﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İsmail Güleç &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/yazar/ismailgulec/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Tue, 10 Dec 2024 09:08:51 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>İsmail Güleç &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Şeyh Gâlib Hayrâbâd’ı Neden Beğenmemişti?</title>
		<link>https://www.derintarih.com/izdusum/seyh-galib-hayrabadi-neden-begenmemisti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Güleç]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Dec 2024 09:08:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İzdüşüm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=11032</guid>

					<description><![CDATA[Katıldığı bir mecliste, Nâbî’nin Hayrâbâd’ ına, benzerinin asla yazılamayacağı yönünde abartılı övgülerde bulunulması Şeyh Gâlib’i rahatsız eder. O sıralar 26 yaşında genç bir şair olan Şeyh Gâlib, Nâbî’nin eserine, altı ay içinde yazıp bitirdiği Hüsn ü Aşk ile karşılık verir. Ayrıca Hüsn ü Aşk’ ın sebeb-i telif bölümünde Nâbî’ye bazı eleştirilerde bulunur. Ahmet Hamdi Tanpınar’a göre bu eleştiriler aslında bir şairden ziyade artık tekrara düşen bir şiir geleneğini hedef almaktadır. &#160; Devamı Derin Tarih Aralık Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Katıldığı bir mecliste, Nâbî’nin Hayrâbâd’ ına, benzerinin asla yazılamayacağı yönünde abartılı övgülerde bulunulması Şeyh Gâlib’i rahatsız eder. O sıralar 26 yaşında genç bir şair olan Şeyh Gâlib, Nâbî’nin eserine, altı ay içinde yazıp bitirdiği Hüsn ü Aşk ile karşılık verir. Ayrıca <em>Hüsn ü Aşk</em>’ ın sebeb-i telif bölümünde Nâbî’ye bazı eleştirilerde bulunur. Ahmet Hamdi Tanpınar’a göre bu eleştiriler aslında bir şairden ziyade artık tekrara düşen bir şiir geleneğini hedef almaktadır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-aralik-2024-/-sayi-154">Derin Tarih Aralık Sayısında…</a></strong><strong> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kitaplara Meftun Bir Sultan</title>
		<link>https://www.derintarih.com/iz-birakanlar/kitaplara-meftun-bir-sultan/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Güleç]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Nov 2024 13:42:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İz Bırakanlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=10940</guid>

					<description><![CDATA[Siyasî ve idarî açıdan Osmanlı devlet sisteminin bozulmasına sebebiyet veren kararlara imza attığı yönünde eleştirilse de 1574-1595 yılları arasında tahtta bulunan Sultan III. Murad devrinde kültür ve sanatta klasik formun zirveye ulaştığı söylenebilir. Sanatı ve sanatçıları himaye eden III. Murad’ın bir özelliği de elinde kitabıyla portresini çizdirecek kadar kitaplara düşkün olmasıdır. Kütüphanesinde onun arzusuyla telif ve tercüme edilen 345 eser vardır. Kitaplara düşkün bir Osmanlı padişahı neler okurdu, diye merak ediyorsanız listeyi birlikte inceleyelim. &#160; Devamı Derin Tarih Kasım Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Siyasî ve idarî açıdan Osmanlı devlet sisteminin bozulmasına sebebiyet veren kararlara imza attığı yönünde eleştirilse de 1574-1595 yılları arasında tahtta bulunan Sultan III. Murad devrinde kültür ve sanatta klasik formun zirveye ulaştığı söylenebilir. Sanatı ve sanatçıları himaye eden III. Murad’ın bir özelliği de elinde kitabıyla portresini çizdirecek kadar kitaplara düşkün olmasıdır. Kütüphanesinde onun arzusuyla telif ve tercüme edilen 345 eser vardır. Kitaplara düşkün bir Osmanlı padişahı neler okurdu, diye merak ediyorsanız listeyi birlikte inceleyelim.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-kasim-2024-/-sayi-152">Derin Tarih Kasım Sayısında…</a></strong><strong> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İstanbul’daki  Kadem-i Şerîfler İçin Yazılan Manzûmeler</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/istanbuldaki-kadem-i-serifler-icin-yazilan-manzumeler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Güleç]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Oct 2024 13:09:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=10866</guid>

					<description><![CDATA[İstanbul’da altısı Hırka-ı Saâdet’te, üçü III. Mustafa ve I. Abdülhamid türbeleri ile Eyüp Sultan’da olmak üzere dokuz kadem-i şerîf bulunmaktadır. Bu kadem-i şerîflerin bulundukları yeri incelediğimizde hepsi için bir manzume yazıldığını görürüz. Beş manzumeden ikisinin şairi Sultan Ahmed ve III. Selim iken, diğerlerinin kim tarafından yazıldığı bilinmemektedir. Sultanlar tarafından kadem-i şerîflere manzumeler yazılması Osmanlı toplumunda Hz. Peygamber’e (sas) duyulan muhabbetin bir göstergesidir. &#160; Devamı Derin Tarih Ekim Sayısında…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul’da altısı Hırka-ı Saâdet’te, üçü III. Mustafa ve I. Abdülhamid türbeleri ile Eyüp Sultan’da olmak üzere dokuz kadem-i şerîf bulunmaktadır. Bu kadem-i şerîflerin bulundukları yeri incelediğimizde hepsi için bir manzume yazıldığını görürüz. Beş manzumeden ikisinin şairi Sultan Ahmed ve III. Selim iken, diğerlerinin kim tarafından yazıldığı bilinmemektedir. Sultanlar tarafından kadem-i şerîflere manzumeler yazılması Osmanlı toplumunda Hz. Peygamber’e (sas) duyulan muhabbetin bir göstergesidir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-eylul-2024-/-sayi-150">Derin Tarih Ekim</a></strong><strong><a href="https://birlikte.com.tr/derin-tarih-ekim-2024-/-sayi-151"> Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Edebiyatın ve Tarihin Kesiştiği Sanat: Tarih Düşürmek</title>
		<link>https://www.derintarih.com/edebiyat-tarihi/edebiyatin-ve-tarihin-kesistigi-sanat-tarih-dusurmek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Güleç]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Sep 2024 11:11:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edebiyat Tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=10790</guid>

					<description><![CDATA[Edebiyatı tarihle buluşturan bir sanattır tarih düşürmek. İlk örneklerine 14. asırda rastlanır ve 18. asırda en güzel örneklerini verir. İlk iki asır genellikle Arapça ağırlıklı iken Kanûnî döneminden itibaren tarihler Türkçe düşürülmeye başlanmıştır. Ahmed Cevdet Paşa ilk Türkçe tarihi, Hızır Bey’in Fatih Sultan Mehmed’in yaptırdığı bir camiye düşürdüğünü haber verir. Bu sanatın en güzel örneklerini ise kitâbelerde görürüz. Selatin camilerden, sultanlar veya vezirler tarafından yaptırılan gösterişli mimari eserlere, köprülerden bir köy çeşmesine, her yerde karşımıza çıkabilir. &#160; Devamı Derin Tarih Eylül Sayısında…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Edebiyatı tarihle buluşturan bir sanattır tarih düşürmek. İlk örneklerine 14. asırda rastlanır ve 18. asırda en güzel örneklerini verir. İlk iki asır genellikle Arapça ağırlıklı iken Kanûnî döneminden itibaren tarihler Türkçe düşürülmeye başlanmıştır. Ahmed Cevdet Paşa ilk Türkçe tarihi, Hızır Bey’in Fatih Sultan Mehmed’in yaptırdığı bir camiye düşürdüğünü haber verir. Bu sanatın en güzel örneklerini ise kitâbelerde görürüz. Selatin camilerden, sultanlar veya vezirler tarafından yaptırılan gösterişli mimari eserlere, köprülerden bir köy çeşmesine, her yerde karşımıza çıkabilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-eylul-2024-/-sayi-150">Derin Tarih Eylül</a></strong><strong><a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-temmuz-2024-/-sayi-148"> Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şairler İtibar Görmek İçin Neden Acem Taklidi Yaparlardı?</title>
		<link>https://www.derintarih.com/edebiyat-tarihi/sairler-itibar-gormek-icin-neden-acem-taklidi-yaparlardi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Güleç]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Aug 2024 10:34:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edebiyat Tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=10714</guid>

					<description><![CDATA[Kuruluş devrinde Osmanlılar, ihtiyaç duydukları bilgi ve tecrübeyi İslâm dünyasının diğer memleketlerinden gelen yetişmiş kişilerle karşılıyorlardı. Tebriz, Semerkand, Şam ve Kahire medreselerinden âlim ve hekimler, Merâğa’dan musikişinaslar, Semerkand’dan nakkaşlar geldiği gibi Acem ülkesinden de şairler Osmanlı mülküne duhûl etmişlerdi. Acem şairlerine gösterilen bu teveccüh, aslen Tokatlı olan Leâlî gibi ikbalperestlerin kendilerini Acem şairi olarak takdim edip saraya kabul edilmelerine de kapı aralamıştı. &#160;  Devamı Derin Tarih Ağustos Sayısında…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kuruluş devrinde Osmanlılar, ihtiyaç duydukları bilgi ve tecrübeyi İslâm dünyasının diğer memleketlerinden gelen yetişmiş kişilerle karşılıyorlardı. Tebriz, Semerkand, Şam ve Kahire medreselerinden âlim ve hekimler, Merâğa’dan musikişinaslar, Semerkand’dan nakkaşlar geldiği gibi Acem ülkesinden de şairler Osmanlı mülküne duhûl etmişlerdi. Acem şairlerine gösterilen bu teveccüh, aslen Tokatlı olan Leâlî gibi ikbalperestlerin kendilerini Acem şairi olarak takdim edip saraya kabul edilmelerine de kapı aralamıştı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong> </strong><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-agustos-2024-/-sayi-149">Derin Tarih Ağustos</a></strong><strong><a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-temmuz-2024-/-sayi-148"> Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tavuğuma Gazel Yazıyorum, Okurum Sen Anla!</title>
		<link>https://www.derintarih.com/kesifler/tavuguma-gazel-yaziyorum-okurum-sen-anla/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Güleç]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Jul 2024 11:39:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Keşifler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=10618</guid>

					<description><![CDATA[Altı asırlık imparatorluk tarihinde yetişen şairlerin üçte birinin yaşadığı 18. yüzyılda klasik şiirimizin tematik olarak değiştiği görülür. Gündelik hayatın çokça işlenmeye başlandığı şiirlere basit, sıradan tipler ve alelade hadiseler konu olur. Yine bu dönemde mizah ve Osmanlı şiirindeki en önemli türü olan hezeliyat revaç bulmuştur. Hevâyî ve Tırsî ise mizah ve hezel denilince ilk akla gelen şairlerdendir. &#160; Devamı Derin Tarih Temmuz Sayısında…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Altı asırlık imparatorluk tarihinde yetişen şairlerin üçte birinin yaşadığı 18. yüzyılda klasik şiirimizin tematik olarak değiştiği görülür. Gündelik hayatın çokça işlenmeye başlandığı şiirlere basit, sıradan tipler ve alelade hadiseler konu olur. Yine bu dönemde mizah ve Osmanlı şiirindeki en önemli türü olan hezeliyat revaç bulmuştur. Hevâyî ve Tırsî ise mizah ve hezel denilince ilk akla gelen şairlerdendir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-temmuz-2024-/-sayi-148">Derin Tarih Temmuz</a></strong><strong><a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-temmuz-2024-/-sayi-148"> Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kariye’nin Yanı Başındaki Kayıp Hangâh Medresesi</title>
		<link>https://www.derintarih.com/kesifler/21-agustos-2020-tarihli-cumhurbaskanligi-karariyla-yeniden-ibadethaneye-cevrilen-kariye-camii-6-mayis-2024te-duzenlenen-bir-torenle-kapilarini-acti-kariye-camiini-benzersiz-kilan-e/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Güleç]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Jun 2024 11:49:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Keşifler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=10509</guid>

					<description><![CDATA[21 Ağustos 2020 tarihli Cumhurbaşkanlığı kararıyla yeniden ibadethaneye çevrilen Kariye Camii, 6 Mayıs 2024’te düzenlenen bir törenle kapılarını açtı. Kariye Camii’ni benzersiz kılan en önemli hususiyeti iç duvarlarında ve kubbesinde bulunan sanat değeri yüksek mozaik ve fresklerdir ki bunlardan Hıristiyanlık tarihini ve itikadî prensiplerini adım adım takip etmek mümkündür. Kadim mâbedin tekrar ibadete açılması vesilesiyle, bugün ayakta olmayan lakin bir zamanlar kuzey duvarına bitişik olduğu kaydedilen Hangâh-ı Kariye Medresesi’nin muhayyel kapısından içeri birlikte süzülelim. &#160; Devamı Derin Tarih Haziran Sayısında…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>21 Ağustos 2020 tarihli Cumhurbaşkanlığı kararıyla yeniden ibadethaneye çevrilen Kariye Camii, 6 Mayıs 2024’te düzenlenen bir törenle kapılarını açtı. Kariye Camii’ni benzersiz kılan en önemli hususiyeti iç duvarlarında ve kubbesinde bulunan sanat değeri yüksek mozaik ve fresklerdir ki bunlardan Hıristiyanlık tarihini ve itikadî prensiplerini adım adım takip etmek mümkündür. Kadim mâbedin tekrar ibadete açılması vesilesiyle, bugün ayakta olmayan lakin bir zamanlar kuzey duvarına bitişik olduğu kaydedilen Hangâh-ı Kariye Medresesi’nin muhayyel kapısından içeri birlikte süzülelim.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-haziran-2024-/-sayi-147">Derin Tarih Haziran Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir Müderris 17. Yüzyılda Neden Gazânâme Yazar?</title>
		<link>https://www.derintarih.com/edebiyat-tarihi/bir-muderris-17-yuzyilda-neden-gazaname-yazar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Güleç]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 May 2024 13:46:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edebiyat Tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=10427</guid>

					<description><![CDATA[16. yüzyılda Amasya’da müderrislik yapan Mevlânâ Ali Efendi Gurtî’nin 1590’da kaleme aldığı Gazânâme’si Murat Karavelioğlu ve Ahmet Çolak tarafından neşredildi. Gazâ ve cihadın farziyetini ve faziletlerini anlatarak halkı gazâ ve cihada teşvik eden bu tür eserler aslında daha ziyade Osmanlıların Anadolu’yu ve Balkanlar’ı vatan kılmak için mücadele ettikleri 14. ve 15. asırlarda meşhurdu. Söz konusu eserin 17. yüzyılın başında Anadolu’nun ortasında kaleme alınmış olmasının nedeni ise oldukça manidar: Müellif, Osmanlı’nın başarısının lokomotif güçlerinden olan ve artık kaybolmaya yüz tutan gazâ ateşini harlamak istemiş.   Devamı Derin Tarih Mayıs Sayısında…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>16. yüzyılda Amasya’da müderrislik yapan Mevlânâ Ali Efendi Gurtî’nin 1590’da kaleme aldığı Gazânâme’si Murat Karavelioğlu ve Ahmet Çolak tarafından neşredildi. Gazâ ve cihadın farziyetini ve faziletlerini anlatarak halkı gazâ ve cihada teşvik eden bu tür eserler aslında daha ziyade Osmanlıların Anadolu’yu ve Balkanlar’ı vatan kılmak için mücadele ettikleri 14. ve 15. asırlarda meşhurdu. Söz konusu eserin 17. yüzyılın başında Anadolu’nun ortasında kaleme alınmış olmasının nedeni ise oldukça manidar: Müellif, Osmanlı’nın başarısının lokomotif güçlerinden olan ve artık kaybolmaya yüz tutan gazâ ateşini harlamak istemiş.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-mayis-2024">Derin Tarih Mayıs Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Bu Bir Kitap Değil, Türkistan Ülkesidir”</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/bu-bir-kitap-degil-turkistan-ulkesidir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Güleç]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Apr 2024 09:45:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=10359</guid>

					<description><![CDATA[Kâşgarlı Mahmud’un Araplara Türkçe öğretmek üzere kaleme aldığı ve 1076 yılında Bağdat’ta Halife Muktedî-Biemrillâh’a takdim ettiği Dîvânu Lugâti’t-Türk İslâm dünyasındaki ilim çevrelerinde de rağbet görmüştü. Ne var ki bu eşsiz hazine bir tarihten sonra sırra kadem basar. Ta ki kitabın bugün Fatih Millet Kütüphanesi’nde muhafaza edilen tek nüshası Ali Emîrî Efendi tarafından bir sahaftan satın alınıncaya kadar. Bu şaşırtıcı olayın perde arkasına, Kilisli Rıfat Bilge’nin hatıralarından bakalım. &#160; Devamı Derin Tarih Nisan Sayısında…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kâşgarlı Mahmud’un Araplara Türkçe öğretmek üzere kaleme aldığı ve 1076 yılında Bağdat’ta Halife Muktedî-Biemrillâh’a takdim ettiği <em>Dîvânu Lugâti’t-Türk</em> İslâm dünyasındaki ilim çevrelerinde de rağbet görmüştü. Ne var ki bu eşsiz hazine bir tarihten sonra sırra kadem basar. Ta ki kitabın bugün Fatih Millet Kütüphanesi’nde muhafaza edilen tek nüshası Ali Emîrî Efendi tarafından bir sahaftan satın alınıncaya kadar. Bu şaşırtıcı olayın perde arkasına, Kilisli Rıfat Bilge’nin hatıralarından bakalım.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-mart-nisan-2024">Derin Tarih Nisan Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Köroğlu Kim?</title>
		<link>https://www.derintarih.com/edebiyat-tarihi/koroglu-kim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Güleç]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Feb 2024 13:43:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edebiyat Tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=10164</guid>

					<description><![CDATA[Kahramanlık hikâyeleri ve adına yakılmış türkülerle bilip hayran olduğumuz Köroğlu gerçekte kim? Mehmet Kaplan’a göre dejenere olmuş ahlâksız bir haydutken, Berna Moran onu soylu bir eşkıyaya benzeterek halk arasında yüceltilmesinin çeşitli sebepleri olduğunu ileri sürer. Pertev Naili Boratav’ın kitabında naklettiği farklı Köroğlu hikâyelerine bakınca onun alp tipine uyduğunu söylemek pek mümkün değildir. Nurettin Albayrak’ın verdiği bilgilere göre ise “soylu eşkıya” olarak tasvir edilen tipe benzemediği açıktır. &#160; Devamı Derin Tarih Şubat Sayısında…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kahramanlık hikâyeleri ve adına yakılmış türkülerle bilip hayran olduğumuz Köroğlu gerçekte kim? Mehmet Kaplan’a göre dejenere olmuş ahlâksız bir haydutken, Berna Moran onu soylu bir eşkıyaya benzeterek halk arasında yüceltilmesinin çeşitli sebepleri olduğunu ileri sürer. Pertev Naili Boratav’ın kitabında naklettiği farklı Köroğlu hikâyelerine bakınca onun alp tipine uyduğunu söylemek pek mümkün değildir. Nurettin Albayrak’ın verdiği bilgilere göre ise “soylu eşkıya” olarak tasvir edilen tipe benzemediği açıktır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-subat-kasim-2023">Derin Tarih Şubat Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şeyh Yavsî, Kızını Vakıf Gelirlerinden Neden Mahrum Bıraktı?</title>
		<link>https://www.derintarih.com/osmanli-tarihi/seyh-yavsi-kizini-vakif-gelirlerinden-neden-mahrum-birakti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Güleç]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Jan 2024 08:46:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Osmanlı Tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=10090</guid>

					<description><![CDATA[Bayramî-Şemsî şeyhi Yavsî Efendi Ali Kuşçu’nun yeğeni ve damadı, Ebussuud Efendi’nin babasıdır. Yahyâ-yı Şirvânî’ye intisap eden damadı Şeyh Habib Karamanî ise Anadolu’daki ilk Halvetî şeyhlerindendir. Ömürlerini halkı irşada adayan, medrese ve tekkede hocalık yapan bu iki gönül erbabı günün birinde birbirine düşer. Şeyh Yavsî Efendi’nin kurduğu vakfın şartlarına itiraz eden Habib Karamanî, İskilip’i terk edip Amasya’ya göç eder. Peki, onu bu göçe mecbur eden vakıf şartları nelerdir? &#160; Devamı Derin Tarih Ocak Sayısında…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bayramî-Şemsî şeyhi Yavsî Efendi Ali Kuşçu’nun yeğeni ve damadı, Ebussuud Efendi’nin babasıdır. Yahyâ-yı Şirvânî’ye intisap eden damadı Şeyh Habib Karamanî ise Anadolu’daki ilk Halvetî şeyhlerindendir. Ömürlerini halkı irşada adayan, medrese ve tekkede hocalık yapan bu iki gönül erbabı günün birinde birbirine düşer. Şeyh Yavsî Efendi’nin kurduğu vakfın şartlarına itiraz eden Habib Karamanî, İskilip’i terk edip Amasya’ya göç eder. Peki, onu bu göçe mecbur eden vakıf şartları nelerdir?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-ocak-kasim-2023">Derin Tarih Ocak Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İznik Medresesi’nin İlmî Cazibesine Kapılan Bir Acem Şairi</title>
		<link>https://www.derintarih.com/edebiyat-tarihi/iznik-medresesinin-ilmi-cazibesine-kapilan-bir-acem-sairi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Güleç]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 Dec 2023 11:05:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edebiyat Tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=9999</guid>

					<description><![CDATA[15. asrın nevi şahsına mahsus şairlerinden Halilî, ilim tahsili için Akkoyunlu topraklarından Osmanlı mülküne gelir. Oysa bir asır evvel ilim talipleri tam tersi istikamette seyahat etmektedir. Halilî örneği, yeni kurulan bir devlet olmasına karşın sultanların ve devlet adamlarının çabaları sayesinde 15. asırda Osmanlı medreselerinin muteber bir durumda olduğunu gösterir. İlk örneğini İznik’te gördüğümüz Osmanlı medreseleri, İstanbul’un fethiyle birlikte İslâm dünyasındaki ilim merkezleriyle rekabet eder konuma ulaşmıştır. &#160; Devamı Derin Tarih Aralık Sayısında…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>15. asrın nevi şahsına mahsus şairlerinden Halilî, ilim tahsili için Akkoyunlu topraklarından Osmanlı mülküne gelir. Oysa bir asır evvel ilim talipleri tam tersi istikamette seyahat etmektedir. Halilî örneği, yeni kurulan bir devlet olmasına karşın sultanların ve devlet adamlarının çabaları sayesinde 15. asırda Osmanlı medreselerinin muteber bir durumda olduğunu gösterir. İlk örneğini İznik’te gördüğümüz Osmanlı medreseleri, İstanbul’un fethiyle birlikte İslâm dünyasındaki ilim merkezleriyle rekabet eder konuma ulaşmıştır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-aralik-kasim-2023">Derin Tarih Aralık Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Evliya Yatağı Gelibolu İçin Özel Dua: Ölüsüne Dirisine Nazar Kıl</title>
		<link>https://www.derintarih.com/edebiyat-tarihi/evliya-yatagi-gelibolu-icin-ozel-dua-olusune-dirisine-nazar-kil/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Güleç]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Oct 2023 11:59:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edebiyat Tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=9855</guid>

					<description><![CDATA[Hz. Peygamber’in ﷺ hayatının anlatıldığı Muhammediyye Osmanlı toplumunda en çok okunan kitaplardan biri. Yazıcıoğlu Mehmed Efendi’nin kaleme aldığı 9.000 beyitlik bu eserin pek dikkat edilmeyen özelliklerinden biri de kitabın sonunda müellifinin Gelibolu ve Gelibolulara hususen yer vermesidir. Gelibolulu olan Yazıcıoğlu, memleketi ve hemşerileri için Cenâb-ı Mevlâ’ya yalvarır, Hz. Peygamber’den şefaat diler. Zira Gelibolu şehit ve gaziler yurdudur. Kılıçla ve kalemle Allah’ın dinini savunanların memleketidir. Evliya yatağıdır ve hususi duayı hak etmektedir. &#160; Devamı Derin Tarih Ekim Sayısında…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hz. Peygamber’in ﷺ hayatının anlatıldığı Muhammediyye Osmanlı toplumunda en çok okunan kitaplardan biri. Yazıcıoğlu Mehmed Efendi’nin kaleme aldığı 9.000 beyitlik bu eserin pek dikkat edilmeyen özelliklerinden biri de kitabın sonunda müellifinin Gelibolu ve Gelibolulara hususen yer vermesidir. Gelibolulu olan Yazıcıoğlu, memleketi ve hemşerileri için Cenâb-ı Mevlâ’ya yalvarır, Hz. Peygamber’den şefaat diler. Zira Gelibolu şehit ve gaziler yurdudur. Kılıçla ve kalemle Allah’ın dinini savunanların memleketidir. Evliya yatağıdır ve hususi duayı hak etmektedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-eylul-2023">Derin Tarih Ekim Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Serazat Bir Şair: Hayretî</title>
		<link>https://www.derintarih.com/edebiyat-tarihi/serazat-bir-sair-hayreti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Güleç]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 Sep 2023 13:57:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edebiyat Tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=9727</guid>

					<description><![CDATA[Genellikle Balkan coğrafyasında karşımıza çıkan akıncılara “Rum abdalları” da denir. Bu kalender yiğitler menfaat temini için yöneticilere ve zenginlere yaranmaya çalışmazlar. Sadece mensubu bulundukları ocağa ve ocağın şeyhine bağlıdırlar. Ne yaparlarsa Allah aşkı için yapar; yokluk içinde olsalar da hallerinden şikâyet etmezler. Onlardan biri olan Hayretî; Anadolu’nun, daha sonra Rumeli’nin manevî fatihlerinin, gâziyân-ı rûmun, abdalân-ı rûmun etvârını ve ahvalini en açık bir biçim ve edada tasvir etmektedir. &#160; Devamı Derin Tarih Eylül Sayısında…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Genellikle Balkan coğrafyasında karşımıza çıkan akıncılara “Rum abdalları” da denir. Bu kalender yiğitler menfaat temini için yöneticilere ve zenginlere yaranmaya çalışmazlar. Sadece mensubu bulundukları ocağa ve ocağın şeyhine bağlıdırlar. Ne yaparlarsa Allah aşkı için yapar; yokluk içinde olsalar da hallerinden şikâyet etmezler. Onlardan biri olan Hayretî; Anadolu’nun, daha sonra Rumeli’nin manevî fatihlerinin, gâziyân-ı rûmun, abdalân-ı rûmun etvârını ve ahvalini en açık bir biçim ve edada tasvir etmektedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-eylul-2023">Derin Tarih Eylül Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Girit Toprağında Yeşeren Mevlevî Şair: Hanyalı Mehmed Şefik Efendi</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/girit-topraginda-yeseren-mevlevi-sair-hanyali-mehmed-sefik-efendi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Güleç]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Aug 2023 12:30:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=9668</guid>

					<description><![CDATA[Girit’in Hanya sancağında dünyaya gelen ve ömrünü Mevlevîlik yolunda bu topraklarda geçiren Mehmed Şefik Efendi hakkında kaynaklar sınırlı bilgi zikretse de, mısralarının şahitliğinde kendisinin iyi ahlak sahibi bir gönül adamı, ne mal ne mülk ne de mansıp peşinde koşan bir Allah dostu olduğunu anlıyoruz. İşte Girit toprağında yetişip adaya Mevlevîlik kokusunu salan nadide çiçeklerden biri… &#160; Devamı Derin Tarih Ağustos Sayısında…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Girit’in Hanya sancağında dünyaya gelen ve ömrünü Mevlevîlik yolunda bu topraklarda geçiren Mehmed Şefik Efendi hakkında kaynaklar sınırlı bilgi zikretse de, mısralarının şahitliğinde kendisinin iyi ahlak sahibi bir gönül adamı, ne mal ne mülk ne de mansıp peşinde koşan bir Allah dostu olduğunu anlıyoruz. İşte Girit toprağında yetişip adaya Mevlevîlik kokusunu salan nadide çiçeklerden biri…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-agustos-2023">Derin Tarih Ağustos Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kalktı Yelken Eyledi Murad Reis</title>
		<link>https://www.derintarih.com/izdusum/kalkti-yelken-eyledi-murad-reis/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Güleç]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Jul 2023 08:34:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İzdüşüm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=9529</guid>

					<description><![CDATA[Kanûnî Sultan Süleyman döneminin dişli denizcilerinden Koca Murad Reis’in aynı zamanda keramet sahibi bir veli olduğuna inanılmış, hakkında pek çok menkıbe anlatılmıştır. Rodos’taki türbesi hem Müslümanlar hem de gayrimüslimler tarafından ziyaret edilegelen reis için Garp Ocakları yeniçeri âşıklarının yazdıkları şiirler üzerinden, halk nazarında bu itibarı nasıl kazandığını birlikte görelim. &#160; Devamı Derin Tarih Temmuz Sayısında…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kanûnî Sultan Süleyman döneminin dişli denizcilerinden Koca Murad Reis’in aynı zamanda keramet sahibi bir veli olduğuna inanılmış, hakkında pek çok menkıbe anlatılmıştır. Rodos’taki türbesi hem Müslümanlar hem de gayrimüslimler tarafından ziyaret edilegelen reis için Garp Ocakları yeniçeri âşıklarının yazdıkları şiirler üzerinden, halk nazarında bu itibarı nasıl kazandığını birlikte görelim.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-temmuz-2023">Derin Tarih Temmuz Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir Elinde Dîvanu Lugâti’t-Türk Diğer Elinde İlyada</title>
		<link>https://www.derintarih.com/tarihin-taniklari/bir-elinde-divanu-lugatit-turk-diger-elinde-ilyada/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Güleç]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 03 Jun 2023 13:07:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tarihin Tanıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=9449</guid>

					<description><![CDATA[Osmanlı padişahları arasında siyasî ve askerî dehâsı yanında sanata ve ilme merakıyla da öne çıkan Fatih Sultan Mehmed, hakkında yazılan kitap ve makalelere rağmen, şahsiyeti ve bazı icraatlarıyla ardında aydınlatılmamış yığınla soru bırakmıştır. Merak edilen yönlerinden biri de entelektüel kişiliği, kitap ve kütüphanelere düşkünlüğüdür. Fatih’in kitapları ve kütüphanesiyle ilgili nitelikli çalışmalar yürüten Prof. Dr. İsmail Erünsal, Fatih’in Entelektüel Portresi  kitabında cihan padişahının entelektüel yönüne ışık tutuyor. &#160; Devamı Derin Tarih Haziran Sayısında…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Osmanlı padişahları arasında siyasî ve askerî dehâsı yanında sanata ve ilme merakıyla da öne çıkan Fatih Sultan Mehmed, hakkında yazılan kitap ve makalelere rağmen, şahsiyeti ve bazı icraatlarıyla ardında aydınlatılmamış yığınla soru bırakmıştır. Merak edilen yönlerinden biri de entelektüel kişiliği, kitap ve kütüphanelere düşkünlüğüdür. Fatih’in kitapları ve kütüphanesiyle ilgili nitelikli çalışmalar yürüten Prof. Dr. İsmail Erünsal, <em>Fatih’in Entelektüel Portresi </em> kitabında cihan padişahının entelektüel yönüne ışık tutuyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-haziran-2023">Derin Tarih Haziran Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tahsilini Tamamlayan Bir Genç Neden Müderris Değil Kadı Olmak İster?</title>
		<link>https://www.derintarih.com/edebiyat-tarihi/9365/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Güleç]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 May 2023 08:51:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edebiyat Tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=9365</guid>

					<description><![CDATA[Osmanlı’da medreseden mezun olup mülâzemetini tamamlayan genç adaylar müderrislik ile kadılık arasında bir tercih yapmak durumundaydılar. Fakat yıllarca dirsek çürütülerek tahsil edilen ilmî birikimi yeni nesillere aktarmanın karşılığı, mahkemelerde adaleti tesis etmekle yükümlü kadıların gelirlerine nispetle daha azdı. Kimileri bu manevî sorumluluktan kaçınıp tedris faaliyetine yönelirken, kimileri için maddî imkânların cazibesi ağır basıyordu. &#160; Devamı Derin Tarih Mayıs Sayısında…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Osmanlı’da medreseden mezun olup mülâzemetini tamamlayan genç adaylar müderrislik ile kadılık arasında bir tercih yapmak durumundaydılar. Fakat yıllarca dirsek çürütülerek tahsil edilen ilmî birikimi yeni nesillere aktarmanın karşılığı, mahkemelerde adaleti tesis etmekle yükümlü kadıların gelirlerine nispetle daha azdı. Kimileri bu manevî sorumluluktan kaçınıp tedris faaliyetine yönelirken, kimileri için maddî imkânların cazibesi ağır basıyordu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-mayis-2023">Derin Tarih Mayıs Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Devamı Derin Tarih Nisan Sayısında…</title>
		<link>https://www.derintarih.com/edebiyat-tarihi/devami-derin-tarih-nisan-sayisinda/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Güleç]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Apr 2023 09:10:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edebiyat Tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=9292</guid>

					<description><![CDATA[Osmanlı’da medrese tahsilini tamamlayıp icâzet alan kişi müderris adayı olur; atanmak için sırasını bekler, hangi medresenin kadrosu boşaldıysa oraya gönderilirdi. 16. asırda yaşayan “Meâlî” mahlaslı şair de atama bekleyen genç müderrislerden biridir. II. Bayezid döneminde âlim ve kadılar yetiştiren bir aileden olması hasebiyle İstanbul medreselerinde görevlendirilmeyi beklerken bahtına en ücra yerlerde çalışmak düşer. Beklentisi bir türlü gerçekleşmeyince, hayal kırıklığını kendi usulünce, şikâyetnâme türünün güzel örneklerinden biriyle dile getirir. &#160; Devamı Derin Tarih Nisan Sayısında…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Osmanlı’da medrese tahsilini tamamlayıp icâzet alan kişi müderris adayı olur; atanmak için sırasını bekler, hangi medresenin kadrosu boşaldıysa oraya gönderilirdi. 16. asırda yaşayan “Meâlî” mahlaslı şair de atama bekleyen genç müderrislerden biridir. II. Bayezid döneminde âlim ve kadılar yetiştiren bir aileden olması hasebiyle İstanbul medreselerinde görevlendirilmeyi beklerken bahtına en ücra yerlerde çalışmak düşer. Beklentisi bir türlü gerçekleşmeyince, hayal kırıklığını kendi usulünce, şikâyetnâme türünün güzel örneklerinden biriyle dile getirir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-nisan-2023">Derin Tarih Nisan Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Oturup Kalkmanın, Yiyip İçmenin De Bir Âdâbı Var</title>
		<link>https://www.derintarih.com/iz-birakanlar/oturup-kalkmanin-yiyip-icmenin-de-bir-adabi-var/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Güleç]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Jan 2023 12:06:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İz Bırakanlar]]></category>
		<category><![CDATA[İbnülemin]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Âkif]]></category>
		<category><![CDATA[Osman Kemâlî Efendi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=8951</guid>

					<description><![CDATA[Osmanlı Devleti’nin altın çağı olarak görülen Kanûnî Sultan Süleyman dönemine şahitlik eden Gelibolulu Mustafa Âlî, tarihçiliği ve şairliğinin yanında kültürel birikimini yansıtarak farklı konularda kaleme aldığı edebî kıymeti yüksek eserleriyle de şöhret kazanmış bir müelliftir. Kendi dönemindeki sohbet ve ziyafet meclislerinde âdâb ve erkânın bozulduğu şikâyetleri üzerine yazdığı Mevâidü’n-Nefâis fî Kavâid-i Mecâlis adlı kitabında meclislerde uyulması gereken ince kaideleri tek tek sıralar. &#160; Devamı Derin Tarih Ocak Sayısında…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Osmanlı Devleti’nin altın çağı olarak görülen Kanûnî Sultan Süleyman dönemine şahitlik eden Gelibolulu Mustafa Âlî, tarihçiliği ve şairliğinin yanında kültürel birikimini yansıtarak farklı konularda kaleme aldığı edebî kıymeti yüksek eserleriyle de şöhret kazanmış bir müelliftir. Kendi dönemindeki sohbet ve ziyafet meclislerinde âdâb ve erkânın bozulduğu şikâyetleri üzerine yazdığı <em>Mevâidü’n-Nefâis fî</em> <em>Kavâid-i Mecâlis</em> adlı kitabında meclislerde uyulması gereken ince kaideleri tek tek sıralar.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-ocak-2023">Derin Tarih Ocak Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
