﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Edebiyat Tarihi &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/kategori/edebiyat-tarihi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Sun, 08 Sep 2024 21:39:39 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Edebiyat Tarihi &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Edebiyatın ve Tarihin Kesiştiği Sanat: Tarih Düşürmek</title>
		<link>https://www.derintarih.com/edebiyat-tarihi/edebiyatin-ve-tarihin-kesistigi-sanat-tarih-dusurmek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Güleç]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Sep 2024 11:11:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edebiyat Tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=10790</guid>

					<description><![CDATA[Edebiyatı tarihle buluşturan bir sanattır tarih düşürmek. İlk örneklerine 14. asırda rastlanır ve 18. asırda en güzel örneklerini verir. İlk iki asır genellikle Arapça ağırlıklı iken Kanûnî döneminden itibaren tarihler Türkçe düşürülmeye başlanmıştır. Ahmed Cevdet Paşa ilk Türkçe tarihi, Hızır Bey’in Fatih Sultan Mehmed’in yaptırdığı bir camiye düşürdüğünü haber verir. Bu sanatın en güzel örneklerini ise kitâbelerde görürüz. Selatin camilerden, sultanlar veya vezirler tarafından yaptırılan gösterişli mimari eserlere, köprülerden bir köy çeşmesine, her yerde karşımıza çıkabilir. &#160; Devamı Derin Tarih Eylül Sayısında…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Edebiyatı tarihle buluşturan bir sanattır tarih düşürmek. İlk örneklerine 14. asırda rastlanır ve 18. asırda en güzel örneklerini verir. İlk iki asır genellikle Arapça ağırlıklı iken Kanûnî döneminden itibaren tarihler Türkçe düşürülmeye başlanmıştır. Ahmed Cevdet Paşa ilk Türkçe tarihi, Hızır Bey’in Fatih Sultan Mehmed’in yaptırdığı bir camiye düşürdüğünü haber verir. Bu sanatın en güzel örneklerini ise kitâbelerde görürüz. Selatin camilerden, sultanlar veya vezirler tarafından yaptırılan gösterişli mimari eserlere, köprülerden bir köy çeşmesine, her yerde karşımıza çıkabilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-eylul-2024-/-sayi-150">Derin Tarih Eylül</a></strong><strong><a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-temmuz-2024-/-sayi-148"> Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şairler İtibar Görmek İçin Neden Acem Taklidi Yaparlardı?</title>
		<link>https://www.derintarih.com/edebiyat-tarihi/sairler-itibar-gormek-icin-neden-acem-taklidi-yaparlardi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Güleç]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Aug 2024 10:34:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edebiyat Tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=10714</guid>

					<description><![CDATA[Kuruluş devrinde Osmanlılar, ihtiyaç duydukları bilgi ve tecrübeyi İslâm dünyasının diğer memleketlerinden gelen yetişmiş kişilerle karşılıyorlardı. Tebriz, Semerkand, Şam ve Kahire medreselerinden âlim ve hekimler, Merâğa’dan musikişinaslar, Semerkand’dan nakkaşlar geldiği gibi Acem ülkesinden de şairler Osmanlı mülküne duhûl etmişlerdi. Acem şairlerine gösterilen bu teveccüh, aslen Tokatlı olan Leâlî gibi ikbalperestlerin kendilerini Acem şairi olarak takdim edip saraya kabul edilmelerine de kapı aralamıştı. &#160;  Devamı Derin Tarih Ağustos Sayısında…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kuruluş devrinde Osmanlılar, ihtiyaç duydukları bilgi ve tecrübeyi İslâm dünyasının diğer memleketlerinden gelen yetişmiş kişilerle karşılıyorlardı. Tebriz, Semerkand, Şam ve Kahire medreselerinden âlim ve hekimler, Merâğa’dan musikişinaslar, Semerkand’dan nakkaşlar geldiği gibi Acem ülkesinden de şairler Osmanlı mülküne duhûl etmişlerdi. Acem şairlerine gösterilen bu teveccüh, aslen Tokatlı olan Leâlî gibi ikbalperestlerin kendilerini Acem şairi olarak takdim edip saraya kabul edilmelerine de kapı aralamıştı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong> </strong><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-agustos-2024-/-sayi-149">Derin Tarih Ağustos</a></strong><strong><a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-temmuz-2024-/-sayi-148"> Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir Müderris 17. Yüzyılda Neden Gazânâme Yazar?</title>
		<link>https://www.derintarih.com/edebiyat-tarihi/bir-muderris-17-yuzyilda-neden-gazaname-yazar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Güleç]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 May 2024 13:46:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edebiyat Tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=10427</guid>

					<description><![CDATA[16. yüzyılda Amasya’da müderrislik yapan Mevlânâ Ali Efendi Gurtî’nin 1590’da kaleme aldığı Gazânâme’si Murat Karavelioğlu ve Ahmet Çolak tarafından neşredildi. Gazâ ve cihadın farziyetini ve faziletlerini anlatarak halkı gazâ ve cihada teşvik eden bu tür eserler aslında daha ziyade Osmanlıların Anadolu’yu ve Balkanlar’ı vatan kılmak için mücadele ettikleri 14. ve 15. asırlarda meşhurdu. Söz konusu eserin 17. yüzyılın başında Anadolu’nun ortasında kaleme alınmış olmasının nedeni ise oldukça manidar: Müellif, Osmanlı’nın başarısının lokomotif güçlerinden olan ve artık kaybolmaya yüz tutan gazâ ateşini harlamak istemiş.   Devamı Derin Tarih Mayıs Sayısında…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>16. yüzyılda Amasya’da müderrislik yapan Mevlânâ Ali Efendi Gurtî’nin 1590’da kaleme aldığı Gazânâme’si Murat Karavelioğlu ve Ahmet Çolak tarafından neşredildi. Gazâ ve cihadın farziyetini ve faziletlerini anlatarak halkı gazâ ve cihada teşvik eden bu tür eserler aslında daha ziyade Osmanlıların Anadolu’yu ve Balkanlar’ı vatan kılmak için mücadele ettikleri 14. ve 15. asırlarda meşhurdu. Söz konusu eserin 17. yüzyılın başında Anadolu’nun ortasında kaleme alınmış olmasının nedeni ise oldukça manidar: Müellif, Osmanlı’nın başarısının lokomotif güçlerinden olan ve artık kaybolmaya yüz tutan gazâ ateşini harlamak istemiş.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-mayis-2024">Derin Tarih Mayıs Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Köroğlu Kim?</title>
		<link>https://www.derintarih.com/edebiyat-tarihi/koroglu-kim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Güleç]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Feb 2024 13:43:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edebiyat Tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=10164</guid>

					<description><![CDATA[Kahramanlık hikâyeleri ve adına yakılmış türkülerle bilip hayran olduğumuz Köroğlu gerçekte kim? Mehmet Kaplan’a göre dejenere olmuş ahlâksız bir haydutken, Berna Moran onu soylu bir eşkıyaya benzeterek halk arasında yüceltilmesinin çeşitli sebepleri olduğunu ileri sürer. Pertev Naili Boratav’ın kitabında naklettiği farklı Köroğlu hikâyelerine bakınca onun alp tipine uyduğunu söylemek pek mümkün değildir. Nurettin Albayrak’ın verdiği bilgilere göre ise “soylu eşkıya” olarak tasvir edilen tipe benzemediği açıktır. &#160; Devamı Derin Tarih Şubat Sayısında…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kahramanlık hikâyeleri ve adına yakılmış türkülerle bilip hayran olduğumuz Köroğlu gerçekte kim? Mehmet Kaplan’a göre dejenere olmuş ahlâksız bir haydutken, Berna Moran onu soylu bir eşkıyaya benzeterek halk arasında yüceltilmesinin çeşitli sebepleri olduğunu ileri sürer. Pertev Naili Boratav’ın kitabında naklettiği farklı Köroğlu hikâyelerine bakınca onun alp tipine uyduğunu söylemek pek mümkün değildir. Nurettin Albayrak’ın verdiği bilgilere göre ise “soylu eşkıya” olarak tasvir edilen tipe benzemediği açıktır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-subat-kasim-2023">Derin Tarih Şubat Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İznik Medresesi’nin İlmî Cazibesine Kapılan Bir Acem Şairi</title>
		<link>https://www.derintarih.com/edebiyat-tarihi/iznik-medresesinin-ilmi-cazibesine-kapilan-bir-acem-sairi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Güleç]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 Dec 2023 11:05:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edebiyat Tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=9999</guid>

					<description><![CDATA[15. asrın nevi şahsına mahsus şairlerinden Halilî, ilim tahsili için Akkoyunlu topraklarından Osmanlı mülküne gelir. Oysa bir asır evvel ilim talipleri tam tersi istikamette seyahat etmektedir. Halilî örneği, yeni kurulan bir devlet olmasına karşın sultanların ve devlet adamlarının çabaları sayesinde 15. asırda Osmanlı medreselerinin muteber bir durumda olduğunu gösterir. İlk örneğini İznik’te gördüğümüz Osmanlı medreseleri, İstanbul’un fethiyle birlikte İslâm dünyasındaki ilim merkezleriyle rekabet eder konuma ulaşmıştır. &#160; Devamı Derin Tarih Aralık Sayısında…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>15. asrın nevi şahsına mahsus şairlerinden Halilî, ilim tahsili için Akkoyunlu topraklarından Osmanlı mülküne gelir. Oysa bir asır evvel ilim talipleri tam tersi istikamette seyahat etmektedir. Halilî örneği, yeni kurulan bir devlet olmasına karşın sultanların ve devlet adamlarının çabaları sayesinde 15. asırda Osmanlı medreselerinin muteber bir durumda olduğunu gösterir. İlk örneğini İznik’te gördüğümüz Osmanlı medreseleri, İstanbul’un fethiyle birlikte İslâm dünyasındaki ilim merkezleriyle rekabet eder konuma ulaşmıştır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-aralik-kasim-2023">Derin Tarih Aralık Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Evliya Yatağı Gelibolu İçin Özel Dua: Ölüsüne Dirisine Nazar Kıl</title>
		<link>https://www.derintarih.com/edebiyat-tarihi/evliya-yatagi-gelibolu-icin-ozel-dua-olusune-dirisine-nazar-kil/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Güleç]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Oct 2023 11:59:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edebiyat Tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=9855</guid>

					<description><![CDATA[Hz. Peygamber’in ﷺ hayatının anlatıldığı Muhammediyye Osmanlı toplumunda en çok okunan kitaplardan biri. Yazıcıoğlu Mehmed Efendi’nin kaleme aldığı 9.000 beyitlik bu eserin pek dikkat edilmeyen özelliklerinden biri de kitabın sonunda müellifinin Gelibolu ve Gelibolulara hususen yer vermesidir. Gelibolulu olan Yazıcıoğlu, memleketi ve hemşerileri için Cenâb-ı Mevlâ’ya yalvarır, Hz. Peygamber’den şefaat diler. Zira Gelibolu şehit ve gaziler yurdudur. Kılıçla ve kalemle Allah’ın dinini savunanların memleketidir. Evliya yatağıdır ve hususi duayı hak etmektedir. &#160; Devamı Derin Tarih Ekim Sayısında…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hz. Peygamber’in ﷺ hayatının anlatıldığı Muhammediyye Osmanlı toplumunda en çok okunan kitaplardan biri. Yazıcıoğlu Mehmed Efendi’nin kaleme aldığı 9.000 beyitlik bu eserin pek dikkat edilmeyen özelliklerinden biri de kitabın sonunda müellifinin Gelibolu ve Gelibolulara hususen yer vermesidir. Gelibolulu olan Yazıcıoğlu, memleketi ve hemşerileri için Cenâb-ı Mevlâ’ya yalvarır, Hz. Peygamber’den şefaat diler. Zira Gelibolu şehit ve gaziler yurdudur. Kılıçla ve kalemle Allah’ın dinini savunanların memleketidir. Evliya yatağıdır ve hususi duayı hak etmektedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-eylul-2023">Derin Tarih Ekim Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Serazat Bir Şair: Hayretî</title>
		<link>https://www.derintarih.com/edebiyat-tarihi/serazat-bir-sair-hayreti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Güleç]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 Sep 2023 13:57:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edebiyat Tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=9727</guid>

					<description><![CDATA[Genellikle Balkan coğrafyasında karşımıza çıkan akıncılara “Rum abdalları” da denir. Bu kalender yiğitler menfaat temini için yöneticilere ve zenginlere yaranmaya çalışmazlar. Sadece mensubu bulundukları ocağa ve ocağın şeyhine bağlıdırlar. Ne yaparlarsa Allah aşkı için yapar; yokluk içinde olsalar da hallerinden şikâyet etmezler. Onlardan biri olan Hayretî; Anadolu’nun, daha sonra Rumeli’nin manevî fatihlerinin, gâziyân-ı rûmun, abdalân-ı rûmun etvârını ve ahvalini en açık bir biçim ve edada tasvir etmektedir. &#160; Devamı Derin Tarih Eylül Sayısında…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Genellikle Balkan coğrafyasında karşımıza çıkan akıncılara “Rum abdalları” da denir. Bu kalender yiğitler menfaat temini için yöneticilere ve zenginlere yaranmaya çalışmazlar. Sadece mensubu bulundukları ocağa ve ocağın şeyhine bağlıdırlar. Ne yaparlarsa Allah aşkı için yapar; yokluk içinde olsalar da hallerinden şikâyet etmezler. Onlardan biri olan Hayretî; Anadolu’nun, daha sonra Rumeli’nin manevî fatihlerinin, gâziyân-ı rûmun, abdalân-ı rûmun etvârını ve ahvalini en açık bir biçim ve edada tasvir etmektedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-eylul-2023">Derin Tarih Eylül Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tahsilini Tamamlayan Bir Genç Neden Müderris Değil Kadı Olmak İster?</title>
		<link>https://www.derintarih.com/edebiyat-tarihi/9365/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Güleç]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 May 2023 08:51:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edebiyat Tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=9365</guid>

					<description><![CDATA[Osmanlı’da medreseden mezun olup mülâzemetini tamamlayan genç adaylar müderrislik ile kadılık arasında bir tercih yapmak durumundaydılar. Fakat yıllarca dirsek çürütülerek tahsil edilen ilmî birikimi yeni nesillere aktarmanın karşılığı, mahkemelerde adaleti tesis etmekle yükümlü kadıların gelirlerine nispetle daha azdı. Kimileri bu manevî sorumluluktan kaçınıp tedris faaliyetine yönelirken, kimileri için maddî imkânların cazibesi ağır basıyordu. &#160; Devamı Derin Tarih Mayıs Sayısında…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Osmanlı’da medreseden mezun olup mülâzemetini tamamlayan genç adaylar müderrislik ile kadılık arasında bir tercih yapmak durumundaydılar. Fakat yıllarca dirsek çürütülerek tahsil edilen ilmî birikimi yeni nesillere aktarmanın karşılığı, mahkemelerde adaleti tesis etmekle yükümlü kadıların gelirlerine nispetle daha azdı. Kimileri bu manevî sorumluluktan kaçınıp tedris faaliyetine yönelirken, kimileri için maddî imkânların cazibesi ağır basıyordu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-mayis-2023">Derin Tarih Mayıs Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Devamı Derin Tarih Nisan Sayısında…</title>
		<link>https://www.derintarih.com/edebiyat-tarihi/devami-derin-tarih-nisan-sayisinda/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Güleç]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Apr 2023 09:10:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edebiyat Tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=9292</guid>

					<description><![CDATA[Osmanlı’da medrese tahsilini tamamlayıp icâzet alan kişi müderris adayı olur; atanmak için sırasını bekler, hangi medresenin kadrosu boşaldıysa oraya gönderilirdi. 16. asırda yaşayan “Meâlî” mahlaslı şair de atama bekleyen genç müderrislerden biridir. II. Bayezid döneminde âlim ve kadılar yetiştiren bir aileden olması hasebiyle İstanbul medreselerinde görevlendirilmeyi beklerken bahtına en ücra yerlerde çalışmak düşer. Beklentisi bir türlü gerçekleşmeyince, hayal kırıklığını kendi usulünce, şikâyetnâme türünün güzel örneklerinden biriyle dile getirir. &#160; Devamı Derin Tarih Nisan Sayısında…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Osmanlı’da medrese tahsilini tamamlayıp icâzet alan kişi müderris adayı olur; atanmak için sırasını bekler, hangi medresenin kadrosu boşaldıysa oraya gönderilirdi. 16. asırda yaşayan “Meâlî” mahlaslı şair de atama bekleyen genç müderrislerden biridir. II. Bayezid döneminde âlim ve kadılar yetiştiren bir aileden olması hasebiyle İstanbul medreselerinde görevlendirilmeyi beklerken bahtına en ücra yerlerde çalışmak düşer. Beklentisi bir türlü gerçekleşmeyince, hayal kırıklığını kendi usulünce, şikâyetnâme türünün güzel örneklerinden biriyle dile getirir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-nisan-2023">Derin Tarih Nisan Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mücadele İle Dolu Bir Hayatın Yarım Kalan Şaheseri: Türk Şairleri</title>
		<link>https://www.derintarih.com/edebiyat-tarihi/mucadele-ile-dolu-bir-hayatin-yarim-kalan-saheseri-turk-sairleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ahmet Yasin Çomoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Mar 2023 07:38:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edebiyat Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Sadeddin Nüzhet]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Şairleri]]></category>
		<category><![CDATA[Üsküdar Hallaç Baba Sa’dî]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=9169</guid>

					<description><![CDATA[Türk Şairleri, Üsküdar Hallaç Baba Sa’dî Dergâhı’nın son şeyhi ve edebiyat tarihçisi Sadeddin Nüzhet Ergun’un, Türk şairlerini şiirlerinden örneklerle tanıtmak üzere yazmaya başladığı dev ansiklopedisidir. Sadeddin Nüzhet, başına gelen tüm olumsuzluklara rağmen, dinmeyen bir gayretle vefatına kadar çalışmaya devam etmiş; fakat eserini tamamlamaya ömrü vefa etmemiştir. 86 yıl sonra ikinci kez basılması münasebetiyle, nâtamam olmasına rağmen ehemmiyetini yitirmeyen Türk Şairleri’nin ve müellif-i garibinin hikâyesini birlikte okuyalım&#8230; &#160; Devamı Derin Tarih Mart Sayısında…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Türk Şairleri</em>, Üsküdar Hallaç Baba Sa’dî Dergâhı’nın son şeyhi ve edebiyat tarihçisi Sadeddin Nüzhet Ergun’un, Türk şairlerini şiirlerinden örneklerle tanıtmak üzere yazmaya başladığı dev ansiklopedisidir. Sadeddin Nüzhet, başına gelen tüm olumsuzluklara rağmen, dinmeyen bir gayretle vefatına kadar çalışmaya devam etmiş; fakat eserini tamamlamaya ömrü vefa etmemiştir. 86 yıl sonra ikinci kez basılması münasebetiyle, nâtamam olmasına rağmen ehemmiyetini yitirmeyen <em>Türk Şairleri</em>’nin ve müellif-i garibinin hikâyesini birlikte okuyalım&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-mart-2023">Derin Tarih Mart Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8221;Yok Kaşları Cevrin. Ekenin Hadd Ü Hesabı&#8221;</title>
		<link>https://www.derintarih.com/edebiyat-tarihi/yok-kaslari-cevrin-ekenin-hadd-u-hesabi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Güleç]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Oct 2022 10:41:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edebiyat Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Mahmud Kemal]]></category>
		<category><![CDATA[Şeyhülislam]]></category>
		<category><![CDATA[Yahya Efendi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=8576</guid>

					<description><![CDATA[İbnülemin Mahmud Kemal İnal’e göre, Şeyhülislâm Yahya Efendi bir gazelinin dördüncü beytini, bayram tebriki için yanına gelen Kemankeş Ali Paşa’yı, bir sadrazama yakışmayacak hareketlerde bulunduğu için ikaz etmek üzere söylemişti. Bu beytin tetiklediği hadiseler zinciri ise bugün dahi ibret değerindedir. &#160; Devamı Derin Tarih Ekim Sayısında…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İbnülemin Mahmud Kemal İnal’e göre, Şeyhülislâm Yahya Efendi bir gazelinin dördüncü beytini, bayram tebriki için yanına gelen Kemankeş Ali Paşa’yı, bir sadrazama yakışmayacak hareketlerde bulunduğu için ikaz etmek üzere söylemişti. Bu beytin tetiklediği hadiseler zinciri ise bugün dahi ibret değerindedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-ekim-2022">Derin Tarih Ekim Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Anadolu’nun Başını Vermeyen Şehitleri</title>
		<link>https://www.derintarih.com/edebiyat-tarihi/anadolunun-basini-vermeyen-sehitleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Güleç]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 Sep 2022 07:47:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edebiyat Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[eviiya çelebi]]></category>
		<category><![CDATA[ömer seyfettin]]></category>
		<category><![CDATA[şehit]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=8468</guid>

					<description><![CDATA[Başını vermeyen şehit denildiğinde çoğumuzun aklına Ömer Seyfettin’in aynı adlı kitabı gelir. Ancak kültürümüzde sıkça temas edilen bu temanın tarihi çok daha geriye gider. Kirdeci Ali’nin Dâstân-ı Kesik Baş isimli eseri en eski tarihlisidir. Benzer bir motif Kayıkçı Kul Mustafa’nın destanında işlenirken, Peçevî Tarihi ve Evliya Çelebi’de de karşımıza çıkar. Erzurum’da Hasandağı ile ilgili efsanede kelle koltukta Ruslarla savaşan bir yiğitten bahsedilir. İşte başını vermeyen şehit temasını merkeze alan muhtelif eserler ve muhtemel kaynakları&#8230; &#160; Devamı Derin Tarih Eylül Sayısında…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Başını vermeyen şehit denildiğinde çoğumuzun aklına Ömer Seyfettin’in aynı adlı kitabı gelir. Ancak kültürümüzde sıkça temas edilen bu temanın tarihi çok daha geriye gider. Kirdeci Ali’nin <em>Dâstân-ı Kesik Baş</em> isimli eseri en eski tarihlisidir. Benzer bir motif Kayıkçı Kul Mustafa’nın destanında işlenirken, <em>Peçevî Tarihi </em>ve Evliya Çelebi’de de karşımıza çıkar. Erzurum’da Hasandağı ile ilgili efsanede kelle koltukta Ruslarla savaşan bir yiğitten bahsedilir. İşte başını vermeyen şehit temasını merkeze alan muhtelif eserler ve muhtemel kaynakları&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-eylul-2022">Derin Tarih Eylül Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
