﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Cemal Fedayi &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/yazar/cemalfedayi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Wed, 01 Apr 2020 06:32:08 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.3</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Cemal Fedayi &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Halep, Lozan’da Kaderine Terk Edildi</title>
		<link>https://www.derintarih.com/yakin-tarih/halep-lozanda-kaderine-terk-edildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cemal Fedayi]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Apr 2020 06:32:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yakın Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Hatay]]></category>
		<category><![CDATA[İtilâfname]]></category>
		<category><![CDATA[Lozan]]></category>
		<category><![CDATA[Misak-ı Millî]]></category>
		<category><![CDATA[Musul]]></category>
		<category><![CDATA[Sevr]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=5803</guid>

					<description><![CDATA[Hatay ve Musul gibi Halep de Misak-ı Millî sınırları içindeydi; bu yüzden zaferden sonra gidilen Lozan Antlaşması’nda dava ve talep edilmeliydi. Fakat Lozan’da, ayrılmaz bir bütün olan Misak-ı Millî sınırları esas alınmamış, “ne pahasına olursa olsun bir an önce antlaşma yapmak” politikası takip edilmiş ve taviz üstüne taviz verilmişti. Lozan müzakerelerinde İsmet Paşa, Halep konusunda doğrudan veya dolaylı olarak hiçbir talepte bulunmadı. Tam tersine, Halep’in kaybını öngören 1921 tarihli “Ankara İtilâfnamesi”nin teyidi talebinde bulundu. Hâlbuki Fransa ile imzalanan Ankara İtilâfnamesi tam anlamıyla ve hukuken bir antlaşma (muahede) değil, bir anlaşma (uzlaşma) idi. En önemlisi de bu İtilâfname Fransız parlamentosunda ve&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="Standard"><span lang="EN-US">Hatay ve Musul gibi Halep de Misak-ı Millî sınırları içindeydi; bu yüzden zaferden sonra gidilen Lozan Antlaşması’nda dava ve talep edilmeliydi. Fakat Lozan’da, ayrılmaz bir bütün olan Misak-ı Millî sınırları esas alınmamış, “ne pahasına olursa olsun bir an önce antlaşma yapmak” politikası takip edilmiş ve taviz üstüne taviz verilmişti. Lozan müzakerelerinde İsmet Paşa, Halep konusunda doğrudan veya dolaylı olarak hiçbir talepte bulunmadı. Tam tersine, Halep’in kaybını öngören 1921 tarihli “Ankara İtilâfnamesi”nin teyidi talebinde bulundu. Hâlbuki Fransa ile imzalanan Ankara İtilâfnamesi tam anlamıyla ve hukuken bir antlaşma (muahede) değil, bir anlaşma (uzlaşma) idi. En önemlisi de bu İtilâfname Fransız parlamentosunda ve TBMM’de onaylanmış değildi. Dolayısıyla yapılması gereken, Lozan’da bu İtilâfname’yi müzakereye açmak ve Suriye hududunu, Misak-ı Millî’de belirlenen tabiî sınırlar olarak kabul ettirmeye çalışmaktı.</span></p>
<p class="Standard"><span lang="EN-US">Ankara İtilâfnamesi’ni Sevr ile mukayese etmek gerekiyor. Nasıl ki Sevr mukabil parlamentolar tarafından onaylanmadığı için proje olarak kalmışsa, Ankara İtilâfnamesi de mukabil parlamentolarda onaylanmadığı için proje safhasında kalmıştı. Lozan’da bu durum dermeyan edilmeli ve Suriye hududu yeniden müzakereye açılmalıydı. Ankara İtilâfnamesi’nin savaş sırasında yapılmış geçici ve taktik bir ateşkes anlaşması olduğu ileri sürülmeliydi. Fakat İsmet Paşa Lozan’da bunun tam tersini yapmış; Ankara İtilâfnamesi’nin bütün ekleriyle kabulü için gayret sarf etmişti.</span></p>
<p class="Standard"><span lang="EN-US">Hâlbuki diplomatik müzakerelerde prensiptir: Niyet edilen ve hedeflenenden daha fazlası istenir; niyet edilen noktaya kadar pazarlık yapılır ve en sonunda, en azından niyet edilen gayeye ulaşılır. Bu prensipten hareketle Lozan’da İsmet Paşa Halep’ten ötesini, hatta Suriye’nin tamamını talep etmeliydi. Pazarlıklar sonucu hiç olmazsa Halep dâhil Misak-ı Millî’nin gereği olan Suriye’nin kuzeyini alarak müzakereyi tamamlamalıydı. Fakat İsmet Paşa’nın Lozan’daki psikolojisi, muzaffer değil de mağlûp ve teslimiyetçi bir komutanın psikolojisine daha yakındı. Halep neden dava ve talep edilmeliydi? Çünkü Halep siyasî, sosyal, kültürel ve iktisadî olarak Misak-ı Millî sınırları içinde kalan bölge ile bütünlük arz ediyordu ve aynı hinterland içindeydi. Halep Antep’ten ayrılamaz; Hatay’dan, Urfa’dan, Maraş’tan ayrılamaz; Kilis’ten, Nusaybin’den ve Suruç’tan da ayrılamaz. Bütün bu yerler, aynı bütünün parçalarıdır. Ankara İtilâfnamesi’nin anormal sınırlarını Meclis’te tenkit eden İzmit Mebusu Sırrı Bey’in dediği gibi bütün bu yerler bir bütünün parçalarıdır; “coğrafya ve etnoğrafya birbirinden ayrılamaz.” Yine Sırrı Bey’e göre bu İtilâfname’nin kabul ettiği hudut gayr-i tabii ve gayr-i ilmîdir; ayrıca bu hudutlar Batılıların kabul ettiği “milliyetler” prensibine de aykırıdır.</span></p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-nisan-2020">Derin Tarih Nisan Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Misak-I Millî Yoktur, İstediğimiz Gibi Bir Harita Çizeceğiz</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/misak-i-milli-yoktur-istedigimiz-gibi-bir-harita-cizecegiz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cemal Fedayi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Mar 2020 12:53:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Misak-ı Millî]]></category>
		<category><![CDATA[Mondros Mütarekesi]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı Meclisi]]></category>
		<category><![CDATA[TBMM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=5730</guid>

					<description><![CDATA[100 yıl önce son Osmanlı Meclisi’nde kabul ve ilan edilen Misak-ı Millî, Millî Mücadelenin hedeflerini belirleyen temel bir strateji belgesiydi. Bu belgeyle asgarî sınırlar ve kırmızı çizgiler belirlenmişti. Misak-ı Millî’ye sadakat yemini eden Ankara’daki millî hareket, Misaktaki amaçlara ulaşılıncaya kadar mücadeleye ahd etmişti. Ankara’da açılan TBMM, Misak-ı Millî hedeflerine ulaşılıncaya kadar Meclis’in sürekli açık kalmasını kararlaştırmıştı. Misak-ı Millî net bir sınır çizmemekle birlikte prensip olarak asgari sınırları belirlemişti. Buna göre Mondros Mütarekesi’nin imzalandığı tarihte (30 Ekim 1918) işgal edilmemiş bütün topraklar vatanın bir parçasıdır. İşgal edilen topraklarda, Arap çoğunluğun bulunduğu bölgelerde referandum yapılacaktır (referandum sonucunda Osmanlı’ya katılmak isterlerse buralar da&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>100 yıl önce son Osmanlı Meclisi’nde kabul ve ilan edilen Misak-ı Millî, Millî Mücadelenin hedeflerini belirleyen temel bir strateji belgesiydi. Bu belgeyle asgarî sınırlar ve kırmızı çizgiler belirlenmişti. Misak-ı Millî’ye sadakat yemini eden Ankara’daki millî hareket, Misaktaki amaçlara ulaşılıncaya kadar mücadeleye ahd etmişti. Ankara’da açılan TBMM, Misak-ı Millî hedeflerine ulaşılıncaya kadar Meclis’in sürekli açık kalmasını kararlaştırmıştı.</p>
<p>Misak-ı Millî net bir sınır çizmemekle birlikte prensip olarak asgari sınırları belirlemişti. Buna göre Mondros Mütarekesi’nin imzalandığı tarihte (30 Ekim 1918) işgal edilmemiş bütün topraklar vatanın bir parçasıdır. İşgal edilen topraklarda, Arap çoğunluğun bulunduğu bölgelerde referandum yapılacaktır (referandum sonucunda Osmanlı’ya katılmak isterlerse buralar da vatana dâhil olacaktır). İşgal edilen topraklarda çoğunluğun Araplardan oluşmadığı (Osmanlı-İslam çoğunluğunun bulunduğu) bölgeler de vatanın ayrılmaz bir parçasıdır.</p>
<p>Resmî tarih yorumunun görmek istemediği bir nokta vardır: Misak-ı Millî asgari sınırların dışında kalan bölgeleri kendi kaderine terk etmemiş; hattın dışında kalan Müslümanların da birlik ve bütünlüğünü savunmuştur. Misak’ın 1. maddesine göre “…hatt-ı mütareke dâhil ve haricinde dinen, irfânen, emelen müttehid (birleşmiş)” Müslümanlar ayrılık kabul etmez bir bütündür.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-mart-2020">Derin Tarih Mart Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
