﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Enver Beşinci &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/yazar/enverbesinci/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Wed, 03 Dec 2025 09:03:31 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Enver Beşinci &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Okuntu ve Velîme yemeği</title>
		<link>https://www.derintarih.com/koleksiyoner-gozuyle/okuntu-ve-velime-yemegi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Enver Beşinci]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Dec 2025 09:03:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Koleksiyoner Gözüyle]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=11887</guid>

					<description><![CDATA[Eskiden Anadolu’da düğün davetleri, katılması beklenen kişilere gönderilen “okuntu” aracılığıyla yapılırdı. Okuntu; şeker, buğday, mum, mendil, havlu, çorap ya da bir kalıp sabun gibi küçük hediyelerden oluşur ve davetlilere özel bir armağan sunma anlamı taşırdı. Zamanla bu zarif gelenek yerini basılı davetiyelere bıraktı; bugün ise davetiyelerin yerini e-posta ve dijital kartlar almaya başladı. &#160; Devamı Derin Tarih Aralık Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Eskiden Anadolu’da düğün davetleri, katılması beklenen kişilere gönderilen “okuntu” aracılığıyla yapılırdı. Okuntu; şeker, buğday, mum, mendil, havlu, çorap ya da bir kalıp sabun gibi küçük hediyelerden oluşur ve davetlilere özel bir armağan sunma anlamı taşırdı. Zamanla bu zarif gelenek yerini basılı davetiyelere bıraktı; bugün ise davetiyelerin yerini e-posta ve dijital kartlar almaya başladı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-aralik-2025-/-sayi-165">Derin Tarih Aralık Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mimarzâde’nin “Mirsâd-I Cihân” Tablosu &#8211; 1</title>
		<link>https://www.derintarih.com/koleksiyoner-gozuyle/mimarzadenin-mirsad-i-cihan-tablosu-1/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Enver Beşinci]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Oct 2025 11:54:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Koleksiyoner Gözüyle]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=11783</guid>

					<description><![CDATA[Osmanlı padişahları, cihan hâkimiyetinin yalnızca siyaset ve askerî güçle değil, sanatın incelikleriyle de pekiştirileceğine inanıyordu. Sultan II. Abdülhamid ise bu geleneği zirveye taşıyarak resim, fotoğraf, tiyatro ve müziğe büyük ilgi göstermiş; aynı zamanda sanatkârları ve koleksiyonlarıyla kültürel mirası güçlendirmiştir. Bu ilginin en çarpıcı tezahürlerinden biri de mimar, ressam ve hattat kimliklerini şahsında birleştiren Mimarzâde Mehmed Ali Bolevî’nin 1901’de padişaha armağan ettiği “Mirsâd-ı Cihân” (Cihanın Aynası) tablosudur. &#160; Devamı Derin Tarih Ekim Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Osmanlı padişahları, cihan hâkimiyetinin yalnızca siyaset ve askerî güçle değil, sanatın incelikleriyle de pekiştirileceğine inanıyordu. Sultan II. Abdülhamid ise bu geleneği zirveye taşıyarak resim, fotoğraf, tiyatro ve müziğe büyük ilgi göstermiş; aynı zamanda sanatkârları ve koleksiyonlarıyla kültürel mirası güçlendirmiştir. Bu ilginin en çarpıcı tezahürlerinden biri de mimar, ressam ve hattat kimliklerini şahsında birleştiren Mimarzâde Mehmed Ali Bolevî’nin 1901’de padişaha armağan ettiği “Mirsâd-ı Cihân” (Cihanın Aynası) tablosudur.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-ekim-2025-/-sayi-163">Derin Tarih Ekim Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Evlilik Öncesi İlk Akit: Nişan</title>
		<link>https://www.derintarih.com/koleksiyoner-gozuyle/evlilik-oncesi-ilk-akit-nisan/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Enver Beşinci]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Sep 2025 12:04:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Koleksiyoner Gözüyle]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=11720</guid>

					<description><![CDATA[Evliliğe giden yolun ilk durağı olan nişan, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte iki gencin verdiği bir sözün ötesinde ailelerin, mahallelerin ve hatta devletin de gözetimi altına giren tabiri caizse yarı-resmî bir kurumdu. İmamların verdiği izinnamelerden Hıristiyanlar için kilise duvarlarına asılan listelere, hukukî düzenlemelerden halk arasındaki örfî uygulamalara kadar uzanan bu çok katmanlı gelenek hem dinî hem de hukukî açıdan bağlayıcılığı değişkenlik gösterse de toplumsal düzenin vazgeçilmez bir unsuruydu. &#160; Devamı Derin Tarih Eylül Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Evliliğe giden yolun ilk durağı olan nişan, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte iki gencin verdiği bir sözün ötesinde ailelerin, mahallelerin ve hatta devletin de gözetimi altına giren tabiri caizse yarı-resmî bir kurumdu. İmamların verdiği izinnamelerden Hıristiyanlar için kilise duvarlarına asılan listelere, hukukî düzenlemelerden halk arasındaki örfî uygulamalara kadar uzanan bu çok katmanlı gelenek hem dinî hem de hukukî açıdan bağlayıcılığı değişkenlik gösterse de toplumsal düzenin vazgeçilmez bir unsuruydu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-eylul-2025-/-sayi-162">Derin Tarih Eylül Sayısında… </a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nikâhın Tapu Belgeleri: İzinnâmeler</title>
		<link>https://www.derintarih.com/koleksiyoner-gozuyle/nikahin-tapu-belgeleri-izinnameler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Enver Beşinci]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Jul 2025 10:43:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Koleksiyoner Gözüyle]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=11572</guid>

					<description><![CDATA[Osmanlı’da nikâh yalnızca iki kişinin rızasıyla değil; kadı izniyle, imamın duasıyla, şahitlerin huzurunda kıyılırdı. Bir nikâh kıyılmadan önce ilmühaber alınır, izinnâme yazılır, ardından hüccet düzenlenirdi. Mahalle imamından müftüye, kadıdan nüfus memuruna uzanan bu hukukî ve dinî bürokrasi iki insanın hayatını birleştirmekle kalmaz; toplumun ahlâk, hukuk ve düzen anlayışını da kayıt altına alırdı. &#160; Devamı Derin Tarih Temmuz Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Osmanlı’da nikâh yalnızca iki kişinin rızasıyla değil; kadı izniyle, imamın duasıyla, şahitlerin huzurunda kıyılırdı. Bir nikâh kıyılmadan önce ilmühaber alınır, izinnâme yazılır, ardından hüccet düzenlenirdi. Mahalle imamından müftüye, kadıdan nüfus memuruna uzanan bu hukukî ve dinî bürokrasi iki insanın hayatını birleştirmekle kalmaz; toplumun ahlâk, hukuk ve düzen anlayışını da kayıt altına alırdı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-temmuz-2025-/-sayi-160">Derin Tarih Temmuz Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meşru Evliliklerin Yazılı Beratları</title>
		<link>https://www.derintarih.com/koleksiyoner-gozuyle/mesru-evliliklerin-yazili-beratlari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Enver Beşinci]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Jun 2025 10:46:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Koleksiyoner Gözüyle]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=11539</guid>

					<description><![CDATA[“Semavî Dinlerde Nikâh Akitleri” Koleksiyonundan, tüm dinlerde nikâhsız beraberliğin suç sayıldığını ve gayrimeşru ilân edildiğini gösteren, meşru evliliklerin yazılı beratları olan, Müslümanlara ait İzinnâme’ler, Hıristiyanlara ait Nuptia’lar ve Musevilere ait Ketuba’lar… &#160; Devamı Derin Tarih Haziran Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“Semavî Dinlerde Nikâh Akitleri” Koleksiyonundan, tüm dinlerde nikâhsız beraberliğin suç sayıldığını ve gayrimeşru ilân edildiğini gösteren, meşru evliliklerin yazılı beratları olan, Müslümanlara ait İzinnâme’ler, Hıristiyanlara ait Nuptia’lar ve Musevilere ait Ketuba’lar…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-haziran-2025-/-sayi-159">Derin Tarih Haziran Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Geçmişten Günümüze İlaçlar, Eczacılar&#8230;</title>
		<link>https://www.derintarih.com/koleksiyoner-gozuyle/gecmisten-gunumuze-ilaclar-eczacilar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Enver Beşinci]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 May 2025 10:17:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Koleksiyoner Gözüyle]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=11447</guid>

					<description><![CDATA[Bitkilerden hazırlanan iksirlerle başlayan eczacılık serüveni, zamanla yalnızca bir tedavi pratiği olmaktan çıkıp, bilimsel temellere dayanan bağımsız bir meslek kimliğine dönüştü. Antik dünyanın hekimlerinden Abbâsî Bağdat’ının müstakil eczanelerine, Osmanlı dârüşşifâlarından Mekteb-i Tıbbiye’de açılan ilk Eczacı Sınıfı’na kadar bu yolculuk, eczacılığın bilim camiası ve toplum nezdindeki rolünü sürekli yeniden tanımladı. 19. yüzyılda sanayileşmenin etkisiyle ilaç üretimi büyük bir dönüşüm geçirirken, eczacılık da gelenek ile modernite arasında yeni bir denge arayışına girdi. &#160; Devamı Derin Tarih Mayıs Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bitkilerden hazırlanan iksirlerle başlayan eczacılık serüveni, zamanla yalnızca bir tedavi pratiği olmaktan çıkıp, bilimsel temellere dayanan bağımsız bir meslek kimliğine dönüştü. Antik dünyanın hekimlerinden Abbâsî Bağdat’ının müstakil eczanelerine, Osmanlı dârüşşifâlarından Mekteb-i Tıbbiye’de açılan ilk Eczacı Sınıfı’na kadar bu yolculuk, eczacılığın bilim camiası ve toplum nezdindeki rolünü sürekli yeniden tanımladı. 19. yüzyılda sanayileşmenin etkisiyle ilaç üretimi büyük bir dönüşüm geçirirken, eczacılık da gelenek ile modernite arasında yeni bir denge arayışına girdi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-mayis-2025-/-sayi-158">Derin Tarih Mayıs Sayısında… </a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>‘İcâzetli Hekimlerin Batı’ya Yolculuğu</title>
		<link>https://www.derintarih.com/koleksiyoner-gozuyle/icazetli-hekimlerin-batiya-yolculugu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Enver Beşinci]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 13:21:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Koleksiyoner Gözüyle]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=11374</guid>

					<description><![CDATA[Osmanlı’dan Cumhuriyet’e devlet eliyle Batı’ya gönderilen talebelerin iz bırakan hikâyeleri&#8230; Bir yanda modernleşme arayışıyla şekillenen eğitim politikaları, diğer yanda siyasî baskılarla yurtdışına çıkan Jön Türklerin ilmî ve fikrî arayışları&#8230; Hilmi Ziya Ülken’in babasından Aydın Sayılı’ya uzanan bu yolculuk, sadece şahısların değil, bir medeniyetin kendisini yeniden inşa etme çabasının da hikâyesi. &#160; Devamı Derin Tarih Nisan Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Osmanlı’dan Cumhuriyet’e devlet eliyle Batı’ya gönderilen talebelerin iz bırakan hikâyeleri&#8230; Bir yanda modernleşme arayışıyla şekillenen eğitim politikaları, diğer yanda siyasî baskılarla yurtdışına çıkan Jön Türklerin ilmî ve fikrî arayışları&#8230; Hilmi Ziya Ülken’in babasından Aydın Sayılı’ya uzanan bu yolculuk, sadece şahısların değil, bir medeniyetin kendisini yeniden inşa etme çabasının da hikâyesi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-nisan-2025-/-sayi-157">Derin Tarih Nisan Sayısında…</a></strong><strong> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tıp Okullarıyla Modernleşme Yolunda İlk Teşebbüsler</title>
		<link>https://www.derintarih.com/koleksiyoner-gozuyle/tip-okullariyla-modernlesme-yolunda-ilk-tesebbusler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Enver Beşinci]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Mar 2025 09:04:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Koleksiyoner Gözüyle]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=11293</guid>

					<description><![CDATA[Rum cemaatince 1805 yılında Patrikhane’den bağımsız olarak kurulan ve ıslahat döneminin ilk tıp okulu olan Kuruçeşme’deki Rum Tıbbiyesi, modern tıp okulları için geleceğe iyi bir örnek, eğitime duyulan ihtiyacı göstermesi bakımından da önemli bir tecrübedir. 1806’da ise İstanbul’da Tersâne-i Âmire’de hekim ve cerrah yetiştirmek üzere Batı usulü eğitim veren modern bir tıbbiye mahiyetindeki Tersâne Tıbhânesi kapılarını açmış, sahada ciddi bir teşebbüs olarak tarihe geçmiştir. &#160; Devamı Derin Tarih Mart Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Rum cemaatince 1805 yılında Patrikhane’den bağımsız olarak kurulan ve ıslahat döneminin ilk tıp okulu olan Kuruçeşme’deki Rum Tıbbiyesi, modern tıp okulları için geleceğe iyi bir örnek, eğitime duyulan ihtiyacı göstermesi bakımından da önemli bir tecrübedir. 1806’da ise İstanbul’da Tersâne-i Âmire’de hekim ve cerrah yetiştirmek üzere Batı usulü eğitim veren modern bir tıbbiye mahiyetindeki Tersâne Tıbhânesi kapılarını açmış, sahada ciddi bir teşebbüs olarak tarihe geçmiştir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-mart-2025-/-sayi-156">Derin Tarih Mart Sayısında…</a></strong><strong> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hipokrat’tan Bugüne Hekim Yeminleri</title>
		<link>https://www.derintarih.com/tip-tarihi/hipokrattan-bugune-hekim-yeminleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Enver Beşinci]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 14:02:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tıp Tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=11201</guid>

					<description><![CDATA[İslâm’dan önceki dönemde ilk tıp tahsili ve tıbbî çalışmalar manastırlarda başlamış; İslâm’dan sonra halifeler, eşleri, vezirler ve emirler başta olmak üzere önde gelen kimseler tarafından vakıf statüsünde çok sayıda şifahane/tedavi mekânı inşa edilmiştir. Mezopotamya’dan Çin’e, Bizans’tan Antik Yunan’a tıbbın dinî esaslara dayandığı tıp mabetleri ve rahip-hekimler tarafında icra edilen sağlık hizmetleri… &#160; Devamı Derin Tarih Şubat Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İslâm’dan önceki dönemde ilk tıp tahsili ve tıbbî çalışmalar manastırlarda başlamış; İslâm’dan sonra halifeler, eşleri, vezirler ve emirler başta olmak üzere önde gelen kimseler tarafından vakıf statüsünde çok sayıda şifahane/tedavi mekânı inşa edilmiştir. Mezopotamya’dan Çin’e, Bizans’tan Antik Yunan’a tıbbın dinî esaslara dayandığı tıp mabetleri ve rahip-hekimler tarafında icra edilen sağlık hizmetleri…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-subat-2025">Derin Tarih Şubat Sayısında…</a></strong><strong> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Batı’yı Isıtan Doğu Güneşi: İslâm Tıbbı Avrupa’yı Nasıl Etkiledi?</title>
		<link>https://www.derintarih.com/koleksiyoner-gozuyle/batiyi-isitan-dogu-gunesi-islam-tibbi-avrupayi-nasil-etkiledi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Enver Beşinci]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Jan 2025 08:10:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Koleksiyoner Gözüyle]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=11095</guid>

					<description><![CDATA[Tarih boyunca insanların en büyük arzularından biri uzun yaşamak hatta ölümsüzlük olmuştur. Bunun için de kadim dönemlerden beri ölüme çareler aranmış, daha uzun bir ömür sürmek için formüller geliştirilmiştir. Hekimliğin de başlangıçta böyle ortaya çıktığı söylenebilir. Kadim tıbbın esasını ise insanın mevcut sıhhatli durumunu korumak oluşturur. İslâm dönemi tıbbı ise Tıbb-ı Nebevî ile birlikte Grek-İskenderiye, Süryânî, İran ve Hint geleneklerine ait geniş birikimi kendi perspektifi içinde ortaya çıkmıştır. &#160; Devamı Derin Tarih Ocak Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tarih boyunca insanların en büyük arzularından biri uzun yaşamak hatta ölümsüzlük olmuştur. Bunun için de kadim dönemlerden beri ölüme çareler aranmış, daha uzun bir ömür sürmek için formüller geliştirilmiştir. Hekimliğin de başlangıçta böyle ortaya çıktığı söylenebilir. Kadim tıbbın esasını ise insanın mevcut sıhhatli durumunu korumak oluşturur. İslâm dönemi tıbbı ise Tıbb-ı Nebevî ile birlikte Grek-İskenderiye, Süryânî, İran ve Hint geleneklerine ait geniş birikimi kendi perspektifi içinde ortaya çıkmıştır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-ocak-2025-/-sayi-154">Derin Tarih Ocak Sayısında…</a></strong><strong> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Din Kaynaklı Tıp ve İlk Şifa Mabetleri</title>
		<link>https://www.derintarih.com/kesifler/din-kaynakli-tip-ve-ilk-sifa-mabetleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Enver Beşinci]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Dec 2024 08:49:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Keşifler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=11018</guid>

					<description><![CDATA[İslâm’dan önceki dönemde ilk tıp tahsili ve tıbbî çalışmalar manastırlarda başlamış; İslâm’dan sonra halifeler, eşleri, vezirler ve emirler başta olmak üzere önde gelen kimseler tarafından vakıf statüsünde çok sayıda şifahane/tedavi mekânı inşa edilmiştir. Mezopotamya’dan Çin’e, Bizans’tan Antik Yunan’a tıbbın dinî esaslara dayandığı tıp mabetleri ve rahip-hekimler tarafında icra edilen sağlık hizmetleri… &#160; Devamı Derin Tarih Aralık Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İslâm’dan önceki dönemde ilk tıp tahsili ve tıbbî çalışmalar manastırlarda başlamış; İslâm’dan sonra halifeler, eşleri, vezirler ve emirler başta olmak üzere önde gelen kimseler tarafından vakıf statüsünde çok sayıda şifahane/tedavi mekânı inşa edilmiştir. Mezopotamya’dan Çin’e, Bizans’tan Antik Yunan’a tıbbın dinî esaslara dayandığı tıp mabetleri ve rahip-hekimler tarafında icra edilen sağlık hizmetleri…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-aralik-2024-/-sayi-154">Derin Tarih Aralık Sayısında…</a></strong><strong> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Harf İnkılâbı Kültür İstiklâli Getirdi Mi?</title>
		<link>https://www.derintarih.com/kesifler/harf-inkilabi-kultur-istiklali-getirdi-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Enver Beşinci]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Nov 2024 13:36:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Keşifler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=10931</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye’nin “muasır medeniyetler seviyesine” ulaşması amacıyla 1 Kasım 1928’de “Alfabe Devrimi Türklüğün kültür istiklâli olacak” ifadesiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan ve 3 Kasım 1928’de kabul edilen alfabe değişikliği kültürel hafızamızda büyük bir kırılmaya neden oldu. Ardından çıkarılan “Millet Mektepleri Teşkilat Talimatnamesi”yle 16-45 yaş arasındaki herkes Latin harfleriyle okuyup yazmaya mecbur edildi. Bu değişimle meşhur şahsiyetler, ilim ve devlet adamları, hekim ve askerler, hatta Osmanlı medreselerinde muallimlik yapan âlimler dahi okuma-yazma bilmeyen kimseler haline gelmişti. Yeni alfabeyi öğrenen yetişkinlere verilen diplomalar ve Osmanlı Türkçesiyle yazılmaya devam edilen evrak eşliğinde Harf inkılâbının belgelere yansıyan çehresi. &#160; Devamı Derin Tarih Kasım Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin “muasır medeniyetler seviyesine” ulaşması amacıyla 1 Kasım 1928’de “Alfabe Devrimi Türklüğün kültür istiklâli olacak” ifadesiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan ve 3 Kasım 1928’de kabul edilen alfabe değişikliği kültürel hafızamızda büyük bir kırılmaya neden oldu. Ardından çıkarılan “Millet Mektepleri Teşkilat Talimatnamesi”yle 16-45 yaş arasındaki herkes Latin harfleriyle okuyup yazmaya mecbur edildi. Bu değişimle meşhur şahsiyetler, ilim ve devlet adamları, hekim ve askerler, hatta Osmanlı medreselerinde muallimlik yapan âlimler dahi okuma-yazma bilmeyen kimseler haline gelmişti. Yeni alfabeyi öğrenen yetişkinlere verilen diplomalar ve Osmanlı Türkçesiyle yazılmaya devam edilen evrak eşliğinde Harf inkılâbının belgelere yansıyan çehresi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-kasim-2024-/-sayi-152">Derin Tarih Kasım Sayısında…</a></strong><strong> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Osmanlı Eğitiminde Mükâfat</title>
		<link>https://www.derintarih.com/genel/osmanli-egitiminde-mukafat/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Enver Beşinci]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Oct 2024 11:11:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=10855</guid>

					<description><![CDATA[Osmanlı eğitim sisteminde talebelerin ödüllendirilmesinde kullanılan “evrâk-ı takdiriye” uygulaması köklü bir geçmişe sahiptir. 19. yüzyılda çıkarılan nizamnâmelerle birlikte bu uygulama daha sistemli hale getirilmiş, mükâfat yöntemleri ciddiyetle uygulanmıştır. Talebelerin gayretini perçinlemek amacıyla verilen “evrâk-ı takdiriye” belgeleri, başarı ve ahlâkî duruşun somut birer nişanesiydi. âferinden imtiyâza, tahsînden zikr-i cemile uzanan bu ödüller kimlere niçin verilirdi, Enver Beşinci’nin koleksiyonundan belgeler eşliğinde yakından bakalım. &#160; Devamı Derin Tarih Ekim Sayısında…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Osmanlı eğitim sisteminde talebelerin ödüllendirilmesinde kullanılan “evrâk-ı takdiriye” uygulaması köklü bir geçmişe sahiptir. 19. yüzyılda çıkarılan nizamnâmelerle birlikte bu uygulama daha sistemli hale getirilmiş, mükâfat yöntemleri ciddiyetle uygulanmıştır. Talebelerin gayretini perçinlemek amacıyla verilen “evrâk-ı takdiriye” belgeleri, başarı ve ahlâkî duruşun somut birer nişanesiydi. âferinden imtiyâza, tahsînden zikr-i cemile uzanan bu ödüller kimlere niçin verilirdi, Enver Beşinci’nin koleksiyonundan belgeler eşliğinde yakından bakalım.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-eylul-2024-/-sayi-150">Derin Tarih Ekim</a></strong><strong><a href="https://birlikte.com.tr/derin-tarih-ekim-2024-/-sayi-151"> Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mektebe Başlamak Düğün Misali Bir Merasimle Kutlanırdı</title>
		<link>https://www.derintarih.com/kesifler/mektebe-baslamak-dugun-misali-bir-merasimle-kutlanirdi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Enver Beşinci]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Sep 2024 11:02:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Keşifler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=10778</guid>

					<description><![CDATA[Dinî ve kültürel değerlerin verildiği Sıbyan Mektepleri eğitim ve öğretimin başlangıcını teşkil eder, günümüzdeki ilköğretime karşılık gelirdi. Sabi denilen çocuk 4 yıl, 4 ay, 4 gününü doldurup okuma çağına geldiğinde ailesi, mektep hocası, mektep kalfası, hademesi, çocuklar ve mahallelilerin iştirakiyle talebenin evinden başlayıp mektepte son bulan ve yol boyunca farklı gösterilerin yapıldığı törenler ise Âmin Alayı ya da Bed’-i Besmele adıyla anılırdı. Osmanlı Devleti’nin küçük yaştan itibaren eğitim ve öğretime verdiği değeri gösteren, aynı zamanda çocuğa okulu sevdirme gibi pedagojik amaçlar ihtiva eden bu zenginliklerimize, belge ve fotoğraflar eşliğinde yakından bakalım. &#160; Devamı Derin Tarih Eylül Sayısında…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dinî ve kültürel değerlerin verildiği Sıbyan Mektepleri eğitim ve öğretimin başlangıcını teşkil eder, günümüzdeki ilköğretime karşılık gelirdi. Sabi denilen çocuk 4 yıl, 4 ay, 4 gününü doldurup okuma çağına geldiğinde ailesi, mektep hocası, mektep kalfası, hademesi, çocuklar ve mahallelilerin iştirakiyle talebenin evinden başlayıp mektepte son bulan ve yol boyunca farklı gösterilerin yapıldığı törenler ise Âmin Alayı ya da Bed’-i Besmele adıyla anılırdı. Osmanlı Devleti’nin küçük yaştan itibaren eğitim ve öğretime verdiği değeri gösteren, aynı zamanda çocuğa okulu sevdirme gibi pedagojik amaçlar ihtiva eden bu zenginliklerimize, belge ve fotoğraflar eşliğinde yakından bakalım.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-eylul-2024-/-sayi-150">Derin Tarih Eylül</a></strong><strong><a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-temmuz-2024-/-sayi-148"> Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Robert Kolej’in Kuruluş Amacı: Protestanlığı Tüm İnsanlığa Yaymak</title>
		<link>https://www.derintarih.com/kesifler/robert-kolejin-kurulus-amaci-protestanligi-tum-insanliga-yaymak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Enver Beşinci]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Aug 2024 14:31:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Keşifler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=10696</guid>

					<description><![CDATA[Misyonerliğin hizmet ettiği en temel amaç, bu yolu kullanan devletlere yeni sömürgeler kazandırmaktır. Çünkü fiilî sömürgecilik günümüzde yerini zihinsel sömürgeciliğe bırakmıştır ve bunun en verimli yolu da eğitim kurumlarından geçmektedir. “Osmanlı, Asya’nın anahtarıdır” idealiyle hareket eden misyoner örgütler özellikle Osmanlı İmparatorluğu’nun çok milletli ve dinli çoğulcu yapısından istifade ederek çeşitli okullar açmışlardır. Amerikalı misyonerlerin açtığı ve yaklaşık bir buçuk asırlık bir geçmişe sahip Robert Kolej de bunların en başarılısıdır. Enver Beşinci’nin koleksiyonundan görseller eşliğinde kolejin arka bahçesi&#8230; &#160; Devamı Derin Tarih Ağustos Sayısında…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Misyonerliğin hizmet ettiği en temel amaç, bu yolu kullanan devletlere yeni sömürgeler kazandırmaktır. Çünkü fiilî sömürgecilik günümüzde yerini zihinsel sömürgeciliğe bırakmıştır ve bunun en verimli yolu da eğitim kurumlarından geçmektedir. “Osmanlı, Asya’nın anahtarıdır” idealiyle hareket eden misyoner örgütler özellikle Osmanlı İmparatorluğu’nun çok milletli ve dinli çoğulcu yapısından istifade ederek çeşitli okullar açmışlardır. Amerikalı misyonerlerin açtığı ve yaklaşık bir buçuk asırlık bir geçmişe sahip Robert Kolej de bunların en başarılısıdır. Enver Beşinci’nin koleksiyonundan görseller eşliğinde kolejin arka bahçesi&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-agustos-2024-/-sayi-149">Derin Tarih Ağustos</a></strong><strong><a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-temmuz-2024-/-sayi-148"> Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İlmî ce İçtimai Hayatın İstikrar ve İntizamını Temin Eden Belgeler: İcazetnâmeler</title>
		<link>https://www.derintarih.com/egitim-tarihi/ilmi-ce-ictimai-hayatin-istikrar-ve-intizamini-temin-eden-belgeler-icazetnameler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Enver Beşinci]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Jul 2024 11:16:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim Tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=10594</guid>

					<description><![CDATA[Hz. Peygamber’e (sas) muhabbet ve bağlılığın bir ifadesi olan zikir ve salavâtı hususi bir usulde sürdürme yahut tarikat terbiyesini başkalarına da öğretebilme ehliyetinin belgesidir icâzetnâme. Yine miras hukukunu İslâm esaslarına göre işletebilmenin veya hüsn-i hatta dair kâmil bir bilgiye sahip olmanın da&#8230; Enver Beşinci, hususi koleksiyonundan parçalarla farklı sahalarda verilen icâzetnâmelerin hikâyesini anlatmaya devam ediyor. &#160; Devamı Derin Tarih Temmuz Sayısında…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hz. Peygamber’e (sas) muhabbet ve bağlılığın bir ifadesi olan zikir ve salavâtı hususi bir usulde sürdürme yahut tarikat terbiyesini başkalarına da öğretebilme ehliyetinin belgesidir icâzetnâme. Yine miras hukukunu İslâm esaslarına göre işletebilmenin veya hüsn-i hatta dair kâmil bir bilgiye sahip olmanın da&#8230; Enver Beşinci, hususi koleksiyonundan parçalarla farklı sahalarda verilen icâzetnâmelerin hikâyesini anlatmaya devam ediyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-temmuz-2024-/-sayi-148">Derin Tarih Temmuz</a></strong><strong><a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-temmuz-2024-/-sayi-148"> Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Varaka-i Derecat”tan “Karne”ye</title>
		<link>https://www.derintarih.com/egitim-tarihi/varaka-i-derecattan-karneye/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Enver Beşinci]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Jun 2024 11:23:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim Tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=10487</guid>

					<description><![CDATA[Biz yaşı belli bir yere gelenler, kara tahtalı sınıflarda siyah önlük ve beyaz yakalarımızla geleceğe dair masmavi hayaller kurduğumuz çocukluk dönemimizde, yılda iki kez yaşadığımız karne heyecanını hep hatırlarız. Şüphesiz bugün de farklı giysileri ve akıllı tahtalarıyla çocuklar aynı heyecanı duyuyor ve yaşıyorlar. Bir eğitim-öğretim yılının sonlarına yaklaştığımız şu günlerde, yurdun her köşesinde on binlerce öğrencinin de bu duyguyu yaşayacağını biliyoruz. &#160; Devamı Derin Tarih Haziran Sayısında…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Biz yaşı belli bir yere gelenler, kara tahtalı sınıflarda siyah önlük ve beyaz yakalarımızla geleceğe dair masmavi hayaller kurduğumuz çocukluk dönemimizde, yılda iki kez yaşadığımız karne heyecanını hep hatırlarız. Şüphesiz bugün de farklı giysileri ve akıllı tahtalarıyla çocuklar aynı heyecanı duyuyor ve yaşıyorlar. Bir eğitim-öğretim yılının sonlarına yaklaştığımız şu günlerde, yurdun her köşesinde on binlerce öğrencinin de bu duyguyu yaşayacağını biliyoruz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-haziran-2024-/-sayi-147">Derin Tarih Haziran Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Haçlı İttifakının Emsalsiz Gasbı</title>
		<link>https://www.derintarih.com/mercek/hacli-ittifakinin-emsalsiz-gasbi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Enver Beşinci]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Apr 2024 09:16:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Mercek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=10321</guid>

					<description><![CDATA[Dünyadaki teknik gelişmeleri yakından izleyen Osmanlı İmparatorluğu, İngiltere’ye iki savaş gemisi sipariş etmişti. Reşâdiye ve Sultan Osmân-ı Evvel adlarını taşıyan bu gemiler 1914 yazında tamamlandı, ancak İngilizler son anda teslimattan vazgeçerek fiyatı bile ödenmiş bulunan zırhlılara el koydu. Sonrasında imparatorluğun dağılmasıyla birlikte konuyla alakalı hiçbir hak talep edilemediği gibi, Lozan Anlaşması’nda Türkiye bu gemilerden ve ödenen bedelden tamamen feragat etti. İşte İngiltere’nin sergilediği bu emsalsiz haydutluğun ibretlik öyküsü&#8230; &#160; Devamı Derin Tarih Nisan Sayısında…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünyadaki teknik gelişmeleri yakından izleyen Osmanlı İmparatorluğu, İngiltere’ye iki savaş gemisi sipariş etmişti. Reşâdiye ve Sultan Osmân-ı Evvel adlarını taşıyan bu gemiler 1914 yazında tamamlandı, ancak İngilizler son anda teslimattan vazgeçerek fiyatı bile ödenmiş bulunan zırhlılara el koydu. Sonrasında imparatorluğun dağılmasıyla birlikte konuyla alakalı hiçbir hak talep edilemediği gibi, Lozan Anlaşması’nda Türkiye bu gemilerden ve ödenen bedelden tamamen feragat etti. İşte İngiltere’nin sergilediği bu emsalsiz haydutluğun ibretlik öyküsü&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-mart-nisan-2024">Derin Tarih Nisan Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
