﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Abdülkadir Özcan &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/yazar/abdulkadirozcan/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Mon, 04 May 2026 06:03:26 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Abdülkadir Özcan &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Tezâkir-i Cevdet ve Bir Tarihçi Olarak Ahmed Cevdet Paşa</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/tezakir-i-cevdet-ve-bir-tarihci-olarak-ahmed-cevdet-pasa/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdülkadir Özcan]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 May 2026 06:03:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=12155</guid>

					<description><![CDATA[19. yüzyıla damgasını vurmuş müstesna bir devlet ve fikir adamı olan Ahmed Cevdet Paşa, klasik İslâm-Osmanlı tarih anlayışına tarih felsefesi ve yöntem bakımından yeni bir perspektif kazandırmış; bu süreçte ağırlıklı olarak geleneksel ilmî birikimden, kısmen de edebî tarihçilikten beslenmiştir. Özellikle İbn Haldûn’un temsil ettiği tarih ve toplum düşüncesi geleneğini takip etmiş; 17. yüzyılda Müneccimbaşı Ahmed Dede ve Kâtib Çelebi, 18. yüzyılda ise Vak’anüvis Naîmâ Mustafa gibi isimlerin devamı niteliğinde bir çizgide yer almıştır. Ahmed Cevdet Paşa’nın, başta Târîh-i Cevdet olmak üzere, tarihe dair eserleri ve tarihçilik yönü&#8230; &#160; Devamı Derin Tarih Mayıs Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>19. yüzyıla damgasını vurmuş müstesna bir devlet ve fikir adamı olan Ahmed Cevdet Paşa, klasik İslâm-Osmanlı tarih anlayışına tarih felsefesi ve yöntem bakımından yeni bir perspektif kazandırmış; bu süreçte ağırlıklı olarak geleneksel ilmî birikimden, kısmen de edebî tarihçilikten beslenmiştir. Özellikle İbn Haldûn’un temsil ettiği tarih ve toplum düşüncesi geleneğini takip etmiş; 17. yüzyılda Müneccimbaşı Ahmed Dede ve Kâtib Çelebi, 18. yüzyılda ise Vak’anüvis Naîmâ Mustafa gibi isimlerin devamı niteliğinde bir çizgide yer almıştır. Ahmed Cevdet Paşa’nın, başta Târîh-i Cevdet olmak üzere, tarihe dair eserleri ve tarihçilik yönü&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-mayis-2026-/-sayi-170">Derin Tarih Mayıs Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İstanbul’da Cülûs ve Kılıç Kuşanma Törenleri</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/istanbulda-culus-ve-kilic-kusanma-torenleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdülkadir Özcan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Jul 2025 12:21:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=11612</guid>

					<description><![CDATA[Cülûs törenleri iki aşamadan oluşurdu. Önce sarayda yüksek rütbeli devlet ricaliyle biat töreni yapılırdı, ardından halka yönelik kılıç alayı düzenlenirdi. Yeni padişahın cülûsu İstanbul’da tellallar ve top atışlarıyla halka ilan edilir, ayrıca ülkenin her tarafına gönderilen fermanlarla bütün tebaaya duyurulurdu. Kılıç töreni I. Ahmed’den itibaren saltanatın sonuna kadar İstanbul’da icra edilmiştir. Son tören Sultan VI. Mehmed Vahdeddin için yapılmıştır. Kaynaklara göre Sultan II. Abdülhamid için yapılan kılıç kuşanma törenini 300.000 kişi izlemiştir. &#160; Devamı Derin Tarih Temmuz Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Cülûs törenleri iki aşamadan oluşurdu. Önce sarayda yüksek rütbeli devlet ricaliyle biat töreni yapılırdı, ardından halka yönelik kılıç alayı düzenlenirdi. Yeni padişahın cülûsu İstanbul’da tellallar ve top atışlarıyla halka ilan edilir, ayrıca ülkenin her tarafına gönderilen fermanlarla bütün tebaaya duyurulurdu. Kılıç töreni I. Ahmed’den itibaren saltanatın sonuna kadar İstanbul’da icra edilmiştir. Son tören Sultan VI. Mehmed Vahdeddin için yapılmıştır. Kaynaklara göre Sultan II. Abdülhamid için yapılan kılıç kuşanma törenini 300.000 kişi izlemiştir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-temmuz-2025-/-sayi-160">Derin Tarih Temmuz Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çobandan sadrazam olur mu? Devşirme sistemi ile evet!</title>
		<link>https://www.derintarih.com/osmanli-tarihi/cobandan-sadrazam-olur-mu-devsirme-sistemi-ile-evet/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdülkadir Özcan]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Apr 2016 05:00:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Osmanlı Tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=723</guid>

					<description><![CDATA[Tarih boyunca Türkler irili ufaklı çok sayıda devlet kurmuşlardır. Bunların ömürleri, bünyesindeki kurumların sağlamlığı ile orantılı olarak uzun veya kısa olmuştur. Türk devletlerinin tartışmasız en uzun ömürlüsü olan Osmanlı İmparatorluğu aynı zamanda dünyanın da en uzun süre ayakta kalan hanedan devletidir. Bu devleti ayakta tutan en önemli faktör, merkez ve taşra teşkilâtlarındaki sağlamlıktır. Askerî yapısı ise devletin hem merkez, hem de taşra teşkilâtı içine yayılmış toprak sistemiyle ilgilidir. Sistemin önemli unsurlarından devşirme, başta askerî olmak üzere çeşitli devlet hizmetlerinde istihdam edilmek üzere Osmanlı tebaası Hıristiyan ailelerin çocuklarının belli kurallar dâhilinde toplanması demektir. Kuruluş yıllarında gönüllülerden oluşan Osmanlı ordusunun ilk düzenli&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tarih boyunca Türkler irili ufaklı çok sayıda devlet kurmuşlardır. Bunların ömürleri, bünyesindeki kurumların sağlamlığı ile orantılı olarak uzun veya kısa olmuştur. Türk devletlerinin tartışmasız en uzun ömürlüsü olan Osmanlı İmparatorluğu aynı zamanda dünyanın da en uzun süre ayakta kalan hanedan devletidir. Bu devleti ayakta tutan en önemli faktör, merkez ve taşra teşkilâtlarındaki sağlamlıktır. Askerî yapısı ise devletin hem merkez, hem de taşra teşkilâtı içine yayılmış toprak sistemiyle ilgilidir. Sistemin önemli unsurlarından devşirme, başta askerî olmak üzere çeşitli devlet hizmetlerinde istihdam edilmek üzere Osmanlı tebaası Hıristiyan ailelerin çocuklarının belli kurallar dâhilinde toplanması demektir. Kuruluş yıllarında gönüllülerden oluşan Osmanlı ordusunun ilk düzenli birlikleri yaya ve atlı olarak Orhan Gazi döneminde teşkil edilmiştir. Osmanlılar Balkanlara geçip Orta Avrupa’ya ilerledikten sonra çeşitli etnik gruplara mahsus çok sayıda milletleri bünyesine aldılar. Öyle ki, bazı yerlerde gayrimüslim nüfus Türk nüfusundan kalabalıktı. I. Murad’dan itibaren gelişip büyüyen devletin sınırlarının korunması için daha fazla askere ihtiyaç duyuldu. Bir süre önce kurulan Yeniçeri Ocağı için nefer temin edilmesi gerekiyordu. Dönem ulemasının teklifiyle bulunan ilk çare, savaş esirlerinden yararlanılması oldu.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İktidar ve ihtiras Kösem Sultan</title>
		<link>https://www.derintarih.com/osmanli-tarihi/iktidar-ve-ihtiras-kosem-sultan/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdülkadir Özcan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 Dec 2015 22:00:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Osmanlı Tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://derintarih.pho.fm/?p=282</guid>

					<description><![CDATA[16. yüzyılın son çeyre¬ğinde Osmanlı dev¬let yapısında ge¬leneksel anlayışa aykırı değişimler yaşandı. Kanuni devrinin sonlarında başlayan şehza¬deler arasındaki taht kavgaları, özel¬likle Bayezid’in Anadolu’da halktan ücretli asker yazması, bu askerlerin onun katlinden sonra haklarının devamını istemeleri Anadolu’yu kargaşa içinde bırakmış, merkezde¬ki yeniçerilerin oralarda da görev¬lendirilmesini gerektirmişti.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>16. yüzyılın son çeyre¬ğinde Osmanlı dev¬let yapısında ge¬leneksel anlayışa aykırı değişimler yaşandı. Kanuni devrinin sonlarında başlayan şehza¬deler arasındaki taht kavgaları, özel¬likle Bayezid’in Anadolu’da halktan ücretli asker yazması, bu askerlerin onun katlinden sonra haklarının devamını istemeleri Anadolu’yu kargaşa içinde bırakmış, merkezde¬ki yeniçerilerin oralarda da görev¬lendirilmesini gerektirmişti.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
