﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Musiki Tarihi &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/kategori/musiki-tarihi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Wed, 03 Dec 2025 09:07:23 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Musiki Tarihi &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Musikimizde “altın çağ” ve “III. Selim ekolü”</title>
		<link>https://www.derintarih.com/musiki-tarihi/musikimizde-altin-cag-ve-iii-selim-ekolu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Tahir Günay]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Dec 2025 09:07:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Musiki Tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=11896</guid>

					<description><![CDATA[18. yüzyılın ikinci yarısı, Batı’da anlamın ve kutsalın zeminini oyan bir dönemin başlangıcıyken, Türk musikisinin en parlak devrini müjdeler. Devrin en parlak musikişinası ve en güçlü bestekârı Osmanlı tahtındadır. Musikinin kendisi gibi devletin de zeval yıllarının başlamadan önceki son ışık hüzmesi, III. Selim’in musiki dehâsının üzerine düşmektedir. Bunca sanatkâr yetiştiren hanedanın büyük bestekârını hazırlayan şartlar, Lâle Devri ile zenginleşen musiki mirasının, III. Ahmed’in halefi olarak tahta çıkan yeğeni I. Mahmud’un şair ve bestekâr kimliğinde aranmalıdır. &#160; Devamı Derin Tarih Aralık Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>18. yüzyılın ikinci yarısı, Batı’da anlamın ve kutsalın zeminini oyan bir dönemin başlangıcıyken, Türk musikisinin en parlak devrini müjdeler. Devrin en parlak musikişinası ve en güçlü bestekârı Osmanlı tahtındadır. Musikinin kendisi gibi devletin de zeval yıllarının başlamadan önceki son ışık hüzmesi, III. Selim’in musiki dehâsının üzerine düşmektedir. Bunca sanatkâr yetiştiren hanedanın büyük bestekârını hazırlayan şartlar, Lâle Devri ile zenginleşen musiki mirasının, III. Ahmed’in halefi olarak tahta çıkan yeğeni I. Mahmud’un şair ve bestekâr kimliğinde aranmalıdır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-aralik-2025-/-sayi-165">Derin Tarih Aralık Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Harem-i Hümâyun’da Musiki – 3</title>
		<link>https://www.derintarih.com/musiki-tarihi/harem-i-humayunda-musiki-3/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Tahir Günay]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Nov 2025 08:51:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Musiki Tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=11837</guid>

					<description><![CDATA[Sultan III. Ahmed ile damadı ve sadrazamı Nevşehirli İbrahim Paşa’nın şahsıyla özdeşleşen Lâle Devri, her türlü aşırılığın müsrifçe yaşandığı, estetik olanın baş tacı edildiği, eğlencenin hükümferma olduğu bir dönemdir. En bariz simgelerinden biri de mûsikî olup dehâ sahibi mûsikîşinasların geçit resmi gibidir. Osman Dede, Kantemiroğlu, Şeyhülislâm Ebûishakzâde Es’ad Efendi ilk akla gelenlerden. Dönemin yeniliklerinden sazlar da nasibini almış, ud ve kanun yerini tanbûr ve santura bırakmıştır. Kısa süre içinde bu devri temsil eden her şey en küçük numunesine kadar yok edilmiş görünse de kelimelerin ve notaların namütenahi varlığı bu dönemin güzelliklerini bir kez daha hatırlamamızı sağlıyor. &#160; Devamı Derin Tarih&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sultan III. Ahmed ile damadı ve sadrazamı Nevşehirli İbrahim Paşa’nın şahsıyla özdeşleşen Lâle Devri, her türlü aşırılığın müsrifçe yaşandığı, estetik olanın baş tacı edildiği, eğlencenin hükümferma olduğu bir dönemdir. En bariz simgelerinden biri de mûsikî olup dehâ sahibi mûsikîşinasların geçit resmi gibidir. Osman Dede, Kantemiroğlu, Şeyhülislâm Ebûishakzâde Es’ad Efendi ilk akla gelenlerden. Dönemin yeniliklerinden sazlar da nasibini almış, ud ve kanun yerini tanbûr ve santura bırakmıştır. Kısa süre içinde bu devri temsil eden her şey en küçük numunesine kadar yok edilmiş görünse de kelimelerin ve notaların namütenahi varlığı bu dönemin güzelliklerini bir kez daha hatırlamamızı sağlıyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-kasim-2025-/-sayi-164">Derin Tarih Kasım Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Harem-i Hümâyun’da Musiki – 1</title>
		<link>https://www.derintarih.com/musiki-tarihi/harem-i-humayunda-musiki-1/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Tahir Günay]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Jul 2025 10:45:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Musiki Tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=11575</guid>

					<description><![CDATA[İslâm medeniyetinin Türk burcunda yükselen kültür bayrağı içinde harem hükümdarlar için bir dinlenme ve eğlence merkezi olmasının yanı sıra mektebe dönüşmüştür. Haremin sakinleri ve özellikleri, musiki ve eğlence meclislerinin teşkiline zemin hazırlamıştır. Bu nedenle haremde bulunan cariyeler ve diğer harem mensupları içerisinde musiki ile meşgul olanların, hanende ve sazendelerin daha gözde oldukları unutulmamalıdır. &#160; Devamı Derin Tarih Temmuz Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İslâm medeniyetinin Türk burcunda yükselen kültür bayrağı içinde harem hükümdarlar için bir dinlenme ve eğlence merkezi olmasının yanı sıra mektebe dönüşmüştür. Haremin sakinleri ve özellikleri, musiki ve eğlence meclislerinin teşkiline zemin hazırlamıştır. Bu nedenle haremde bulunan cariyeler ve diğer harem mensupları içerisinde musiki ile meşgul olanların, hanende ve sazendelerin daha gözde oldukları unutulmamalıdır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-temmuz-2025-/-sayi-160">Derin Tarih Temmuz Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yahya Kemal Ve Türk Musikisi &#8211; 2</title>
		<link>https://www.derintarih.com/musiki-tarihi/yahya-kemal-ve-turk-musikisi-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Tahir Günay]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Jun 2025 12:44:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Musiki Tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=11538</guid>

					<description><![CDATA[Elinde musikinin sihirli notalarını tutan Yahya Kemal, bunu millet olmanın anahtarlarından biri kabul eder. Onun mazi ile kurduğu en sağlam bağ hiç şüphesiz musiki idi. Tanpınar’a göre “Musikiyi seven, meloman denecek kadar ona bağlı” olan Yahya Kemal’in zengin bir musiki kültürü olduğu şüphesizdir. Bu durum onun eserlerini bestelemek isteyen bestekârları da tedirginliğe sürüklemiştir. Şiirlerinde kuyumcu titizliği ile çalışan ve her kelimenin ses unsurlarını dahi tekrar tekrar kontrol etmeden mısralarına koymayan şairin sadece klasik bestekârlara ülfet etmesi ise bu konuda en büyük engellerden biri hâline gelmiştir. &#160; Devamı Derin Tarih Haziran Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Elinde musikinin sihirli notalarını tutan Yahya Kemal, bunu millet olmanın anahtarlarından biri kabul eder. Onun mazi ile kurduğu en sağlam bağ hiç şüphesiz musiki idi. Tanpınar’a göre “Musikiyi seven, meloman denecek kadar ona bağlı” olan Yahya Kemal’in zengin bir musiki kültürü olduğu şüphesizdir. Bu durum onun eserlerini bestelemek isteyen bestekârları da tedirginliğe sürüklemiştir. Şiirlerinde kuyumcu titizliği ile çalışan ve her kelimenin ses unsurlarını dahi tekrar tekrar kontrol etmeden mısralarına koymayan şairin sadece klasik bestekârlara ülfet etmesi ise bu konuda en büyük engellerden biri hâline gelmiştir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-haziran-2025-/-sayi-159">Derin Tarih Haziran Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yahya Kemal’in Şiirine Sanat Gücünü Veren Musiki</title>
		<link>https://www.derintarih.com/musiki-tarihi/yahya-kemalin-siirine-sanat-gucunu-veren-musiki/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Tahir Günay]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 13:27:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Musiki Tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=11379</guid>

					<description><![CDATA[Maziyi mısra mısra, kelime kelime canlandıran Yahya Kemal, bütün bir medeniyeti şiirin kudretine sığdırmayı başarmış; mûsikîyi her veçhile şiirine almış ve onu mısralarında yeni baştan bestelemiştir. Çok sevdiği Cemil Bey için “Tanbûrî Cemil’in Ruhuna Gazel” şiirini kaleme alan şair, bu gazelin her mısrasında âdeta bir başka nağme, bir başka devir, bir başka hüzün, bir başka lezzet sunar. Cemil’in tanburundan, kemençesinden, lavtasından nağme nağme dökülen notalar; rasttan mahura, uşşaktan muhayyere makam kıyafetlerini giyerek âdeta mısralarda yeni baştan varlık kazanır. &#160; Devamı Derin Tarih Nisan Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Maziyi mısra mısra, kelime kelime canlandıran Yahya Kemal, bütün bir medeniyeti şiirin kudretine sığdırmayı başarmış; mûsikîyi her veçhile şiirine almış ve onu mısralarında yeni baştan bestelemiştir. Çok sevdiği Cemil Bey için “Tanbûrî Cemil’in Ruhuna Gazel” şiirini kaleme alan şair, bu gazelin her mısrasında âdeta bir başka nağme, bir başka devir, bir başka hüzün, bir başka lezzet sunar. Cemil’in tanburundan, kemençesinden, lavtasından nağme nağme dökülen notalar; rasttan mahura, uşşaktan muhayyere makam kıyafetlerini giyerek âdeta mısralarda yeni baştan varlık kazanır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-nisan-2025-/-sayi-157">Derin Tarih Nisan Sayısında…</a></strong><strong> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şarkılar Kimi Söyler?</title>
		<link>https://www.derintarih.com/musiki-tarihi/sarkilar-kimi-soyler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Tahir Günay]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Mar 2025 09:18:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Musiki Tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=11307</guid>

					<description><![CDATA[Klasik mûsikîmizin en yaygın ve sevilen formu olan “şarkı”nın mazisi o kadar da uzak değil. En geç teşekkül eden mûsikî formlarından olan şarkı, küçük usullerle bestelenebilmesi, kısa olması, dinamik yapısı ve güftenin etkisi ile hızla yaygınlaşmış ve şöhretini günümüze taşımayı başarmıştır. Terim olarak karşımıza ilk defa 17. yüzyılda çıkan şarkının Nâilî’nin verdiği sade örneklerinden bu forma kıymetini kazandıran Nedim’e ve onu klasik mûsikîmizin omurgası haline getiren Hacı Ârif Bey’e müzik tarihimizin şarkıya ayrılan sayfalarından bir buket… &#160; Devamı Derin Tarih Mart Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Klasik mûsikîmizin en yaygın ve sevilen formu olan “şarkı”nın mazisi o kadar da uzak değil. En geç teşekkül eden mûsikî formlarından olan şarkı, küçük usullerle bestelenebilmesi, kısa olması, dinamik yapısı ve güftenin etkisi ile hızla yaygınlaşmış ve şöhretini günümüze taşımayı başarmıştır. Terim olarak karşımıza ilk defa 17. yüzyılda çıkan şarkının Nâilî’nin verdiği sade örneklerinden bu forma kıymetini kazandıran Nedim’e ve onu klasik mûsikîmizin omurgası haline getiren Hacı Ârif Bey’e müzik tarihimizin şarkıya ayrılan sayfalarından bir buket…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-mart-2025-/-sayi-156">Derin Tarih Mart Sayısında…</a></strong><strong> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir Güftekâr ve Mûsikîşinâs Olarak Mehmet Âkif</title>
		<link>https://www.derintarih.com/musiki-tarihi/bir-guftekar-ve-musikisinas-olarak-mehmet-akif/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Tahir Günay]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 14:06:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Musiki Tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=11205</guid>

					<description><![CDATA[İyi bir dinleyici olan Mehmet Âkif ilk gençlik yıllarından itibaren mûsikî meclislerine devam etmiş ve kulak dolgunluğu edinmiştir. Aynı zamanda mûsikî zevkinin gelişmesine ve çeşitlenmesine sebep olan bu dönemde birçok eseri meşk ederek öğrenmeye çalışmış, bu sayede ciddi bir repertuara sahip olmayı başarmıştır. Âkif’in mûsikî yolculuğunun en keskin durağı hiç şüphesiz Neyzen Tevfik olacaktır. Âkif bu genç medrese talebesine Arapça, Farsça ve Fransızca dersleri vermeye başlar; Neyzen Tevfik ise hocası Âkif’e ney dersleri verir. Mehmed Âkif’in şair olarak tanınması ile edebiyat ve mûsikî muhitlerindeki çevresi daha da genişler. Eserlerinin birçok mısraı çeşitli formlarda bestelenecek ve o, bir güftekâr ve mûsikîşinâs&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İyi bir dinleyici olan Mehmet Âkif ilk gençlik yıllarından itibaren mûsikî meclislerine devam etmiş ve kulak dolgunluğu edinmiştir. Aynı zamanda mûsikî zevkinin gelişmesine ve çeşitlenmesine sebep olan bu dönemde birçok eseri meşk ederek öğrenmeye çalışmış, bu sayede ciddi bir repertuara sahip olmayı başarmıştır. Âkif’in mûsikî yolculuğunun en keskin durağı hiç şüphesiz Neyzen Tevfik olacaktır. Âkif bu genç medrese talebesine Arapça, Farsça ve Fransızca dersleri vermeye başlar; Neyzen Tevfik ise hocası Âkif’e ney dersleri verir. Mehmed Âkif’in şair olarak tanınması ile edebiyat ve mûsikî muhitlerindeki çevresi daha da genişler. Eserlerinin birçok mısraı çeşitli formlarda bestelenecek ve o, bir güftekâr ve mûsikîşinâs olarak da mûsikî tarihimizde yerini alacaktır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-subat-2025">Derin Tarih Şubat Sayısında…</a></strong><strong> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Firkatin Aldı Bütün Neşve-i Tâbım Bu Gece”</title>
		<link>https://www.derintarih.com/musiki-tarihi/firkatin-aldi-butun-nesve-i-tabim-bu-gece/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Tahir Günay]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Jan 2025 08:02:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Musiki Tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=11083</guid>

					<description><![CDATA[Bir Musevi’nin nefis bir Türkçe ile güftesini yazdığı, bir Ermeni’nin bestelediği, bestelenen makamının İslâm’ın kutsal beldelerinin ismini taşıdığı, Osmanlı’nın devlet nöbetini Cumhuriyet’e teslim ettiği bir tarihte Şamlı iki kardeşin nota kâğıdına bastığı güzel şarkının izini sürüyoruz. Bakalım Matbaa-i Âmire’de yani Müteferrika Matbaasında basılmış nota kâğıdı devrin hangi sırlarını fısıldayacak! &#160; Devamı Derin Tarih Ocak Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bir Musevi’nin nefis bir Türkçe ile güftesini yazdığı, bir Ermeni’nin bestelediği, bestelenen makamının İslâm’ın kutsal beldelerinin ismini taşıdığı, Osmanlı’nın devlet nöbetini Cumhuriyet’e teslim ettiği bir tarihte Şamlı iki kardeşin nota kâğıdına bastığı güzel şarkının izini sürüyoruz. Bakalım Matbaa-i Âmire’de yani Müteferrika Matbaasında basılmış nota kâğıdı devrin hangi sırlarını fısıldayacak!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-ocak-2025-/-sayi-154">Derin Tarih Ocak Sayısında…</a></strong><strong> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Makber şarkısı Makber şiirinden mi bestelenmişti?</title>
		<link>https://www.derintarih.com/musiki-tarihi/makber-sarkisi-makber-siirinden-mi-bestelenmisti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Tahir Günay]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Dec 2024 08:26:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Musiki Tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=10991</guid>

					<description><![CDATA[1927 senesinde satışa sunulan “Makber”in, “Makber şiiri”nin bir bölümü olduğu düşünülür. Çok uzun bir şiir olan Makber’in en çarpıcı bölümlerinden birkaç mısranın bestelenmesi şiirin yayımlanmasının üzerinden yaklaşık 40 yıl geçtikten sonra sorgulanmadan kabul görmüştür. Ama bu kabul, günümüze kadar uzanan bir yanlışa yol açmıştır. İşte, Makber şarkısının ve Makber şiirinin, Müslümanların Târık b. Ziyâd komutasında İspanya’yı fethine kadar uzanan uzun ve şaşırtıcı hikâyesi&#8230; &#160; Devamı Derin Tarih Aralık Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>1927 senesinde satışa sunulan “Makber”in, “Makber şiiri”nin bir bölümü olduğu düşünülür. Çok uzun bir şiir olan Makber’in en çarpıcı bölümlerinden birkaç mısranın bestelenmesi şiirin yayımlanmasının üzerinden yaklaşık 40 yıl geçtikten sonra sorgulanmadan kabul görmüştür. Ama bu kabul, günümüze kadar uzanan bir yanlışa yol açmıştır. İşte, Makber şarkısının ve Makber şiirinin, Müslümanların Târık b. Ziyâd komutasında İspanya’yı fethine kadar uzanan uzun ve şaşırtıcı hikâyesi&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-aralik-2024-/-sayi-154">Derin Tarih Aralık Sayısında…</a></strong><strong> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Keman Tellerinde Devr-i Âlem</title>
		<link>https://www.derintarih.com/musiki-tarihi/keman-tellerinde-devr-i-alem/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Tahir Günay]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Nov 2024 11:54:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Musiki Tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=10913</guid>

					<description><![CDATA[Küçük bedeninde bağlanan dört tel ile dünyada girmediği mahfil, misafir olmadığı meclis kalmayan keman, gelişimini tamamlar tamamlamaz klasik Türk musikisinde de yerini almış ve kısa zamanda musiki meclislerimizin vazgeçilmez yâreni hâline gelmiştir. Avrupa’daki seyahatinden musikimizdeki konumuna, yapımı ve icrasındaki inceliklerden meşhur virtüözlere, keman yaylarından dökülen kâh hüzünlü kâh pürneşe notalar… &#160; Devamı Derin Tarih Kasım Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Küçük bedeninde bağlanan dört tel ile dünyada girmediği mahfil, misafir olmadığı meclis kalmayan keman, gelişimini tamamlar tamamlamaz klasik Türk musikisinde de yerini almış ve kısa zamanda musiki meclislerimizin vazgeçilmez yâreni hâline gelmiştir. Avrupa’daki seyahatinden musikimizdeki konumuna, yapımı ve icrasındaki inceliklerden meşhur virtüözlere, keman yaylarından dökülen kâh hüzünlü kâh pürneşe notalar…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-kasim-2024-/-sayi-152">Derin Tarih Kasım Sayısında…</a></strong><strong> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gırnata’nın Sesi Yakından Da Hoş Gelir</title>
		<link>https://www.derintarih.com/musiki-tarihi/girnatanin-sesi-yakindan-da-hos-gelir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Tahir Günay]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Oct 2024 10:46:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Musiki Tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=10835</guid>

					<description><![CDATA[Kulağımıza çalınan her klarnet sesi, uzak bir mûsikî ikliminin yankılarını getirir. Türk müziğinin köklerine de sinen bu melodiler, sadece bir enstrüman değil; ruhumuzda bıraktığı izlerle hüviyetimizin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu topraklara çok geç gelmiş olmasına rağmen kökleşmiş ve bizim olabilmiştir. İşte buruk ama tatlı bayram hatıraları eşliğinde, klarnetin Orta Çağ Avrupa’sından gönül kapımıza uzanan hikâyesi… &#160; Devamı Derin Tarih Ekim Sayısında…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kulağımıza çalınan her klarnet sesi, uzak bir mûsikî ikliminin yankılarını getirir. Türk müziğinin köklerine de sinen bu melodiler, sadece bir enstrüman değil; ruhumuzda bıraktığı izlerle hüviyetimizin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu topraklara çok geç gelmiş olmasına rağmen kökleşmiş ve bizim olabilmiştir. İşte buruk ama tatlı bayram hatıraları eşliğinde, klarnetin Orta Çağ Avrupa’sından gönül kapımıza uzanan hikâyesi…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-eylul-2024-/-sayi-150">Derin Tarih Ekim</a></strong><strong><a href="https://birlikte.com.tr/derin-tarih-ekim-2024-/-sayi-151"> Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ölünün Ardından Matem Tutan Notalar</title>
		<link>https://www.derintarih.com/musiki-tarihi/olunun-ardindan-matem-tutan-notalar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Tahir Günay]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Jul 2024 11:04:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Musiki Tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=10588</guid>

					<description><![CDATA[Zamanla sanatsal bir mahiyet kazanan ve edebiyat, sinema, resim ve tiyatro gibi farklı sahalara sızarak matemin yanında iftihar, hicranın yanında varlık, elemin yanında saygınlık ifade eden ölümün mûsikîye yansımaları her medeniyetin kendi ikliminde gelişmiştir. Ahmed Râsim’den Faruk Nafiz Çamlıbel’e, Orhan Seyfi Orhon’dan Ümit Yaşar Oğuzcan’a, ölüm acısını mısralarıyla teskin eden şairler ve onların mûsikîye intikal eden şiirlerinden çarpıcı örnekler… &#160; Devamı Derin Tarih Temmuz Sayısında…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Zamanla sanatsal bir mahiyet kazanan ve edebiyat, sinema, resim ve tiyatro gibi farklı sahalara sızarak matemin yanında iftihar, hicranın yanında varlık, elemin yanında saygınlık ifade eden ölümün mûsikîye yansımaları her medeniyetin kendi ikliminde gelişmiştir. Ahmed Râsim’den Faruk Nafiz Çamlıbel’e, Orhan Seyfi Orhon’dan Ümit Yaşar Oğuzcan’a, ölüm acısını mısralarıyla teskin eden şairler ve onların mûsikîye intikal eden şiirlerinden çarpıcı örnekler…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-temmuz-2024-/-sayi-148">Derin Tarih Temmuz</a></strong><strong><a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-temmuz-2024-/-sayi-148"> Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nar Çiçeğim ve Anarkali Destanı</title>
		<link>https://www.derintarih.com/musiki-tarihi/nar-cicegim-ve-anarkali-destani/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Tahir Günay]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Jun 2024 11:27:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Musiki Tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=10493</guid>

					<description><![CDATA[Güftesi kimyager, tüccar, siyasetçi ve yazar Feyzi Halıcı’ya; bestesi mimar, ud virtüözü, ses sanatçısı ve mûsikî hocası Cinuçen Tanrıkorur’a ait olan “Kürdilihicazkâr Fantezi: Günaydınım, Nar Çiçeğim” isimli şarkının sözleri Hint efsanesi Anarkali’den ilhamla kaleme alınmıştır. “Anarkali Destanı” Hint destanı olarak bilinse de aslında Hint Alt Kıtası’nda uzun süre hükümferma olan bizlerle ilgili. Çünkü destanın en bilinen versiyonu, Hindistan Türk İmparatorluğu ya da diğer ismiyle Bâbür İmparatorluğu’nun hükümdarlarının başrolünde olduğu bir aşk hikâyesinden neşet eder. &#160; Devamı Derin Tarih Haziran Sayısında…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Güftesi kimyager, tüccar, siyasetçi ve yazar Feyzi Halıcı’ya; bestesi mimar, ud virtüözü, ses sanatçısı ve mûsikî hocası Cinuçen Tanrıkorur’a ait olan “Kürdilihicazkâr Fantezi: Günaydınım, Nar Çiçeğim” isimli şarkının sözleri Hint efsanesi Anarkali’den ilhamla kaleme alınmıştır. “Anarkali Destanı” Hint destanı olarak bilinse de aslında Hint Alt Kıtası’nda uzun süre hükümferma olan bizlerle ilgili. Çünkü destanın en bilinen versiyonu, Hindistan Türk İmparatorluğu ya da diğer ismiyle Bâbür İmparatorluğu’nun hükümdarlarının başrolünde olduğu bir aşk hikâyesinden neşet eder.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-haziran-2024-/-sayi-147">Derin Tarih Haziran Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hamiyet Yüceses İle Astsubay Eşini Ayıran Deniazaltı Faciası</title>
		<link>https://www.derintarih.com/musiki-tarihi/hamiyet-yuceses-ile-astsubay-esini-ayiran-deniazalti-faciasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Tahir Günay]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 May 2024 13:34:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Musiki Tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=10406</guid>

					<description><![CDATA[1. Dünya Savaşı sırasında mûsikimizin billur seslerinden Hamiyet Yüceses’in eşi Astsubay Fethi Yüceses’in de görevli olduğu Atılay adlı denizaltı Çanakkale Boğazı yakınlarında sulara gömülür. Bu elim hadiseden seneler sonra, Hamiyet Hanım’ın, eşi Fethi Yüceses ve 37 arkadaşının hatırasına okuduğu, bestesi ve güftesi Hammamizade İsmail Dede Efendi’ye ait olan “Gitti de Gelmeyiverdi” adlı şarkı o gün bugündür Atılay denizaltısının yad-ı cemilini taşıyor mahzun gönüllere. Devamı Derin Tarih Mayıs Sayısında…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>1. Dünya Savaşı sırasında mûsikimizin billur seslerinden Hamiyet Yüceses’in eşi Astsubay Fethi Yüceses’in de görevli olduğu Atılay adlı denizaltı Çanakkale Boğazı yakınlarında sulara gömülür. Bu elim hadiseden seneler sonra, Hamiyet Hanım’ın, eşi Fethi Yüceses ve 37 arkadaşının hatırasına okuduğu, bestesi ve güftesi Hammamizade İsmail Dede Efendi’ye ait olan “Gitti de Gelmeyiverdi” adlı şarkı o gün bugündür Atılay denizaltısının yad-ı cemilini taşıyor mahzun gönüllere.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-mayis-2024">Derin Tarih Mayıs Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Safiye ve Muhiddin Targan</title>
		<link>https://www.derintarih.com/musiki-tarihi/safiye-ve-muhiddin-targan/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Tahir Günay]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Apr 2024 08:48:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Musiki Tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=10308</guid>

					<description><![CDATA[Yıllardır virân kubbede mızrabının yâdı kanayan, figân eden, taşkın ilhâmı âyât-ı kudretten, Peygamber’in fevkâ’l beşer fitratta evlâdı Şerif Muhiddin Targan ile ömrünün son şevki, yâr-ı nâr-ı Safiye&#8217;yi, en güzel nağmelerin sultanını buluşturan; Mekke’den New York’a, Mısır’dan İstanbul’a uzanarak talihin latif sürprizleriyle nihayete eren bir hikâye&#8230; &#160; Devamı Derin Tarih Nisan Sayısında…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yıllardır virân kubbede mızrabının yâdı kanayan, figân eden, taşkın ilhâmı âyât-ı kudretten, Peygamber’in fevkâ’l beşer fitratta evlâdı Şerif Muhiddin Targan ile ömrünün son şevki, yâr-ı nâr-ı Safiye&#8217;yi, en güzel nağmelerin sultanını buluşturan; Mekke’den New York’a, Mısır’dan İstanbul’a uzanarak talihin latif sürprizleriyle nihayete eren bir hikâye&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-mart-nisan-2024">Derin Tarih Nisan Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çağının Kurbanı Hazin Bir Aşk Hikâyesi</title>
		<link>https://www.derintarih.com/musiki-tarihi/caginin-kurbani-hazin-bir-ask-hikayesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Tahir Günay]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Mar 2024 12:41:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Musiki Tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=10224</guid>

					<description><![CDATA[Türk tiyatrosunun sembol ismi Afİfe Jale, sahne aldığı kısa dönem boyunca sürekli polis korkusu, yalnızlık, işsizlik ve yılgınlıkla mücadele ederken hastalığa duçar olur. Yetenekli sanatkâr Tanbûrî Selahattin Pınar ise musiki çevrelerinde hatırı sayılır bir şöhret yakalamıştır. Biri tiyatronun, diğeri musikinin semalarında titrek birer yıldız misali çarpan bu iki yalnız kalp birbirinde huzur bulur. Türk musikisi itibarını yitirirken Selahattin Pınar’ın şöhreti artmaktadır. Öte yandan, tiyatro itibar kazanırken ve birçok Müslüman-Türk kadını sahneye çıkarken Afife çoktan unutulmuştur. Bu vaziyet Afife Jale’yi küskün bir çiçek misali soldurur. Bu hazin aşk hikayesi ise Selahattin Pınar’ın bestelerinde ölümsüzleşecektir. &#160; Devamı Derin Tarih Mart Sayısında…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türk tiyatrosunun sembol ismi Afİfe Jale, sahne aldığı kısa dönem boyunca sürekli polis korkusu, yalnızlık, işsizlik ve yılgınlıkla mücadele ederken hastalığa duçar olur. Yetenekli sanatkâr Tanbûrî Selahattin Pınar ise musiki çevrelerinde hatırı sayılır bir şöhret yakalamıştır. Biri tiyatronun, diğeri musikinin semalarında titrek birer yıldız misali çarpan bu iki yalnız kalp birbirinde huzur bulur. Türk musikisi itibarını yitirirken Selahattin Pınar’ın şöhreti artmaktadır. Öte yandan, tiyatro itibar kazanırken ve birçok Müslüman-Türk kadını sahneye çıkarken Afife çoktan unutulmuştur. Bu vaziyet Afife Jale’yi küskün bir çiçek misali soldurur. Bu hazin aşk hikayesi ise Selahattin Pınar’ın bestelerinde ölümsüzleşecektir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-mart-kasim-2023">Derin Tarih Mart Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
