﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Edward J. Erickson &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/yazar/edward/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Mon, 07 Jun 2021 12:58:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Edward J. Erickson &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Ermeni ‘Kayıp Dava’ Mitolojisi</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dipnot/ermeni-kayip-dava-mitolojisi-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Edward J. Erickson]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Jun 2021 12:51:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dipnot]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=7201</guid>

					<description><![CDATA[Edward J. Erickson   ERMENİ ‘KAYIP DAVA’ MİTOLOJİSİ   Dipnotlar: &#160; Allan R. Millett ve Peter Maslowski, For the Common Defense, A Military History of the United States of America, New York: The Free Press, 1984, s. 229. Amerikan İç Savaşı’nda, savaş alanındaki kayıpların sayısı 620.000’i aşarken, iki dünya savaşı ve Kore Savaşı’nda ABD 578.000 kayıp verdi. Tony Horowitz, Confederates in the Attic, New York: Pantheon Books, 1998, s. 152–154. Edward Pollard, The Lost Cause: A New Southern History of the War of the Confederates, Honolulu: The University Press of the Pacific, 2004, 1866 edisyonunun tekrar baskısı. Yakın tarihli bir&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Edward J. Erickson </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>ERMENİ ‘KAYIP DAVA’ MİTOLOJİSİ</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Dipnotlar:</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<ol>
<li>Allan R. Millett ve Peter Maslowski, <em>For the Common Defense, A Military History of the United States of America, </em>New York: The Free Press, 1984, s. 229. Amerikan İç Savaşı’nda, savaş alanındaki kayıpların sayısı 620.000’i aşarken, iki dünya savaşı ve Kore Savaşı’nda ABD 578.000 kayıp verdi.</li>
<li>Tony Horowitz, <em>Confederates in the Attic</em>, New York: Pantheon Books, 1998, s. 152–154.</li>
<li>Edward Pollard, <em>The Lost Cause: A New Southern History of the War of the Confederates</em>, Honolulu: The University Press of the Pacific, 2004, 1866 edisyonunun tekrar baskısı. Yakın tarihli bir şerh için bkz. Adam Serwer, “The Myth of the Kindly General Lee”, <em>The Atlantic</em>, 4 Haziran 2017.</li>
</ol>
<p>4., Örneğin bkz. John B. Gordon, <em>Reminiscences of the Civil War</em>, New York: Charles Scribner’s Sons, 1903 ve Douglas Southall Freeman, <em>Lee’s Lieutenants, A Study in Command,</em> cilt 1–3, New York: Charles Scribner’s Sons, 1942.</p>
<ol start="5">
<li>Amerikalı romancı ve oyun yazarı Ben Hecht’in (1894–1964) 1938 yılında Rüzgar Gibi Geçti’nin senaryosunu tekrar yazdığı kabul edilmektedir. Bkz. Joanne Yeck, Dictionary of Literary Biography (Independence Kentucky: Gale Research, 1984), Ben Hecht maddesi.</li>
<li>Bu tartışmaların yakın dönemdeki bir örneği için bkz. “UNC Chancellor to leave early after ordering removal of ‘Silent Sam’”, <em>New York Times</em>, 15 Ocak 2019. “Silent Sam” (Suskun Sam) Kuzey Carolina Üniversitesi’nde bulunan bir Konfederasyon askeri heykeli olup, daha önce açıkça sergilenirken, şimdi bulunduğu yerden kaldırılmıştır.</li>
<li>Örneğin Peter Balaikan’ın şu eserine bkz. <em>The Burning Tigris, The Armenian Genocide and America’s Response</em>, New York: Harper Collins, 2003 ve Richard Hovannisian, The Armenian Genocide, Cultural and Ethical Legacies, New Brunswick: Transaction Publishers, 2008.</li>
<li>Örneğin bkz. Vahakn N. Dadrian, <em>A History of the Armenian Genocide</em>, Providence: Berghahn Books, 1997, Raymond H Kévorkian, <em>The Armenian Genocide, A Complete History,</em> Londra: I.B. Tauris, 2011 ve Taner Akçam, <em>The Young Turk’s Crime against Humanity, the Armenian Genocide and Ethnic Cleansing in the Ottoman Empire</em>, Princeton: Princeton University Press, 2012.</li>
<li>Yakın tarihli bir örneği için bkz. Ronald Grigor Suny, <em>They Can Live in the Desert but Nowhere Else</em>, Princeton: Princeton University Press, 2015, xx, s. 269, 281–282. Bu kitabında Suny Osmanlı arşivleri veya başka kaynaklardan belgelerle desteklemeksizin, 1915 olayları hakkında dayanaksız iddialarda bulunmaktadır. Ayrıca bkz. Yücel Güçlü’nün Hans Lcas-Kieser’in şu eserinde Osmanlı kaynaklarının bulunmadığına ilişkin yorumuna bakınız: <em>Talat Pasha: Father of Modern Turkey, Architect of Genocide</em>, Princeton ve Oxford: Princeton University Press, 2018, Eser gözden geçirme makalesi, <em>Journal of Muslim Minority Affairs</em>, cilt 38, No. 3 (2018).</li>
<li>Son notlar 11-23’te atıfta bulunulan eserler İngiliz, Fransız, Rus ve Türk arşivlerinden arşiv belgeleri içeren çok sayıdaki esere yalnızca örnek niteliğindedir. Ayrıca arşiv belgelerinin eksikliği konusunda yorum için bkz. Yücel Güçlü, <em>Historical Archives and the Historian’s Commission to Investigate the Armenian Events of 1915</em>, Lanham, MD: University Press of America, 2015.</li>
<li>Hratch Dasnabedian, <em>History of the Organizational Structure of the Armenian Revolutionary Federation and Other Studies</em>, Beyrut: Hamazkayin Press, 2009 ve Louise Nalbandian, <em>The Armenian Revolutionary Movement</em>, Berkeley: University of California Press, 1963.</li>
<li>Vatche Ghazarian, (İngilizceye tercüme eden ve editör) <em>Nubars Papers and the Armenian Question 1915–1918,</em> Waltham: Mayreni Publishing, 1997, Muammer Demirel, <em>Birinci Dünya Harbinde Erzurum ve Çevresinde Ermeni Hareketleri (1914–1918),</em> Ankara: Genelkurmay Basımevi, 1996 ve G. Korganoff, <em>La Participation Des Armeniens a la Guerre Mondiale &#8211; sur le front du Caucase (1914–1918),</em> Paris: Massis Editions, 1927.</li>
<li>Justin McCarthy vd.,<em> The Armenian Rebellion at Van</em>, Salt Lake City: The University of Utah Press, 2006 ve Sean McMeekin, <em>The Russian Origins of the First World War</em>, Cambridge, MA: The Belknap Press of Harvard University Press, 2011.</li>
<li>Jamil Hasanlı, “Armenian Volunteers on the Caucasian Front 1914–1916”, The Caucasus and Globalization, cilt 8, No. 3-4, 2014 ve Antranig Chalabian, <em>General Andranik and the Armenian Revolutionary Movement</em>, United States: Birinci Baskı, 1988.</li>
<li>Edward J. Erickson, <em>Ottomans and Armenians, A Study in Counterinsurgency</em>, New York: Palgrave Macmillan, 2013.</li>
<li>Salahi Sonyel, <em>The Great War and the Tragedy of Anatolia (Turks and Armenians in the Maelstrom of Major Powers),</em> Ankara: Türk Tarih Kurumu, 2001.</li>
<li>Ataöv Türkkaya (ed.), <em>The Armenians in The Late Ottoman Period</em>, Ankara: Turkish Historical Society Printing House, 2001.</li>
<li>Örneğin Yüzbaşı Sarkis Torossian’ın askeriye hatıralarına bakınız: <em>From Dardanelles to Palestine</em>, Boston: Meador Publishing Company, 1929 ve Murat Bardakçı, <em>Talat Paşa’nın Evrak-ı Metrukesi</em>, İstanbul: Everest, 2009. Bu eserde tehcire tabi tutulmayan Osmanlı Ermenilerinin sayısı konusunda ayrıntı verilmektedir.</li>
<li>Peter Gatrell, <em>A Whole Empire Walking, Refugees in Russia during World War I</em>, Bloomington, Indiana: Indiana University Press, 1999.</li>
<li>Hikmet Özdemir ve Yusuf Sarınay (ed), <em>Türk-Ermeni İhtilafı Belgeler</em>, Ankara: Egemenlik, tarihsiz ve Mehmet Perinçek, <em>Rus Devlet Arşivlerinden 100 Belgede Ermeni Meselesi</em>, İstanbul: Doğan Kitap, 2007.</li>
<li>Justin McCarthy, <em>Death and Exile, The Ethnic Cleansing of Ottoman Muslims 1821–1922</em>, Princeton, NJ: The Darwin Press, Inc., 1995.</li>
<li>Hilmar Kaiser, “Regional Resistance to Central Government Policies, Ahmed Djemal Pasha, the Governors of Aleppo, and Armenian Deportees in the Spring and Summer of 1915”, <em>Journal of Genocide Research</em>, cilt 12, No. 3–4 (2010) ve Yücel Güçlü, <em>The Armenian Events of Adana in 1909: Cemal Paşa and Beyond,</em> New York: Hamilton Books, 2018.</li>
<li>Ahmet Tetik, <em>Teşkilat-ı Mahsusa Tarihi</em>, Cilt I: 1914–1916, İ̇stanbul: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2014.</li>
<li>Daha eski tarihli yorumlar için bkz. Kamuran Gürün, <em>The Armenian File, The Myth of Innocence Exposed,</em> Lefkoşa: Rustem, 3. baskı 2001 ve Mustafa Onar, <em>Hacın Dosyası</em>, Adana: Önder Matbaa, 1984. Daha revizyonist görüşler için bkz. Reşat Kasaba (ed.), <em>The Cambridge History of Turkey</em>, cilt 4, <em>Turkey in the Modern World</em>, Cambridge: Cambridge University Press, 2008.</li>
<li>Ermeni Kayıp davası söylemini savunan başlıca çağdaş yazarların eserlerinde, önerdiğim revizyonist yorumlar reddedilmektedir. Bu yazarlar arasında (bunlarla sınırlı değil) şunlar yer almaktadır: Taner Akçam, Peter Balakian, Vahakn Dadrian, Richard Hovannisian, Raymond Kévorkian, Gerard Libaridian, Ara Sarafian ve Ronald Suny.</li>
<li>Bkz: UDC Web sayfası: https://hqudc.org/ erişim tarihi: 20 Ocak 2019.</li>
<li>Bkz: SCV Web sayfası: http://www.scv.org/ erişim tarihi: 20 January 2019.</li>
<li>Age.</li>
<li>Bkz: OMSB Web sayfası http://www.militaryorderofthestarsandbars.org/ erişim tarihi: 20 Ocak 2019.</li>
<li>Bkz: ANCA Web sayfası https://anca.org/ erişim tarihi: 20 Ocak 2019.</li>
<li>Age.</li>
<li>Age</li>
<li>Bkz: ARF Web sayfası https://www.arfd.am/eng/ erişim tarihi: 20 Ocak 2019.</li>
<li>Bkz: ZI Web sayfası https://zoryaninstitute.org/ erişim tarihi: 20 Ocak 2019.</li>
<li>Bkz: the ZI’nin kitap listesi https://zoryaninstitute.org/publications/#books erişim tarihi: 20 Ocak 2019.</li>
<li>Bkz: TCA Web sayfası http://www.tc-america.org/ erişim tarihi: 20 Ocak 2019.</li>
<li>Age.</li>
<li>Age.</li>
<li>Age.</li>
<li>Bkz: THO Web sayfası https://www.turkheritage.org erişim tarihi: 20 Ocak 2019.</li>
<li>Bu anekdot yazarın kişisel deneyimlerine dayanan bir gözlem olup doğru veya yanlış olabilir.</li>
<li>“Comments on the Civil War, Again”, <em>The Economist</em>, 27 Haziran 2017. Ayrıca bkz. Caroline Simon, “Unite the Right Anniversary: White Nationalists Planning to Rally in D.C.”, <em>USA Today</em>, 24 Temmuz 2018.</li>
</ol>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ermeni ‘Kayıp Dava’ Mitolojisi</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/ermeni-kayip-dava-mitolojisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Edward J. Erickson]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Jun 2021 08:49:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[Jefferson Davis]]></category>
		<category><![CDATA[Jubal Early]]></category>
		<category><![CDATA[Kayıp Dava]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=7185</guid>

					<description><![CDATA[Amerikan İç Savaşı 1861 yılından 1865’e kadar sürdü ve Amerikalıların yaptığı en ağır bedelli ve yıkıcı savaş oldu. Günümüzde Amerikalıların büyük çoğunluğu ve aynı zamanda neredeyse bütün tarihçiler, savaşın temel nedeninin toprak sahibi seçkinlerin elindeki köleliğe dayanan tarım sisteminin sürdürülmesi olduğu fikrine katılmaktadır. Kısacası, günümüzde Amerikalıların büyük bölümü Amerikan İç Savaşı’na köleliğin neden olduğuna inanmaktadır. Ancak bütün Amerikalılar buna inanmıyor ve Amerikan İç Savaşı tarihinin yorumlanması son zamanlarda Amerikan siyasetinde kutuplaştırıcı bir soruna dönüşmeye başladı. Savaşın bitmesinden hemen sonra, konfederasyona dâhil eski konfedere devletler (güneyli birleşik devletler) arasında Konfederasyonun Kayıp Davası (The Lost Cause) olarak bilinen bir efsane ortaya çıktı.&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Amerikan İç Savaşı 1861 yılından 1865’e kadar sürdü ve Amerikalıların yaptığı en ağır bedelli ve yıkıcı savaş oldu. Günümüzde Amerikalıların büyük çoğunluğu ve aynı zamanda neredeyse bütün tarihçiler, savaşın temel nedeninin toprak sahibi seçkinlerin elindeki köleliğe dayanan tarım sisteminin sürdürülmesi olduğu fikrine katılmaktadır. Kısacası, günümüzde Amerikalıların büyük bölümü Amerikan İç Savaşı’na köleliğin neden olduğuna inanmaktadır. Ancak bütün Amerikalılar buna inanmıyor ve Amerikan İç Savaşı tarihinin yorumlanması son zamanlarda Amerikan siyasetinde kutuplaştırıcı bir soruna dönüşmeye başladı.</p>
<p>Savaşın bitmesinden hemen sonra, konfederasyona dâhil eski konfedere devletler (güneyli birleşik devletler) arasında Konfederasyonun Kayıp Davası (The Lost Cause) olarak bilinen bir efsane ortaya çıktı. 1866 yılında Edward Pollard, <em>The Lost Cause: A New Southern History of the War of Confederates </em>(Kayıp Dava: Konfedere Devletler Savaşının Yeni Bir Güneyli Tarihi) adlı kitabını yayınladı. Burada güneylilerin onurları, eyaletlerin hakları ve kuzeyliler tarafından işgal edilen vatanlarını savunmak için savaştıkları fikri savunuluyordu. Ünlü konfederasyon generali Jubal Early ile eski konfederasyon başkanı Jefferson Davis, eski konfederasyon ordusu generali Robert E. Lee (ve diğer konfederasyon komutanlarını) efsanevî kahramanlar statüsüne taşıyarak, Kayıp Dava fikrini savunmaya devam etti. 1940’lara gelindiğinde, ABD’de kapsamlı bir ‘Kayıp Dava’ literatürü ortaya çıktı ve genişlemeye devam etti.</p>
<p>ABD 20. yüzyıla girerken, Kayıp Dava mitolojisi müzik, edebiyat, tarih kitapları, kamusal alanlardaki anıtlar, konfederasyon gazi grupları ve onların soyundan gelenler, bayramlar ve anı günleri, ailelerin “geleneksel bilgi aktarımı” yoluyla Amerikan güneyli kültüründe halkın bilincinin derinlerine kök saldı. Hatta 1939 tarihli Rüzgâr Gibi Geçti gibi filmler bile köleliği, içinde kölelerin mutlu ve iyi muamele gördüğü yararlı bir kurum olarak tasvir ederek Kayıp Dava mitolojisine katkıda bulundu. Gerçekten de Rüzgâr Gibi Geçti’nin açılış konuşması, tarihin içini boşaltıp yerine nostalji ve efsane doldurmaktadır:</p>
<p>“Bir zamanlar Eski Güney adı verilen, şövalyeler ve pamuk tarlalarının yurdu olan bir ülke vardı. Burada, bu güzel dünyada kahramanlık son kez yenildi. Burada Şövalyeler ve onların güzel eşleri, Sahipler ve Köleler son kez görülecekti. Bunlar artık kitaplardaki özlenen birer hayalden başka bir şey değil. Bir medeniyet rüzgar gibi geçti gitti…”</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-haziran-2021">Derin Tarih Haziran Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Teşkilat-I Mahsusa’nın Mirasını İngiltere Ve Rusya Sahiplendi</title>
		<link>https://www.derintarih.com/kapak-dosyasi/teskilat-i-mahsusanin-mirasini-ingiltere-ve-rusya-sahiplendi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Edward J. Erickson]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Jun 2016 04:30:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kapak Dosyası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=944</guid>

					<description><![CDATA[Yakın bir zamana kadar Batılı pek çok tarihçi Teşkilat- ı Mahsusa’nın (TM) 1915’te yeniden iskân edilen Osmanlı Ermenilerinin öldürülmesi için oluşturulmuş bir yapı olduğunu düşünüyordu. Ne var ki, yeni araştırmalar Osmanlı Devleti bünyesinde 1. Dünya Savaşı sırasında çeşitli faaliyetlerde bulunan TM’nin yapısına ilişkin görüşlerde hızlı bir değişimi beraberinde getirdi. Aslına bakılırsa bu örgüt, Osmanlı Devleti’nin mevcut konvansiyonel ordusuna yapılacak konvansiyonel olmayan ve gayrinizami bir yardımcı (ya da takviye) olarak tasarlanmış ve yapılandırılmıştı. Gerçekten de savaşın ardından TM’nin kuruluşunda gözetilen mantık, 2. Dünya Savaşı’nda İngilizlerin Özel Operasyonlar İdaresi Birliği (Special Operations Executive) ve Rusya’nın 21. yüzyıldaki benzer yapılanması için ilham kaynağı&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yakın bir zamana kadar Batılı pek çok tarihçi Teşkilat- ı Mahsusa’nın (TM) 1915’te yeniden iskân edilen Osmanlı Ermenilerinin öldürülmesi için oluşturulmuş bir yapı olduğunu düşünüyordu. Ne var ki, yeni araştırmalar Osmanlı Devleti bünyesinde 1. Dünya Savaşı sırasında çeşitli faaliyetlerde bulunan TM’nin yapısına ilişkin görüşlerde hızlı bir değişimi beraberinde getirdi. Aslına bakılırsa bu örgüt, Osmanlı Devleti’nin mevcut konvansiyonel ordusuna yapılacak konvansiyonel olmayan ve gayrinizami bir yardımcı (ya da takviye) olarak tasarlanmış ve yapılandırılmıştı. Gerçekten de savaşın ardından TM’nin kuruluşunda gözetilen mantık, 2. Dünya Savaşı’nda İngilizlerin Özel Operasyonlar İdaresi Birliği (Special Operations Executive) ve Rusya’nın 21. yüzyıldaki benzer yapılanması için ilham kaynağı olacaktı.</p>
<p>1913 yılında TM’nin kuruluşu, Balkan Savaşları’nda kendini gösteren stratejik zayıflığın ve alınan mağlubiyetin sonucuydu. 1913’te imparatorluk mali ve askerî anlamda çökme noktasına gelmişti ve 1912-13 yıllarında alınan Balkan yenilgilerinden sonra askerî gücünü hızlıca geri kazanması zor görünüyordu. Bu durumu fark eden Enver (Paşa) ve Talat (Paşa), asimetrik askerî güç modelini benimsediler. Bir yandan düzenli Osmanlı ordusu yeniden yapılandırılırken, TM de bu orduya gayrinizamî ve konvansiyonel olmayan bir yardımcı olarak tasarlanıp hayata geçirilmişti.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Devamı Derin Tarih Dergisi <a href="http://www.birlikte.com.tr/derintarih-haziran" target="_blank">Haziran 2016</a> Sayısında&#8230;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zafere giden yol adım adım Kûtu’l-Amâre</title>
		<link>https://www.derintarih.com/kapak-dosyasi/zafere-giden-yol-adim-adim-kutul-amare/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Edward J. Erickson]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 Mar 2016 21:02:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kapak Dosyası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=740</guid>

					<description><![CDATA[1915. yılının Şubat ve Mart aylarında Mezopotamya’da Türkler ve Hint ordusu arasında birkaç küçük çaplı çarpışma oldu; fakat hiçbiri kesin zafer kazanmaya yetmedi. Hint ordusunun, Aşağı Fırat ve Dicle’yi fazla çaba sarf etmeden ele geçirdiğini öğrenince alarma geçen Türkler, Hintlileri nehrin aşağısına püskürtmek için taarruz harekâtı planları yapmaya başladılar. Türk bölgesi komutanı (Irak ve Havalisi Genel Komutanı) Yarbay Süleyman Askerî, İngiltere’nin Basra’daki mevzilerine seyyar akınlar düzenlemeye karar verdi. Böylelikle Kurna’da İngiliz ana mevzilerinden kurtulmayı ve sayı bakımından bölgede üstünlük sağlamayı umuyordu. Bir İngiliz süvari tugayı -şehre güneyden yaklaşmak için kilit noktada bulunan- Şaiba (Şuayyibe) kasabasını ele geçirdi. Süleyman Askerî 1915&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>1915. yılının Şubat ve Mart aylarında Mezopotamya’da Türkler ve Hint ordusu arasında birkaç küçük çaplı çarpışma oldu; fakat hiçbiri kesin zafer kazanmaya yetmedi. Hint ordusunun, Aşağı Fırat ve Dicle’yi fazla çaba sarf etmeden ele geçirdiğini öğrenince alarma geçen Türkler, Hintlileri nehrin aşağısına püskürtmek için taarruz harekâtı planları yapmaya başladılar. Türk bölgesi komutanı (Irak ve Havalisi Genel Komutanı) Yarbay Süleyman Askerî, İngiltere’nin Basra’daki mevzilerine seyyar akınlar düzenlemeye karar verdi. Böylelikle Kurna’da İngiliz ana mevzilerinden kurtulmayı ve sayı bakımından bölgede üstünlük sağlamayı umuyordu. Bir İngiliz süvari tugayı -şehre güneyden yaklaşmak için kilit noktada bulunan- Şaiba (Şuayyibe) kasabasını ele geçirdi.</p>
<p>Süleyman Askerî 1915 Nisan’ı başında ilerlemeye başladı fakat bu arada savunmalarını güçlendirmekle uğraşan İngilizler tarafından tespit edildi. 12 Nisan sabahı Türkler, Şuayyibe’de tahkim edilmiş ordugâha 12 sahra topundan açtıkları kısa süreli ateşle saldırdılar. Hemen ardından Türk piyadeleri taarruza geçtiler ama başarısız oldular. O gün ve ertesi gün boyunca saldırılara devam ettiler. İngiliz süvari birliğinin yaptığı ani akın Süleyman Askerî’nin kanatlarını tehdit edince o da saldırılarını durdurdu. Taarruza başlarken idaresinde olan 4.000 askerin üçte birini kaybetmiş ve geri kalanların kuzeye kaçmasına engel olamamıştı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
