﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Cemaleddin Server Revnakoğlu &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/yazar/cemaleddinserverrevnakoglu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Wed, 31 May 2017 14:43:26 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Cemaleddin Server Revnakoğlu &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Eski Ramazanları Yeniden Hatırlamak</title>
		<link>https://www.derintarih.com/kapak-dosyasi/eski-ramazanlari-yeniden-hatirlamak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cemaleddin Server Revnakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 31 May 2017 21:20:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kapak Dosyası]]></category>
		<category><![CDATA[Eyyüp Sultan]]></category>
		<category><![CDATA[Ramazan medeniyeti]]></category>
		<category><![CDATA[Türbe-i şerif ziyaret]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=2420</guid>

					<description><![CDATA[Evvelce başlı başına bir âlem olan Ramazan’ı karşılamak, ta “üç aylar”dan1 başlardı. Namaz­larını muntazam kılamayanlar yeni­den namaza başlar, sahib-i tertib olup “kaza”sı olmayanlar (bir vakit namazı­nı geçirmemiş bulunanlar) ayrıca na­file kılarlar, fazladan ibadet yaparlar­dı. Haftanın birkaç gününde, bilhassa Pazartesi ve Cuma günleri nafile oruç tutarlardı. Hatta üç ayları, Recep, Şa­ban, Ramazan ile beraber baştanbaşa oruçla geçirenler olurdu. Her camide ve evde hatim duaları, hâfız cemi­yetleri, “bed-i besmele” denilen Ku­ran-ı Kerim’e başlama cemiyetleri ter­tip edilirdi. Velîlerin yattığı türbelere adaklar adanır, cami ve tekkelere, mahalle mekteplerine yeni yeni vakıflar konurdu. Ayın ilk Cumasını, Peygam­berimizin (sas) mihmandarı Hz. Halid’in manevi huzurunda kıl­mak için&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Evvelce başlı başına bir âlem olan Ramazan’ı karşılamak, ta “üç aylar”dan1 başlardı. Namaz­larını muntazam kılamayanlar yeni­den namaza başlar, sahib-i tertib olup “kaza”sı olmayanlar (bir vakit namazı­nı geçirmemiş bulunanlar) ayrıca na­file kılarlar, fazladan ibadet yaparlar­dı. Haftanın birkaç gününde, bilhassa Pazartesi ve Cuma günleri nafile oruç tutarlardı. Hatta üç ayları, Recep, Şa­ban, Ramazan ile beraber baştanbaşa oruçla geçirenler olurdu. Her camide ve evde hatim duaları, hâfız cemi­yetleri, “bed-i besmele” denilen Ku­ran-ı Kerim’e başlama cemiyetleri ter­tip edilirdi. Velîlerin yattığı türbelere adaklar adanır, cami ve tekkelere, mahalle mekteplerine yeni yeni vakıflar konurdu.</p>
<p>Ayın ilk Cumasını, Peygam­berimizin (sas) mihmandarı Hz. Halid’in manevi huzurunda kıl­mak için Eyyüp Sultan’a gidilir, son Cuması için de Süleymaniye Camii şe­rifindeki büyük cemaatin safları ara­sında bulunmak, kaçırılmak isten­mezdi. Bu camilerde Cuma namazını edâ edenler, Kadir Gecesi Ayasofya’da top kandil’in altında, Hızır aleyhisselâ­mı bekleyenler gibi burada da Hızır’a kavuşacaklarını sanırlardı. Bunlar ara­sında Hızır’a mülâki olduklarını fakat kaş göz arasında kaybolduğunu hayıf­la ve hayretle söyleyenler bulunurdu.</p>
<p>Okunmak ve “taş almak” için Koca­mustafapaşa’da Sünbül Efendi hazret­lerine gidilirdi. Türbe-i şerif ziyaretin­den sonra onun “Zincirli Tekkesi”nde zikre girilirdi. Yaşlılıkları, rahatsızlık­ları veya zikir usullerini bilmemeleri dolayısıyla zikre ve âyine giremeyen­ler, tevhidhanenin kapı tarafındaki yan maksurelerde sıra ile otururlar, zikr-i şerife ancak bu şekilde gönülleri ile katılırlardı. Eğer bu ziyarette çocu­ğun sınıf geçmesi, zihin açıklığı mev­zubahs ise, o zaman Mevlevihane Ka­pısı dışına çıkılır, orada yatan büyük velî Merkez Efendi Hazretleri de ziya­ret olunurdu. Hazret-i Merkez, Sünbül Sinan’ın baş halifesi olduğundan bu zi­yaret, doğrudan doğruya yapılamaz­dı. Daha önce mutlaka Sünbül Efendi Hazretlerini ziyaret etmek ve ancak ondan sonra Merkez Efendi’ye gelmek lâzımdı. Bütün İstanbul halkı ve bil­hassa tarîkat mensupları, buna çok dikkat ederlerdi.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derintarih-haziran2017">Derin Tarih Haziran Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
