﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Arif Emre Gündüz &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/yazar/arifemregunduz/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Wed, 05 Aug 2026 04:37:36 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.8</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Arif Emre Gündüz &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Osmanlı’da Rasadhane Geleneği</title>
		<link>https://www.derintarih.com/tarihin-taniklari/12333/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif Emre Gündüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Aug 2026 11:05:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tarihin Tanıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=12333</guid>

					<description><![CDATA[Osmanlı Devleti’nde modern meteoroloji çalışmalarının temeli, Sultan Abdülaziz’in emriyle 1868 yılında İstanbul’da kurulan Rasadhane-i Âmire ile atıldı. Zamanla imparatorluğun farklı şehirlerine yayılan rasathane ağı sayesinde hava tahminleri hazırlanırken, elde edilen meteorolojik veriler telgraf aracılığıyla merkeze ve Avrupa’daki bilim kurumlarına ulaştırıldı. 1894 İstanbul depreminin ardından sismografla donatılan kurum, yalnızca meteoroloji değil deprem gözlemleri açısından da önemli bir merkez hâline geldi. 31 Mart Vakası sırasında büyük zarar gören rasadhane, Üsküdar’a taşındıktan sonra 1911 yılında yeniden faaliyete geçerek çalışmalarını sürdürmüştür. &#160; Devamı Derin Tarih Ağustos Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Osmanlı Devleti’nde modern meteoroloji çalışmalarının temeli, Sultan Abdülaziz’in emriyle 1868 yılında İstanbul’da kurulan Rasadhane-i Âmire ile atıldı. Zamanla imparatorluğun farklı şehirlerine yayılan rasathane ağı sayesinde hava tahminleri hazırlanırken, elde edilen meteorolojik veriler telgraf aracılığıyla merkeze ve Avrupa’daki bilim kurumlarına ulaştırıldı. 1894 İstanbul depreminin ardından sismografla donatılan kurum, yalnızca meteoroloji değil deprem gözlemleri açısından da önemli bir merkez hâline geldi. 31 Mart Vakası sırasında büyük zarar gören rasadhane, Üsküdar’a taşındıktan sonra 1911 yılında yeniden faaliyete geçerek çalışmalarını sürdürmüştür.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-agustos-2026-/-sayi-173">Derin Tarih Ağustos Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Halil Edhem Bey’in Rumeli Hisari’ndaki Kitâbe Avı</title>
		<link>https://www.derintarih.com/desifre/halil-edhem-beyin-rumeli-hisarindaki-kitabe-avi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif Emre Gündüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Jul 2026 06:51:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Deşifre]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=12273</guid>

					<description><![CDATA[Osmanlı medeniyetinin sessiz tanıklığını yapan kitâbeler, sadece birer mimari unsur değil, bir devrin zihniyetini taşıyan en somut tarihî belgelerdir. Peki, toprak altında veya burçların kuytusunda kalmış bu hafıza kırıntılarının en eski örneğini gün yüzüne çıkaran kimdi? Kardeşi Osman Hamdi Bey’in gölgesinde kalmayan, Türk müzeciliğinin ve epigrafi çalışmalarının arkasındaki gizli kahramanlardan Halil Edhem Bey’in Rumeli Hisarı’ndaki Zağanos Paşa Kulesi’ne uzanan heyecan dolu kitâbe avının ve İstanbul Arkeoloji Müzelerindeki öncü adımlarının izini sürüyoruz. Bu sıra dışı epigrafik keşif yolculuğu, İstanbul’un kayıp hafızasını yeniden canlandırıyor. &#160; Devamı Derin Tarih Temmuz Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Osmanlı medeniyetinin sessiz tanıklığını yapan kitâbeler, sadece birer mimari unsur değil, bir devrin zihniyetini taşıyan en somut tarihî belgelerdir. Peki, toprak altında veya burçların kuytusunda kalmış bu hafıza kırıntılarının en eski örneğini gün yüzüne çıkaran kimdi? Kardeşi Osman Hamdi Bey’in gölgesinde kalmayan, Türk müzeciliğinin ve epigrafi çalışmalarının arkasındaki gizli kahramanlardan Halil Edhem Bey’in Rumeli Hisarı’ndaki Zağanos Paşa Kulesi’ne uzanan heyecan dolu kitâbe avının ve İstanbul Arkeoloji Müzelerindeki öncü adımlarının izini sürüyoruz. Bu sıra dışı epigrafik keşif yolculuğu, İstanbul’un kayıp hafızasını yeniden canlandırıyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-temmuz-2026">Derin Tarih Temmuz Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Osmanlı’nın Mekke-i Mükerreme’ye Tramvay Projesi</title>
		<link>https://www.derintarih.com/mercek/osmanlinin-mekke-i-mukerremeye-tramvay-projesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif Emre Gündüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 May 2026 06:21:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Mercek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=12179</guid>

					<description><![CDATA[Osmanlı’nın modernleşme hamleleri payitahtla sınırlı olmayıp mukaddes topraklar için de dikkat çekici projeler gündeme gelmişti. Mekke-i Mükerreme’ye uzanması planlanan elektrikli tramvay hattı hem hacıların ulaşımını kolaylaştırmayı hem de şehirdeki yoğunluğu azaltmayı hedefliyordu. Hicaz Demiryolu’nun başarısıyla güç kazanan bu fikir, dönemin teknik imkânları ve idari vizyonunun çarpıcı bir yansımasıydı. Ancak siyasî çalkantılar ve yaklaşan büyük savaş, bu yenilikçi projenin hayata geçmesini engelledi. Yine de bu teşebbüs, Osmanlı’nın ulaşım teknolojilerine ilgisini ve mukaddes beldelere verdiği ehemmiyeti göstermesi bakımından dikkat çekici bir örnek olarak tarihteki yerini koruyor. &#160; Devamı Derin Tarih Mayıs Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Osmanlı’nın modernleşme hamleleri payitahtla sınırlı olmayıp mukaddes topraklar için de dikkat çekici projeler gündeme gelmişti. Mekke-i Mükerreme’ye uzanması planlanan elektrikli tramvay hattı hem hacıların ulaşımını kolaylaştırmayı hem de şehirdeki yoğunluğu azaltmayı hedefliyordu. Hicaz Demiryolu’nun başarısıyla güç kazanan bu fikir, dönemin teknik imkânları ve idari vizyonunun çarpıcı bir yansımasıydı. Ancak siyasî çalkantılar ve yaklaşan büyük savaş, bu yenilikçi projenin hayata geçmesini engelledi. Yine de bu teşebbüs, Osmanlı’nın ulaşım teknolojilerine ilgisini ve mukaddes beldelere verdiği ehemmiyeti göstermesi bakımından dikkat çekici bir örnek olarak tarihteki yerini koruyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-mayis-2026-/-sayi-170">Derin Tarih Mayıs Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sarıkamış’ta Rus Gözü</title>
		<link>https://www.derintarih.com/mercek/sarikamista-rus-gozu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif Emre Gündüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 2026 07:53:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Mercek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=12126</guid>

					<description><![CDATA[93 Harbi sonrasında Osmanlı-Rus ilişkilerinde kritik bir dönemeç olan Sarıkamış ve Kars, Rus askerî stratejisinin ve diplomatik hamlelerinin merkezine oturuyor. 1898-99 kışında gerçekleştirilen büyük askerî yığınaklar ve manevralar, Osmanlı sınırlarını gözetleyen diplomatik bir satranç tahtası işlevi gördü. Rusların bölgede inşa ettirdiği kışlalar ve Baltık mimarisi örnekleri, yalnızca stratejik değil, kültürel izleri de günümüze taşımaktadır. Bu süreç, I. Dünya Savaşı’ndaki Doğu Cephesi hareketlerinin altyapısını şekillendiren önemli bir ön hazırlık olarak öne çıkmakta; Sarıkamış’ta tarih, askerî taktik ve mimarinin kesişiminde hayat bulmaktadır. &#160; Devamı Derin Tarih Nisan Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>93 Harbi sonrasında Osmanlı-Rus ilişkilerinde kritik bir dönemeç olan Sarıkamış ve Kars, Rus askerî stratejisinin ve diplomatik hamlelerinin merkezine oturuyor. 1898-99 kışında gerçekleştirilen büyük askerî yığınaklar ve manevralar, Osmanlı sınırlarını gözetleyen diplomatik bir satranç tahtası işlevi gördü. Rusların bölgede inşa ettirdiği kışlalar ve Baltık mimarisi örnekleri, yalnızca stratejik değil, kültürel izleri de günümüze taşımaktadır. Bu süreç, I. Dünya Savaşı’ndaki Doğu Cephesi hareketlerinin altyapısını şekillendiren önemli bir ön hazırlık olarak öne çıkmakta; Sarıkamış’ta tarih, askerî taktik ve mimarinin kesişiminde hayat bulmaktadır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-nisan-2026-/-sayi-169">Derin Tarih Nisan Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cem Sultan Roma’da</title>
		<link>https://www.derintarih.com/kesifler/cem-sultan-romada/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif Emre Gündüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Feb 2026 15:11:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Keşifler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=12020</guid>

					<description><![CDATA[Cem Sultan, Osmanlı taht mücadelesinin kaybeden şehzadesi olarak hayatının son yıllarını Roma’daki Sant’Angelo Kalesi’nde geçirmişti. Sultan II. Bayezid’in ajanları tarafından adım adım takip edilen Cem Sultan’ın bırakılmaması için Osmanlı Devleti tarafından Papa VIII. Innocent’e üç yıllığına 120 bin adet altın verildiği düşünülünce, Cem Sultan’ın Roma’da memnuniyet verici bir dönem geçirmiş olmasına şaşmamak gerekir. Papalığın gösterişli karşılama törenindeki mağrur tavrı ve papanın ayağını öpmeyi reddetmesi, Cem Sultan’ın Batı topraklarında gözetim altında tutulduğu son yıllarına dair dikkat çeken hususlar olarak tarihe geçmiştir. &#160; Devamı Derin Tarih Şubat Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Cem Sultan, Osmanlı taht mücadelesinin kaybeden şehzadesi olarak hayatının son yıllarını Roma’daki Sant’Angelo Kalesi’nde geçirmişti. Sultan II. Bayezid’in ajanları tarafından adım adım takip edilen Cem Sultan’ın bırakılmaması için Osmanlı Devleti tarafından Papa VIII. Innocent’e üç yıllığına 120 bin adet altın verildiği düşünülünce, Cem Sultan’ın Roma’da memnuniyet verici bir dönem geçirmiş olmasına şaşmamak gerekir. Papalığın gösterişli karşılama törenindeki mağrur tavrı ve papanın ayağını öpmeyi reddetmesi, Cem Sultan’ın Batı topraklarında gözetim altında tutulduğu son yıllarına dair dikkat çeken hususlar olarak tarihe geçmiştir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-subat-2026-/-sayi-167">Derin Tarih Şubat Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bulgaristanlı Avukat Şakir Zümre’nin Girişimi Neden Heba Oldu?</title>
		<link>https://www.derintarih.com/kesifler/bulgaristanli-avukat-sakir-zumrenin-girisimi-neden-heba-oldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif Emre Gündüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Jan 2026 14:37:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Keşifler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=11944</guid>

					<description><![CDATA[Bulgaristan doğumlu akuvat Şakir Zümre, 1925 senesinde, çürümeye terk edilen mühimmat fabrikalarının bıraktığı boşluğu doldurmak üzere Türk Sanayii Harbiye ve Madeniye Fabrikası’nı kurdu. Uçak bombasının yanı sıra çeşitli mühimmatın üretiminin de yapıldığı fabrika Yunanistan, Bulgaristan ve Mısır’dan hatırı sayılır miktarda uçak bombası siparişi aldı. Özellikle Almanya’nın saldırdığı Polonya, II. Dünya Savaşı sırasında Şakir Zümre’den aldığı uçak bombalarıyla Hava Kuvvetleri’ni destekliyordu. Fakat zamanla, o dönemdeki pek çok sanayi girişimi gibi Şakir Zümre’nin fabrikası da gerekli teşvikten mahrum bırakılarak işlevsiz hale getirilecekti. &#160; Devamı Derin Tarih Ocak Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bulgaristan doğumlu akuvat Şakir Zümre, 1925 senesinde, çürümeye terk edilen mühimmat fabrikalarının bıraktığı boşluğu doldurmak üzere Türk Sanayii Harbiye ve Madeniye Fabrikası’nı kurdu. Uçak bombasının yanı sıra çeşitli mühimmatın üretiminin de yapıldığı fabrika Yunanistan, Bulgaristan ve Mısır’dan hatırı sayılır miktarda uçak bombası siparişi aldı. Özellikle Almanya’nın saldırdığı Polonya, II. Dünya Savaşı sırasında Şakir Zümre’den aldığı uçak bombalarıyla Hava Kuvvetleri’ni destekliyordu. Fakat zamanla, o dönemdeki pek çok sanayi girişimi gibi Şakir Zümre’nin fabrikası da gerekli teşvikten mahrum bırakılarak işlevsiz hale getirilecekti.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-ocak-2026-/-sayi-166">Derin Tarih Ocak Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Elbette Benim Mazlum Kalbimin Âhı Bir Gün Çıkacaktır”</title>
		<link>https://www.derintarih.com/oteki-osmanli/elbette-benim-mazlum-kalbimin-ahi-bir-gun-cikacaktir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif Emre Gündüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Dec 2025 09:04:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öteki Osmanlı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=11890</guid>

					<description><![CDATA[“Bana gelince, canımın hiç kıymeti yoktur. Ecdâdım bu devlet ve millete büyük hizmetler ifâ ettikleri halde birçokları ne felâketlere, ne feci âkıbetlere uğramışlardır. Hanedânımızın kıymetini hiçbir zaman takdir edemediler. Vatanımız diye, meşrutiyetin başından beri bar bar bağıranlar içinde, vatanın ne olduğunu bilmeyenler çoktur. Farkında olmadan yaptığım hatalar bulunabilir. Kusurdan yalnız Allah münezzehtir. Ben bir insanım ve milletime hizmet ettiğime kaniim.” Tahttan indirilip 27 Nisan’ı 28 Nisan’a bağlayan gece Selanik’e gitmek üzere bindirildikleri trende Sultan II. Abdülhamid’in dilinden yanındaki aile fertlerine hitaben bu sözler dökülmüştü. Arşiv vesikaları eşliğinde, son Halife Abdülmecid Efendi’nin tablosundaki ayrıntıdan Selanik’teki günlere ve İstanbul’a dönüşe, Abdülhamid Han’ın&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“Bana gelince, canımın hiç kıymeti yoktur. Ecdâdım bu devlet ve millete büyük hizmetler ifâ ettikleri halde birçokları ne felâketlere, ne feci âkıbetlere uğramışlardır. Hanedânımızın kıymetini hiçbir zaman takdir edemediler. Vatanımız diye, meşrutiyetin başından beri bar bar bağıranlar içinde, vatanın ne olduğunu bilmeyenler çoktur. Farkında olmadan yaptığım hatalar bulunabilir. Kusurdan yalnız Allah münezzehtir. Ben bir insanım ve milletime hizmet ettiğime kaniim.” Tahttan indirilip 27 Nisan’ı 28 Nisan’a bağlayan gece Selanik’e gitmek üzere bindirildikleri trende Sultan II. Abdülhamid’in dilinden yanındaki aile fertlerine hitaben bu sözler dökülmüştü. Arşiv vesikaları eşliğinde, son Halife Abdülmecid Efendi’nin tablosundaki ayrıntıdan Selanik’teki günlere ve İstanbul’a dönüşe, Abdülhamid Han’ın son yıllarından çarpıcı sahneler…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-aralik-2025-/-sayi-165">Derin Tarih Aralık Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Isparta’ya Gül Nereden Geldi?</title>
		<link>https://www.derintarih.com/desifre/ispartaya-gul-nereden-geldi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif Emre Gündüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Oct 2025 11:47:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Deşifre]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=11771</guid>

					<description><![CDATA[Binlerce yıldır bilinen ve kullanılan gül, Rumeli’de başta Edirne olmak üzere Filibe, Kazanlık, Eski ve Yeni Zağra, Çerban ve Tatarpazarcık gibi yerlerde yetiştirilip gül yağı elde ediliyordu. Sultan II. Abdülhamid’in teşviğiyle 1880’li yıllardan itibaren Anadolu’nun birçok şehrinde, hatta Suriye’de gül yetiştirilmeye başlandı. Öyle ki 1911’e gelindiğinde gül yağı ihraç eder hale gelmiştik ve Isparta, önemli bir gül yetiştiriciliği merkezi olmuştu. &#160; Devamı Derin Tarih Ekim Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Binlerce yıldır bilinen ve kullanılan gül, Rumeli’de başta Edirne olmak üzere Filibe, Kazanlık, Eski ve Yeni Zağra, Çerban ve Tatarpazarcık gibi yerlerde yetiştirilip gül yağı elde ediliyordu. Sultan II. Abdülhamid’in teşviğiyle 1880’li yıllardan itibaren Anadolu’nun birçok şehrinde, hatta Suriye’de gül yetiştirilmeye başlandı. Öyle ki 1911’e gelindiğinde gül yağı ihraç eder hale gelmiştik ve Isparta, önemli bir gül yetiştiriciliği merkezi olmuştu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-ekim-2025-/-sayi-163">Derin Tarih Ekim Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Osmanlı’da Belgede Sahtecilik Vakaları</title>
		<link>https://www.derintarih.com/desifre/osmanlida-belgede-sahtecilik-vakalari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif Emre Gündüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Sep 2025 12:00:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Deşifre]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=11714</guid>

					<description><![CDATA[Günümüzde olduğu gibi Osmanlı döneminde de sahte belge vakaları yaşanıyordu. Bazen devletin aldığı bir tedbire takılarak, bazen de ihbar sonucu ya da suçüstü yapılarak yakayı ele veren sahteciler çeşitli cezalara çarptırılmışlardır. Sahte Seyyidlik şecelerinden sahte mühür ile halktan para toplamaya; sahte tapu, diploma ve şehadetnameye, hatta ferman ve berata uzanan bir çeşitlilikte baş gösteren vakalara belgeler ışığında örnekler… &#160; Devamı Derin Tarih Eylül Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Günümüzde olduğu gibi Osmanlı döneminde de sahte belge vakaları yaşanıyordu. Bazen devletin aldığı bir tedbire takılarak, bazen de ihbar sonucu ya da suçüstü yapılarak yakayı ele veren sahteciler çeşitli cezalara çarptırılmışlardır. Sahte Seyyidlik şecelerinden sahte mühür ile halktan para toplamaya; sahte tapu, diploma ve şehadetnameye, hatta ferman ve berata uzanan bir çeşitlilikte baş gösteren vakalara belgeler ışığında örnekler…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-eylul-2025-/-sayi-162">Derin Tarih Eylül Sayısında… </a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Avrupa Aşıyı Osmanlı’dan Öğrendi</title>
		<link>https://www.derintarih.com/kesifler/avrupa-asiyi-osmanlidan-ogrendi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif Emre Gündüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Aug 2025 06:38:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Keşifler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=11669</guid>

					<description><![CDATA[Birçok hastalığın önceden engellenmesi için tıbbî bir çözüm olan aşı Osmanlı Devleti’nde uygulanmış, hatta Avrupa aşıyı Osmanlılardan öğrenmiştir. Türk Usûlü Aşı’nın Avrupa’daki yansımalarından yeni tip aşının Mekteb-i Tıbbiye’deki uygulamalarına ve Sultan II. Abdülhamid’in talimatıyla Paris’e gönderilip orada Pasteur’den kuduz aşısı üretme ve uygulama konularında eğitim alan tıp heyetinin faaliyetlerine aşının Osmanlı topraklarındaki yolculuğu… &#160; Devamı Derin Tarih Ağustos Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Birçok hastalığın önceden engellenmesi için tıbbî bir çözüm olan aşı Osmanlı Devleti’nde uygulanmış, hatta Avrupa aşıyı Osmanlılardan öğrenmiştir. Türk Usûlü Aşı’nın Avrupa’daki yansımalarından yeni tip aşının Mekteb-i Tıbbiye’deki uygulamalarına ve Sultan II. Abdülhamid’in talimatıyla Paris’e gönderilip orada Pasteur’den kuduz aşısı üretme ve uygulama konularında eğitim alan tıp heyetinin faaliyetlerine aşının Osmanlı topraklarındaki yolculuğu…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-agustos-2025-/-sayi-161">Derin Tarih Ağustos Sayısında… </a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cuma Selâmlığı</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/cuma-selamligi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif Emre Gündüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Jul 2025 12:18:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=11606</guid>

					<description><![CDATA[İslâm devletlerinde cuma namazında hutbe hükümdar adına okunur, hükümdar da namazı civardaki camilerden birinde halkla birlikte eda ederdi. Osmanlı’da padişahın bu münasebetle camiye gidişi ve oradan dönüşü sırasındaki teşrifat Cuma Selâmlığı diye isimlendirilmiştir. Hükümdarın halkla buluşup bütünleşmesine vesile olan bu merasim, dinî ve siyasî ciheti dışında hukukî, sosyal ve kültürel bakımdan da önem arz ederdi. &#160; Devamı Derin Tarih Temmuz Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İslâm devletlerinde cuma namazında hutbe hükümdar adına okunur, hükümdar da namazı civardaki camilerden birinde halkla birlikte eda ederdi. Osmanlı’da padişahın bu münasebetle camiye gidişi ve oradan dönüşü sırasındaki teşrifat Cuma Selâmlığı diye isimlendirilmiştir. Hükümdarın halkla buluşup bütünleşmesine vesile olan bu merasim, dinî ve siyasî ciheti dışında hukukî, sosyal ve kültürel bakımdan da önem arz ederdi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-temmuz-2025-/-sayi-160">Derin Tarih Temmuz Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bulgaristan’daki Müslümanlar 30 Yıl Boyunca Osmanlı Komiserliğine Emanetti</title>
		<link>https://www.derintarih.com/mercek/bulgaristandaki-muslumanlar-30-yil-boyunca-osmanli-komiserligine-emanetti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif Emre Gündüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Jun 2025 10:35:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Mercek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=11527</guid>

					<description><![CDATA[1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı’nın sonuçlarından biri olarak ortaya çıkan ve Bulgaristan’ın başkenti Sofya’da açılan Osmanlı komiserliği, bölgede çok sayıda Müslüman yaşadığı için göstermelik bir yapı arz etmiyordu. Bölgede Türk nüfusunun işlemlerini takip edecek bir komiserin görev yapması zaruri olup, komiser aynı zamanda Bulgaristan’da yaşanan önemli olayları ve gelişmeleri İstanbul’a haber veriyordu. Osmanlı Devleti’nin Bulgaristan’daki menfaatlerinin korunması için uğraşıyor, Bulgaristan’da kalan vakıf mallarına sahip çıktığı için bir evkaf komiseri gibi de görülüyordu. Bulgaristan komiserliğinde 30 sene içinde görev yapan dokuz komiseri, arşiv belgelerinden hareketle birlikte tanıyalım. &#160; Devamı Derin Tarih Haziran Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı’nın sonuçlarından biri olarak ortaya çıkan ve Bulgaristan’ın başkenti Sofya’da açılan Osmanlı komiserliği, bölgede çok sayıda Müslüman yaşadığı için göstermelik bir yapı arz etmiyordu. Bölgede Türk nüfusunun işlemlerini takip edecek bir komiserin görev yapması zaruri olup, komiser aynı zamanda Bulgaristan’da yaşanan önemli olayları ve gelişmeleri İstanbul’a haber veriyordu. Osmanlı Devleti’nin Bulgaristan’daki menfaatlerinin korunması için uğraşıyor, Bulgaristan’da kalan vakıf mallarına sahip çıktığı için bir evkaf komiseri gibi de görülüyordu. Bulgaristan komiserliğinde 30 sene içinde görev yapan dokuz komiseri, arşiv belgelerinden hareketle birlikte tanıyalım.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-haziran-2025-/-sayi-159">Derin Tarih Haziran Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Osmanlı’da Sürekli Diplomasi Devri ve İlk Daimî Elçiliklerimiz</title>
		<link>https://www.derintarih.com/desifre/osmanlida-surekli-diplomasi-devri-ve-ilk-daimi-elciliklerimiz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif Emre Gündüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Mar 2025 13:45:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Deşifre]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=11286</guid>

					<description><![CDATA[Osmanlı Devleti’nin dış politikası gaza ve cihad üzerinden şekillenmiş, tek taraflı uyulanan ahidname ve emannameler geçerli olmuştu. Avrupalı ülkeler Osmanlı Devleti’nde elçilik açıyor, ancak Osmanlı Devleti başka ülkelerde elçilik açmıyordu. İstanbul’un fethinden sonra Galata’da yaşayan Cenevizlilere emanname verilmiş, ardından 1454’te Venediklilerin İstanbul’da bir dâimî elçilik açmasına izin verilmiş, onları 1475’te Lehliler, 1497’de Ruslar takip etmiştir. Sultan III. Selim 1789’da tahta çıkınca Nizâm-ı Cedîd adını verdiği bir reform süreci başlattı. Artık sürekli diplomasi devrine geçiliyordu. Bu çerçevede ilk dâimî büyükelçilik 1793’te Londra’da açıldı. Onu 1797’de Viyana, Paris ve Berlin’deki elçilikler takip etti. Bu elçiliklerle ilgili önemli malumat içeren hariciye belgelerini birlikte&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Osmanlı Devleti’nin dış politikası gaza ve cihad üzerinden şekillenmiş, tek taraflı uyulanan ahidname ve emannameler geçerli olmuştu. Avrupalı ülkeler Osmanlı Devleti’nde elçilik açıyor, ancak Osmanlı Devleti başka ülkelerde elçilik açmıyordu. İstanbul’un fethinden sonra Galata’da yaşayan Cenevizlilere emanname verilmiş, ardından 1454’te Venediklilerin İstanbul’da bir dâimî elçilik açmasına izin verilmiş, onları 1475’te Lehliler, 1497’de Ruslar takip etmiştir. Sultan III. Selim 1789’da tahta çıkınca Nizâm-ı Cedîd adını verdiği bir reform süreci başlattı. Artık sürekli diplomasi devrine geçiliyordu. Bu çerçevede ilk dâimî büyükelçilik 1793’te Londra’da açıldı. Onu 1797’de Viyana, Paris ve Berlin’deki elçilikler takip etti. Bu elçiliklerle ilgili önemli malumat içeren hariciye belgelerini birlikte inceleyim.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-mart-2025-/-sayi-156">Derin Tarih Mart Sayısında…</a></strong><strong> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tanzimat Âbidesi  Neden Bir Türlü Dikilemedi?</title>
		<link>https://www.derintarih.com/desifre/tanzimat-abidesi-neden-bir-turlu-dikilemedi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif Emre Gündüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Feb 2025 11:42:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Deşifre]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=11187</guid>

					<description><![CDATA[Tanzimat fikrini halka benimsetmek ve ilkelerini yaşatmak için bir âbide dikilmesi kararlaştırılmışsa da bu proje bir türlü hayata geçirilememişti. Kırım Harbi sırasında bir Ermeni mimar tarafından yeniden gündeme getirildi fakat yeni proje Osmanlı Devleti’nce hüsn-i kabul görmeyerek bir kez daha rafa kaldırıldı. Bir türlü âbide diktiremeyen Tanzimat hayranları, neyse ki sonunda bir Tanzimat madalyası yaptırmaya muvaffak olabildiler. Yarım kalan âbide projesinin ve Brüksel’de yaptırılan tunç madalyanın hikâyesini birlikte hatırlayalım. &#160; Devamı Derin Tarih Şubat Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tanzimat fikrini halka benimsetmek ve ilkelerini yaşatmak için bir âbide dikilmesi kararlaştırılmışsa da bu proje bir türlü hayata geçirilememişti. Kırım Harbi sırasında bir Ermeni mimar tarafından yeniden gündeme getirildi fakat yeni proje Osmanlı Devleti’nce hüsn-i kabul görmeyerek bir kez daha rafa kaldırıldı. Bir türlü âbide diktiremeyen Tanzimat hayranları, neyse ki sonunda bir Tanzimat madalyası yaptırmaya muvaffak olabildiler. Yarım kalan âbide projesinin ve Brüksel’de yaptırılan tunç madalyanın hikâyesini birlikte hatırlayalım.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-subat-2025">Derin Tarih Şubat Sayısında…</a></strong><strong> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sultan Abdülhamid Mohaç Ganimeti Olan Kitapları Neden İade etti?</title>
		<link>https://www.derintarih.com/tarih-sasirtir/sultan-abdulhamid-mohac-ganimeti-olan-kitaplari-neden-iade-etti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif Emre Gündüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Dec 2024 08:40:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tarih Şaşırtır]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=11010</guid>

					<description><![CDATA[Sultan II. Abdülhamid, Kanûnî Sultan Süleyman’ın Mohaç Meydan Muharebesı sonrasında İstanbul’a getirttiği kitapların bır kısmını 1877’de macarlara iade etme kararı almıştı. Neden böyle bır tutum sergilediği kesin olarak bilinemese de Sultan’ın bu kararını dış politikasının ustalıklı manevralarından biri olarak okumak mümkün. &#160; Devamı Derin Tarih Aralık Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sultan II. Abdülhamid, Kanûnî Sultan Süleyman’ın Mohaç Meydan Muharebesı sonrasında İstanbul’a getirttiği kitapların bır kısmını 1877’de macarlara iade etme kararı almıştı. Neden böyle bır tutum sergilediği kesin olarak bilinemese de Sultan’ın bu kararını dış politikasının ustalıklı manevralarından biri olarak okumak mümkün.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-aralik-2024-/-sayi-154">Derin Tarih Aralık Sayısında…</a></strong><strong> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sultan Abdülmecid’e suikast teşebbüsünün arka planı ve aktörleri</title>
		<link>https://www.derintarih.com/osmanli-tarihi/sultan-abdulmecide-suikast-tesebbusunun-arka-plani-ve-aktorleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif Emre Gündüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Nov 2024 12:01:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Osmanlı Tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=10922</guid>

					<description><![CDATA[Şükrü Hanioğlu’nu tespitiyle, “Tanzimat döneminin başlaması ile Sultan Abdü­laziz’in hal‘i arasındaki en önemli ‘ikti­dar devirme’ girişimi olan Kuleli Vakası”, Sultan Abdülmecid’i devirip Abdülaziz’i yerine geçirmeyi hedefleyen Fedailer Cemiyeti liderlerinin Kuleli Kışlası’nda yargılanması sebebiyle bu isimle adlandırılır. Daha sonra Yeni Osmanlılar ve Jön Türkler unvanıyla ortaya çıkacak olan hareketler üzerinde etkili olan Kuleli Vakası’nın arka planı ve suikast teşebbüsünün baş aktörü Süleymaniyeli Şeyh Ahmed’in hayatından, sürgün yıllarından ve tutukluluk döneminden şaşırtıcı kareler… &#160; Devamı Derin Tarih Kasım Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Şükrü Hanioğlu’nu tespitiyle, “Tanzimat döneminin başlaması ile Sultan Abdü­laziz’in hal‘i arasındaki en önemli ‘ikti­dar devirme’ girişimi olan Kuleli Vakası”, Sultan Abdülmecid’i devirip Abdülaziz’i yerine geçirmeyi hedefleyen Fedailer Cemiyeti liderlerinin Kuleli Kışlası’nda yargılanması sebebiyle bu isimle adlandırılır. Daha sonra Yeni Osmanlılar ve Jön Türkler unvanıyla ortaya çıkacak olan hareketler üzerinde etkili olan Kuleli Vakası’nın arka planı ve suikast teşebbüsünün baş aktörü Süleymaniyeli Şeyh Ahmed’in hayatından, sürgün yıllarından ve tutukluluk döneminden şaşırtıcı kareler…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-kasim-2024-/-sayi-152">Derin Tarih Kasım Sayısında…</a></strong><strong> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Napolyon’un Hezimeti Kâbe Örtüsünün Kaderini Nasil Değiştirdi?</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dogudan-batiya/napolyonun-hezimeti-kabe-ortusunun-kaderini-nasil-degistirdi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif Emre Gündüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Oct 2024 10:54:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Doğu'dan Batı'ya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=10846</guid>

					<description><![CDATA[Kâbe-i Muazzama’nın “kisve-i şerîf” adlı örtüsünün imali ve yenilenmesi işlemi, Mekke’yi kontrol eden ve hilâfeti elinde bulunduran devletlerin değişmesiyle farklılıklar arz etmiştir. Kisve bir dönem Yemen’de hüküm süren Türkmen asıllı bir hanedan olan Resûlîler tarafından diktirilirken, Sultan III. Selim döneminde Sultan Ahmed Camii avlusunda dokunduğunu biliyoruz. İşte, asırlar boyu kisvenin renklerinde, örtülme zamanlarında ve örtülme usullerinde görülen değişiklikler ve sebepleri… &#160; Devamı Derin Tarih Ekim Sayısında…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kâbe-i Muazzama’nın “kisve-i şerîf” adlı örtüsünün imali ve yenilenmesi işlemi, Mekke’yi kontrol eden ve hilâfeti elinde bulunduran devletlerin değişmesiyle farklılıklar arz etmiştir. Kisve bir dönem Yemen’de hüküm süren Türkmen asıllı bir hanedan olan Resûlîler tarafından diktirilirken, Sultan III. Selim döneminde Sultan Ahmed Camii avlusunda dokunduğunu biliyoruz. İşte, asırlar boyu kisvenin renklerinde, örtülme zamanlarında ve örtülme usullerinde görülen değişiklikler ve sebepleri…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-eylul-2024-/-sayi-150">Derin Tarih Ekim</a></strong><strong><a href="https://birlikte.com.tr/derin-tarih-ekim-2024-/-sayi-151"> Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Budin’e Veda</title>
		<link>https://www.derintarih.com/osmanli-tarihi/budine-veda/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif Emre Gündüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Sep 2024 11:00:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Osmanlı Tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=10772</guid>

					<description><![CDATA[Osmanlı’nın Macar topraklarındaki nefes kesen serüveni, Sultan Süleyman’ın fetihleriyle başlayıp, Abdurrahman Abdi Paşa’nın kahramanlığıyla taçlanan bir destandır. 1683’teki Viyana seferinin başarısız olması üzerine cesaretlenen Macarlar, Budin’de 1526’da başlayan Osmanlı hâkimiyetini 2 Eylül 1686’da sona erdirmişlerdir. Türklerin hanlar, hamamlar, çeşmeler, köprüler, mescitler ve medreselerle bezeyerek bir buçuk asırlık sürede bir Osmanlı şehri haline getirdikleri Budin’in güzelliğini ve dokusunu İstanbul ile mukayese edenler bile olmuştur. İki asırlık Osmanlı-Habsburg mücadelesinin izlerini günümüze taşıyan Bu şehirde Osmanlı mirasının büyük bir kısmı yok edilmiş olsa da tarihin sayfalarından Osmanlı’nın buradaki sefer ve zaferlerinin izlerini silmek kâbil mi? &#160; Devamı Derin Tarih Eylül Sayısında…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Osmanlı’nın Macar topraklarındaki nefes kesen serüveni, Sultan Süleyman’ın fetihleriyle başlayıp, Abdurrahman Abdi Paşa’nın kahramanlığıyla taçlanan bir destandır. 1683’teki Viyana seferinin başarısız olması üzerine cesaretlenen Macarlar, Budin’de 1526’da başlayan Osmanlı hâkimiyetini 2 Eylül 1686’da sona erdirmişlerdir. Türklerin hanlar, hamamlar, çeşmeler, köprüler, mescitler ve medreselerle bezeyerek bir buçuk asırlık sürede bir Osmanlı şehri haline getirdikleri Budin’in güzelliğini ve dokusunu İstanbul ile mukayese edenler bile olmuştur. İki asırlık Osmanlı-Habsburg mücadelesinin izlerini günümüze taşıyan Bu şehirde Osmanlı mirasının büyük bir kısmı yok edilmiş olsa da tarihin sayfalarından Osmanlı’nın buradaki sefer ve zaferlerinin izlerini silmek kâbil mi?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-eylul-2024-/-sayi-150">Derin Tarih Eylül</a></strong><strong><a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-temmuz-2024-/-sayi-148"> Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ankara’nın Ak ve Kara Medreseleri</title>
		<link>https://www.derintarih.com/rota/ankaranin-ak-ve-kara-medreseleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif Emre Gündüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Jul 2024 11:23:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Rota]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=10600</guid>

					<description><![CDATA[Ankara’nın fethinden itibaren yapılan eklemelerle asırlarca medrese olarak hizmet veren Ak Medrese, ilk olarak Augustus Tapınağı olarak kullanıldığı için daha ziyade bu işlevi öne çıkarılarak tanıtılıyor. Halbuki bu yapı tapınak olarak kullanıldığı zamandan daha uzun müddet medrese vazifesi görmüştür. Ona yaklaşık bir kilometre mesafedeki Kara Medrese ise Melike Hatun tarafından yaptırılmıştır ve Osmanlı Devleti’nin son dönemlerine kadar faal durumda olup, 1925 sonrasında tamir edilmeyerek yıktırılmıştır. İşte, Hacı Bayrâm-ı Velî Hazretleri’nin müderrislik yaptığı ve Ankara’nın manevî iklimine kâh duvar kalıntıları kâh hatırda bıraktıklarıyla katkıda bulunan iki güzel medrese… &#160; Devamı Derin Tarih Temmuz Sayısında…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ankara’nın fethinden itibaren yapılan eklemelerle asırlarca medrese olarak hizmet veren Ak Medrese, ilk olarak Augustus Tapınağı olarak kullanıldığı için daha ziyade bu işlevi öne çıkarılarak tanıtılıyor. Halbuki bu yapı tapınak olarak kullanıldığı zamandan daha uzun müddet medrese vazifesi görmüştür. Ona yaklaşık bir kilometre mesafedeki Kara Medrese ise Melike Hatun tarafından yaptırılmıştır ve Osmanlı Devleti’nin son dönemlerine kadar faal durumda olup, 1925 sonrasında tamir edilmeyerek yıktırılmıştır. İşte, Hacı Bayrâm-ı Velî Hazretleri’nin müderrislik yaptığı ve Ankara’nın manevî iklimine kâh duvar kalıntıları kâh hatırda bıraktıklarıyla katkıda bulunan iki güzel medrese…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-temmuz-2024-/-sayi-148">Derin Tarih Temmuz</a></strong><strong><a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-temmuz-2024-/-sayi-148"> Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Osmanlı’da Demir Madenciliği</title>
		<link>https://www.derintarih.com/genel/osmanlida-demir-madenciligi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif Emre Gündüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Jun 2024 11:34:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=10503</guid>

					<description><![CDATA[Demir madeni klasik dönemden modern zamanlara pek çok alanda hayatî öneme sahipti. Osmanlı’da, bilhassa askerî sahada, silah yapımında kullanılan demir, zengin kaynakların bulunduğu bölgelerden çıkarılıp işlenerek üretim sürecine katılıyordu. Başta Samakov, Pravişte ve Kiğı gibi demir madenlerinin bulunduğu bölgelerde dökümhaneler de yer alıyordu. Fakat asıl döküm işlemi payitahtta gerçekleştirilirdi. İşte, Osmanlı savaş teknolojisinin belkemiği hüviyetindeki demir madenleri ve devletin titizlikle yönettiği işletme sistemi&#8230; &#160; Devamı Derin Tarih Haziran Sayısında…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Demir madeni klasik dönemden modern zamanlara pek çok alanda hayatî öneme sahipti. Osmanlı’da, bilhassa askerî sahada, silah yapımında kullanılan demir, zengin kaynakların bulunduğu bölgelerden çıkarılıp işlenerek üretim sürecine katılıyordu. Başta Samakov, Pravişte ve Kiğı gibi demir madenlerinin bulunduğu bölgelerde dökümhaneler de yer alıyordu. Fakat asıl döküm işlemi payitahtta gerçekleştirilirdi. İşte, Osmanlı savaş teknolojisinin belkemiği hüviyetindeki demir madenleri ve devletin titizlikle yönettiği işletme sistemi&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-haziran-2024-/-sayi-147">Derin Tarih Haziran Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
