﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Aynur Kırıcı &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/yazar/aynurkirici/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Fri, 10 Mar 2017 09:17:56 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Aynur Kırıcı &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Türkiye de Fransa’nın Vendée Soykırımını Tanısın!</title>
		<link>https://www.derintarih.com/avrupa-tarihi/turkiye-de-fransanin-vendee-soykirimini-tanisin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aynur Kırıcı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Feb 2017 22:11:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Avrupa Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Fransız İhtilali]]></category>
		<category><![CDATA[René Le Honzec]]></category>
		<category><![CDATA[Vendée Ermenistanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=2139</guid>

					<description><![CDATA[1789 Fransız Devrimi sonrasında Vendée bölgesindeki on binlerce Fransız, Cumhuriyetçilere karşı çıktıkları için kendi devletleri tarafından katledildi. Geçtiğimiz yıllarda Ermeni soykırımını inkâr yasası çıkaran Fransa parlamentosu sıra kendi tarihine gelince işi tarihçilere bırakıyor! Çizgi roman yazarı ve kültür-tarih araştırmacısı René Le Honzec, Contrepoints adlı haber sitesinde yayınlanan “L’Arménie vendéenne” (Vendée Ermenistanı) başlıklı yazısında Fransız tarihinin ilk soykırımlarından sayılan ve üç yıl süren Vendée katliamını ele alıyor. Le Honzec’in ülkesine yönelik esaslı bir özeleştiride bulunduğunu söyleyebiliriz. Doğru söze ne denir, bu katliamda Fransızlar on binlerce Fransızı katletti. Le Honzec Fransa’nın sözde Ermeni soykırımını kabul etmesinin Fransız İhtilali’nin bir mirası olduğunu belirterek&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>1789 Fransız Devrimi sonrasında Vendée bölgesindeki on binlerce Fransız, Cumhuriyetçilere karşı çıktıkları için kendi devletleri tarafından katledildi. Geçtiğimiz yıllarda Ermeni soykırımını inkâr yasası çıkaran Fransa parlamentosu sıra kendi tarihine gelince işi tarihçilere bırakıyor!</p>
<p>Çizgi roman yazarı ve kültür-tarih araştırmacısı René Le Honzec, Contrepoints adlı haber sitesinde yayınlanan “L’Arménie vendéenne” (Vendée Ermenistanı) başlıklı yazısında Fransız tarihinin ilk soykırımlarından sayılan ve üç yıl süren Vendée katliamını ele alıyor. Le Honzec’in ülkesine yönelik esaslı bir özeleştiride bulunduğunu söyleyebiliriz. Doğru söze ne denir, bu katliamda Fransızlar on binlerce Fransızı katletti.</p>
<p>Le Honzec Fransa’nın sözde Ermeni soykırımını kabul etmesinin Fransız İhtilali’nin bir mirası olduğunu belirterek başlıyor söze. Fransa’nın bütün dünyanın kendisine imrendiğine inanması; kendisi hariç herkesi otoriter bir mecburiyetle aydınlatması gerektiğini düşünmesi de bu mirasın tezahürü. Kendisinden başka herkesten “gösterişli bir pişmanlık talep ediyor”.</p>
<p>Bu talebin yansımalarını da, Fransız İhtilali akabindeki ayaklanmaları bahane ederek yapılan katliamlar üzerinden değerlendiriyor Le Honzec.</p>
<p>Kral XVI. Louis’nin Ocak 1793’te giyotine gönderilmesinden hemen sonra 1793-96 yılları arasında sürecek olan Vendée isyanı patlak vermişti. (Vendée, Fransa’nın orta-batısında, Atlas Okyanusu kıyısında yer alan bir tarım bölgesi).</p>
<p>Nüfusun hatırı sayılır bir bölümünü oluşturan Katolikler Fransız ihtilali sonrasındaki cumhuriyet rejimine karşı çıkarak ayaklandılar. Yeni düzenlemeler Katoliklerin elinden neredeyse bütün yetkileri almayı hedefliyordu çünkü.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derintarih-mart2017">Derin Tarih Mart Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Viyana’nın Zafer Sloganı: Esir Türkler Vaftiz Edilsin!</title>
		<link>https://www.derintarih.com/avrupa-tarihi/viyananin-zafer-slogani-esir-turkler-vaftiz-edilsin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aynur Kırıcı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 31 Aug 2016 21:08:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Avrupa Tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=1393</guid>

					<description><![CDATA[Osmanlı-Habsburg ilişkilerine oryantalist bir pencereden bakıldığında savaşlar ve diplomatik görüşmelerin yan etkileri olarak romantik etkileşimler cereyan etmiştir: Türk kahvesi, lale kokusu ve Mozart’ın Alaturka eseri gibi. Ancak çok fazla bahsi geçmeyen buruk bir tarihî gerçeklik daha mevcut: Hıristiyan olan Müslümanlar. Bu, güncel bir hadise olduğu kadar tarihî bir vakıa da. İslam dünyasında yaşanan ve sonu gelmeyen krizler müslümanları bir taraftan göçe mecbur ederken diğer taraftan da Batı’daki kilise sıralarının yeni Hıristiyanlarla dolmasına, rahip ya da papazların yüzlerinin gülmesine yol açmıştı. Tarihin tozlu raflarına uzanıp şöyle bir üflediğimizde ansızın vaftiz edilen Osmanlı sipahisi Ahmed, yeniçeri Mustafa ya da Fatma’lar çıkabiliyor karşımıza.&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="Gvde">Osmanlı-Habsburg ilişkilerine oryantalist bir pencereden bakıldığında savaşlar ve diplomatik görüşmelerin yan etkileri olarak romantik etkileşimler cereyan etmiştir: Türk kahvesi, lale kokusu ve Mozart’ın Alaturka eseri gibi. Ancak çok fazla bahsi geçmeyen buruk bir tarihî gerçeklik daha mevcut: Hıristiyan olan Müslümanlar.</p>
<p class="Gvde">Bu, güncel bir hadise olduğu kadar tarihî bir vakıa da. İslam dünyasında yaşanan ve sonu gelmeyen krizler müslümanları bir taraftan göçe mecbur ederken diğer taraftan da Batı’daki kilise sıralarının yeni Hıristiyanlarla dolmasına, rahip ya da papazların yüzlerinin gülmesine yol açmıştı.</p>
<p class="Gvde">Tarihin tozlu raflarına uzanıp şöyle bir üflediğimizde ansızın vaftiz edilen Osmanlı sipahisi Ahmed, yeniçeri Mustafa ya da Fatma’lar çıkabiliyor karşımıza. Hem de yeni isim ve askerî üniformalarıyla. Artık Maria Anna Josepha, Konstantin Xaver ya da Zungaberg adını taşıyorlar.</p>
<p class="Gvde">12 Eylül 1683’te Venedik, Alman, Polonya ve Habsburg koalisyon ordusunun ortak harekâtıyla 2. Viyana Kuşatması sonlandırıldı. Ardından Habsburglar sırayla Neuhäusel (1685), Budin (1686), Mohaç (1687) ve Belgrad (1688) kalelerini geri aldılar.</p>
<p class="Gvde"><span style="letter-spacing: 0pt;">Böylece 1. Viyana kuşatmasının ardından başlayan ve 200 yılı aşkın süre devam eden “Türk Savaşları” (Türkenkriege) karşılıklı esir alımlarına yol açtı. Bazen takaslarla Türk esirler memleketlerine dönebilmişken, bir bölümü yıllar süren esaret hayatının sonunda gönüllü ya da zorla din ve kimlik değiştirmek zorunda kalmışlardı. “Türkentaufe” adını verdikleri vaftiz törenleri, egzotizm düşkünü Barok dünya görüşüne uygun olarak halkın pek rağbet ettiği, devlet erkânının hazır bulunduğu bir nevi zafer kutlamalarıydı. Bu, Türklere karşı gecikmiş bir kupa kaldırma anlamına geliyordu.</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
