülhamid’in 25. Cülûs Kutlamaları</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/ii-abdulhamidin-25-culus-kutlamalari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Meryem Günaydın]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Aug 2026 10:54:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=12315</guid>

					<description><![CDATA[1900 yılı, Sultan II. Abdülhamid’in cülûsunun 25. yılı, doğum günü ve Osmanlı Devleti’nin kuruluşunun 600. yılı dolayısıyla imparatorluk genelinde benzeri görülmemiş kutlamalara sahne oldu. Şehrâyinler, donanmalar, açılış törenleri, diplomatik kabul merasimleri ve saraya sunulan görkemli hediyeler, yalnızca bir kutlama değil; Osmanlı iktidarının ihtişamını ve tebaanın sadakatini görünür kılan büyük bir temsil sahnesi oluşturdu. Arşiv belgeleri ve dönemin basınından hareketle, II. Abdülhamid döneminin siyasî sembollerine, tören kültürüne ve hediye diplomasisine mercek tutuyoruz. &#160; Devamı Derin Tarih Ağustos Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>1900 yılı, Sultan II. Abdülhamid’in cülûsunun 25. yılı, doğum günü ve Osmanlı Devleti’nin kuruluşunun 600. yılı dolayısıyla imparatorluk genelinde benzeri görülmemiş kutlamalara sahne oldu. Şehrâyinler, donanmalar, açılış törenleri, diplomatik kabul merasimleri ve saraya sunulan görkemli hediyeler, yalnızca bir kutlama değil; Osmanlı iktidarının ihtişamını ve tebaanın sadakatini görünür kılan büyük bir temsil sahnesi oluşturdu. Arşiv belgeleri ve dönemin basınından hareketle, II. Abdülhamid döneminin siyasî sembollerine, tören kültürüne ve hediye diplomasisine mercek tutuyoruz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-agustos-2026-/-sayi-173">Derin Tarih Ağustos Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir Sultan, Bir Tarih, Birçok Yafta</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/bir-sultan-bir-tarih-bircok-yafta/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Kara]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Aug 2026 10:51:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=12309</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye’de II. Dünya Savaşı sonrası şartlarda Sultan Abdülhamid’in (aslında tarihe bakışın) konumu yeniden ehemmiyet kazandı. İki kutuplu olarak tarihî bir kişilik, etkileri bugüne kadar uzanacak şekilde canlı ve hareketli bir “odak noktası”, bir “tarihe bakış ölçüsü”, bir “temsil ve sembol edinme tarzı”, aynı zamanda bir “kutuplaşma aracı” hâline getirildi. Bu süreçte Necip Fazıl’ın Cumhuriyet ideolojisine ve tarih anlayışına karşı, ayrıca bir mücadele-muhalefet tarzı olarak ve farklı bir tarih fikri inşa için “ulu hakan” sembolizmini kuran ve güçlendiren ilk kişi olduğu şüphe götürmez. &#160; Devamı Derin Tarih Ağustos Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de II. Dünya Savaşı sonrası şartlarda Sultan Abdülhamid’in (aslında tarihe bakışın) konumu yeniden ehemmiyet kazandı. İki kutuplu olarak tarihî bir kişilik, etkileri bugüne kadar uzanacak şekilde canlı ve hareketli bir “odak noktası”, bir “tarihe bakış ölçüsü”, bir “temsil ve sembol edinme tarzı”, aynı zamanda bir “kutuplaşma aracı” hâline getirildi. Bu süreçte Necip Fazıl’ın Cumhuriyet ideolojisine ve tarih anlayışına karşı, ayrıca bir mücadele-muhalefet tarzı olarak ve farklı bir tarih fikri inşa için “ulu hakan” sembolizmini kuran ve güçlendiren ilk kişi olduğu şüphe götürmez.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-agustos-2026-/-sayi-173">Derin Tarih Ağustos Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Sultan Abdülhamid artık tarihî bir karakter olmaktan öte ideolojik bir semboldür”</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/sultan-abdulhamid-artik-tarihi-bir-karakter-olmaktan-ote-ideolojik-bir-semboldur/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Necmetin Alkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Aug 2026 10:50:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=12303</guid>

					<description><![CDATA[KONUŞAN: MUNİSE ŞİŞMŞEK 31 Ağustos 2026 tarihi Sultan Abdülhamid’in tahta çıkışının 150. yıl dönümü. Bu vesileyle hazırladığımız dosya kapsamında onun nasıl biri olduğuna, hayata bakışına, hobilerine, psikolojisine, kişilik özelliklerine ve dahası tüm bunların hükümdarlığına, devleti yönetme biçimine nasıl yansıdığına odaklanmak istedik. Bu amaçla hazırladığımız soruları, Kronik Yayınlarından çıkan Sultan II. Abdülhamid: Arafta Bir Hünkâr kitabında Abdülhamid’in hükümdarlığını ve icraatlarını kişiliğiyle irtibatlandırarak inceleyen, Sakarya Üniversitesi hocalarından Necmettin Alkan’a yönelttik. &#160; Devamı Derin Tarih Ağustos Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KONUŞAN: MUNİSE ŞİŞMŞEK</strong></p>
<p>31 Ağustos 2026 tarihi Sultan Abdülhamid’in tahta çıkışının 150. yıl dönümü. Bu vesileyle hazırladığımız dosya kapsamında onun nasıl biri olduğuna, hayata bakışına, hobilerine, psikolojisine, kişilik özelliklerine ve dahası tüm bunların hükümdarlığına, devleti yönetme biçimine nasıl yansıdığına odaklanmak istedik. Bu amaçla hazırladığımız soruları, Kronik Yayınlarından çıkan Sultan II. Abdülhamid: Arafta Bir Hünkâr kitabında Abdülhamid’in hükümdarlığını ve icraatlarını kişiliğiyle irtibatlandırarak inceleyen, Sakarya Üniversitesi hocalarından Necmettin Alkan’a yönelttik.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-agustos-2026-/-sayi-173">Derin Tarih Ağustos Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sultan II. Abdülhamid’in İktidar Yürüyüşü</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/sultan-ii-abdulhamidin-iktidar-yuruyusu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Françoıs Georgeon]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Aug 2026 10:44:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=12300</guid>

					<description><![CDATA[Sultan II. Abdülhamid nasıl bir siyasî ortamda tahta geçti? Amcası Sultan Abdülaziz ve kardeşi Sultan V. Murad’ın ardından hangi şartlarda idareyi devraldı? Darbeler, suikastlar, Balkanlar’da patlak veren savaş ve Kanun-ı Esasi tartışmaları arasında, son derece gerilimli bir dönemde tahta çıkan Sultan ne tür bir denge politikası izlemişti? Fransız tarihçi François Georgeon’un Sultan Abdülhamid adlı eserinden iktibas ettiğimiz aşağıdaki satırlarda, Abdülhamid’in iktidara giden yolda bürokrasi, ordu ve dinî çevrelerle kurduğu stratejik ilişkiler dikkat çekici örneklerle incelenirken, onun henüz tahta çıkmadan geliştirdiği siyasî hamleler değerlendiriliyor. 1876 yılının çalkantılı birkaç ayı içinde Osmanlı Devleti’nde yaşanan iktidar krizi, V. Murad’ın ruhsal çöküşü ve II.&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sultan II. Abdülhamid nasıl bir siyasî ortamda tahta geçti? Amcası Sultan Abdülaziz ve kardeşi Sultan V. Murad’ın ardından hangi şartlarda idareyi devraldı? Darbeler, suikastlar, Balkanlar’da patlak veren savaş ve Kanun-ı Esasi tartışmaları arasında, son derece gerilimli bir dönemde tahta çıkan Sultan ne tür bir denge politikası izlemişti? Fransız tarihçi François Georgeon’un Sultan Abdülhamid adlı eserinden iktibas ettiğimiz aşağıdaki satırlarda, Abdülhamid’in iktidara giden yolda bürokrasi, ordu ve dinî çevrelerle kurduğu stratejik ilişkiler dikkat çekici örneklerle incelenirken, onun henüz tahta çıkmadan geliştirdiği siyasî hamleler değerlendiriliyor. 1876 yılının çalkantılı birkaç ayı içinde Osmanlı Devleti’nde yaşanan iktidar krizi, V. Murad’ın ruhsal çöküşü ve II. Abdülhamid’in tahta çıkış sürecinin ayrıntıları…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-agustos-2026-/-sayi-173">Derin Tarih Ağustos Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kâğıthane Kuyumcular Mesiresi</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/kagithane-kuyumcular-mesiresi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nuri Durucu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Jul 2026 06:32:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=12258</guid>

					<description><![CDATA[Kâğıthane, Osmanlı’nın en gözde mesirelerinden biri olmasının yanı sıra, tarihin bilinen ilk kuyumculuk fuarına da ev sahipliği yapmıştı. Kanûnî Sultan Süleyman’ın himayesinde düzenlenen Kuyumcular Mesiresi, imparatorluğun dört bir yanından gelen ustaları ve sanatkârları aynı çatı altında buluşturuyordu. Evliya Çelebi’nin aktardığına göre binlerce çadırın kurulduğu bu büyük şenlikte, en maharetli eserler padişahın huzurunda sergileniyor ve ödüllendiriliyordu. Mücevher asanatının kurumsallaşmasında önemli rol oynayan bu gelenek, günümüz uluslararası mücevher fuarlarının tarihî öncüllerinden biri olarak kabul edilebilir. Kâğıthane çayırlarında kurulan bu eşsiz dünya, Osmanlı zanaat kültürünün ihtişamını gözler önüne seriyor. &#160; Devamı Derin Tarih Temmuz Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kâğıthane, Osmanlı’nın en gözde mesirelerinden biri olmasının yanı sıra, tarihin bilinen ilk kuyumculuk fuarına da ev sahipliği yapmıştı. Kanûnî Sultan Süleyman’ın himayesinde düzenlenen Kuyumcular Mesiresi, imparatorluğun dört bir yanından gelen ustaları ve sanatkârları aynı çatı altında buluşturuyordu. Evliya Çelebi’nin aktardığına göre binlerce çadırın kurulduğu bu büyük şenlikte, en maharetli eserler padişahın huzurunda sergileniyor ve ödüllendiriliyordu. Mücevher asanatının kurumsallaşmasında önemli rol oynayan bu gelenek, günümüz uluslararası mücevher fuarlarının tarihî öncüllerinden biri olarak kabul edilebilir. Kâğıthane çayırlarında kurulan bu eşsiz dünya, Osmanlı zanaat kültürünün ihtişamını gözler önüne seriyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-temmuz-2026">Derin Tarih Temmuz Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yazlık Sinema</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/yazlik-sinema/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kahraman Şakul]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Jul 2026 06:31:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=12254</guid>

					<description><![CDATA[Osmanlı döneminde payitahtta açık havadaki ilk film gösterimi 1896 yılında Şehzade Kıraathanesi’nde (Direklerarası) gerçekleşti. Ancak ilk açık hava sineması 1913’te Şişli’de Eski Osmanbey Bahçesi denilen bir çay bahçesinde açıldı. İstanbul’da sayıları giderek artan yazlık sinemalar, 1970’lerin sonuna dek, oldukça yaygın orta sınıf eğlencesiydi. Mahalle kültürü ve komşuluğun pekiştirildiği yerlerdi. Zenginle fakirin birlikte yaşadığı Osmanlı bakiyesi mahalleler hâlâ mevcuttu. Sınıfsal farkların buharlaştığı, kadın-erkek, yaşlı-genç ve Müslüman-gayrimüslim herkesin buluşup kaynaştığı yazlık sinemadan bugünün perdesine yansıyanlar… &#160; Devamı Derin Tarih Temmuz Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Osmanlı döneminde payitahtta açık havadaki ilk film gösterimi 1896 yılında Şehzade Kıraathanesi’nde (Direklerarası) gerçekleşti. Ancak ilk açık hava sineması 1913’te Şişli’de Eski Osmanbey Bahçesi denilen bir çay bahçesinde açıldı. İstanbul’da sayıları giderek artan yazlık sinemalar, 1970’lerin sonuna dek, oldukça yaygın orta sınıf eğlencesiydi. Mahalle kültürü ve komşuluğun pekiştirildiği yerlerdi. Zenginle fakirin birlikte yaşadığı Osmanlı bakiyesi mahalleler hâlâ mevcuttu. Sınıfsal farkların buharlaştığı, kadın-erkek, yaşlı-genç ve Müslüman-gayrimüslim herkesin buluşup kaynaştığı yazlık sinemadan bugünün perdesine yansıyanlar…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-temmuz-2026">Derin Tarih Temmuz Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İstanbul’un Mezarlıkları Neden Birer Park Gibiydi?</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/istanbulun-mezarliklari-neden-birer-park-gibiydi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Özgü Çilli]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Jul 2026 06:29:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=12251</guid>

					<description><![CDATA[İstanbul’un mezarlıkları, Osmanlı toplumunda yalnızca defin alanları değil; gündelik hayatın, eğlencenin ve sosyalleşmenin merkezlerinden biriydi. Kahvelerin içildiği, konserlerin dinlendiği, pikniklerin yapıldığı bu mezarlıklar; seyyahların nazarında şehri emsalsiz kılan en dikkat çekici mekânlar arasında yer alıyordu. Karacaahmet’ten Taksim Mezarlığı’na uzanan bu kültür, ölüm ile hayatın iç içe geçtiği sıra dışı bir şehir hayatının yansımasıdır. Modern parkların ortaya çıkışına kadar İstanbulluların nefes aldığı bu alanlar, Osmanlı eğlence kültürünün unutulmuş çehresini gözler önüne seriyor. Özgü Çilli’nin Osmanlı’da Eğlence adlı kitabından, payitahtta yaz mevsiminde canlanan açık hava eğlencelerine dair şaşırtıcı ve neşeli tablolar…   Devamı Derin Tarih Temmuz Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul’un mezarlıkları, Osmanlı toplumunda yalnızca defin alanları değil; gündelik hayatın, eğlencenin ve sosyalleşmenin merkezlerinden biriydi. Kahvelerin içildiği, konserlerin dinlendiği, pikniklerin yapıldığı bu mezarlıklar; seyyahların nazarında şehri emsalsiz kılan en dikkat çekici mekânlar arasında yer alıyordu. Karacaahmet’ten Taksim Mezarlığı’na uzanan bu kültür, ölüm ile hayatın iç içe geçtiği sıra dışı bir şehir hayatının yansımasıdır. Modern parkların ortaya çıkışına kadar İstanbulluların nefes aldığı bu alanlar, Osmanlı eğlence kültürünün unutulmuş çehresini gözler önüne seriyor. Özgü Çilli’nin <em>Osmanlı’da Eğlence</em> adlı kitabından, payitahtta yaz mevsiminde canlanan açık hava eğlencelerine dair şaşırtıcı ve neşeli tablolar…</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-temmuz-2026">Derin Tarih Temmuz Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mevsimlik Göçün, Mimarinin ve Şehir Hafızasının Ortak Hikâyesi: Sayfiye</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/mevsimlik-gocun-mimarinin-ve-sehir-hafizasinin-ortak-hikayesi-sayfiye/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[N. Burcu Yağan Köylü]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Jul 2026 06:26:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=12248</guid>

					<description><![CDATA[İstanbul’da yaz, yalnızca bir mevsim değil, şehrin tabiatla yeniden buluştuğu bir hayat biçimiydi. Boğaz yalılarından Çamlıca köşklerine, sahil saraylarından kasırlara uzanan sayfiye kültürü; mimariyi, gündelik hayatı ve sosyal ilişkileri şekillendiren zengin bir dünyanın kapılarını aralıyordu. Osmanlı’nın yazlık konutları, yalnızca dinlenme mekânları değil, aynı zamanda şehrin hafızasını inşa eden zarif yaşam alanlarıydı. Sayfiye mimarisi üzerinden yaz gelince yer değiştiren şehrin ve kaybolan İstanbul yazlarının izini sürüyoruz. &#160; Devamı Derin Tarih Temmuz Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul’da yaz, yalnızca bir mevsim değil, şehrin tabiatla yeniden buluştuğu bir hayat biçimiydi. Boğaz yalılarından Çamlıca köşklerine, sahil saraylarından kasırlara uzanan sayfiye kültürü; mimariyi, gündelik hayatı ve sosyal ilişkileri şekillendiren zengin bir dünyanın kapılarını aralıyordu. Osmanlı’nın yazlık konutları, yalnızca dinlenme mekânları değil, aynı zamanda şehrin hafızasını inşa eden zarif yaşam alanlarıydı. Sayfiye mimarisi üzerinden yaz gelince yer değiştiren şehrin ve kaybolan İstanbul yazlarının izini sürüyoruz<strong>.</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-temmuz-2026">Derin Tarih Temmuz Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkmenlere Yönelik İnsanlık Suçları</title>
		<link>https://www.derintarih.com/genel/turkmenlere-yonelik-insanlik-suclari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Bilgay Duman]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Jun 2026 17:55:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=12227</guid>

					<description><![CDATA[Türkmenlerin Irak Devleti tarihinde karşılaştığı zulümleri bir “insanlık suçu” olarak nitelendirmek mümkündür. Türkmenleri hedef alan, katliam boyutundaki insanlık dışı bu uygulamaların geçmişi 1920’li yıllara kadar uzanmaktadır. Irak’ta iş başına gelen tüm hükümetler tarafından Türkmenlerin hakları çiğnenmiş; bu topluluğa yönelik sistemli bir asimilasyon ve kimlik değiştirme politikası güdülmüştür. ABD’nin 2003’teki Irak işgalinin ardından, ülkede demokratik bir yapı oluşturmak amacıyla kaleme alınan hukukî metinlerde de Arap ve Kürtlere verilen öncelik verilirken Türkmenlere azınlık muamelesi yapılmıştır. &#160; Devamı Derin Tarih Haziran Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkmenlerin Irak Devleti tarihinde karşılaştığı zulümleri bir “insanlık suçu” olarak nitelendirmek mümkündür. Türkmenleri hedef alan, katliam boyutundaki insanlık dışı bu uygulamaların geçmişi 1920’li yıllara kadar uzanmaktadır. Irak’ta iş başına gelen tüm hükümetler tarafından Türkmenlerin hakları çiğnenmiş; bu topluluğa yönelik sistemli bir asimilasyon ve kimlik değiştirme politikası güdülmüştür. ABD’nin 2003’teki Irak işgalinin ardından, ülkede demokratik bir yapı oluşturmak amacıyla kaleme alınan hukukî metinlerde de Arap ve Kürtlere verilen öncelik verilirken Türkmenlere azınlık muamelesi yapılmıştır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-haziran-2026">Derin Tarih Haziran Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Osmanlı’dan Kopunca Yetim Kaldık”</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/12232/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Suphi Saatçi]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Jun 2026 17:53:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=12232</guid>

					<description><![CDATA[Konuşan: Zeynep Günaydın Irak Türkmenleri kimdir? Bu bölgeye ne zaman yerleştiler? Abbâsîler sonrasındaki çalkantılı süreç onları nasıl etkiledi? Kanûnî’nin Irakeyn Seferi ile birlikte bu coğrafyanın Osmanlı’ya bağlanması Türkmenler için ne anlama geliyor? Irak Türkmenlerinin tarihini işlediğimiz dosyamız kapsamında bu soruları Kerkük doğumlu olan Prof. Dr. Suphi Saatçi’ye yönelttik. Kendisiyle türlü baskılar ve kıyımlar altında varlıklarını korumaya çalışan Türkmenlerin dününü, bugününü ve geleceğini konuştuk. &#160; Devamı Derin Tarih Haziran Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Konuşan: Zeynep Günaydın</strong></p>
<p>Irak Türkmenleri kimdir? Bu bölgeye ne zaman yerleştiler? Abbâsîler sonrasındaki çalkantılı süreç onları nasıl etkiledi? Kanûnî’nin Irakeyn Seferi ile birlikte bu coğrafyanın Osmanlı’ya bağlanması Türkmenler için ne anlama geliyor? Irak Türkmenlerinin tarihini işlediğimiz dosyamız kapsamında bu soruları Kerkük doğumlu olan Prof. Dr. Suphi Saatçi’ye yönelttik. Kendisiyle türlü baskılar ve kıyımlar altında varlıklarını korumaya çalışan Türkmenlerin dününü, bugününü ve geleceğini konuştuk.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-haziran-2026">Derin Tarih Haziran Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Musul Vilayeti ve Türkmenler Meselesi</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/musul-vilayeti-ve-turkmenler-meselesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa Budak]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Jun 2026 17:50:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=12229</guid>

					<description><![CDATA[Musul vilayetinin Osmanlı’dan kopuş süreci, yalnızca bir sınır meselesi değil; aynı zamanda Irak Türkmenlerinin kaderini belirleyen tarihî bir kırılma noktasıdır. İngiliz işgali, Lozan sonrası diplomatik mücadeleler ve Ankara Antlaşması ile sonuçlanan süreç, Türkmenleri hâmisiz bırakmıştır. İngilizler eliyle kurulan modern Irak Devleti, Arap milliyetçiliğinin etkisiyle, Türkmenlere her türlü baskıyı ve katliamı reva görmüştür. Kerkük merkezli bu dram, Irak’taki hükümetler değişse de devam etmiştir. &#160; Devamı Derin Tarih Haziran Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Musul vilayetinin Osmanlı’dan kopuş süreci, yalnızca bir sınır meselesi değil; aynı zamanda Irak Türkmenlerinin kaderini belirleyen tarihî bir kırılma noktasıdır. İngiliz işgali, Lozan sonrası diplomatik mücadeleler ve Ankara Antlaşması ile sonuçlanan süreç, Türkmenleri hâmisiz bırakmıştır. İngilizler eliyle kurulan modern Irak Devleti, Arap milliyetçiliğinin etkisiyle, Türkmenlere her türlü baskıyı ve katliamı reva görmüştür. Kerkük merkezli bu dram, Irak’taki hükümetler değişse de devam etmiştir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-haziran-2026">Derin Tarih Haziran Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Irak Türkmenlerine Sistematik Baskı ve Asimilasyon</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/irak-turkmenlerine-sistematik-baski-ve-asimilasyon/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Selçuk Bacalan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Jun 2026 17:41:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=12224</guid>

					<description><![CDATA[Irak Türkleri veya Türkmenleri, modern Irak Devleti’nin kurulduğu tarihten itibaren, iktidara gelen tüm rejimler tarafından sistematik baskı ve asimilasyon politikalarına maruz kalmıştır. Bunun başlıca nedeni, Irak tarihinin Türkmenler hariç tutularak yazılamayacağı gerçeğidir. Irak Devleti’nin kurucu unsurlarından biri olan Irak Türkleri, kendi öz vatanlarında en temel haklarından mahrum bırakılmış, kendi kimlik ve kültürlerini terke zorlanmıştır. Buna rağmen Türkmenler Irak Devleti’ne karşı isyan etmemiş, silaha sarılarak ayrılıkçı herhangi bir harekete kalkışmamışlardır. &#160; Devamı Derin Tarih Haziran Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Irak Türkleri veya Türkmenleri, modern Irak Devleti’nin kurulduğu tarihten itibaren, iktidara gelen tüm rejimler tarafından sistematik baskı ve asimilasyon politikalarına maruz kalmıştır. Bunun başlıca nedeni, Irak tarihinin Türkmenler hariç tutularak yazılamayacağı gerçeğidir. Irak Devleti’nin kurucu unsurlarından biri olan Irak Türkleri, kendi öz vatanlarında en temel haklarından mahrum bırakılmış, kendi kimlik ve kültürlerini terke zorlanmıştır. Buna rağmen Türkmenler Irak Devleti’ne karşı isyan etmemiş, silaha sarılarak ayrılıkçı herhangi bir harekete kalkışmamışlardır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-haziran-2026">Derin Tarih Haziran Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Batılı Güç Dengeleri ve Ortadoğu Denkleminde Irak Türkmenleri</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/batili-guc-dengeleri-ve-ortadogu-denkleminde-irak-turkmenleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ferhat Güngör]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Jun 2026 17:37:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=12221</guid>

					<description><![CDATA[İskoçyalı tarihçi William Guthrie’nin “Turcomania” olarak adlandırdığı, Musul ve Kerkük’ü de içine alan tarihî “Türkmeneli” coğrafyası, zengin petrol ve doğal gaz yataklarıyla 19. yüzyıldan bu yana küresel güç dengelerinin en hareketli fay hatlarından birini teşkil eder. Büyük Selçuklu döneminden Nadir Şah’a uzanan farklı tarihî göç dalgalarıyla Irak topraklarını yurt edinen Türkmenler, coğrafyadaki dağınık yerleşimlerine rağmen varlıklarını asırlardır korumayı başardılar. Köken rivayetlerinden stratejik önemlerine ve modern Türk dış politikasındaki kritik konumlarına uzanarak, Irak Türkmenlerinin köklü geçmişine doğru kısa bir yolculuğa çıkıyoruz. &#160; Devamı Derin Tarih Haziran Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İskoçyalı tarihçi William Guthrie’nin “Turcomania” olarak adlandırdığı, Musul ve Kerkük’ü de içine alan tarihî “Türkmeneli” coğrafyası, zengin petrol ve doğal gaz yataklarıyla 19. yüzyıldan bu yana küresel güç dengelerinin en hareketli fay hatlarından birini teşkil eder. Büyük Selçuklu döneminden Nadir Şah’a uzanan farklı tarihî göç dalgalarıyla Irak topraklarını yurt edinen Türkmenler, coğrafyadaki dağınık yerleşimlerine rağmen varlıklarını asırlardır korumayı başardılar. Köken rivayetlerinden stratejik önemlerine ve modern Türk dış politikasındaki kritik konumlarına uzanarak, Irak Türkmenlerinin köklü geçmişine doğru kısa bir yolculuğa çıkıyoruz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-haziran-2026">Derin Tarih Haziran Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kerkük: Bir Masalın Şarkısı</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/kerkuk-bir-masalin-sarkisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Tahir Günay]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Jun 2026 17:34:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=12218</guid>

					<description><![CDATA[Sınırlar değişse de medeniyetin hafızası silinmiyor; Kerkük, türküleriyle müşterek ruhumuzun en güçlü seslerinden biri olarak yaşamaya devam ediyor. Hoyratlardan divânlara, cümbüşten kürsübaşı geleneğine uzanan bu zengin miras; yalnızca bir müzik kültürü değil, aynı zamanda kaybolmayan bir medeniyet hafızası olarak çıkıyor karşımıza. Kerkük’ün yakıcı nağmeleri arasında dolaşan aşağıdaki satırlar, bizi bazen bir gurbet türküsüne, bazen de unutulmuş bir masalın kalbine davet ediyor. Kerkük’ün tarihini, musikisini ve Türkmen kültürünü, Dicle kıyısından Anadolu’nun ezgilerine uzanan büyülü bir yolculuk eşliğinde dinliyoruz. &#160; Devamı Derin Tarih Haziran Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sınırlar değişse de medeniyetin hafızası silinmiyor; Kerkük, türküleriyle müşterek ruhumuzun en güçlü seslerinden biri olarak yaşamaya devam ediyor. Hoyratlardan divânlara, cümbüşten kürsübaşı geleneğine uzanan bu zengin miras; yalnızca bir müzik kültürü değil, aynı zamanda kaybolmayan bir medeniyet hafızası olarak çıkıyor karşımıza. Kerkük’ün yakıcı nağmeleri arasında dolaşan aşağıdaki satırlar, bizi bazen bir gurbet türküsüne, bazen de unutulmuş bir masalın kalbine davet ediyor. Kerkük’ün tarihini, musikisini ve Türkmen kültürünü, Dicle kıyısından Anadolu’nun ezgilerine uzanan büyülü bir yolculuk eşliğinde dinliyoruz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-haziran-2026">Derin Tarih Haziran Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cevdet Paşa’nın İslâm Merkezli Okuması</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/cevdet-pasanin-islam-merkezli-okumasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa Oğuz]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 May 2026 06:09:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=12164</guid>

					<description><![CDATA[Osmanlı’nın son büyük mütefekkirlerinden Ahmed Cevdet Paşa, tarih yazımında köklü bir kırılmanın öncüsü olarak karşımıza çıkar. Batı merkezli dönemlendirme anlayışına karşı çıkarak tarihi İslâm merkezli bir perspektifle yeniden tasnif etmesi, onun özgün düşünce dünyasını yansıtmaktadır. İbn Haldun’dan ilhamla şekillenen yaklaşımı, tarihi kuru bir anlatı olmaktan çıkarıp “ibret ve uyanış” kaynağına dönüştürür. Cevdet Paşa’nın mirası, bugün dahi tarihçiliğin temel ilkeleri arasında yerini korumaktadır. Vakanüvislikten modern tarihçiliğe Ahmed Cevdet Paşa’nın mirası… &#160; Devamı Derin Tarih Mayıs Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Osmanlı’nın son büyük mütefekkirlerinden Ahmed Cevdet Paşa, tarih yazımında köklü bir kırılmanın öncüsü olarak karşımıza çıkar. Batı merkezli dönemlendirme anlayışına karşı çıkarak tarihi İslâm merkezli bir perspektifle yeniden tasnif etmesi, onun özgün düşünce dünyasını yansıtmaktadır. İbn Haldun’dan ilhamla şekillenen yaklaşımı, tarihi kuru bir anlatı olmaktan çıkarıp “ibret ve uyanış” kaynağına dönüştürür. Cevdet Paşa’nın mirası, bugün dahi tarihçiliğin temel ilkeleri arasında yerini korumaktadır. Vakanüvislikten modern tarihçiliğe Ahmed Cevdet Paşa’nın mirası…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-mayis-2026-/-sayi-170">Derin Tarih Mayıs Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Târîh-i Cevdet’te Osmanlıların Diplomasiyi Keşfi</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/tarih-i-cevdette-osmanlilarin-diplomasiyi-kesfi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kahraman Şakul]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 May 2026 06:07:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=12161</guid>

					<description><![CDATA[1774-1826 arasındaki dönemi işlediği Târîh-i Cevdet’te başrolü devletler arası ilişkilere veren Ahmed Cevdet Paşa, kendi devrinin diplomasi uygulamalarını tarihselleştirme çabası içindedir. Onun nazarında III. Selim devrinin kaypak müttefiklerinden II. Mahmud’un diplomatik yalıtılmışlığına, her iki sultanın Ruslarla ittifak kurma mecburiyetinden Osmanlı’nın Kırım Savaşı sonrasında Avrupa devleti kabul edilmesine uzanan dış ilişkiler serüveninde belirleyici unsur güçler dengesi politikası olmuştur. Paşa’nın bu alandaki görüşleri, Osmanlı diplomasisinin modernleşme serüveninde, ana akım hâline gelmiştir. &#160; Devamı Derin Tarih Mayıs Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>1774-1826 arasındaki dönemi işlediği Târîh-i Cevdet’te başrolü devletler arası ilişkilere veren Ahmed Cevdet Paşa, kendi devrinin diplomasi uygulamalarını tarihselleştirme çabası içindedir. Onun nazarında III. Selim devrinin kaypak müttefiklerinden II. Mahmud’un diplomatik yalıtılmışlığına, her iki sultanın Ruslarla ittifak kurma mecburiyetinden Osmanlı’nın Kırım Savaşı sonrasında Avrupa devleti kabul edilmesine uzanan dış ilişkiler serüveninde belirleyici unsur güçler dengesi politikası olmuştur. Paşa’nın bu alandaki görüşleri, Osmanlı diplomasisinin modernleşme serüveninde, ana akım hâline gelmiştir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-mayis-2026-/-sayi-170">Derin Tarih Mayıs Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Osmanlı Modern Eğitiminin Mimarlarından Medreseli Bir Âlim</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/osmanli-modern-egitiminin-mimarlarindan-medreseli-bir-alim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa Gündüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 May 2026 06:05:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=12158</guid>

					<description><![CDATA[Osmanlı modernleşmesinin en kritik isimlerinden olan Ahmed Cevdet Paşa, medrese kökenine rağmen modern eğitim kurumlarının teşekkülünde belirleyici bir rol üstlenmiştir. Tezâkir ve Maruzat gibi eserlerinde medreseye yönelttiği eleştiriler, dolaylı biçimde modern mekteplerin meşrulaştırılmasına zemin hazırlayan bir fikrî çerçeve üretir. Paşa’nın ilmihal ve ders kitapları üzerinden geliştirdiği eğitim vizyonu, dinî referanslarla modern devlet ihtiyacını telif etme girişimi olarak okunur. Aşağıdaki satırlarda, Cevdet Paşa’yı yalnızca bir tarihçi değil, Osmanlı eğitim modernleşmesinin kurucu gerilimlerini taşıyan bir figür olarak yeniden tahlil ediyoruz. &#160; Devamı Derin Tarih Mayıs Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Osmanlı modernleşmesinin en kritik isimlerinden olan Ahmed Cevdet Paşa, medrese kökenine rağmen modern eğitim kurumlarının teşekkülünde belirleyici bir rol üstlenmiştir. Tezâkir ve Maruzat gibi eserlerinde medreseye yönelttiği eleştiriler, dolaylı biçimde modern mekteplerin meşrulaştırılmasına zemin hazırlayan bir fikrî çerçeve üretir. Paşa’nın ilmihal ve ders kitapları üzerinden geliştirdiği eğitim vizyonu, dinî referanslarla modern devlet ihtiyacını telif etme girişimi olarak okunur. Aşağıdaki satırlarda, Cevdet Paşa’yı yalnızca bir tarihçi değil, Osmanlı eğitim modernleşmesinin kurucu gerilimlerini taşıyan bir figür olarak yeniden tahlil ediyoruz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-mayis-2026-/-sayi-170">Derin Tarih Mayıs Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tezâkir-i Cevdet ve Bir Tarihçi Olarak Ahmed Cevdet Paşa</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/tezakir-i-cevdet-ve-bir-tarihci-olarak-ahmed-cevdet-pasa/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdülkadir Özcan]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 May 2026 06:03:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=12155</guid>

					<description><![CDATA[19. yüzyıla damgasını vurmuş müstesna bir devlet ve fikir adamı olan Ahmed Cevdet Paşa, klasik İslâm-Osmanlı tarih anlayışına tarih felsefesi ve yöntem bakımından yeni bir perspektif kazandırmış; bu süreçte ağırlıklı olarak geleneksel ilmî birikimden, kısmen de edebî tarihçilikten beslenmiştir. Özellikle İbn Haldûn’un temsil ettiği tarih ve toplum düşüncesi geleneğini takip etmiş; 17. yüzyılda Müneccimbaşı Ahmed Dede ve Kâtib Çelebi, 18. yüzyılda ise Vak’anüvis Naîmâ Mustafa gibi isimlerin devamı niteliğinde bir çizgide yer almıştır. Ahmed Cevdet Paşa’nın, başta Târîh-i Cevdet olmak üzere, tarihe dair eserleri ve tarihçilik yönü&#8230; &#160; Devamı Derin Tarih Mayıs Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>19. yüzyıla damgasını vurmuş müstesna bir devlet ve fikir adamı olan Ahmed Cevdet Paşa, klasik İslâm-Osmanlı tarih anlayışına tarih felsefesi ve yöntem bakımından yeni bir perspektif kazandırmış; bu süreçte ağırlıklı olarak geleneksel ilmî birikimden, kısmen de edebî tarihçilikten beslenmiştir. Özellikle İbn Haldûn’un temsil ettiği tarih ve toplum düşüncesi geleneğini takip etmiş; 17. yüzyılda Müneccimbaşı Ahmed Dede ve Kâtib Çelebi, 18. yüzyılda ise Vak’anüvis Naîmâ Mustafa gibi isimlerin devamı niteliğinde bir çizgide yer almıştır. Ahmed Cevdet Paşa’nın, başta Târîh-i Cevdet olmak üzere, tarihe dair eserleri ve tarihçilik yönü&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-mayis-2026-/-sayi-170">Derin Tarih Mayıs Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
