﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hasan Basri Öcalan &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/yazar/hasanbasriocalan/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Fri, 01 Jul 2022 08:26:44 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Hasan Basri Öcalan &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Şeyh İzzeddin Safiyullâh Efendi</title>
		<link>https://www.derintarih.com/asina-yuzler/seyh-izzeddin-safiyullah-efendi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hasan Basri Öcalan]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Jul 2022 08:26:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Âşina Yüzler]]></category>
		<category><![CDATA[Dr. Emin Acar Efendi]]></category>
		<category><![CDATA[İdris Şimşek]]></category>
		<category><![CDATA[İnegöl]]></category>
		<category><![CDATA[Levent Özcan]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kara]]></category>
		<category><![CDATA[Ulus]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=8276</guid>

					<description><![CDATA[Cumhuriyet devrinin dinî kanaat önderlerinden biri de merhum Dr. Emin Acar Efendi idi. Kendisiyle tanışma fırsatı bulamasam da dostlardan çokça hizmetlerini dinlemiş ve hakkında yazılar okumuştum. Kendileri hem siyasî hayatı sırasındaki hizmetleriyle, hem de daha sonra özellikle Ulus’taki mekânına gelenlere yaptığı sohbetlerle belli bir döneme damga vurmuş mümtaz şahsiyetlerdendir. 2022 senesi Mart ayının son pazarı için bir davet aldım. Kadim dostum Levent Özcan, merhum Dr. Emin Acar Efendi’nin vefatının sene-i devriyesi münasebetiyle İnegöl’deki kabri başında bir anma toplantısı yapılacağını ve şayet müsait ise Mustafa Kara hocamızla beraber bu anma merasimine katılımımızdan memnuniyet duyacağını söyledi. Merhumun vefatı 3 Nisan 2016, sene-i&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Cumhuriyet devrinin dinî kanaat önderlerinden biri de merhum Dr. Emin Acar Efendi idi. Kendisiyle tanışma fırsatı bulamasam da dostlardan çokça hizmetlerini dinlemiş ve hakkında yazılar okumuştum. Kendileri hem siyasî hayatı sırasındaki hizmetleriyle, hem de daha sonra özellikle Ulus’taki mekânına gelenlere yaptığı sohbetlerle belli bir döneme damga vurmuş mümtaz şahsiyetlerdendir.</p>
<p>2022 senesi Mart ayının son pazarı için bir davet aldım. Kadim dostum Levent Özcan, merhum Dr. Emin Acar Efendi’nin vefatının sene-i devriyesi münasebetiyle İnegöl’deki kabri başında bir anma toplantısı yapılacağını ve şayet müsait ise Mustafa Kara hocamızla beraber bu anma merasimine katılımımızdan memnuniyet duyacağını söyledi. Merhumun vefatı 3 Nisan 2016, sene-i devriyesi Ramazan ayına denk geldiği için anma toplantısı, birkaç gün öne alınmıştı. 28 Mart 2022 Pazar sabahı Levent Özcan, İdris Şimşek ve Mustafa Kara hocamızla merhumun medfun olduğu İnegöl’e bağlı Deydinler Köyü’ndeki anma programına katıldık. Merasime ilgi bir hayli fazla idi. Burada mevzubahis olacak husus ziyaretin ziyareti açtığıdır. Zira Dr. Emin Acar hakkında muhibbanı oldukça çok şey yazdılar ve yazıyorlar.1</p>
<p>Merhum Emin Acar’ın kabr-i şerif ve külliye fotoğraflarını çekip, son asır tasavvuf tarihi araştırmaları konusunda yed-i tûla sahibi Mehmed Akif Köseoğlu’na gönderdiğimde şu mealde bir mesaj geçtiler: “Hocam Hüseyin Vassâf Bey’e Uşşâkî icâzeti veren Şeyh İzzeddin Safiyullâh Efendi İnegöl’dedir, vaktiniz olursa ziyaret ediniz.” Doğrusunu söylemek gerekirse, Hüseyin Vassâf’ın hayatını, bazı kitaplarını ve çeşitli hatırlarını daha önce okumuş olduğum gibi özellikle bizim için bir başucu kitabı mahiyetindeki <em>Sefîne-i Evliyâ</em> adlı ansiklopedik tasavvuf tarihi eseri ile daima haşir neşir olmaktaydım. Ancak mürşidinin İnegöl’de medfun olduğu hatırımda yoktu. Acaba nerede, merkezde mi; yoksa bir köyde mi medfundu? İşte burada teknoloji devreye girdi ve “Google”dan yaptığım kısa bir araştırmadan sonra Hazretin izini bulabildim.</p>
<p>Deydinler Köyü’nde mevlid-i şerif kıraati, misafirhane, Kur’an Kursu açılışı ve namazı müteakib, yemek ikramı ile merasim sona erince durumu yol arkadaşlarıma ve programa ayrı bir ekiple gelen M. Safiyüddin Erhan Bey’e açtım. Onlar da böyle bir ziyaretten memnun kalacaklarını ifade ettiler.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-temmuz-2022">Derin Tarih Temmuz Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Orhan Camii Kütüphane, Mısrî Dergâhı Spor Salonu Olsun”</title>
		<link>https://www.derintarih.com/oteki-osmanli/orhan-camii-kutuphane-misri-dergahi-spor-salonu-olsun/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hasan Basri Öcalan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Sep 2021 04:10:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öteki Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[Ayasofya-i Kebir]]></category>
		<category><![CDATA[Fatih Sultan Mehmed]]></category>
		<category><![CDATA[İsmail Hakkı Bursevî]]></category>
		<category><![CDATA[Lâmîî Çelebi Camii]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=7352</guid>

					<description><![CDATA[Osmanlı ve İslâm mirası reddedildiğinden Türkiye’de 1920-30’lu yıllardan itibaren tarihî eserlere karşı bir vurdumduymazlık başladı. Din ve dinî kurumlarla ilişkisini paranteze alan yeni devlet cami, tekke, medrese gibi tarihî binaları ya ihmal ederek yıkılmaya terk etmiş ya da farklı amaçlarla kullanılmak üzere birçoğunu genç Cumhuriyet’in ideallerini gerçekleştirmek isteyen kurum ve kuruluşlara tahsis etmiştir. Bunun en bariz örneği, İstanbul’un fethinin sembolü olan ve Fatih Sultan Mehmed Han tarafından cami olarak vakfedilen Ayasofya Camii’dir. Vakfiyesinde “amaçları dışında kullananların ebedî olarak cehennemde kalmaları” gibi beddua cümleleri bulunmasına rağmen, 1934’te müzeye dönüştürülmüştür. Nihayet 2020’de bu hatadan dönüldü ve “Ayasofya-i Kebîr Camii Şerifi” namıyla aslına&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Osmanlı ve İslâm mirası reddedildiğinden Türkiye’de 1920-30’lu yıllardan itibaren tarihî eserlere karşı bir vurdumduymazlık başladı. Din ve dinî kurumlarla ilişkisini paranteze alan yeni devlet cami, tekke, medrese gibi tarihî binaları ya ihmal ederek yıkılmaya terk etmiş ya da farklı amaçlarla kullanılmak üzere birçoğunu genç Cumhuriyet’in ideallerini gerçekleştirmek isteyen kurum ve kuruluşlara tahsis etmiştir. Bunun en bariz örneği, İstanbul’un fethinin sembolü olan ve Fatih Sultan Mehmed Han tarafından cami olarak vakfedilen Ayasofya Camii’dir. Vakfiyesinde “amaçları dışında kullananların ebedî olarak cehennemde kalmaları” gibi beddua cümleleri bulunmasına rağmen, 1934’te müzeye dönüştürülmüştür. Nihayet 2020’de bu hatadan dönüldü ve “Ayasofya-i Kebîr Camii Şerifi” namıyla aslına döndürülerek “felakete” değil rahmete vesile oldu.</p>
<p>1326’dan itibaren cami, mescid, tekke, mektep, medrese, han, hamam, imaret ve türbelerle donatılan Bursa da hoyratlıktan nasibini aldı. Ne yazık ki bu eserlerin büyük bir kısmı 20. yüzyıla ulaştığı halde özellikle 1930’lu yıllardan itibaren harap halde olanların yıkılmasına göz yumulurken, sağlam olanların da amaçları dışında kullanılması yoluna gidildi. Oysa bunlar birer vakıf eseridir ve hemen hepsinin vakfiyesinde Ayasofya Camii vakfiyesindekine benzer beddua cümleleri yer almaktadır.</p>
<p>Tarihî eserlerin başka amaçlarla kullanılmasında halkevlerinin payı büyüktü. 1932’de farklı şehirlerde açılan ve genç Cumhuriyet’in ideolojisini her kesime yayma amacına hizmet eden bu merkezlerde müzik, tiyatro, bale kursları verilmiş; bazılarında tarih, dil, kültür şubeleri açılmış, kitap ve dergiler yayımlanmıştır. Bu süreçte tarihî eserlerin bazı bölümleri bu kurumlara tahsis edilerek farklı amaçlarla kullanılmıştır. Bursa’da bunun birçok örneği mevcuttur. Bugün cami olarak kullanılan İsmail Hakkı Bursevî Dergâhı’nın tevhidhânesi bir dönem spor salonu olarak kullanılmış, Lâmiî Çelebi Camii ve Karabaş Dergâhı da halkevi tarafından idman yurdu yapılmıştır.</p>
<p>Asıl saygısızlık Bursa’daki Orhan Camii’nde yapılmıştır. Orhan Gazi tarafından hisar dışında yaptırılan bu ilk cami, Osmanlı’nın ilk selatin camisi, ayrıca ilk ters T planlı camidir. Yapıldığı tarihten itibaren minaresinden ezan, kubbelerinden Kur’an sesi eksik olmayan Orhan Camii’nin vakfiyesinde, onu amacı dışında kullananlar için ağır ifadeler sarf edilmişse de Bursa Halkevi bu kadim mabedin millî kütüphane yapılmasını istemiştir.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-eylul-2021">Derin Tarih Eylül Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
