﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hüsamettin Arslan &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/yazar/husamettin-arslan/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Mon, 02 Jan 2017 12:32:54 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Hüsamettin Arslan &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Geçmişten Kaçmak Ya Da Osmanlı’ya Dönmek!</title>
		<link>https://www.derintarih.com/derin-yorum/gecmisten-kacmak-ya-da-osmanliya-donmek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüsamettin Arslan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 31 Dec 2016 22:09:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Derin Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[Heidegger]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı Devleti]]></category>
		<category><![CDATA[Presentizm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=1906</guid>

					<description><![CDATA[Aptallar ve ahmaklar tarih okumazlar. Modern kültür insanı öncesiz ve sonrasız bir “şimdi”ye mahkûm etmiştir. Cedlerinden bîhaber “modern insan” Baudelaire’in ifadeleriyle “güneşsiz koridorlar,” “insan akvaryumları,” Aragon’un ifadesiyle “gelip-geçicilik dininin hakiki mabedleri” durumundaki AVM’lerde cedsiz, geçmişsiz, zaman idesinden nasibini alamamış yapayalnız serseridir. AVM insanın şehvet organı “göz ve görme yetisi” panayırıdır. AVM işitme ve tahayyül yetisini felç eder. Orada acı yoktur, ıstırap yoktur, ölüm yoktur, geçmiş ve gelecek yoktur. Orası modern “anı yaşa” sloganının tecessüm ettiği yerdir. Modern insan “şimdi-perest”tir. Öncesiz ve sonrasız “şimdi” modern insanın mit’i, daha popüler bir ifadeyle ideolojisidir (presentizm). Ne yazık ki bu, insanın kaderi ya da&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Aptallar ve ahmaklar tarih okumazlar. Modern kültür insanı öncesiz ve sonrasız bir “şimdi”ye mahkûm etmiştir. Cedlerinden bîhaber “modern insan” Baudelaire’in ifadeleriyle “güneşsiz koridorlar,” “insan akvaryumları,” Aragon’un ifadesiyle “gelip-geçicilik dininin hakiki mabedleri” durumundaki AVM’lerde cedsiz, geçmişsiz, zaman idesinden nasibini alamamış yapayalnız serseridir. AVM insanın şehvet organı “göz ve görme yetisi” panayırıdır. AVM işitme ve tahayyül yetisini felç eder. Orada acı yoktur, ıstırap yoktur, ölüm yoktur, geçmiş ve gelecek yoktur. Orası modern “anı yaşa” sloganının tecessüm ettiği yerdir. Modern insan “şimdi-perest”tir. Öncesiz ve sonrasız “şimdi” modern insanın mit’i, daha popüler bir ifadeyle ideolojisidir (presentizm). Ne yazık ki bu, insanın kaderi ya da yazgısıdır. Presentizm geçmişe kapalıdır çünkü geçmiş görülemez; geleceğe kapalıdır çünkü gelecek görülemez. Geçmiş ve gelecek işitilebilir ve tahayyül edilebilirdir, görülebilir değildir. Presentizm hatırlama, işitme ve tahayyül yetilerimize kapalıdır.</p>
<p>İnsan homo historkusmus’tur; insan bir tarih hayvanıdır. İnsanın animal rational (rasyonel hayvan), insanın homo laborans (emekçi hayvan), insanın animal social (sosyal hayvan) vb. olduğunu söyleyen bütün entelektüel ideolojiler yanılmıştır. Çünkü insan bir zaman varlığıdır; insan zamandır ve işte bu yüzden tarihseldir. “İnsan yürüyen tarihtir” der Shakespeare.</p>
<p>İnsanın “zaman varlığı” olmaklığı veya insanın varoluşunun (to be/olmak veya oluş) ritmi naturel dillerin gramer kiplerinde (gramerin zaman kiplerinde) tecessüm etmiştir. Doğal dillerin zaman kipleri insanın varoluşunun da kipleridir. Doğal dillerin zaman kipleri zamanın ilk tasnifleridir. Onlar otantik tasniflerdir. What was, olmuş olan, yani “geçmiş”; what is, olan, oluyor olan, yani realite/gerçeklik, yani “şimdi”; what ought to be, olması gereken, yani değerler ve etik hakikat alanı, yani “gelecek.” Dijital zamanın hızını diskalifiye eden bir hızla “gelecek geliyor!” (Heidegger). Ölüm ışık hızını aşarak geliyor.</p>
<p><strong>Devamı <a href="http://www.birlikte.com.tr/derintarih-ocak2017">Derin Tarih Ocak Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Halkın Mührünü Vurduğu Sistem: Türk Tipi Başkanlık</title>
		<link>https://www.derintarih.com/derin-yorum/halkin-muhrunu-vurdugu-sistem-turk-tipi-baskanlik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüsamettin Arslan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 30 Nov 2016 22:08:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Derin Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[Anglo-Sakson]]></category>
		<category><![CDATA[Monzim]]></category>
		<category><![CDATA[Pax-Americana]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=1787</guid>

					<description><![CDATA[Tek-kutuplu dünya düzeni sallanıyor. Pax-Americana (Amerikan Barışı) Afganistan, Irak, Suriye ve Ukrayna’da can çekişiyor. ABD dünya toplumları ve devletleri hiyerarşisindeki statüsünü 21. yüzyılın filizlenen yeni egemen güçleri karşısında artık “vekil” terör örgütlerine dayanarak sürdürebiliyor. ABD’nin “tek kutup” statüsünü “terör ve şiddetle” koruma mücadelesinin kılıfı ise Anglo-Sakson kültürün dünyaya pazarladığı “yeni insanlık dini” demokrasi. Demokrasi ile anarşi, güvenlik ile özgürlük arasındaki sınır teoride net olabilir fakat pratik hayatta öyle değil. Hem özgür, hem de güvende olmak sırat köprüsünden geçmek kadar zor. Radikal özgürlük/demokrasi talepleri, radikal anarşi ve terörle sonuçlanıyor. Daha fazla demokrasi, daha fazla terör ve şiddetle, demokrasinin küreselleşmesi terör ve&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tek-kutuplu dünya düzeni sallanıyor. Pax-Americana (Amerikan Barışı) Afganistan, Irak, Suriye ve Ukrayna’da can çekişiyor. ABD dünya toplumları ve devletleri hiyerarşisindeki statüsünü 21. yüzyılın filizlenen yeni egemen güçleri karşısında artık “vekil” terör örgütlerine dayanarak sürdürebiliyor. ABD’nin “tek kutup” statüsünü “terör ve şiddetle” koruma mücadelesinin kılıfı ise Anglo-Sakson kültürün dünyaya pazarladığı “yeni insanlık dini” demokrasi.</p>
<p>Demokrasi ile anarşi, güvenlik ile özgürlük arasındaki sınır teoride net olabilir fakat pratik hayatta öyle değil. Hem özgür, hem de güvende olmak sırat köprüsünden geçmek kadar zor. Radikal özgürlük/demokrasi talepleri, radikal anarşi ve terörle sonuçlanıyor. Daha fazla demokrasi, daha fazla terör ve şiddetle, demokrasinin küreselleşmesi terör ve şiddetin küreselleşmesiyle sonuçlanıyor. Dünyanın tek kutbu ile ittifak kuran efendiler durumdan memnun; statülerine zarar gelmediği sürece sorun yok.</p>
<p>Tek-kutuplu dünya düzeni mantığı gereği bizatihi terör düzenidir. Tek-kutup antidemokratiktir. Tek-kutup her yerde terördür. Her yerde ABD terörü. Ekonomik, politik, kültürel, etnik, dinî farklılıklarına rağmen dünya halklarını ve ülkelerini ilgili farklılıkları kenara iterek tek bir sisteme/düzene, tek bir sepete sığdırmaya ve sıkıştırmaya çalışmanın kendisi terördür. Bu ayrıca ABD’nin güçlü bir militer endüstriyle misyonerliğini yaptığı “demokrasi” dininin paradoksu veya temel çelişkisidir. Tek-kutuplu sistem çoğul değildir, “mono”dur, dolayısıyla demokratik değildir;  “monizm” ve dolayısıyla total emperyalizmdir. Çok-kutuplu, çok-sistemli, çok-düzenli bir dünya daha âdil, insan realitesine daha uygun ve daha “demokratik” olabilir.</p>
<p>Devamı <a href="http://www.birlikte.com.tr/derintarih-aralik2016" target="_blank">Derin Tarih Aralık Sayısında…</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
