﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Azmi Özcan &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/yazar/azmiozcan/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Wed, 12 Oct 2022 12:08:49 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Azmi Özcan &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Tarih Yazımı Ve Harita Çizimi Bir Gelecek Tasavvurunun İzdüşümüdür</title>
		<link>https://www.derintarih.com/literature-armagan/tarih-yazimi-ve-harita-cizimi-bir-gelecek-tasavvurunun-izdusumudur/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Azmi Özcan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Oct 2022 12:08:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Literatüre Armağan]]></category>
		<category><![CDATA[harita]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Devletleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=8605</guid>

					<description><![CDATA[“Ancak zamana ve mekâna hâkim olan milletler varlıklarını anlamlı ve sürekli hale getirebilirler. Tarihe hâkim olmak zamana, coğrafyaya hâkim olmak da mekâna nüfuz edebilmektir.” Prof. Dr. Azmi Özcan ve Prof. Dr. Fahameddin Başar ile yaptığımız söyleşi sırasında sadır olan bu cümleler, Türkiye’de benzeri görülmemiş bir çalışmanın ana fikri. Zira değerli hocalarımız evlatlarımıza miras bırakılacak kıymette olan eşsiz bir çalışmaya öncülük ettiler. Okurlarımız için de Türk Devletleri Tarih Atlası ve Türk Devletleri Tarih ve Kültür Atlası başlığını taşıyan bu şahane kitaplar hakkındaki sorularımızı cevapladılar. &#160; Devamı Derin Tarih Ekim Sayısında…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“Ancak zamana ve mekâna hâkim olan milletler varlıklarını anlamlı ve sürekli hale getirebilirler. Tarihe hâkim olmak zamana, coğrafyaya hâkim olmak da mekâna nüfuz edebilmektir.” Prof. Dr. Azmi Özcan ve Prof. Dr. Fahameddin Başar ile yaptığımız söyleşi sırasında sadır olan bu cümleler, Türkiye’de benzeri görülmemiş bir çalışmanın ana fikri. Zira değerli hocalarımız evlatlarımıza miras bırakılacak kıymette olan eşsiz bir çalışmaya öncülük ettiler. Okurlarımız için de Türk Devletleri Tarih Atlası ve Türk Devletleri Tarih ve Kültür Atlası başlığını taşıyan bu şahane kitaplar hakkındaki sorularımızı cevapladılar.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-ekim-2022">Derin Tarih Ekim Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Abdülhamid’in 93 Harbi’ndeki Afganistan Planı</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/abdulhamidin-93-harbindeki-afganistan-plani/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Azmi Özcan]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Nov 2019 06:25:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Çerkez kabileleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dağıstanlı]]></category>
		<category><![CDATA[Mahmud Celaleddin Paşa]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı-Rus Savaşı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=5194</guid>

					<description><![CDATA[Osmanlılar 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı (93 Harbi) sırasında bir taraftan değişik cephelerde çatışmalara devam ederken, diğer taraftan da Kafkasya, Türkistan ve Afganistan Müslümanlarını Rusya’ya karşı ayaklandırma projeleri üzerinde çalışmışlardı. Mahmud Celaleddin Paşa bu işe kafa yoran devlet ileri gelenlerinin, özellikle Rusya’ya tâbi Çerkez kabilelerinin ve Dağıstan kavimlerinin harekete geçmeye teşvik edilmesi fikrini ortaya atıp bu yolla büyük ümitlere kapıldıklarını, o sıralarda İstanbul’da bulunan bazı Abaza ve Dağıstanlıların da bu fikri desteklemesiyle hemen bu yolda faaliyetlere başlandığını hayıflanarak anlatır. Zira Paşa’ya göre ve “Doğu memleketlerinde girişilen bu tahrikler, boşuna birtakım Müslüman kanı dökülmesine sebep” olmuştur. Esasen başlangıçta Sultan II. Abdülhamid de bu&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Osmanlılar 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı (93 Harbi) sırasında bir taraftan değişik cephelerde çatışmalara devam ederken, diğer taraftan da Kafkasya, Türkistan ve Afganistan Müslümanlarını Rusya’ya karşı ayaklandırma projeleri üzerinde çalışmışlardı. Mahmud Celaleddin Paşa bu işe kafa yoran devlet ileri gelenlerinin, özellikle Rusya’ya tâbi Çerkez kabilelerinin ve Dağıstan kavimlerinin harekete geçmeye teşvik edilmesi fikrini ortaya atıp bu yolla büyük ümitlere kapıldıklarını, o sıralarda İstanbul’da bulunan bazı Abaza ve Dağıstanlıların da bu fikri desteklemesiyle hemen bu yolda faaliyetlere başlandığını hayıflanarak anlatır.</p>
<p>Zira Paşa’ya göre ve “Doğu memleketlerinde girişilen bu tahrikler, boşuna birtakım Müslüman kanı dökülmesine sebep” olmuştur. Esasen başlangıçta Sultan II. Abdülhamid de bu mesele hakkında tereddütlerini açıklamış ve eğer “oralardaki insanlar, Ruslara karşı direnebilecek durumda değiller ise onların felaketinden Allah katında sorumlu olmamak için bu işten vazgeçilmesini” istemişti. Ancak Kafkasya’da yaşanan olaylardan sınırlı da olsa aksi şekilde ikna edildiği anlaşılmaktadır. Fakat asıl büyük proje, Afganistan Emîri Şîr Ali Han’ın (1863-79) Ruslara karşı savaşa katılmasını sağlamak için 1877’nin ilkbaharında Kabil’e bir heyet gönderilmesidir. İngiliz ve Hindistan Hükümetlerinin de müdahil olmalarıyla uluslararası bir keyfiyet kazanan bu proje pek çok engelle karşılaşmıştı.</p>
<p><strong>Devamı <a href="http://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-kasım-2019">Derin Tarih Kasım Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İslam Birliğinin Son Kalesi Osmanlı Devleti’ydi</title>
		<link>https://www.derintarih.com/osmanli-tarihi/islam-birliginin-son-kalesi-osmanli-devletiydi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Azmi Özcan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 01 Oct 2016 02:35:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Osmanlı Tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=1532</guid>

					<description><![CDATA[İslam birliği veya Müslümanların birliği İslam tarihinde ulaşılması gereken siyasî bir gaye olarak varlığını hep muhafaza etmiştir. Müslümanların bir millet ve ümmet oldukları inancına dayanan bu anlayışın remzi ise İslam siyasî yapılanmasının (özellikle Sünni geleneğinin) en üst makamı olan hilâfet kurumu olmuştur. Hz. Peygamber (sas) yaşadığı dönemde hem ilahî vahye muhatap olarak risalet görevini taşıyor, hem de içinde bulunduğu topluma dünyevî işlerinde yöneticilik yapıyordu. Hilâfet kurumu Hz. Peygamber’in vefatından sonra Hz. Ebubekir’in (ra) dünya işlerinde onun halefi seçilmesiyle ortaya çıkmış, bundan sonra da ‘Müslümanların İmamı’, ‘Emir’ü’l-Müminin’ gibi devlet başkanlarına ait bir unvan olarak kullanılmıştır. Tarihî seyir içerisinde halifelik, uygulamada iki&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İslam birliği veya Müslümanların birliği İslam tarihinde ulaşılması gereken siyasî bir gaye olarak varlığını hep muhafaza etmiştir. Müslümanların bir millet ve ümmet oldukları inancına dayanan bu anlayışın remzi ise İslam siyasî yapılanmasının (özellikle Sünni geleneğinin) en üst makamı olan hilâfet kurumu olmuştur. Hz. Peygamber (sas) yaşadığı dönemde hem ilahî vahye muhatap olarak risalet görevini taşıyor, hem de içinde bulunduğu topluma dünyevî işlerinde yöneticilik yapıyordu. Hilâfet kurumu Hz. Peygamber’in vefatından sonra Hz. Ebubekir’in (ra) dünya işlerinde onun halefi seçilmesiyle ortaya çıkmış, bundan sonra da ‘Müslümanların İmamı’, ‘Emir’ü’l-Müminin’ gibi devlet başkanlarına ait bir unvan olarak kullanılmıştır.</p>
<p>Tarihî seyir içerisinde halifelik, uygulamada iki farklı kullanım şeklini beraberinde getirdi:</p>
<p>1) Hz. Peygamber’den itibaren devam eden âlemşümul hilâfet silsilesi,</p>
<p>2) İslam coğrafyasının farklı noktalarında bağımsız Müslüman sultanların devlet başkanı mânâsında kullandıkları unvan.</p>
<p>Âlemşümul hilâfet Hulefa-yı Raşidin, Emeviler, Abbasiler ve nihayet Osmanlılarla devam etmiştir. Osmanlı kaynaklarına göre âlemşümul hilâfetin Yavuz Sultan Selim’e intikal ettiği tarih olarak verilen 1517’den önce de I. Murad’dan (1326-89) itibaren bazı Osmanlı Sultanlarının halife olarak anıldıkları bilinmektedir. Aynı husus Hindistan’daki bazı Babürlü Sultanları için de geçerlidir.</p>
<p>Devamı <a href="http://www.birlikte.com.tr/derintarih-ekim">Derin Tarih Ekim Sayısında&#8230;</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
