﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Eyüp Şahin &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/yazar/eyupsahin/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Tue, 03 Oct 2023 12:38:09 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Eyüp Şahin &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Türk Polisi İşgal Altındaki İstanbul’dan Millî Mücadele’ye Silah Kaçırmıştı</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/turk-polisi-isgal-altindaki-istanbuldan-milli-mucadeleye-silah-kacirmisti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Eyüp Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Oct 2023 12:38:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=9864</guid>

					<description><![CDATA[Büyük bir yerleşim alanına sahip olan esir şehir İstanbul’daki asayişi sağlamakta zorluk çeken İtilaf Devletleri, bu görevi Türk polisine vermeyi tercih ettiler. Türk polisi ise Anadolu’da başlayan direniş hareketi için gerekli mühimmatı tedarik etmeye çalışıyor, bu doğrultuda istihbarat sağlıyordu. Ayrıca çeşitli operasyonlar düzenleyerek kışlalarda depolanan silah, mühimmat ve askerî malzemeleri ele geçirip gizli yollardan Anadolu’ya gönderiyordu. &#160; Devamı Derin Tarih Ekim Sayısında…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Büyük bir yerleşim alanına sahip olan esir şehir İstanbul’daki asayişi sağlamakta zorluk çeken İtilaf Devletleri, bu görevi Türk polisine vermeyi tercih ettiler. Türk polisi ise Anadolu’da başlayan direniş hareketi için gerekli mühimmatı tedarik etmeye çalışıyor, bu doğrultuda istihbarat sağlıyordu. Ayrıca çeşitli operasyonlar düzenleyerek kışlalarda depolanan silah, mühimmat ve askerî malzemeleri ele geçirip gizli yollardan Anadolu’ya gönderiyordu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-eylul-2023">Derin Tarih Ekim Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Osmanlı’da Parmak İzi Tekniğiyle Aydınlatılan İlk Cinayet</title>
		<link>https://www.derintarih.com/kesifler/osmanlida-parmak-izi-teknigiyle-aydinlatilan-ilk-cinayet/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Eyüp Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 Sep 2023 14:12:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Keşifler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=9745</guid>

					<description><![CDATA[Osmanlı polisiye anlamında da muasır devletlerden geri kalmamış, henüz erken bir tarih olan 1910’da Polis Teşkilatı içerisinde parmak izi incelemelerinde bulunulmak üzere Daktiloskopi Dairesi’ni kurmuştu. ilk parmak izi eğitimini veren kişi sıfatıyla Hacı Yusuf Cemil Bey önderliğinde kurulan bu yeni birim sayesinde Osmanlı’da ilk defa bir cinayet parmak izi tekniği kullanılarak çözülmüş, bu hadise de titizlikle raporlanmıştı. &#160; Devamı Derin Tarih Eylül Sayısında…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Osmanlı polisiye anlamında da muasır devletlerden geri kalmamış, henüz erken bir tarih olan 1910’da Polis Teşkilatı içerisinde parmak izi incelemelerinde bulunulmak üzere Daktiloskopi Dairesi’ni kurmuştu. ilk parmak izi eğitimini veren kişi sıfatıyla Hacı Yusuf Cemil Bey önderliğinde kurulan bu yeni birim sayesinde Osmanlı’da ilk defa bir cinayet parmak izi tekniği kullanılarak çözülmüş, bu hadise de titizlikle raporlanmıştı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-eylul-2023">Derin Tarih Eylül Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Müslüman Halka Hıristiyan Polis!</title>
		<link>https://www.derintarih.com/oteki-tarih/musluman-halka-hiristiyan-polis/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Eyüp Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Dec 2021 12:45:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öteki Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Hareket Ordusu]]></category>
		<category><![CDATA[Osman Nuri Bey]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı Devleti]]></category>
		<category><![CDATA[Propaganda]]></category>
		<category><![CDATA[Resneli Niyazi]]></category>
		<category><![CDATA[Rusya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=7692</guid>

					<description><![CDATA[Sömürgeci Avrupa ülkeleri, Osmanlı Devleti’ni “Hasta adam” olarak belletmiş olmasına rağmen menfaatleri sebebiyle toprak bütünlüğünü korumaya özen gösterdi. Rusya’nın sıcak denizlere inme politikasını ancak bu yolla engelleyebileceklerine inanıyorlardı. Ne var ki düşük yoğunluklu bu koruma stratejisi uzun soluklu olmadı. Bu durum Osmanlı topraklarındaki zengin petrol kaynaklarının keşfi ve İngilizlerin Filistin topraklarında bir devlet kurmayı hedefleyen Siyonistlere yardıma karar vermesiyle nihayete erdi. Öncelikle Sultan II. Abdülhamid’in tahttan inmesi gerekiyordu. Bunun için onun döneminde kurulan modern okullarda yetişen ordunun kulağına “özgürlük, hürriyet ve eşitlik” kelimelerini fısıldamak yeterli gelecekti. Propagandalar doğrultusunda isyan ederek dağlara çekilen Resneli Niyazi’nin hareketi özendirildi. Öte yandan, her nasılsa&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sömürgeci Avrupa ülkeleri, Osmanlı Devleti’ni “Hasta adam” olarak belletmiş olmasına rağmen menfaatleri sebebiyle toprak bütünlüğünü korumaya özen gösterdi. Rusya’nın sıcak denizlere inme politikasını ancak bu yolla engelleyebileceklerine inanıyorlardı. Ne var ki düşük yoğunluklu bu koruma stratejisi uzun soluklu olmadı. Bu durum Osmanlı topraklarındaki zengin petrol kaynaklarının keşfi ve İngilizlerin Filistin topraklarında bir devlet kurmayı hedefleyen Siyonistlere yardıma karar vermesiyle nihayete erdi.</p>
<p>Öncelikle Sultan II. Abdülhamid’in tahttan inmesi gerekiyordu. Bunun için onun döneminde kurulan modern okullarda yetişen ordunun kulağına “özgürlük, hürriyet ve eşitlik” kelimelerini fısıldamak yeterli gelecekti. Propagandalar doğrultusunda isyan ederek dağlara çekilen Resneli Niyazi’nin hareketi özendirildi. Öte yandan, her nasılsa payitahtta birden patlak veren irticai hareketin bastırılması icap etti. Bu bahaneyle yola düşen “Hareket Ordusu” kurgulanan senaryo gereği irticaî kalkışmayı dağıtmayı amaçlıyordu. Ancak İstanbul’a girince tam bir çapulcu alayı gibi davranarak Yıldız Sarayı’nı basıp yağmaladı. Ardından da amaç hasıl oldu, Abdülhamid Han tahttan indirildi.</p>
<p>Hareket Ordusunun kurgulandığı biçimde harekete geçirilmesiyle birçok insan mağdur edildi. Ferden mağdur edilenlerin ilki Yanya Polis Müdürü Osman Nuri Bey (Alptekin) olmuştu. Hareket Ordusu Kumandanlığı tarafından Dâhilîye Nezaretine gönderilen bir tezkereyle Osman Nuri Bey hakkında şikâyette bulunuluyordu.</p>
<p>Şikâyette:</p>
<p>“Yanya vilayeti maiyet memurlarından Avlonyalı Ali ve Polis Müdürü Nuri Efendilerin erbab-ı irticadan (gericilerden) olduklarından ve Hareket Ordusunun İstanbul’a hareketini vilayet dâhilindeki baskım/baskim kulüplerine1 telgraf keşidesiyle (çekilmesiyle) protesto ittiklerine ve ahaliyi ifsadadda (kargaşalara uğratmakta) bulunduklarına ve mumaileyhanın (adı geçen kişinin) orada bekaları münasebetsiz ahvalin zuhuruna (devam etmesi uygunsuz hallerin çıkmasına) sebebiyet vereceğine dair Üçüncü Ordu Kumandanlığından vuku bulan işar-ı calib nazar-ı dikkat ve haiz-i ehemmiyet (ilgi çekici ve ehemmiyetli) olduğundan ba-husus (özellikle) Nuri Beyin maktul (katledilmiş) Fehim Paşa ile maslub (asılmış) Halil Beyin adamlarından olduğu meşhûd ve mütevatir (görülmüş ve duyulmuş) olması ise, büsbütün başka bir diğer yere vereceğinden mumaileyhanın mahall-i saireye (diğer yerlere) nakil suretiyle tebdilleri (değiştirilmeleri) hususuna müsaade-i celile-i Nezaretpenahileri (nezaretin koruyucusunun yüce müsaadesi) istirham olunur ol babda. 27 Mayıs 1325 (9 Haziran 1909)<em>”<sup>2</sup> </em>denilerek istediklerinin uygulamaya konulmasını talep ediyorlardı.</p>
<p>Talep herhangi bir incelemeye tabi tutulmadan kabul edildi. İlk olarak müfettişlikte istihdam edildikten sonra 14 Kasım 1907’de yeni oluşturulan Adalar Sancağı Polis Müdürlüğü görevine ataması yapıldı. Ardından da Yemen Polis Müdürlüğü görevine ataması yapılarak İstanbul’dan uzaklaştırıldı. Yemen Polis Müdürü olarak görev yapmakta iken memuriyet görevinin lağvı üzerine emekli edildi.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-aralik-2021">Derin Tarih Aralık Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İngiliz Yanlısı Eskişehir Mutasarrıfı Nasıl Öldürüldü?</title>
		<link>https://www.derintarih.com/iz-birakanlar/ingiliz-yanlisi-eskisehir-mutasarrifi-nasil-olduruldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Eyüp Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Nov 2019 06:05:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İz Bırakanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Araphisar]]></category>
		<category><![CDATA[Demiryolu]]></category>
		<category><![CDATA[Hüdavendigar]]></category>
		<category><![CDATA[İdare-i Umumiye-i Vilayat]]></category>
		<category><![CDATA[II. Abdülhamid]]></category>
		<category><![CDATA[Mülkî]]></category>
		<category><![CDATA[Nizamname]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=5181</guid>

					<description><![CDATA[Mülkî yapılanma ve 1870 yılında yürürlüğe konulan İdare-i Umumiye- -i Vilayat Nizamnamesi hükümleri doğrultusunda Hüdavendigar vilayeti kurulmuş; Eskişehir, Kütahya sancağına bağlı bir kaza olarak zamanın mülkî yapılanmasındaki yerini almıştı. Verimli topraklar üzerindeki Eskişehir kazası, coğrafî olarak da önemli bir kavşakta bulunmasına karşılık ilk hamlede istenilen payı alamamış, tarım avantajı ona stratejik öncelik sağlayamamıştı. Hasretle beklenen fırsat Sultan II. Abdülhamid’in tesis ettiği, İstanbul-Eskişehir-Ankara üzerinden geçen demiryolu hattının faaliyete geçmesiyle yakalandı. Bu hatla birleşen Kütahya-Hüdavendigar ve Aydın (İzmir) demiryolu hattının tesisiyle Eskişehir kazası, konumuyla mütenasip bir stratejik değer kazandı. Geçen süreçte modernize edilen İstanbul-Ankara-Konya demiryolu coğrafî konum itibariyle Eskişehir’de birleştirildi. Sonraları İzmir&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Mülkî yapılanma ve 1870 yılında yürürlüğe konulan İdare-i Umumiye- -i Vilayat Nizamnamesi hükümleri doğrultusunda Hüdavendigar vilayeti kurulmuş; Eskişehir, Kütahya sancağına bağlı bir kaza olarak zamanın mülkî yapılanmasındaki yerini almıştı.</p>
<p>Verimli topraklar üzerindeki Eskişehir kazası, coğrafî olarak da önemli bir kavşakta bulunmasına karşılık ilk hamlede istenilen payı alamamış, tarım avantajı ona stratejik öncelik sağlayamamıştı.</p>
<p>Hasretle beklenen fırsat Sultan II. Abdülhamid’in tesis ettiği, İstanbul-Eskişehir-Ankara üzerinden geçen demiryolu hattının faaliyete geçmesiyle yakalandı. Bu hatla birleşen Kütahya-Hüdavendigar ve Aydın (İzmir) demiryolu hattının tesisiyle Eskişehir kazası, konumuyla mütenasip bir stratejik değer kazandı. Geçen süreçte modernize edilen İstanbul-Ankara-Konya demiryolu coğrafî konum itibariyle Eskişehir’de birleştirildi. Sonraları İzmir istikametine doğru uzatılan demiryolu da Eskişehir’deki diğer demiryolu hattıyla birleştirildi. Sonuç itibariyle Eskişehir süratle gelişmeye başladı. Demiryolu hattı yanında, Hüdavendigar vilayetinden başlayarak doğuya doğru uzanan şosenin de Eskişehir merkezinden geçerek Araphisar topraklarına ulaşıyor olması Eskişehir’e ayrı bir değer kazandırdı.</p>
<p><strong>Devamı <a href="http://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-kasım-2019">Derin Tarih Kasım Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Antep Savaşı’na Damga Vuran Serkomiser: Körükçü Mehmet</title>
		<link>https://www.derintarih.com/iz-birakanlar/antep-savasina-damga-vuran-serkomiser-korukcu-mehmet/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Eyüp Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Jul 2019 08:10:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İz Bırakanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Ermeniler]]></category>
		<category><![CDATA[İngilizler]]></category>
		<category><![CDATA[Şahin Bey]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=4685</guid>

					<description><![CDATA[FEVZİ EFENDİ &#160; Mütareke döneminde İngilizler tarafından işgal edilen Anadolu’nun güneyindeki Urfa, Maraş, Antep, Adana-Çukurova ve Mersin bölgeleri bir başka kazanç için Fransızlara devredildi. Fransa da bahse konu bölgeleri İngilizlerden devraldı. İngilizlerin işgaldeki stratejik planlarına karşılık Fransa, ordusunda bulundurduğu Ermeni lejyonerlerinin yanında bölgedeki Ermenilerle birlikte kuzeydoğu Anadolu’dan Suriye’ye tehcir edilen Ermenileri de yanına alıp Müslüman ahaliye zulmetmeye başladı. Hatta Suriye’deki Ermenilerin bir kısmını işgal ettikleri bölgelere yerleştirdi. Ermenilerin işgal bölgelerinde güçlenmesiyle birlikte zulüm ve saldırılar da artmaya başladı. Saldırılar ırz ve namusa yöneldiğinde sabır gösteren ahalinin teşkilatlanarak savunmaya geçmesi mukadder oldu. Fransız-Ermeni karma zulmüne karşı ilk Kuva-yı Milliye Urfa’da oluşturuldu.&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>FEVZİ EFENDİ</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Mütareke döneminde İngilizler tarafından işgal edilen Anadolu’nun güneyindeki Urfa, Maraş, Antep, Adana-Çukurova ve Mersin bölgeleri bir başka kazanç için Fransızlara devredildi. Fransa da bahse konu bölgeleri İngilizlerden devraldı.</p>
<p>İngilizlerin işgaldeki stratejik planlarına karşılık Fransa, ordusunda bulundurduğu Ermeni lejyonerlerinin yanında bölgedeki Ermenilerle birlikte kuzeydoğu Anadolu’dan Suriye’ye tehcir edilen Ermenileri de yanına alıp Müslüman ahaliye zulmetmeye başladı. Hatta Suriye’deki Ermenilerin bir kısmını işgal ettikleri bölgelere yerleştirdi. Ermenilerin işgal bölgelerinde güçlenmesiyle birlikte zulüm ve saldırılar da artmaya başladı. Saldırılar ırz ve namusa yöneldiğinde sabır gösteren ahalinin teşkilatlanarak savunmaya geçmesi mukadder oldu. Fransız-Ermeni karma zulmüne karşı ilk Kuva-yı Milliye Urfa’da oluşturuldu. Müslüman ahali, ırk ayrımı yapmadan Kuva-yı Milliye müfrezelerini oluşturarak Fransızlar ve Ermenilere karşı savaşmaya başladı. Urfa direnişini Maraş direnişi takip etti. Ardından da Antep halkı köleleştirme hareketine karşı harekete geçti. Sonuçta “Antep Savaşı” başladı.</p>
<p>Bu savaşın öncüleri; şehid-i muazzam Şahin Bey, eşkıya Karayılan, Happa Bacı ve Küçük Şehit Mehmet Kâmil oldu. Onların açtığı yolda ilerleyen Antepliler, “Esarete hayır” sloganıyla tarihin en mükemmel ve şerefli mücadelelerinden birine koyuldular.</p>
<p><strong>Devamı <a href="http://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-temmuz-2019">Derin Tarih Temmuz Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çanakkale Savaşının İlk Millî Destanı Urla’da Yazıldı</title>
		<link>https://www.derintarih.com/iz-birakanlar/canakkale-savasinin-ilk-milli-destani-urlada-yazildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Eyüp Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Feb 2019 21:24:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İz Bırakanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Çanakkale muharebesi]]></category>
		<category><![CDATA[İngiliz donanması]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı Devleti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=4266</guid>

					<description><![CDATA[Biz Çanakkale muharebesi deyince hep Çanakkale boğazında olup bitenleri biliriz ama muharebenin bir de Ege kıyılarına sıçrayan boyutu vardır ki hiç bilinmez. Çanakkale’deki İngiliz donanmasından ayrılan bir miktar torpidobot, Ege sahillerinde Osmanlı Devleti’ne ait liman ve tabii koylarda bulunan gemileri tedbir maksadıyla teslim alarak ya da batırarak etkisiz hale getirmeye çalışıyordu. Donanmalarına arkadan zarar verebileceklerini varsaydıkları Osmanlı donanmasına ait gemileri etkisiz hale getirmek için mümkünse teslim almayı, değilse batırmayı planlıyorlardı. Güvenlik hareketini güneye inerek tamamlamak niyetindeydiler. Bu maksatla üç parçadan oluşan İngiliz torpidosu 1914 Kasım’ı başlarında Urla limanına gelerek Beyrut yatı ile Kınalıada vapuru kaptanlarından, gemilerin 10 dakika zarfında içindekilerle&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Biz Çanakkale muharebesi deyince hep Çanakkale boğazında olup bitenleri biliriz ama muharebenin bir de Ege kıyılarına sıçrayan boyutu vardır ki hiç bilinmez. Çanakkale’deki İngiliz donanmasından ayrılan bir miktar torpidobot, Ege sahillerinde Osmanlı Devleti’ne ait liman ve tabii koylarda bulunan gemileri tedbir maksadıyla teslim alarak ya da batırarak etkisiz hale getirmeye çalışıyordu. Donanmalarına arkadan zarar verebileceklerini varsaydıkları Osmanlı donanmasına ait gemileri etkisiz hale getirmek için mümkünse teslim almayı, değilse batırmayı planlıyorlardı. Güvenlik hareketini güneye inerek tamamlamak niyetindeydiler. Bu maksatla üç parçadan oluşan İngiliz torpidosu 1914 Kasım’ı başlarında Urla limanına gelerek Beyrut yatı ile Kınalıada vapuru kaptanlarından, gemilerin 10 dakika zarfında içindekilerle birlikte teslim etmesini istediler. Kaptanlar teklifi reddedip “Size teslim etmektense yakarız” diyerek hazırladıkları yağlı paçavralarla gemileri ateşe verdiler. Bu sırada Beyrut yatında topların unutulduğu fark edildi.</p>



<p><strong>Devamı&nbsp;<a href="http://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-mart-2019">Derin Tarih Mart Sayısında…</a>&nbsp;﻿</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
